Piliç lezzetinin doruğu”KİEVSKİ” için sıcak bir mekan


Samimi ve mütevazi bir mekan: Ayaspaşa Rus Lokantası

Taksim’den Gümüşsuyu’na inerken yolun her iki yanındaki farklı mimari yapılar yurt dışındaymışsınız hissi yaşatır. Sanki Türkiye’de değil, bir Avrupa şehrindeymişsiniz gibi…

Görkemli binalar, eski ahşap yapılarla dolu özel bir semttir burası. Ayaspaşa da bu semtin tarihe tanıklık eden yerlerinden biri… Konsolosluklara, lüks apartmanlara, yabancı mutfaklarıyla ünlü restoranlara ev sahipliği yapar.

Ayaspaşa Russian Restaurant da bunlardan biri. 100 metre ilerisindeki Alman restoranı Fishcer’le de birleşen Ayaspaşa Russian Lokantası İstanbullular’a tam 68 yıldır hizmet veriyor. Üstelik lezzetten ve kaliteden ödün vermeden… Ayaspaşa Russian Restaurant’ın sahibi Sivaslı Cemal Ok. Ama restoranı o kurmamış.

Restoran 1943 yılında açılmış, o zamanki sahiplerinden biri Macar asıllı Lucy Yudik. Lucy Yudik 1925 yılında Macaristan’ın Ankara Sefareti’nde aşçı olarak görevlendirilir. Çalışmak için Macaristan’dan Ankara’ya gelen Lucy Yudik, 1927’de kendisi gibi aşçı olan Beyaz Rus Boris Krıscaveski ile tanışıp çok iyi dost olur.

Kısa sürede dostlukları aşka dönüşür, aynı yıl içinde evlenirler. Bir Rus ile evlendiği için Madam Lucy Sefaret’teki işinden olur. Ankara’da işsiz kalan Madam Lucy ve Boris çare bulamazlar ve yolları İstanbul’a düşer. Yeni evli çift şimdiki Libya Konsolosluğu’nun bulunduğu yerde bir pansiyon kurar. Bir süre pansiyon işleten Madam Lucy ve Boris 1943 yılında asıl bildikleri işe dönmeye karar verip Ayaspaşa Russian Restaurant’ı açarlar. 1955 yılında 6-7 Eylül olaylarında çok büyük maddi hasara uğrarlar. Ancak onlar yılmaz ve restoranı tekrar hizmete açarlar. Be sefer Russian Lokantası’nın başına Ayaspaşa ismini ekleyerek…

Yemekler Madam Lucy’nin tarifinden

Restoranın şimdiki sahibi Cemal Ok’un tam da bu yıllarda yolları Madam Lucy’yle kesişir. Cemal Bey 1965 yılında restoranda komi olarak işe başlar ve kısa zamanda çok şey öğrenir. Cemal Ok o yılları şöyle anlatıyor: “20 yaşındayken restorana geldim ve işe başladım. Ben restoranda işe başladığımda Madam Lucy’nin kocası Boris Bey yeni ölmüştü.

Madam Lucy’den çok şey öğrendim, yaptığı bütün lezzetli yemekleri bana öğretti. Yaşlanınca restoranı bir Rum arkadaşa devretti. Ben de aynı yıl sahibinden restoranı satın aldım. Madam yine hep restorandaydı, bizi yalnız bırakmadı. Restoranın sembolü gibiydi. 1986’da 90 yaşındayken öldü. Ben de bana öğrettiklerini yaşatmaya çalışıyorum, şimdiki aşçıya da yemekleri ben öğrettim.” Cemal Bey 46 yıldır İstanbullular’a Rus ve dünya mutfağından lezzetli yemekler sunuyor.

Ayaspaşa Rus Lokantasını bugün elide bulunduran Cemal Ok, “burada 1975 yılında komi olarak göreve başlamıştım..sonra garson..sonrasında da işletnecisi oldum” diyor. Madam Judith’ten bütün yemekleri öğrendiğini belirten Ok, Ayaspaşa Rus Lokantası’nın tercih edilmesinin nedenini şöyle açıklıyor; “Buraya geldiğinizde sadece çatal ve bıçakların sesini dinlersiniz. Gelen insanlar, buradaki sıcak havayı solur. Sarı votka ile yemekleri beklerken, sıcak bir sohbete dalarlar.”

Ruslar’ın ünlü lezzetli Borç çorbası, yine Rus usulü portakallı ördek, tadına doyum olmayan Kievski mekanın favorilerinden. Ayrıca şnitzelleri de çok özel. Neredeyse bir koca tabak büyüklüğünde sunulan şnitzellerin özelliği çok ince ve çok lezzetli olması. Yanında mekana özel patates salatasıyla sunuluyor. Lezzeti Ayaspaşa’yı çoktan aşan Kievski’yi yerken biraz dikkatli olmak gerekiyor. Şekil olarak içli köfteyi andıran kievskinin içindeki lezzet bıçakla keserken dışarı fışkırabiliyor. Gömleğinizin yakasına bir peçete sıkıştırmanız şiddetle tavsiye edilir. Mönüde Rus salatası, kaşar pane, böfstrogonof da dikkat çekiyor. Yemeğin yanına sarı votka ve testi şarabı tavsiye ediliyor. 60 kişilik restoran güne sabah saatlerinde başlıyor ve gece yarısına kadar hizmet veriyor.

Bülent Ecevit restoranın müdavimlerindendi

Cemal Ok mekanın birçok müdavimi olduğunu söylüyor. 64 yıldan bu yana yerli-yabancı birçok diplomat, bürokrat ve sanatçıya hizmet verdiğini belirten Cemal Bey “Eski başbakanlardan Bülent Ecevit bizi çok severdi. Rahşan Hanım’la birlikte sürekli gelirlerdi. Bülent Ecevit İstanbul’a her geldiğinde mutlaka Rahşan Hanım’la buraya gelirdi. Şu köşedeki yuvarlak masaya otururlardı. En sevdikleri yemek Viyana usulü şnitzeldi” diyor. Ayrıca eski bakanlardan Avni Akyol, Vali Nevzat Ayaz, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, sanatçılar Uğur Yücel, Selim İleri, Can Gürzap, Hülya Koçyiğit de restoranın müdavimleri arasında. Sanatçılar, gazeteciler, bürokratlar, yabancı elçilikler de burada yemek yemeyi tercih ediyor.

Yarım yüzyılı aşan ömrü ile ayakta duran Ayaspaşa Rus Lokantasının sahibi Cemal Ok, bütün müşterilerle tek tek ilgileniyor.Ömrünü geçirdiği lokantadaki bazı unutamadığı hatıraları ise şöyle;

PAKETTEKİ TUĞLA

Ayaspaşa Rus Lokantası’nın sahibi Cemal Ok, Madam Judith ile birlikte çalışırken bir gün lokantaya şık giyimli, elinde son derece güzel bir paket olan bir müşteri gelir. Şöyle bir etrafına baktıktan sonra pencere kenarında bir masaya oturur. Çok kibar bir şekilde menüye bakar ve neler yemek istediğini belirtir. Bu yemek, 1965 yılının parası ile bir hayli pahalıdır. Yemek gelir. Güzel güzel yemeğini yer. Yemek bitmiştir ki, bir de aynı menüden paket yaptırır kendisine. Donanımlı paket masaya gelir. Tam paket geldiği sırada, müşteri bir arkadaşını görür camdan..ve ona seslenir, ancak bir türlü sesini duyuramaz. Bunun üzerine adını bağırarak..peşinden koşar..Ne yazık li o “muhteşem” paketi de lokantada unutmuştur. Bir de hazırlanan yemek paketini. Aradan bir saat geçer..iki saat geçer..müşteri ortalarda yoktur. Madam Judith, “getir bir bakalım paketin içerisinde ne var” der Cemal Ok’a. Açarlar; iki tuğla vardır.

PARASIZ

Cemal Bey’in lokanta anılarında kalanlardan biri de “parasız kız” dır…Cebinden yüklü miktarda para çıkmasına neden olan bir kız..
Bir akşam, Ayaspaşa Lokantası’na bir kız gelir. Lokanta yeni yeni dolmaktadır. Menüyü ister. Bir güzel menüdeki en pahalı yiyecekleri söyler. Yemekler de güzel. Keyfli müziği ile yemeğini yer. Acelesi yoktur. Yemek bitipte fatura çıkınca ortaya..kız, gayet rahat “param yok” der. Cemal Bey ne söyleyeceğini bilemez. Gider ve durumu Madam Judith’e iletir. Madam, Cemal Bey’i dinler. Sonra “beni ilgilendirmez” der, “parayı alacaksınız.” O gün, Cemal Bey parayı alamaz ve kendi cebinden öder.

Kaynaklar:’Pazar Postası, Ayaspaşa Rus Lokantası ve Rejans’

 

 

 

 


Yazan - 22 Ekim 2011. Kategori GIDA, ET VE ET ÜRÜNLERİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x