Şam’da Namaz Kılmanın Faturası


 

 

Şam’da Namaz Kılmanın Faturası

 

 

(Murat MURATOĞLU)

 

 

Bir yandan Avrupa Birliği’nin Suriyelileri onlara yollamamamız karşılığı söz verdiği 3 milyar Euro’yu vermediğinden şikâyet ederken diğer yandan Birleşmiş Milletler’den de para koparmaya çalışıyoruz. Parayı vermek için harcanan her kuruşun tek tek izahatını istiyorlar. “Bana harcamalarınızı gösterin ben de parayı göndereyim” demeye getiriyorlar.

 

Bizde öyle bir gider pusulası yok ki, afaki bir rakam var. Suriyelilere bugüne kadar 26 milyar dolar harcadığımızı iddia ediyoruz. OECD bir rapor yazdı, Türkiye Suriyeli göçmenlere resmi 8.5 milyar dolar harcamış. Arada 17.5 milyar dolar fark var. Para nereye gitmiş olabilir? Bakalım…

 

Barındırmaya harcamadığımız kesin! Şöyle hesaplayalım… Basit inşaatta 100 metrekare konutun maliyeti 21 bin lira… Harcadığımızı söylediğimiz 26 milyar dolar ile 4 milyon 580 bin adet basit inşaat ile 100 metrekarelik konut yapılırdı. Gelen 3 milyon kişiye, aileyi dört kişiden hesaplarsak, 750 bin konut yeterli olurdu ki 4.5 milyar dolar eder… Ortada öyle bir yerleşim yok. Konteyner kentte kalanlar var maliyeti ucuz… Bir kısmı sokakta, bir kısmı kendi kiraladığı evlerde kalıyor. O zaman bu para nereye gitti?

 

Suriyelilere aylık maaş yatan kartlar veriliyor. Bizim gariban işsiz gençler her ay SGK’ya para öderken, onlara sağlık hizmetleri ücretsiz. Hastane ücretsiz. İlaç ücretsiz. Doğum ücretsiz. Tüp bebek yapan var. Ücretsiz! Başı ağrıyan Suriyeli özel hastanenin acil kapısından beleşe dalıyor içeri… Bugüne kadar kayıtlı 180 bin doğum yaptılar. Bu sayı her yıl katlanarak artıyor. Bunun 70 bini geçen yıl gerçekleşti. Emin olun kendi ülkelerinde bu kadar sevişseler Suriye’nin nüfusu 20 milyonda kalmaz 50 milyon olurdu!

 

Askerlik yok, biz bir bir ölüyoruz onlar bin doğuyor. Çöpçatan mafyaları var! İki bin liradan başlayan fiyatlarla Suriyeli kızları evlendiriyorlar, biraz daha paraya kıyarsan kuma olarak veriyorlar. Paraya para demiyorlar. Adamlar kaçak işyeri kuruyorlar, gözler görmüyor. Kaçak işçi çalıştırıyorlar hiçbiri vergi vermiyor. Ruhsat dahi istenmiyor. Haliyle bizim esnaf onlarla rekabet edemiyor. Bakkalın iki metre yanında üçte bir fiyatına kaçak sigara satıyorlar, nasıl rekabet edecek?

 

Toplu taşımalar ücretsiz, biz ayakta gidiyoruz, onlar oturuyor. Okullar ücretsiz, ders kitapları ücretsiz. Bizimkilerin üniversiteye girmek için anası ağlasın, onlardan canı çeken üniversitede istediği bölüme kapak atıyor. Dilencilerin bile tadı kaçtı. Bizim dilencileri zabıtalar kovalarken adamlar ailece trafik ışıklarında iş bölümü yapıyorlar.

Suriyeliler için 26 milyar dolar harcadık derken ülke ekonomisine verdikleri zarardan bahsediyorsak o rakam çoktan 50 milyar doları geçmiştir. Bir de buna Suriye’de yaptığımız savaşın her gün artan maliyetini ekleyin. Buyurun size Şam’da cuma namazı kılma hayalinin faturası… (Murat MURATOĞLU)

 

 

Şam’da Namaz Kılmanın Faturası

 

Bir yandan Avrupa Birliği’nin Suriyelileri onlara yollamamamız karşılığı söz verdiği 3 milyar Euro’yu vermediğinden şikâyet ederken diğer yandan Birleşmiş Milletler’den de para koparmaya çalışıyoruz. Parayı vermek için harcanan her kuruşun tek tek izahatını istiyorlar. “Bana harcamalarınızı gösterin ben de parayı göndereyim” demeye getiriyorlar.

 

Bizde öyle bir gider pusulası yok ki, afaki bir rakam var. Suriyelilere bugüne kadar 26 milyar dolar harcadığımızı iddia ediyoruz. OECD bir rapor yazdı, Türkiye Suriyeli göçmenlere resmi 8.5 milyar dolar harcamış. Arada 17.5 milyar dolar fark var. Para nereye gitmiş olabilir? Bakalım…

 

Barındırmaya harcamadığımız kesin! Şöyle hesaplayalım… Basit inşaatta 100 metrekare konutun maliyeti 21 bin lira… Harcadığımızı söylediğimiz 26 milyar dolar ile 4 milyon 580 bin adet basit inşaat ile 100 metrekarelik konut yapılırdı. Gelen 3 milyon kişiye, aileyi dört kişiden hesaplarsak, 750 bin konut yeterli olurdu ki 4.5 milyar dolar eder… Ortada öyle bir yerleşim yok. Konteyner kentte kalanlar var maliyeti ucuz… Bir kısmı sokakta, bir kısmı kendi kiraladığı evlerde kalıyor. O zaman bu para nereye gitti?

 

Suriyelilere aylık maaş yatan kartlar veriliyor. Bizim gariban işsiz gençler her ay SGK’ya para öderken, onlara sağlık hizmetleri ücretsiz. Hastane ücretsiz. İlaç ücretsiz. Doğum ücretsiz. Tüp bebek yapan var. Ücretsiz! Başı ağrıyan Suriyeli özel hastanenin acil kapısından beleşe dalıyor içeri… Bugüne kadar kayıtlı 180 bin doğum yaptılar. Bu sayı her yıl katlanarak artıyor. Bunun 70 bini geçen yıl gerçekleşti. Emin olun kendi ülkelerinde bu kadar sevişseler Suriye’nin nüfusu 20 milyonda kalmaz 50 milyon olurdu!

 

Askerlik yok, biz bir bir ölüyoruz onlar bin doğuyor. Çöpçatan mafyaları var! İki bin liradan başlayan fiyatlarla Suriyeli kızları evlendiriyorlar, biraz daha paraya kıyarsan kuma olarak veriyorlar. Paraya para demiyorlar. Adamlar kaçak işyeri kuruyorlar, gözler görmüyor. Kaçak işçi çalıştırıyorlar hiçbiri vergi vermiyor. Ruhsat dahi istenmiyor. Haliyle bizim esnaf onlarla rekabet edemiyor. Bakkalın iki metre yanında üçte bir fiyatına kaçak sigara satıyorlar, nasıl rekabet edecek?

 

Toplu taşımalar ücretsiz, biz ayakta gidiyoruz, onlar oturuyor. Okullar ücretsiz, ders kitapları ücretsiz. Bizimkilerin üniversiteye girmek için anası ağlasın, onlardan canı çeken üniversitede istediği bölüme kapak atıyor. Dilencilerin bile tadı kaçtı. Bizim dilencileri zabıtalar kovalarken adamlar ailece trafik ışıklarında iş bölümü yapıyorlar.

Suriyeliler için 26 milyar dolar harcadık derken ülke ekonomisine verdikleri zarardan bahsediyorsak o rakam çoktan 50 milyar doları geçmiştir. Bir de buna Suriye’de yaptığımız savaşın her gün artan maliyetini ekleyin. Buyurun size Şam’da cuma namazı kılma hayalinin faturası…

 

 

 


Yazan - 14 Şubat 2017. Kategori MANŞET, SİYASET. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x