Sevgili Atamızı Gurur ve Özlemle Anıyoruz


Atatürk’ün, aramızdan ayrılışının 74. yıldönümünde Anıtkabir’de tören düzenlendi

 

Saat 08.45’de aslanlı yolda toplanan kortej Anıtkabir’e doğru yürüyüşe geçti.   Ardından, Cumhurbaşkanı Gül mozoleye çelenk koydu.

 

Saatler 9’u 5 geçeyi gösterdiğinde ise Ata’nın huzurunda saygı duruşunda bulunuldu.   Aynı anda tüm yurtta sirenler çaldı, bayraklar yarıya indirildi.

 

Törende Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli ile yüksek yargı mensupları ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesi de hazır bulundu.   Büyük Önder için bir tören de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlendi.   Meclis Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında yapılan törene, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile milletvekilleri katıldı.

 

TBMM’de Tören Düzenlendi  

 

Tören, TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam’ın Atatürk Anıtı’na çelenk bırakmasıyla başladı. Ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.   Törene, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, bazı milletvekilleri ile Meclis çalışanları katıldı.   Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda Tören   Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen tören, anıta çelenk konulmasıyla başladı. İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı, Büyükşehir Belediyesi, TBMM’de grubu bulunan partilerin il başkanlıkları, Demokratik Parti, Demokratik Sol Parti ve diğer sivil toplum kuruluşlarının çelenklerinin bırakılmasının ardından,Atatürk’ün ebediyete intikal ettiği saat 9’u 5 geçe siren sesleriyle birlikte saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

 

Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’ndaki Odasında Törenle Anıldı  

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 74 yıl önce hayata gözlerini yumduğu Dolmabahçe Sarayı’ndaki odasında düzenlenen törenle anıldı.   Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla birlikte saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.   Daha sonra Mavi Salon’a geçen Kabakcı, Dolmabahçe Sarayı Özel Defteri’ni imzaladı.   Dolmabahçe Sarayı, vatandaşların akınına uğradı   Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu oda, sabah saatlerinden itibaren 7’den 70’e vatandaşların akınına uğradı. Vatandaşlar ve öğrenciler, beraberlerinde getirdikleri çiçekleri, Atatürk’ün yatağına ve çevresine bıraktı

 

 

 

Bu gün 10 Kasım…

 

Cumhuriyetimizin kurucusu, bizlere özgürlüğümüzü bağımsızlığımızı sağlayan geniş ufuklu bir lider olan Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aramızdan ayrılışını 74 ölüm yıldönümünde O’nu anmak için toplanıyoruz.

 

Gözlerimizde bir damla yaş, yüreklerimizde sessiz hıçkırıklar yine Atatürk’ün huzurundayız. Bugün, bütün Türk Ulusu derin bir sessizlik içinde O’nun ruhunu sevgiyle anmaktadır. Bu sessizlik deniz uğultusu gibi içi ses doludur. Bütün acılarımızla, sevgilerimizle, özlem ve anılarımızla bu seste tekrar toplanmış bulunuyoruz.

 

Gözlerimizin önündeki ışık yüzü henüz solmamıştır. Vatan üstündeki yiğit sesi her taraftan işitilmektedir. Mustafa Kemal adı, gönüllerimizde dalgalanan bir bayrak, damarlarımıza vuran bir nabız, içimizde açan bir taze bir tomurcuk, bir doğup bir daha batmayan güneştir.

 

O’nun bir meşale gibi bütün yurdu aydınlata aydınlata dolaşan güzel başı ile aramızda görmemek elbette kayıpların en büyüğüdür. Türk tarihi M.Kemal’i yüzyılların içinde süze süze getirmiş ve bir 19 Mayıs sabahı Türk ulusuna tarihin en büyük ödülü olarak sunmuştur.  Onun atılışlarında binlerce neslin Türk ruhunun şahlanışı vardır. O’nun haykırışlarında binlerce yılın mahremiyetinden bir isyan, bir feryat vardır. O’nun içindir ki, ölümü ile yeryüzünün üstünde büyük bir ışık sönmüş ve dünya biraz küçülmüştür.

 

Gençler! İnsanlar çeşit çeşit ölebilirler… Ölmeden evvel ölebilirler, sayılı yılarını bitirdikleri için ölebilirler. Fakat bir insan vardır ki, onu olaylar yıpratamaz, yıllar tüketemez. Herkese boyun eğdiren ecel onun manevi varlığına dokunamaz. Yeryüzünde hiçbir şey kaybolmaz ulus için yaşayanlar, ulusu yaşadıkça yaşarlar Atatürk bunun için yaşıyor. Büyük önder iyi ki bizimleydin, iyi ki bizimlesin ve bizimle var olacaksın.

 

1881 Atatürk’ün doğum tarihidir. 1938 ise asla ölüm yılı olamaz. Bu tarih nacak ölümlü bedeninin dünyayı terk ettiği, gözlerini bu dünyaya yumduğu tarihtir. Bu iki tarih arasındaki yaşamı ise bir destandır, efsanedir…

 

Atatürk, Osmanlı devletinin son dönemlerinde yetişmiş, yıkılış nedenlerini çok iyi etüt etmiş, kurtuluş çarelerini kesin olarak ortaya koymuş kurtuluşu halkının desteği ile gerçekleştirmiştir.

Atatürk, Anafartalar’da, Conkbayırın’da Sakarya’da, Dumlupınar’da gördüğü düşman mermisine gözünü kırpmadan siper edebilmiş, Mehmetçikle omuz omuza düşmanlara karşı çok sevdiği vatanı savunarak Yunan’ı Ege’de denize dökmüştür.

 

Atatürk ipi kopmuş tespih taneleri gibi dağılan Türk insanını Samsun’dan, Amasya’dan, Erzurum’dan, Sivas’tan, Malatya’dan, Gaziantep’ten, Şanlıurfa’dan kısaca yurdun dört bir yanından toplayıp Ankara’da tek bir bayrak altına, bir devlet çatısı altında birleştirmiş Anadolu insanının birliğini ve bütünlüğünü sağlamıştır.

 

Atatürk, batılıların  “Hasta adam” diyerek masa üzerinde karış karış paylaştığı topraklarımızdan güçlü bir birlik ve beraberlik içinde çağdaş uygarlık seviyesinde bir devlet oluşturmuştur.

Atatürk, “Egemenlik kayıtsız koşulsuz, ulusundur” diyerek Ulusal egemenliği ulusun eline vermiş kullandırmış, mazlum uluslara da öncülük yapmıştır.

 

Atatürk, çalışmaya, araştırmaya, okumaya, tarihe çok önem vermiş, “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde güç bulacaktır” diyerek sizleri okumaya davet etmiştir.

 

Atatürk, “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir.  Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeter” sözleriyle kendisini anlamanız için ilke ve devrimlerini düşüncelerini anlamak gerektiğinin altını çizmiştir.

 

Ve O’nun “ Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizlerindir! Cumhuriyeti biz kurduk O’nu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz” sözü sizlere âdete bir vasiyet niteliğindedir.

 

Şimdi bir kelime ile Atatürk sizlersiniz… O, zerreler halinde sizlere dağılmış ve ışıklar halinde gözlerinize yansımıştır. Ölümlü vücudu Anıtkabir de … Fakat ruhu ve aşkı sizin yüreklerinizdedir.

 

Sevgili gençler!  10 Kasımlar sadece bir yas günü değildir. Aynı zamanda kararlarımızı, sözlerimizi yenileme günüdür.

 

 

10 KASIM

 

On kasım sabahında

kuşlar bile ötmüyor

seni tarif etmeye

kelimeler yetmiyor

 

Seni kaybettiğinde

millet kara bağlandı

bütün yurt hatta dünya

sana içten ağladı

 


Yazan - 10 Kasım 2012. Kategori YENİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x