“Tahılda üretimin 2,5 milyon tonu kaybediliyor”


Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tahılda hasatta dane, hastalık ve zararlı, yanlış depolama gibi etkenlerden kaynaklanan kayıpların önemli boyutlarda olduğunu söyleyerek, “Tahılda, 2010-2011 sezonunda, 32,4 milyon tonluk üretimin 2,5 milyon tondan fazlası üretimde ve kullanımda kaybediliyor” dedi.

 

(İHA) – TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 32 milyon 428 bin 550 tonluk üretimin 1 milyon 659 bin 659 tonunun üretimde kaybedildiğini, 30 milyon 768 bin 891 tonluk kullanılabilir üretime karşın 4 milyon 840 bin 653 ton ithalat yapıldığını, 31 milyon 184 bin 199 ton yurtiçi kullanım, 17 milyon 776 bin 236 ton tüketim olduğunu bildirdi. Bayraktar, tahılda tohumluk kullanımının 2 milyon 143 bin 455 tonu, yemlik kullanımın 10 milyon 147 bin 467 tonu, endüstriyel kullanımın 327 bin 256 tonu, kullanımda kaybın 873 bin 667 tonu, ihracatın 3 milyon 505 bin 336 tonu, stok değişiminin 898 bin 428 tonu bulduğunu kaydetti. Bayraktar, durum buğdayında 189 bin 750 tonu üretimde, 97 bin 808 tonu kullanımda olmak üzere 287 bin 558 ton, diğer buğdaylarda 892 bin 320 tonu üretimde, 459 bin 950 tonu kullanımda olmak üzere 1 milyon 352 bin 270 ton, arpada 435 bin tonu üretimde, 170 bin 375 tonu kullanımda olmak üzere 605 bin 375 ton, mısırda 129 bin 300 tonu üretimde, 125 bin 421 tonu kullanımda olmak üzere 254 bin 721 ton kayıp meydana geldiğini vurguladı. Pirinçte 5 bin 160 ton üretimde, 16 bin 602 ton kullanımda, çavdarda 4 bin 752 ton üretimde, 10 bin 824 ton kullanımda, yulafta 1631 ton üretimde, 6 bin 67 ton kullanımda, diğer tahıllarda (tritikale, kaplıca, darı, kuşyemi, mahlut ve sorgum) bin 746 ton üretimde, 3 bin 221 ton kullanımda kayıp meydana geldiğini belirten TZOB Başkanı Bayraktar, şunları kaydetti: “Yeterlilik derecesi mısırda yüzde 79,58’de, pirinçte yüzde 90,7’de, yulafta yüzde 94,28’de, diğer buğdaylarda yüzde 99,98’de, diğer tahıllarda yüzde 97,69’da kalırken, durum buğdayında yüzde 114,29’a, arpada yüzde 104,68’e, çavdarda yüzde 104,36’e çıkıyor. Toplam buğdayda yeterlilik oranı yüzde 102,23’ü bulurken, tahılda bu oran pirinç hariç yüzde 98,82, pirinç dahil yüzde 98,67’de kalıyor. Kuru baklagillerden kuru fasulyede 8 bin 765, kırmızı mercimekte 22 bin 222 ton, yeşil mercimekte 1717 ton, nohutta 18 bin 743 ton üretim ve kullanım kaybı yaşanıyor. Bu ürünlerde üretim 1 milyon 235 bin 306 ton iken, ithalat 304 bin 552 tonu buluyor. 250 bin 777 ton da ihracat yapılıyor. Nohutta yüzde 110,54 olan yeterlilik derecesi, diğer ürünlerde 100’ün altında kalıyor. Yeterlilik derecesi toplam kuru baklagilde yüzde 95,76, kırmızı mercimekte yüzde 91,34, kuru fasulyede yüzde 81,87 iken, yeşil mercimekte yüzde 58,51’e kadar iniyor.” Patateste üretimin 4 milyon 548 bin 383 ton olmasına karşın 63 bin 941 ton ithalat, buna karşın 163 bin 723 ton ihracat yapıldığını hatırlatan Bayraktar, “Üretimde ve kullanımda 208 bin 461 ton kayıp yaşanıyor. Patateste yeterlilik derecesi ise yüzde 102,28’i buluyor” dedi. Şeker pancarında ithalat ve ihracat yapılmadığını, 17 milyon 942 bin 112 ton üretimin 681 bin 336 tonunun kullanımda kaybedildiğini, 17 milyon 260 bin 776 tonunun yurtiçinde kullanıldığını bildiren Bayraktar, şekerde 2 milyon 262 bin 109 ton kullanılabilir üretimin, 1 milyon 931 bin 85 tonunun tüketildiğini, 43 bin 701 ton ithalat, 233 bin 805 ton ihracat yapıldığını, şekerde yeterlilik derecesinin yüzde 115,38’e ulaştığını vurguladı.

 

“YAĞLI TOHUMLARDA YETERLİLİK DERECESİ PAMUK HARİÇ YETERSİZ”

 

Yağlı tohumlarda yeterlilik derecesinin pamuk (çiğit) hariç yetersiz düzeyde kaldığını belirten Bayraktar, şunları söyledi: “Pamukta (çiğit) yeterlilik derecesi yüzde 100,68, ayçiçeğinde yüzde 52,44, kolzada yüzde 30,91 düzeyinde. Yeterlilik derecesi soyada yüzde 6,01’e kadar iniyor. Ayçiçeğinde üretim 1 milyon 320 bin ton üretim varken, tüketim 2 milyon 437 bin 479 ton. İthalat 1 milyon 851 bin 283 tonu buluyor. İhracat ise 507 bin 523 ton, kayıp ise 60 bin 501 ton. Kolzada, üretim 106 bin 450, ithalat 241 bin 315 ton, ihracat 6 bin 982 ton, kayıp 8 bin 183 ton, pamukta (çiğit) üretim 1 milyon 272 bin 800 ton, ithalat 10 bin 159 ton, ihracat 19 bin 342 ton, kayıp 84 bin 303 ton, soyada üretim 86 bin 540 ton, ithalat 1 milyon 368 bin 446 ton, ihracat 26 bin 525 ton, kayıp 18 bin 539 ton oldu.”

 

“SEBZEDE KAYIP TAHILDAKİNDEN DAHA FAZLA”

 

Sebzede 24 milyon 20 bin 259 ton üretimin 678 bin 542 tonunun üretimde kaybedildiğini, kullanımda kaybedilen 2 milyon 187 bin 57 tonla beraber toplam kaybın 2 milyon 865 bin 599 tonu bulduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti: “Sebzede ithalat 72 bin 783 ton iken ihracat 1 milyon 549 bin 447 tona çıkıyor. Sebzede yeterlilik derecesi yüzde 106,75 düzeyinde. Sebzeler ürün grubunda en yüksek yeterlilik derecesi yüzde 111,85 ile domateste. Yeterlilik derecesi havuçta yüzde 111,56, biberde yüzde 109,96, hıyarda yüzde 109,10, taze soğanda yüzde 107,59, pırasada yüzde 105,82, kuru soğanda yüzde 105,45, ıspanakta yüzde 102,90, patlıcanda yüzde 101,44, kabakta (sakız) 100,93, karpuzda yüzde 100,83, turpta yüzde 100,67, lahanada yüzde 100,59, baklada yüzde 100,47, kavunda yüzde 100,39, bamyada 100,29, marulda yüzde 100,18, semizotunda yüzde 100,02 düzeyinde. Buna karşın yeterlilik derecesi taze fasulyede yüzde 99,71, kuru sarımsakta yüzde 97,41, bezelyede yüzde 79,16 ile yüzde 100’ün altında bulunuyor. Üretim ve kullanımdaki kayıp, domateste 1 milyon 219 bin 33, karpuzda 454 bin 862, biberde 214 bin 941, kavunda 199 bin 730, hıyarda 198 bin 905, kuru soğanda 166 bin 109, patlıcanda 93 bin 427, lahanada 75 bin 56, taze fasulyede 70 bin 603, havuçta 57 bin 995, marulda 52 bin 422, kabakta (sakız) 39 bin 73, pırasada 27 bin 791, ıspanakta 25 bin 747, taze soğanda 18 bin 833, turpta 16 bin 954, kuru sarımsakta 16 bin 469, bezelyede 12 bin 576, baklada 4 bin 702, bamyada 3 bin 929, semizotunda 538 tonu buldu.”

 

SEBZEDE İTHALAT VE İHRACAT

 

Bayraktar, kuru sarımsakta 2 bin 289, kuru soğanda 7 bin 630, taze soğanda 7 bin 167, havuçta 1786, turpta 2 ton, biberde 1292, domateste 12 bin 472, hıyarda 241, kabakta (sakız) 60, patlıcanda 1, karpuzda 10 bin 658, kavunda 307 ton, bezelyede 28 bin 218, taze fasulyede 3 bin 288, ıspanakta 50, lahanada 4 bin 698, marulda 50, pırasada 13 ton ithalat yapıldığını vurguladı. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, sebzedeki ihracatla ilgili de şu bilgileri verdi: “Domateste 1 milyon 40 bin 519, hıyarda 141 bin 699, biberde 177 bin 871, kuru soğanda 101 bin 641, kuru sarımsakta 263, taze soğanda 18 bin 568, havuçta 55 bin 871, turpta 1023, bamyada 105, kabakta (sakız) 2 bin 884, patlıcanda 11 bin 830, karpuzda 40 bin 142, kavunda 6 bin 348, baklada 147, bezelyede 259, taze fasulyede 879, ıspanakta 5 bin 720, lahanada 3 bin 733, marulda 211, pırasada 10 bin 241 ton ihracat yapıldı.”

 

“MEYVE ÜRETİMİ, FAZLASIYLA TÜKETİMİ KARŞILIYOR”

 

Meyvelerde 14 milyon 970 bin 745 tonluk üretiminin 1 milyon 331 bin 190 tonu üretim ve piyasada kaybedildiğini bildiren Bayraktar, ithalatın 563 bin 833 ton olduğu meyvelerde ihracatın 4 milyon 640 bin 744 tonu bulduğunu kaydetti. Yeterlilik derecesinin yüzde 138,49’a ulaştığını bildiren Bayraktar; antepfıstığı, badem, ceviz, fındık ve kestaneden oluşan sert kabuklu meyvelerde üretimin 1 milyon 20 bin 711 ton olduğunu belirtti. Yeterlilik derecesinin yüzde 198,64 olduğu sert kabuklu meyveler içinde bu rakamın fındıkta yüzde 621,99’a kadar yükselirken, antepfıstığında yüzde 138,69’da, kestanede yüzde 106,02’de, bademde yüzde 85, cevizde yüzde 87,97’de kaldığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti: “Sert kabuklu meyvelerde kayıplar 31 bin 765 tonu, ithalat 58 bin 19 tonu, ihracat ise yüzde 95,78’i fındıktan meydana gelmek üzere 503 bin 846 tonu buldu. Buna karşın bademde 23 bin 30, cevizde 31 bin 76 tonluk, hatta fındıkta 3 bin 799 tonluk ithalat dikkat çekti. Turunçgillerde yarıya yakını portakal (yüzde 47,88) olmak üzere 3 milyon 572 bin 376 tonluk üretimin 257 bin 522 tonu üretim ve piyasada kaybedildi. İhracatın 1 milyon 548 bin 275 ton olduğu turunçgillerde ithalat 161 bin 142 ton oldu. Yeterlilik derecesi de yüzde 160,99’u buldu. Yeterlilik derecesi portakalda yüzde 120,02, mandalinada yüzde 209,24, limonda yüzde 295,62 olurken, greyfurtta yüzde 404,62’ye yükseldi. Diğer meyveler içinde elmada 294 bin 195, üzümde 367 bin 838 tonluk kayıp dikkat çekti. Yeterlilik derecesinin en düşük olduğu meyve yüzde 47,11 ile muz oldu. Muzda 210 bin 502 tonluk üretime karşın 229 bin 409 ton ithalat yapıldı. Üretimin 40 bin 581 tonu da üretim ve piyasada kaybedildi. Dutta da üretim tüketimi karşılayamadı. Yeterlilik derecesi yüzde 99,31’de kaldı. Buna karşın 75 bin 96 ton olman üretimin 11 bin 573 tonu üretim ve piyasada kaybedildi. Bunların yanı sıra incir ve kayısıda olağanüstü üretim nedeniyle yeterlilik derecesi incirde yüzde 1279,58, kayısıda yüzde 1873,90’a ulaştı. Türkiye, 254 bin 838 tonluk incir üretiminin 7 bin 164 tonunu üretim ve piyasada kaybederken, 5 bin 472 ton ithalat, 237 bin 225 ton da ihracat yaptı. Kayısıda üretim 476 bin 132 tonken, kayıp 21 bin 38 tonu bulurken, 5 bin 163 ton ithalat, 453 bin 968 ton ihracat yapıldı.” Bayraktar, çayda üretimin 1 milyon 305 bin 566 ton olduğunu, bunun 229 bin 830 tonunun üretim ve piyasada kaybedildiğini, 32 bin 760 tonluk ithalata karşın 9 bin 327 ton ihracat yapıldığını, yeterlilik derecesinin yüzde 97,93’de kaldığını vurguladı.

 

KAYIPLARIN ÖNLENMESİ İÇİN GEREKENLER

 

Bayraktar, üretim ve kullanımdaki kayıp dışında, tüketimde de çok büyük israf yaşandığını, başta sebze ve meyve olmak üzere milyonlarca ton gıda ürünü tüketilemeden çöpe gittiğini, ekonomiye büyük zarar veren kayıplarının en az indirilmesi gerektiğini bildirdi. Yaş sebze ve meyvede üretimden tüketime kadar kayıplar olabildiğini, çeşitli hastalık ve zararlıların yol açtığı bu durumun yanı sıra; don, dolu, kuraklık gibi hava koşulları nedeniyle de üretimde zaman zaman düşüşler meydana gelebildiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti: “Hastalık ve zararlılardan kaynaklanan ürün kayıplarının önlenmesi için üreticilerimizin eğitilmesi, zirai ilaca verilen desteklerin artırılması, ilaçtan katma değer vergisi (KDV) oranlarının düşürülmesi gerekir. Gübrenin, tekniğine uygun şekilde ve miktarda kullanımı, üreticilerin eğitilmesi, gübre, toprak analizi için verilen desteklerin artırılması, yine KDV oranlarının düşürülmesi elzem. Bunun yanı sıra hasat, taşıma, depolama, satış aşamasında da çeşitli kayıplar meydana geliyor. Tahılda dane kaybı önemli bir sorun. Ülkemizde hasat ve depolama safhasında meydana gelen kayıpların en aza indirilmesi gerekiyor. Tarım arazilerimizde tohum ekim aşamasında arazi iyi tesviye edilmeli. Çiftçilerimizin büyük emek ve masrafla üretmiş oldukları hububat ile diğer ürünlerin, biçerdöverlerle hasat edilmeleri sırasında meydana gelen tane ve sap kayıpları ile tane hasarlarını en aza indirme gerekliliği var. Biçerdöverlerin ayar ve bakımları çok iyi yapılmalı, Operatör belgeleri olan sürücülere hasat yaptırılmalı, Ürün sahibi hasat sırasında tarlasında bulunarak dane kayıplarını kontrol etmeli, sürücüyü uyarmalı, uyarıya uymayan operatörü en yakın Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe veya İl müdürlüğüne bildirmeli, Hasat olgunluğuna gelmemiş ürünler kesinlikle hasat edilmemeli, Hasat sırasında nem dikkate alınmalı, çiğ kalkmadan hasada başlanmamalı ve çiğ düşmeden hasada son verilmeli, Biçerdöverlerin hassas ayarları ürünün cinsi, durumu dikkate alınarak tekniğine uygun yapılmalı, biçerdöverlerin ilerleme hızı, biçerdöverin özelliğine, arazinin yapısına, ürünün cinsine göre belirlenmeli.”

Depolamada, ambar zararlılarıyla mücadelenin önem taşıdığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti: “Özellikle depolamadan kaynaklanan kayıpların en aza indirilmesi için, lisanslı depoculuğun ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından uygulamaya konan emanet usulü alımların ülke genelinde yaygınlaştırılması için üreticinin teşvik edilmesi gerekiyor. Bu bağlamda 2005 yılında yürürlüğe giren 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu çerçevesinde TMO’nun bazı sivil toplum örgütleriyle şirket kurarak lisanslı depoculuk konusunda çalışmalara başlamasını ve bu çabaların artırılmasını takdirle karşılıyoruz. Yapılan çalışmaların ülke geneline yaygınlaşması ülkemizde hububatta depolama kayıplarını en aza indirecek, aynı zamanda tarımsal üretim ve fiyatların istikrara kavuşmasını, sanayicinin istediği kalitede hammaddenin piyasada her an bulunabilirliğini de sağlayacak. Diğer taraftan meyve ve sebzede ön soğutma işleminin, uygun ambalajlama ve paketlemenin yapılamayışı, tür ve çeşit bazında muhafaza koşullarının bilinmemesi, depolama şartlarının iyi olmaması, soğuk taşıma zincirinin yetersizliği üretim sonrasında yaşanan kayıpların önemli nedenleri arasında yer alıyor. Ürün kayıplarının azaltılması bakımından tekniğine uygun yetiştiriciliğin yapılması sağlanmalı, bu amaçla eğitim ve yayım faaliyetlerine gereken önem verilmeli. Hasat sonrası kayıpların azaltılması bakımından da hasat ve pazara hazırlama aşmasında daha titiz davranılmalı, depolama koşulları iyileştirilerek, soğuk taşıma zinciri yeterli hale getirilmelidir.”


3 Haziran 2012. 18:04
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x