Targel Nedir, Ne Değildir?


 

headline

 

 

 

 

Targel Nedir, Ne Değildir?

 

PROF. DR. HAZIM GÖKÇEN

 

TARGEL ( Tarımsal Yayını Geliştirme Projesi ) 1 Ocak 2007 de, adından da anlaşılacağı
üzere ziraat ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin eğitimi amacıyla hazırlanmış bir projedir.
Avrupa Birliği uygulamalarından esinlenerek hazırlanan ve başlangıçta Tarım Danışmanlığı
olarak ifade edilen bu projenin en önemli niteliği Veteriner Hekimi, Ziraat Mühendisi gibi
teknik personelin İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin yönetimi altında belde, mahalle ve
köylerde çiftçi ile içiçe hizmet veriyor olmasıdır. Son verilere göre bu projede 6129’u Ziraat
Mühendisi, 3872’si de Veteriner Hekimi olmak üzere toplam 10.001 personel görev
yapmaktadır. Başlangıçta sözleşmeli olarak istihdam edilen bu elemanlar günümüzde 4-A
Daimi Köy Kadrosunda çalışmakta ve emeklilik, disiplin gibi özlük işleri norm kadrolu
elemanlarda olduğu gibi yürütülmektedir. Targel bünyesinde çalışan personelin görev ve
sorumluluklarını içeren belge yeni oluşan koşullar da göz önüne alınarak yeniden
düzenlenmiş ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 17. 05. 2013 tarihli Genelgesi ile İl
Müdürlüklerine bildirilmiştir. Bu Genelgede Targel bünyesinde çalışan Veteriner
Hekimlerinin görev ve yetkileri şöyle sıralanmıştır. Öncelikli olarak Veteriner Hekimleri
hayvancılıkla uğraşan yetiştiricileri yeni gelişen teknolojilerle ilgili olarak eğitmekle
görevlendirilmişlerdir. Ayrıca, Veteriner Hekimleri bölgede anket, gözlem ve veri toplama
işlerini de yapacaklardır. Targel Veteriner Hekimlerinin diğer bir görevi de Bakanlığın
hayvancılığa verdiği destekler konusunda yetiştiriciyi aydınlatmak ve bu konu ile ilgili tüm
bürokratik işlemleri yapmaktır. Öte yandan, Targel bünyesinde görev yapan Veteriner
Hekimleri hayvanlara küpe takmak, onları Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kaydetmek ve bu
durumdan yetiştircileri haberdar etmekle de görevlendirilmişlerdir. Targel Veteriner
Hekimleri bölgelerinde her hangi bir salgın hastalık çıkması halinde durumu İl ya da İlçe
Tarım müdürlüklerine bildirmek, karantina önlemlerine yardımcı olmak ve alınacak her
türlü kararı uygulamakla da yükümlüdürler. Ayrıca, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin
talimatları ile mallein, tüberkülin gibi biyolojik maddeleri uygulamak, hayati tehlike
bulunması halinda hayvanlara ilk müdehaleyi yapmak, Serbest Veteriner Hekiminin
bulunmadığı çalışma bölgelerinde koruyucu aşılama ve sun’i tohumlama gibi teknikleri
uygulamak da Targel Veteriner Hekimlerinin görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır.
Targel Veteriner Hekimleri, İlçe Müdürlüğünde Veteriner Hekimi bulunmaması ve İlçe
Müdürünün de uygun görmesi koşuluyla Veteriner Hekimi bulunan en yakın İlçe
Müdürlüğüne canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevkini sağlamak, çalışma bölgelerine
Veteriner Raporu ile gelen hayvanların kayıtlarını yapmak ve pasaportlarını düzenlemekle
de görevlendirilmişlerdir. 4-A köy kadrolu Targel Veteriner Hekimleri, İlçe Müdürlüğünde
görevli Veteriner Hekimi bulunmaması halinde, Çalışma Bölgesi içerisinde ve çalışma
saatleri dahilinde, resmi görevlerini de aksatmamak koşuluyla mezbaha ve et parçalama
tesislerinde görev yapabilirler. Ayrıca Targel Veteriner Hekimleri, Çalışma Bölgelerindeki
kurban kesim yerlerinde kesilecek hayvanların kesim öncesi ve kesim sonrası
muayenelerinin yapılması, kesilen hayvanların kayıt sisteminden düşülmesi, hayvan satışı
yapılan pazar ve panayırların denetimi ve satışa sunulan hayvanların sağlık kontrollerinin
yapılması gibi işlerle de görevlendirilmişlerdir. Targel Veteriner Hekimleri, tarım sigortası
uygulamalarının tanıtımını yapmak, bu konuda yetiştiricileri yönlendirmek ve İlçe Tarım
Müdürlüklerince yapılan hasar tesbit çalışmalarına katkıda bulunmakla da yükümlüdürler.
Ayrıca, Çalışma Bölgelerindeki tüm gıda ve yem işleme, pazarlama, depolama tesislerini
bürokratik işlemler konusunda bilgilendirmek de Targel Veteriner Hekimlerinin görevleri
arasındadır. Son olarak da Targel Veteriner Hekimlerine Çalışma Bölgelerindeki kamu
kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve özel sektör ile işbirliği halinde proje ve Ar-Ge
çalışmaları yapma görevi de verilmiştir. Öte yandan Targel Veteriner Hekimleri, mesleki ve
etik kurallara uymayı kabul eder, kazanç getiren başka bir iş yapamaz ve Çalışma Bölgesi
içerisinde yapmış olduğu görevlerle ilgili olarak İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından istenilen
her türlü bilgi ve formları zamanında vermeyi tahahhüt eder.

 

Bu görev tanımları hiç kuşkusuz olanı değil de olması gerekeni ifade etmektedir. Şimdi de
bir grup Milletvekilinin Targel uygulamaları ile ilgili olarak verdiği soru önergelerine Gıda,
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verilen yanıtlara bakalım. Milletvekilleri Bakanlığa
projenin verimlilik durumu, personelin görev tanımı ve özlük hakları, fiziki çalışma
koşullarının yeterliliği, siyasi yönlendirmeler konusunda sorular sormuşlardır. Bakanlık bu
sorulara Aralık 2013 ayında fiziki çalışma koşullarının İl ve İlçe Müdürlükleri bütçesinden
karşılandığı, teknik personelin bilirkişi olarak görevlendirilebileceği, disiplin işlerini 657 sayılı “
Devlet Memurları Kanunu” hükümlerine göre yürütüldüğü, personel tayinlerinin de Gıda,
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tayin Yönetmeliği esaslarına göre yapıldığı ve Targel
kadrolarından merkez kadrolara hiçbir teknik personelin nakledilmediği şeklinde yanıtlar
vermiştir.

 

Buraya kadar, Bakanlığın genelgelerle ve sorulara verdiği yanıtlarla belirlediği Targel
Veteriner Hekimlerinin görev ve yetkilerini ortaya koymaya çalıştım. Aklı başında hiç bir
insan on bin Veteriner Hekimi ve Ziraat Mühendisinin istihdam edildiği, ekmek yediği bir
projeyi topyekün reddedip kaldırılsın diyemez. Benim amacım da Targel’in yapısını ve
işleyişini çeşitli kesimlerin görüşleri doğrultusunda irdeleyip eksikliklerini ortaya koymak ve
daha verimli çalışmasına yönelik önerilerimi sıralamaktır. Yoksa, Targel’in kaldırılması ve
çalışanlarının işsiz kalması gibi bir düşünce içinde olmam asla mümkün değildir.

Şimdi bir de, Targel’de çalışan Veteriner Hekimlerinden aldığım duyumlar ve internette yer
alan çalışanlarının yorum ve eleştirilerinden yola çıkarak Targel’in iç yüzünü ortaya
koymaya çalışacağım. Bu bağlamda çok önemsediğim bir durumu ilk olarak ele almak
istiyorum. Bakanlığın bildirimlerinde ve çalışanların imzaladıkları sözleşmede önemle
vurgulanan köyde görev yapma kuralı ne yazık ki uygulanmamaktadır. Targel
çalışanlarının büyük çoğunluğu, yaklaşık %85 i İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinde çalışmakta,
sadece görev çıktığında ya da müfettiş geldiğinde köye gitmektedirler. Bu durum hiç
kuşkusuz projenin başarılı olamamasındaki en büyük etkendir. Pekiyi, merkezde kalanlar
ne yapmaktadırlar? Her şeyden önce Müdürlüklerde ikinci hatta üçüncü sınıf nsan
muamelesi görmektedirler. Yani norm kadroda bulunan Veteriner Hekimler hatta
Teknikerler Targel çalışanlarını emirlerinde zannedip her türlü işi onlara gördürmekte ama
işi kendileri yapmış gibi imza atmaktadırlar. Son zamanlarda Targel Veteriner Hekimleri
imza yetkisine sahip olmuşlardır ama bu yetki merkezde ve köyde bir işe yaramamaktadır.
Ayrıca Merkezde çalışan Targel Veteriner Hekimlerine evrak, müracaat ve danışma
memurluğu, ÇKS ve TURK-VET kayıtlarını tutma, hayvancılık desteklerini hesaplama gibi
meslekle hiç bir ilgisi olmayan işler yaptırılmaktadır. Hasbelkader köylere giden Targel
Veteriner Hekimleri projenin asıl amacı olan yetiştirici eğitimini ne yazık ki
yapamamaktadırlar. Çünkü kendileri de hiçbir mesleki eğitimden geçmemektedir. Köy
kahvesinde beş on yetiştirici ile yapılan sohbet eğitim diye gösterilip sayıları abartılarak
Bakanlığa çok etkin eğitim yaptırılıyormuş gibi bildirilmektedir. Köylerdeki Targel Veteriner
Hekimlerinin ofisleri, alet ve malzemeleri ve de en önemlisi de yetkileri olmadığı için
meslekle ilgili en ufak bir iş bile yapmamaktadırlar. Köy kahvesinde boş boş oturup mesaiyi
tamamlamakta ve akşam olunca kendi olanakları ile evlerine dönmektedirler. Hatta
köylerdeki masrafların bile Targel çalışanlarına yüklendiği konusunda söylentiler vardır.
Gerek merkezde gerek köylerde bulunan Targel Veteriner Hekimlerine İlçe Müdürünün
talimatı ile kelebek türlerinin tayini, parsel büyüklüklerinin tespiti, kivi budaması ve son
Edincik olayında olduğu gibi tavukların çuvallara doldurulup canlı canlı gömülmesi
türünden meslekle hiç ilgisi olmayan işler yaptırılmaktadır.

 

Targel çalışanlarının o arada Veteriner Hekimlerin diğer önemli bir sorunu da görevde
yükselme yapamamalarıdır. Yani her hangi bir Targel çalışanı ne kadar da çalışırsa çalışsın
Müdür olamayacaktır. Ayrıca tayinlerde de norm kadrolulara uygulanan hükümler
uygulanmamaktadır. Ancak köyde boş bir kadro varsa atanabilmaktadirler. İl ve İlçe
Müdürlüklerinin toplamında yirmi bin norm kadro açığı olmasına rağmen Targel çalışanları
açık kadrolara atanamamaktadır. Targel çalışanları bu durumdan ve köylerdeki fiziki
çalışma koşullarının yetersizliğinden yakındıkları zaman da hemen bu koşulları baştan
biliyordunuz, sözleşmeye de bilerek imza attınız, şimdi niye itiraz ediyorsunuz diye
tepkilerle karşılaşmaktadırlar. Zaten fazla da itiraz edememekte, hemen haklarında
soruşturma açılmaktadır. Bu durumlar Targel çalışanlarını mutsuzluğu sürüklemekte,
dolayısıyla iş verimlerini azaltmaktadır. Bu yüzden de proje, üzerinden sekiz yıl gibi
küçümsenmeyecek bir süre geçmiş olmasına rağmen ne yazık ki başarıya ulaşamamıştır.
Böyle giderse ulaşması da mümkün görünmemektedir. O nedenle bu projenin mutlaka
ıslah edilerek çalışanlarını mutlu ve umutlu, çiftçileri de azami yararı sağlayacakları bir
konuma getirilmesi şarttır.

 

Targel sorununun çözümünde asıl aktif olması gereken kuruluş Türk Veteriner Hekimleri
Birliğidir. Çünkü, Targel’de Veteriner Hekimleri aşağılanmakta ve kendilerine meslekle hiç
ilgisi olmayan işler Devlet gücü yani zorla yaptırılmaktadır. Bu durum meslek etiği açısından
son derece uygunsuzdur. Son güne kadar Türk Veteriner Hekimleri Birliği bu konuda en
ufak bir çaba göstermemiştir. Sadece geçenlerde Trabzon’da yapılan Veteriner
Rekimleri Odaları Toplantısı sonuç bildirgesinde Konsey Targel’deki çarpıklığa atıfta
bulunmuş ancak nedendir bilinmez.öneriler bölümünde hiçbir çözüme yer vermemiştir.
Yoksa Konsey Bakanlık ile ters düşmek istememekte midir? Asıl işlevi meslek ve meslektaş
haklarını savunmak olan Konsey bu duruma mutlaka bir açıklık getirmeli, Bakanlık
nezdinde gerekli girişimlerde bulunarak Targel konusunun ısahına ve Türk çiftçisine daha
yararlı hale getirilmesine, en önemlisi de meslektaşların haklarının ve haysiyetinin
korunmasına destek olmalıdır. Ben haddim olmayarak Targel konusundaki çözüm
önerilerimi belki de Konseyin bu çabalarına bir parça destek olur diye ifade etmek
istiyorum.

 

Her köyde bir Targel çalışanı Veteriner Hekimi bulundurmak yerine, eski Köy Grup
Teknisyenliği örneğinde olduğu gibi örneğin beş köyün merkezinde bir çalışma ofisi
kurularak ve bu ofis her türlü techizatla donatılarak görev tanımındaki hizmetler daha
rasyonel ve organize bir biçimde yaptırılabilir. Bu hizmetler arasında yetiştirici eğitimi, ÇKS
ve TÜRK-VET uygulamaları, acil müdahaleler, koruyucu aşılamalar, hastalık ihbarı ve
salgınlara karşı karantina önlemlerini almak gibi işler sayılabilir. Böylece Targel personeli
Veteriner Hekimi sayısı beşte bir oranında azaltılmış olur. Bu suretle tasarruf edilecek
personelin bir bölümü yirmi bin açığı bulunan Merkez kadrolarına aktarılabilir.

 

Açığa çıkacak Targel Veteriner Hekimlerinden bir bölümü Doğu ve Güney Doğu Anadolu
Bölgelerinde hazırlanacak Sun’i Tohumlama Projelerinde görevlendirilebilir. Türkiye’de Sığır
Sun’i Tohumlaması sadece Serbest Veteriner Hekimleri tarafından uygulandığı ve anılan
bölgelerde de yeterli sayıda Serbest Veteriner Hekimi bulunmadığı için tohumlanan inek
ve düve sayıları son derece azdır. Bu durum anılan bölgelerde bulunan sığırların ıslahını,
dolayısıyla halkın gelirlerinin artmasını engellemektedir. Veteriner Fakültelerinin de desteği
ile hazırlanacak olan orta ve uzun vadeli Sığır Sun’i Tohumlaması Projelerinde etkin
kurslardan geçirilmiş Targel Veteriner Hekimleri görevlendirilebilir. Bu sayede Serbest
Veteriner Hekimlerinin bulunmadığı ya da az bulunduğu bölgelerde hayvanların ıslahı ve
verimlerinin artırılması sağlanmış olur. Aynı çalışma salgın ve paraziter hastalıkların yoğun
olarak görüldüğü bölgelerde koruyucu aşılama projeleri bağlamında da
gerçekleştirilebilir.

 

Türkiye’deki kaba yem açığı son yıllarda çok büyük boyutlara ulaşmıştır. Aynı şekilde,
damızlık inek ve düve ihtiyacı da önemli ölçüde artmıştır. Bu ihtiyaç ne yazık ki yerli
kaynaklardan sağlanamamaktadır. Bu yüzden de sık aralarla Yurt dışından damızlık düve
ve inek ithal edilmektedir. Kaba yemin azlığı özellikle sığırlarda verim düşüklüğüne neden
olmaktadır. Yeterli arazisi bulunmayan işletme sahipleri kaba yemi dışarıdan çok pahalıya
temin etmekte, bu da işletmenin karlığını azaltmaktadır. Bu durum karşısında Devletin
kaba yem ve damızlık sığır üretip halka ucuz ve uzun dönemli kredilerle satması gerekir.
Bu üretim Devletin elinde bulunan Tarım İşletmelerinde kolaylıkla yapılabilir. Çünkü, tüm
satış ve kiralama işlemlerine karşın hala Devletin elinde milyonlarca dönüm araziye sahip
olan ve sadece monokültürel tarım yapılan işletmeler mevcuttur. Örneğin bunlardan bir
tanesi olan Ceylanpınar Tarım İşletmesinin 1.250.000 dönüm arazisi bulunmaktadır. Bu
Tarım İşletmelerinde hazırlanacak kaba yem ve damızlık sığır üretim projelerinde
Targel’den nakil Veteriner Hekimi ve Ziraat Mühendisleri görev yapabilir. Bu suretle bir
yandan anılan meslek mensupları asli görevlerini yapabilecekleri gibi diğer yandan da
yetiştiriciler ucuza kaba yem ve kaliteli damızlık temin etmiş olacaklardır.

 

Geçmişte Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından çok sayıda proje uygulamaya
konulmuş, bunlardan bir bölümü başarılı olurken bir bölümü de çeşitli nedenlerden dolayı
hedefine ulaşamamıştır. Asıl önemlisi hazırlanacak projelerin hedef kitlenin beklentilerine
uygun biçimde sürdürülebilir olması ve arada bir ortaya çıkacak aksaklıkların akılcı
yöntemlerle giderilmesidir. Targel’de de projeyi toptan yargılamak yerine ilgili meslek
örgütlerinin de desteği ile aksaklıkların giderilmesi yönünde çaba göstermek daha doğru
olur. Benim buradaki tek amacım ille de doğrudur iddiası taşımayan çözüm önerilerimle
bu çabalara küçük de olsa bir katkıda bulunmaktır.


Yazan - 27 Temmuz 2015. Kategori MANŞET, TARIM. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x