Tarım-Hayvancııık Sektörünün Yükselen Yıldızı:BAKIN TARIM


Sektörümüzde başta AR-GE çalışmaları olmak üzere başarılı çalışmaları ile dikkati çeken Bakın Tarım Ürünleri ile ilgili genel bilgi veren şirketin kurucusu Veteriner Hekim Ali Bakın başarılarının sırrını ÇİFTLİK DERGİSİ Ankara Büro Şefi Çağllayan ÇAY  ile paylaştı.

Bu konuda  Çiftlik Dergisi Ankara Bölge temsilcisi Çağlayan ÇAY’ın sorularını yanıtlayan Ali Bakın şunları söyledi;

ÇİFTLİK:Bakın Tarım olarak kuruluşunuz, faaliyetleriniz ve hedef kitleniz  hakkında bilgi verir misiniz?

Ali BAKIN : Firmamız 2002 yılında  kuruldu. Özellikle kanatlı sektörünün ihtiyacı olan yem katkılarını 2000 m2 bir fabrikada üretmekte ve bunu yurt içi ve yurt dışı pazarda SMART  markası ile yetiştiricilerin kullanımına sunmaktayız.
 2008 yılında bünyemizde göevyapan teknik kadro ile yeni bir yol haritası belirledik ve özellikle ithal edilen pahalı yem katkılarını yerli kaynaklar kullanılarak üretmek ve pazarlamak suretiyle ülke ekonomisine daha fazla katkıda bulunma kararı aldık. Bunun için üniversitelerimizdeki bilgi birikimi ile firmamızdaki saha bilgisini birleştirmek, firmayı dünya pazarında söz sahibi olabilecek kadar büyütebilmek için öncelikle Ar-Ge altyapısını kurmakla işe başladık. Şu anda Ar-Ge laboratuarlarımız ve Ar-Ge ekibimiz var.
 
ÇİFTLİK:Tarım ve Hayvancılık sektöründe  hangi alanlarda hangi ürünlerle hizmet sunuyorsunuz? Ürünlerinizle ilgili bizi bilgilendirir misiniz?
Ali BAKIN:Özellİkle tavukçuluk sektörüne hizmet vermekteyiz. Ürünlerimizi 4 ana kategoride SMART markası ile sunuyoruz.

SMART Complex
Premix Grubu :

Anaç, broiler ve yumurtacı kümeslerinde sürünün ırkına, yaşına ve kullanılacak olan ham maddelere göre özel olarak tasarlanan complex premikslerimiz üreticilerimizin yem kaynaklı sorunlarını çözmek üzere hazırlanmaktadır.

Yetiştiricilerimizin elinde bulunan yem ham maddelerine göre uzmanlarımız yemi formüle etmekte ve 1 TON yem içerisine 25 kg veya 50kg Complex Premix ilave edilmektedir.

SMART Yem Katkı Grubu

Yetiştiricilik talepleri doğrultusunda hazırlanan yumurta kabuğu düzenleyici (SMARTSHELL), Salmonella Önleyici (SMARTSAL), toksin bağlayıcı (SMARTTOX 800S), Küf Önleyici (SMARTCİD 300P), Maya Proteini (SMARTSAC) ve Multi Enzim (SMARTZYME) yetiştiricilerin özel ihtiyaçlarını karşılamak üzere formüle edilmiştir. Teknik personelimiz ile yetiştiriciler en ideal verimi almak üzere işbirliği içerisinde hareket ederler. 

SMART Konsantre Yem Grubu

Bu grupta konsantre yemlerimiz vardır. %70 üreticimizin tahılı ve %30 SMART konsantremiz birleşince tam tavuk yemi elde edilir. üretici kazancını artıran SMART konsantre yemlerimiz üreticilerimiz ile birlikte tarafımızdan sürü muayenesi yapıldıktan ve kayıtlar alındıktan sonra formüle edilir ve en kısa sürede sürünün tüketimine sunulur. İşçilik, zaman, yer ve enerji tasarrufu sağlayan bu sistem sayesinde yem bileşiminde uzman olmayan işletme personeli tarafından dahi kolaylıkla yem hazırlamayı olanaklı kılar.
    
Ar-Ge Ürünlerimiz

TÜBİTAK başta olmak üzere resmi kurumların uygun gördüğü konularda araştırmalar yaparak tamamen doğal olan ve fonksiyonel yem katkıları geliştirmekteyiz. İlk olarak NATUR-SİN (doğal verim artırıcı) ve SMART-FeedBond (pelet bağlayıcı) geliştirilmiştir.

ÇİFTLİK: Üretim faaliyetleriniz nerede gerçekleşiyor? ARGE laboratuvarınız tamamlandı mı? Kapasitesi ne kadar?.
 
Ali BAKIN :Üretim fabrikamız Saray/Kazan/Ankara’da bulunuyor. Ar-Ge Laboratuvarlarımız, pilot üretim tesisi ve deney hayvanları ünitemizi içeren Ar-Ge merkezimiz Kazan/Ankara’da yer almaktadır. Bu merkezin kurulması Üniversitelerimiz ve TÜBİTAK’ın destek ve teşvikleri ile mümkün olmuştur. Kalıcı Ar-Ge personelimiz 4 kişiden oluşmaktadır. Bu ekip ile üniversite öğretim üyeleri işbirliği içerisinde çalışmaktadır.

ÇİFTLİK: Ar-Ge çalışmalarına verdiğiniz önemi biliyoruz. Bunun devamı gelecek mi?.

Ali BAKIN:Ar-Ge yapmak pahalı bir uğraş. Küçük bir firma olmamıza rağmen bu kadar büyük bir ideal gütmek ancak TÜBİTAK ve Üniversitelerin olanaklarından yararlanarak mümkün olmaktadır. Devletimiz özellikle biyoteknoloji konusunda gelişmiş ülkeler seviyesine çıkmayı, firmaların Ar-Ge yaparak yerli ürünleri ve patentleri artırmasını istemektedir. Bu idealle firmalara destek sağlamaktadır. Biz işin zor kısmını TÜBİTAK destekleri ile atlattık. Ar-Ge merkezimizi kurduk. Yeni ürünler geliştirebilecek, pilot tesisimizde prototiplerini üretebilecek, deney hayvanları ünitesinde hayvanlar üzerinde deneyebilecek, güncel bilimi takip ederek bir adım öne sıçrama yapabilecek dinamik bir merkez kurduk. Bundan sonra cihaz ihtiyacımız giderek azalacak. Artık personel ve sarf malzemeleri ihtiyaçları ile projeler yürütülebilecektir.Altyapı zenginleştikçe Ar-Ge maliyeti de ucuzladığı için bundan sonra daha büyük projelere aday olmayı düşünüyoruz. Giderek çok uluslu projeler içerisine girmek düşüncesindeyiz. 

ÇİFTLİK: Tübitak projeleriniz ne amaçla gerçekleştiriliyor? Bu projelerin konusu nedir? Bizi bilgilendirirmisiniz?

Ali BAKIN: TÜBİTAK projelerimiz saha ihtiyaçlarından ortaya çıkıyor. Saha elemanlarımız ile üreticilerin bilimsel ve teknik konularda karşılaştığı sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla proje fikirleri ortaya atılıyor. Örneğin 2006 yılında AB ve eş zamanlı olarak ülkemizde tavuk yetiştiriciliğinde yemlere antibiyotik katılması yasaklandıktan sonra özellikle salmonella enteritleri artmıştı. 

1.TÜBİTAK projemizle salmonella enteritlerini azaltacak bir biyoteknolojik ürün olan SMART-SİN’i ürettik. Bu ürün Dünya’da ilk defa tarafımızdan üretilmiş ve bir benzeri henüz yoktur. Bu tür ürünleri AB yeni yeni yem katkıları mevzuatına ilave etmektedir.

2. TÜBİTAK projemiz devam etmektedir. Bu proje ile yumurta tavuklarında fiziksel ve fizyolojik stresi azaltacak, tavuklarda anti-aging (yaşlanmayı-geciktirici) özellikli bir yem katkısı geliştirmekteyiz. Bu projelerde temel prensip tamamen yerli kaynak kullanmak, tamamen organik maddelerden yararlanmaktır.

Geliştirdiğimiz ürünler kombine ürünlerdir. Bu nedenle mevcut mevzuatlarımızın da genişletilmesi ve AB standartlarına çıkarılması konusunda yetkili merciler için de yararlı olmaktadır.
 
ÇİFTLİK: Bakın Tarım  olarak  hayvancılık sektöründe gelecek hedefleriniz nelerdir?

Ali BAKIN:Gelecekte Ar-Ge sayesinde tüm dünyada pazarlanabilecek yem katkıları üretmeyi, Ar-Ge ve tarımsal biyoteknoloji deyince Bakın Tarım’ın örnek olarak gösterilmesini istiyoruz. Sentetik ürünler yerine organik yem katkılarının kullanılması, hayvansal ürünlerde ilaç kalıntısı sorununun azaltılması, güvenli gıda üretimi konusunda kalıcı katkı sağlamak ve resmi kurumlara destek olmak istiyoruz.
 
ÇİFTLİK:  Veteriner Hekim olduğunuzu biliyoruz. Bu mesleğin yaptığınız çalışmalara katkısı mutlaka vardır. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Ali BAKIN :Veteriner Hekim olmakla hayvanın anatomisini, fizyolojisini, histolojisini ve biyokimyasını bilme avantajını yakalamış oluyorsunuz. 20 yıllık meslek hayatımda yem ve yem katkıları ile tavuk sağlığı arasındaki ilişkiyi anlamaya çalıştım. Sonuçta inandım ki, bilgi olmadan ilgi olmamaktadır. Şimdi daha çok bilgi sahibi olmak için çaba harcamaktayız.
 
ÇİFTLİK : Türkiye’de hayvancılığın günümüzdeki durumu malum. Gelecekte bu durumun nasıl şekilleneceğini düşünüyorsunuz? Beyaz et ve kırmızı etin akıbeti nasıl gelişir?

Ali BAKIN :Beyaz et sayesinde kırmızı etteki sorunları çok hissetmiyoruz. Bundan sonra kırmızı et ihtiyacı giderek artacak ve daha çok dışa bağımlı hale geleceğiz. Onların ucuz etlerine bol para ödeyerek biz tüketeceğiz. Onlar da bir nefes almış olacak. Yerli üretimi artırabileceğimizi sanmıyorum. Bu yıllar alır.  Beyaz et üretiminde sorun yok. Kapasite artırmak da kolay. Ancak girdi fiyatlarının pahalı olması nedeni ile kazançlar çok düşük. Bu nedenle ihracat olanağı da yakalanamıyor. Sektöre sübvansiyon şart.
 
ÇİFTLİK: Dünya nüfusunun gıda ihtiyacı her geçen gün artmakta ve gıda sıkıntısı baş göstermekte. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? İnsanların hayvansal protein ihtiyaçları her geçen gün artış gösteriyor.

Ali BAKIN :Temel ihtiyaçların başında beslenme gelir. Ne yazık ki 2 Milyar insan aç ve/veya susuz yaşamakta. Aç insan önce hırçınlaşır, sonra psikolojik sefalete girer ve hareket etmek istemez. İşte geri kalmanın (bırakmanın) anahtarı. Ömür 30-40 yıla düşer. Yeterli et, süt, yumurta tüketemeyen insanlar erken ölür. Hiç et yiyen tilki ile ot yiyen inek bir olur mu? Dünya hala yeterli hayvansal protein üretmektedir. Örneğin Amerika’da günde 100 gram hayvansal protein tüketilmektedir. Oysa kişinin ihtiyacı 50 gram. Yani 250 Milyon Amerikalı Afrika’da açlıktan ölen 250 Milyon insana bu proteini verirse Amerika bir şey kaybetmez. Hatta sağlık kazancı elde eder. Kimisi obeziteden, kimisi açlıktan ölüyor ve Dünya bunu seyrediyor.

ÇİFTLİK :Kanatlı sektörü Türkiye de hızlı bir gelişme gösterdi. Bu gelişmeye paralel olarak  sektöre girdi sağlayan firmalar ve ürünler her geçen gün artmakta. Bakın Tarım’ın bu konumda üstleneceği rol nasıl olacak?

Ali BAKIN : Nüfus artıyor, kırmızı et üretime olanağı giderek azalıyor. Bu şartlarda sanıyorum kanatlı sektörümüz her yıl %5 oranında büyüyecektir. Bu demektir ki sektör 2020 yılında % 30-50 daha büyümüş olacak. Peki girdi temini de bu oranında büyüyebilecek mi? Yoksa, %50 oranında daha dışa bağımlı hale mi geleceğiz?. Cevaplanması gereken soru budur. Sektörde ucuz ham maddeler büyük oranda iç piyasadan temin edilse de pahalı katkılar ve tedavi edici maddeler ithal edilmektedir. İthalatı azaltacak her türlü projede yer almak isteriz. Dışa bağımlılığı azaltmanın şimdilik en kestirme yolu, gıda sektöründen çıkan ucuz yan ürünlerden teknolojinin de yardımı ile yüksek katma değerli yem katkıları üretmemiz olabilir. Dünya’da tarımsal biyoteknolojinin gidişatına ayak uydurmalı, ve hatta öncü olmaya çalışmalıyız.
 
ÇİFTLİK : Ülkemizin ekonomik gelişmişliği ve insanlarımızın satın alma gücü ile hayvansal protein tüketimi bir paralellik göstermekte. Türkiye ileriki yıllarda kendi kendine yetebilen bir ülke olmaya devam edebilecek mi?
 
Ali BAKIN :Hayvansal gıdaların her ülke için stratejik ürünler olarak kabul edildiğini, gelişmiş ülkeler tarafından üzerimizde bu ürünler bakımından dışa bağlı olmamız yönünde baskı olduğunu biliyorum. Bunun için diğer ülkeler ile yaptığımız tarım anlaşmalarına bakmamız yeterlidir. Sanayimizin gelişmesine izin verilmekle birlikte tarımsal sanayimizin gelişmesi pek istenmez. Gelecekte umuyorum gerçek bir tarım politikası ortaya konur ve uygulanır. Sarı benizli bir toplum olmak yerine, kanlı, canlı, uyanık bir toplum olmak için yeterli hayvansal gıda üretimi gerçekleştirilmeli ve dışa bağımlılık ortadan kaldırılmalıdır. Geleceğimiz buna bağlı.

ÇİFTLİK :Çok teşekkür  ediyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Çiftlik Dergisi okuyucuları için son sözü size bırakıyorum….

Ali BAKIN :Bilakis ben teşekkür ederim. Bu ülkede de her bir şirket bir akademi gibi çalışmalı. Bilgi biriktirmeli, paylaşmalı, Ar-Ge yapmalı, bilgi ve teknoloji üretmede lider konumuna geçmeli. Üniversitelerin bilgi birikimi sektöre aktarılmalı. Her ürünün var ise doğal olanını kullanmalı.

(Çiftlik Dergisi Çağlayan ÇAY-Ankara Bürosu)


Yazan - 28 Ekim 2010. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x