Tavukçulara İyi Davranın,Onlara Zaten Yükleniyorlar…


Son zamanlarda en çok dikkat çeken reklamlardan birini biraz revize ederek başlık oluşturduk bu ay.  Ülkemizin ‘’bacasız fabrika’’sı tavukçuluk sektörü yine zor zamanlarını yaşamakta. Sağladığı istihdamı, tükettiği buğday, mısır ve soyayı  mevcut ilaç şirketlerini , veteriner hekimleri , kafesçileri , Ürettiği en ucuz protein kaynağını ve aylık miktarını kabaca hesapladığımızda 5 milyar dolarlık bu dev ekmek teknesi , Allah korusun Titanikle aynı sonu yaşarsa ne olur ? Düşünmek bile istemiyoruz belki ama sorunda tam olarak burada birilerinin bunu inceden inceye düşünmesi gerekmekte. Tavukçunun üstüne her yerden gidiyorlar. Bunları birkaç maddede açıklamak gerekirse;

1)ARZ TALEP DENGESİ VE PAZARLAMA:Broilercilerin yüzü son birkaç yıldır beri  bu sene güldü , ihracat ve kırmızı et fiyatları sağolsun… Fakat yumurtacılar yine diken üstünde. Sayın bakanımız Diyarbakırdaki fuarda Tarım sektörünün,geçen seneki  küresel krize rağmen yüzde %3,6 olarak büyüdüğünü söylemiş. Doğrudur ama sorunların temelinde biraz da bu var sanırım.  Devlet pazarlamaya çözüm bulmadan üretime destek veriyor. Ziraat bankası %6.5 faizle geçen sene milyonlarca Türk lirasını dağıttı. Bu destek 1 yıl sonra ödemeler geldiğinde köstek olmaya başlayacak . Bugün yumurtamızı sadece Irak’a ihrac edebiliyoruz. Üretim fazla ,iç tüketimse sınırlı hatta ve hatta bazı gerizekalılar televizyon programlarında kolesterolle yumurtayı aynı cümle içerisinde kullanabiliyorlar. Bu kadar handikapa  tek çözüm ,ise  devlet desteğiyle yeni pazarlar bulabilmek , Uçakla mı gemiyle mi gönderilir bilmem ama Afrika ülkelerine başlayacak bir ihracat hiç fena olmaz.

2) HAM MADDE FİYATLARI :Geçen  1,5ay fiyatlar kıpırdanacaktı ki Rusya buğday ihracatını durdurduğunu açıklayınca , hammadde fiyatları aldı başını gitti ,  (Türkiye gibi bir tarım ülkesinin hububatı ithal etmeside farklı bir komedi.)Tavuğa yem yedirmek, Hiltonda akşam yemeği almaya benzedi.Yani yine yüzü gülmedi tavukçunun.

3)HASTALIKLAR:Enfeksiyöz hastalıkların en sevdiği mevsimdeyiz. Tavukçu pik randımana ulaşan sürüden korkar hale geldi . Şimdi hastalık dedik ya birkaç işgüzar yine benim yazılarımla sektörü baltaladığımı söyleyecek . Biz bu sektörden ekmek yiyoruz böyle bir amacımız olmadı da olamazda! Neyse konumuz bu değil. Ekonomik kayıpların çokça yaşanacağı bir sürece giriyoruz.

4)VERGİ: Hepimiz devletimiz için varız ve O’nun için çalışıyoruz ,Tabii ki vergi vereceğiz ama Canlı hayvan ve yumurta satışındaki KDV oranı bunca yükü olan üreticiye inanın çok fazla geliyor.

5) ELEKTRİK: Tonlarca yem yapan makinaların saatlerce çalışması , tavuklara daha fazla oksijen sağlamak için çalıştırılan fanlar. Pik seviyesindeki hayvana 17 saat ışık verme zorunluluğu. Bunlar su ile çalışmıyor tabii ki… ayda bir gelen elektrik faturaları üreticinin korkulu rüyası haline geldi.

6)SİGORTA :  Bugün en küçük tavuk işletmesinde bile en az 2 kişi çalışmakta. Bu kadar fazla istihtam sağlayan tavuk kümeslerindeki  sigorta giderleri oldukça yüksek bir mebla tutuyor.

7)NAKLİYE : Avrupanın ve asyanın en pahalı akaryakıtını kullanan bir ülkede , nakliye çok ciddi bir gider oluşturmakta . Bugün en basitinden Afyondan İstanbula yumurta başı 5 krş nakliye binmekte.

Daha sayamadığımız birçok sorunu var sektörün. Bizim elimizden sorunu dillendirmek dışında bir şey gelmiyor. Ama yapılacak çok şey var. Benimde içimde olduğum bu gemiyi yüzdürmek zorundayız. Tavukçulara sadece iyi davranarak merhem olan bir bürokratik anlayış , Gemiyi dalgaların içindeyken seyretmek yerine acil bir önlem paketi uygularsa çok iyi olacak.

Saygılar esen kalın…


Yazan - 30 Ekim 2010. Kategori Vet.Hek.Özgür SEPİN. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x