Tema Toplantısına Gelmeyen Tarım Bakanına Yumurtalı Protesto


TEMA Vakfı’nın 18 yıl önce başlattığı Erozyonla Mücadele Haftası etkinlikleri, bu yıl “Bereketli Topraklar, Yaşam Üretir” sloganı çerçevesinde yapılıyor. Toplantı öncesi, konferans salonunun girişinde ellerinde yumurta ile bekleyen öğrenciler, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in söz konusu organizasyona katılmayacağını öğrendikten sonra protesto gösterisini başlattı.

TEMA Vakfı kurucu ve onursal başkanı Hayrettin Karaca, “toprağın canını almadan tarım yapmanın öğrenilmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğini” söyledi.

TEMA Vakfı’nın 18 yıl önce başlattığı Erozyonla Mücadele Haftası etkinlikleri, bu yıl “Bereketli Topraklar, Yaşam Üretir” sloganı çerçevesinde yapılıyor. Hafta kapsamında ilk toplantı, AÜ Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi (DTCF) Farabi Salonu’nda düzenlendi. Toplantı öncesi, konferans salonunun girişinde ellerinde yumurta ile bekleyen öğrenciler, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in söz konusu organizasyona katılmayacağını öğrendikten sonra protesto gösterisini başlattı.

Bir kız öğrenci, elindeki yumurtayı göstererek yaptığı açıklamada, “Hiçbir AK Parti’li bakan şemsiyesiz ve korumasız buraya giremez. Buraya gelirse bu yumurtanın tadına bakacak AK Parti’nin yakasını bırakmayacağız.

Toplantıda konuşan TEMA Vakfı kurucu ve onursal başkanı Hayrettin Karaca, M.Ö 10 binli yıllarda bile tarım toprağını erozyona karşı korumak için teraslama ve sekileme uygulamaları yapıldığına işaret ederek, herkese “Toprak, Uygarlıkların Erozyonu” adlı kitabı okumalarını önerdi ve “Toprak hakkında bilmediğimiz neler var neler. Bu kitap bize yeni bir yaşam ahlakı verecek” dedi.

Kanada’nın, tarım topraklarının yüzde 60’ında sürmeden, işlemesiz tarım yapmaya başladığını anlatan Karaca, “Eskiden toprağı ne kadar derin sürersek o kadar fazla verim alacağımızı sanırdık. Ama artık toprağı öldürmeden tarım yapmayı öğrenmemiz ve yaygınlaştırmamız gerekiyor. Toprak yoksa su yok, oksijen yok” diye konuştu.

AB’ye uyum amacıyla Türkiye’de şeker pancarı ve tütün ekiminin kısıtlandığını öne süren Karaca, şöyle devam etti: “Gümrük birliğine girerken Türkiye’ye pek çok destek vaadinde bulunulmasına karşın bunlar yerine getirilmedi. Ne unutkanlık… AB, Yunanistan’da tütün üretimine destek veriyor. Bu nedenle onların tütün üretim maliyeti bizimkinin altında kalıyor. Şimdi içtiğimiz sigaranın tütününün yüzde 70’i Yunanistan’dan geliyor. Komşuyu destekliyoruz. Birisi çıktı, bizi saraylarda, lüks içinde yaşatacağını söylüyor. Golf sahalarının arkasında o kişi var. Dünyada 4,7 milyar insanın içme suyu ihtiyacı 9,25 milyar litre. Golf sahalarının sulanması için gerekli su miktarı da 9,25 milyar litre. Bundan sonra Californiya’da golf sahaları kapatılıyor. Bir dönüm golf sahası için 9 kg, tarım alanı için 1,35 kg tarım ilacı gerekiyor. Golf sahası için gereken su ve tarım ilacı miktarı, tarım için gerekenden birkaç kat daha fazla…”
 
“Ormanın gıdası kendi ölüsüdür” görüşünü dile getiren Hayrettin Karaca, yanan ormanlara o bölgede bulunmayan ağaç türlerinin dikilmesinin “biyolojik istila”ya neden olduğunu belirterek, Gelibolu’da yanan ormanın yerine daha önce o bölgede bulunmayan 156 tür ağaç dikildiğine işaret etti ve “Bu bir biyolojik cinayettir. Yanan ormanların yerine başka ağaç dikilmesine izin vermeyin, biyolojik istila yaşanmasın” dedi.
Karaca, ağaçlandırmada “erozyon perdesi” uygulanmasının verimi yüzde 100’lere varan oranlarda artırdığını anlattı ve Türkiye’de bu konunun ele alınması gerektiğini vurguladı.

Eski Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü’nün “Erozyon” adlı kitabından cümleler okuyan Karaca, Güçlü’yü “kahraman” olarak nitelendirdi, Toprak Koruma Kanunu ve Mera Kanunu’nu çıkarmadaki desteklerinden dolayı Güçlü’ye bir plaket verdi.

Sami Güçlü de Hayrettin Karacayı “Ruh adalesi diri bir insan” olarak nitelendirdi.

Toplantının açılışında konuşan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Prof. Dr. Lütfü Baş, vakfın üye sayısının 400 bine ulaştığını, 400 bininci üyenin Kahramanmaraş’ta olduğunu açıklarken, ülkenin her köşesinde milyonlarca toprak sevdalısı bulunduğunu, insanları bilinçlendirmek için gezici eğitim araçları kurduklarını, eğitim çalışmalarına hız verdiklerini söyledi.

Vakfın faaliyetleri sırasında kamu kurumları başta olmak üzere birçok yerli ve uluslararası kuruluşla işbirliği yaptıklarını, siyasetin dışında kaldıklarını anlatan Prof. Dr. Baş, eğitime, ana sınıflarından, yuvalardan başladıklarını belirtirken, “Toprağa, talebelerle, tohumla ve su ile ulaşacağız. ‘ yaşın altındaki çocuklara ulaşıp doğa ve toprak konusunda bilinçlendiriyoruz. Su, toprak ve tohum dostlarına saygılarımı sunarım” diye konuştu.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları da toplantıda yaptığı konuşmada, “Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez” ve “Toprağını hor gören, yarınını zor görür” sözlerini hatırlatarak, ağaçlandırmaya büyük önem verdiklerini, AOÇ’de ağaçla kaplı alan miktarını 4 bin 500 dekardan 27 bin hektara ulaştırdıklarını, Milli Botanik Bahçesi kurmak için çalıştıklarını söyledi.

Miras yoluyla arazilerin parçalanmasını önlemek için kanun çıkardıklarını, dünyanın en büyük 3. tohum gen bankasını kurduklarını, çevre amaçlı tarım projelerinin desteklendiğini, az işlemeli tarıma destek verdiklerini anlatan Mirmahmutoğulları, Brezilya’da 13 milyon hektar alanda minimum işleme yöntemi ile tarım yapıldığını hatırlattı.

Toprak ve suyun korunması için damla sulama sistemi için sıfır faizle kredi kullandırıldığını, zeytin ve meyve ağacı dikiminin desteklendiğini, tarımdaki üretimin arttığını belirten Mirmahmutoğulları, buna karşın tarımdaki ilaç kullanımının 59 bin tondan 37 bin tona gerilediğini kaydetti.

Türkiye’nin buğday üretiminin kendi ihtiyacını karşıladığını, ancak un ihracatı amacıyla buğday ithal edildiğini, 600 milyon dolarlık buğday ithalatına karşın 1,5 milyar dolarlık un ihraç edildiğini ve Türkiye’nin önemli bir un ihracatçısı haline geldiğini anlatan Vedat Mirmahmutoğulları, 2011 yılında uygulanmasına başlanması öngörülen havza bazlı üretim ve destekleme modeli ile uygun şartlarda üretimde en az 5,3 milyar liralık artış öngördüklerini söyledi. Yaş sebze-meyve ve hayvancılığın da bu modele dahil edileceğini açıklayan Mirmahmutoğulları, bu model konusunda ilgili kuruluşların görüşünü alacaklarını, işbirliği yapmaktan kaçınmadıklarını vurguladı.

Mirmahmutoğulları, köylerde görevlendirilen danışman sayısının gelecek yıl 10 bine çıkarılacağını açıklarken, TEMA Vakfı onursal başkanı Hayrettin Karaca, bu danışmanların çalışmalarının çok iyi denetlenmesi gerektiğine işaret etti.

Toplantının açılışında, Büyük Kolej Yavru TEMA Korosu, şarkılar söyledi. DOB Sanatçısı soprano Gül Seçkin, “Benim Sadık Yarim Kara Topraktır” ve “Bir Başkadır Benim Memleketim” adlı parçaların da aralarında bulunduğu eserleri seslendirdi.

Toplantının sonunda, toprak koruma ve mera kanunlarının çıkarılmasındaki emekleri nedeniyle Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden ve eski Tarım ve Köyişleri bakanları Musa Demirci, Sami Güçlü ve Mustafa Taşar’a plaket sunuldu.

Bakan Eker, toplantıya gelemediği için plaketini Müsteşar Vedat Mirmahmutoğulları, önceki yıllarda vefat eden Mustafa Taşar’ın plaketini ise oğlu Emre Taşar aldı.(aa)


Yazan - 2 Aralık 2010. Kategori ETKİNLİKLER. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x