TİGEM’e 207 Taze kan


Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 207 personel göreve başaladı.

Yeni atanan personelle tanışma toplanısına Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker de katıldı.

Toplantıda bir konuşma yapan Bakan Eker, TİGEM’de daha bir stratejik bakış açısıyla, işletmelerin bir kısmının özel sektör eliyle daha iyi değerlendirilebileceğini açıkladı. Bakan Eker, bu kapsamda Yalova, Antalya, Tahirova, Sakarya, Kazımkarabekir, Hatay ve Samsun Karaköy” işletmelerini ihaleye çıkartılacağını söyledi. TİGEM’in Türkiye tarihi, tarımı, üretim kültürü için önemli bir kuruluş olduğunu dile getiren Bakan Eker, TİGEM’in daha önce Devlet Üretme Çiftlikleri olduğunun altını çizdi.

Bu çiftliklerin bir kısmının Osmanlılar zamanında üretime başladığını, hatta, Orhan Gazinin eşi Nilüfer Hatunun çeyizi olan arazinin de bugün TİGEM bünyesinde olduğu bilgisini veren Bakan Mehmet Mehdi Eker, TİGEM’in bünyesindeki 38 tane işletmenin 16’sının Türkiye ekonomisine daha çok katkı sağlaması, daha iyi değerlendirilmesi amacıyla uzun süreli kiraya verildiğini bildirdi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker, TİGEM’in fonksiyonunu henüz tamamlamadığının altını çizerek şöyle konuştu, “Henüz Türkiye’nin TİGEM’e ihtiyacı var, bugün de yarın da Türkiye’ye, Türk tarım sektörünün gelişmesine, Türk çiftçisinin gelişmesine hizmet edecek. İhtiyaç ortadan kalkmış değil, devam edecek.TİGEM bitkisel üretim için gerekli olan sertifikalı tohumluğu ve hayvansal üretim için gerekli olan damızlık materyali geliştirecek.

Türkiye’nin Tarım Kanununun 2006 yılında çıktı. Bu kanunla belirlediği stratejiyle, geliştirdiği politikalarla, Türkiye’de tarımsal üretimde verimliliği, kaliteyi, standartı, rekabeti ve uluslararası pazarlarla entegre olma idealini hayata geçirmeye başladı.”

Sertifikalı tohumluk üretimi son 8 yılda 4 kat arttı   Bakan Eker, sertifikalı tohumluk üretiminin son 7-8 yıl içerisinde 4 katı artırıldığını belirtti. TİGEM’in gerek hayvancılıkta, gerek bitkisel üretimde, gerekse tohumculukta son derece önemli fonksiyonları olduğunu vurgulayan Bakan Eker, ”Bu fonksiyonların daha iyi noktaya taşınması, kurumun zarar etmek gibi bir ayıbı artık taşımaması gerektiğini düşündük. O yüzden yatırımları artırıp, modernize edip, yeni mekanizasyon projeleriyle, sulama, altyapı yatırımları, makina parkları, personel, teknik eleman takviyesiyle TİGEM’i zarar eden kuruluş olmaktan çıkarıp, kar eden kuruluş haline getirdik. Yakın gelecekteki, 3 yıl içinde hedeflediğimiz karla da yetinmeyeceğiz. Bu işletmeyi özel sektörle rekabet edebilecek şekle getirmek lazım. Burada yeni personelimize de önemli sorumluluklar düşüyor.” dedi.

Ceylanpınar Tarım İşletmesindeki sulama yatırımı   TİGEM’in son dönemde yaptığı faaliyetler hakkında da bilgi veren Eker, yakın zamanda kuruluşun büyük hamleler yaptığını, sadece Ceylanpınar Tarım İşletmesindeki sulama yatırımlarıyla 500 bin dönüm arazinin sulamaya açıldığını ve bunun modern sulama teknikleriyle yapımının gerçekleştirildiğini ifade etti. 70 yılda Ceylanpınar’da 109 bin dönüm arazinin sulamaya açıldığını, kendilerinin ise sadece bir kaç yılda 500 dönümlük araziyi sulamaya açtıklarını anlatan Eker, ”GAP sulaması devreye girdiğinde en az 300 bin dönümün daha sulamaya açılacak. Biz Ceylanpınar arazisinin 900 bin dönümünün üzerindeki kısmını o zaman sulamaya açmış olacağız. Ama şu an itibariyle bunu 600 bin dönüme çıkardık” TİGEM’de büyük ölçekli sığırcılık, hayvancılık yatırımlarının da olduğuna işaret eden Eker, Türkiye’nin saf kan Arap atlarının TİGEM eliyle yetiştirildiğini, kuruluşun çevredeki çiftliklere getirdiği yenilikler, hazırladıkları projelerle de aynı zamanda yol gösterici olduğunu ifade etti.

7 işletme özel sektöre açılıyor

TİGEM arazilerinin Hazine mülkü olduğunu, bu nedenle gerekse sermaye artırımı, gerekse diğer kararlar ilgili kanun gereği YPK iznine tabi olduğunu hatırlatan Eker, şöyle devam etti: ”Biz bunu daha bir stratejik bakış açısıyla, bu işletmelerin bir kısmının özel sektör eliyle daha iyi değerlendirebileceğini düşündük. Kendi yapacağımız işleri belirledik. Biz hangi işler yapacağız, hangi işletmelerde hangi faaliyetleri biz sürdüreceğiz, bunu kararlaştırdık. Ama bir kısmını bu işletmelerin özel sektöre nasıl vereceğiz, proje ihalesine çıkacağız. Artık yeni bir konsept getiriyoruz. Tarımsal üretim havzaları projeleri çerçevesinde bir bölgede en çok hangi ürün daha verimli bir şekilde yetiştirilebiliyorsa, orada eğer biz eğer TİGEM işletmesini proje ihalesine çıkarmışsak, diyeceğiz ki (bu bölgede şu faaliyetleri yapın). Örneğin eğer süs bitkileri bir bölgede yaygınsa ve o bölgedeki TİGEM işletmesini biz ihaleye çıkarıyorsak diyeceğiz ki bu bölgede süs bitkisi yetiştirin, bunun için proje yapın. Hem bir ihtiyaç giderilmiş olsun hem üretimde bir kümelenme çalışmış yapılmış olsun hem de kaynaklar doğru bir şekilde kullanmış olsun.” Yeni hazırladıkları stratejide ”Yalova, Antalya, Tahirova, Sakarya, Kazımkarabekir, Hatay ve Samsun Karaköy” işletmelerini ihaleye çıkarmayı düşündüklerini bildiren Eker, ”bunun dışındaki işletmeler TİGEM’de kalacak ve biz gücümüzü yeni personelimizi, teknik elemanımızı, tüm personelimizi makinalarımızı buralara konsantre edeceğiz. Hayvancılıkta daha çok, daha kaliteli damızlık materyal elde etmek çini çalışacağız, sertifikalı tohumluk üretimini geliştireceğiz, daha iyi noktaya taşıyacağız” dedi


3 Şubat 2012. 15:49
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x