Torba İle Giden Sağlığımız…!


Ahmet ATALIK

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
İstanbul Şube Başkanı
otel12Başbakan büyük bir duyarlılık ve çevre bilinci ile Bodrum kıyılarını inceledi ve “Bu kadar
vicdansızlık olmaz. Yapılaşma denize kadar girmiş. Kıyı kenar çizgisi filan hak getire. Neredeyse
denize düşecekler. Bu kadar da olmaz. … Durum felaket. Çevre çevre diyenlerin çevre
duyarlılıklarını gördük. … Belediyeler bu inşaatlar yapılırken neredeymiş? Nasıl izin vermişler
anlamak mümkün değil.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Sayın Başbakan çevre konularına eğilmişken bir konuyu kendisine hatırlatmakta fayda
görüyoruz. TBMM’de 12 Temmuz 2013 Cuma günkü 138. Birleşim’de torba yasa niteliğinde
“Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kabul
edildi. Hiçbir olumsuzluk görmeyen Cumhurbaşkanı bu yasayı onayladı ve 2 Ağustos 2013 tarihli
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

 

Onlarca yasanın yüzü aşkın maddesini düzenleyen torba yasa meralarımız için de yeni
düzenlemeler getirdi. Buna göre geçici yerleşme yeri olarak uygun görülen meralar Hazine adına
tescil edilecek, talep sahiplerine bedeli karşılığında 29 yıla kadar tahsis edilecek, inşa edilecek
yapıların kat adedi bodrum hariç olmak üzere 2 katı ve yapı inşaat alanı 200 metre kareyi
geçmeyecek, Turizmi Teşvik Kanunu çerçevesinde turizm merkezleri ile kültür ve turizm gelişim
bölgeleri kapsamında kalan meralar Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edilecek.

 

Özetle, özellikle kıyı bölgemizdeki meralarda dubleks villalar ve turistik tesisler hızla yükselecek!
Meralarımız asli görevi olan hayvan besleme amacı dışında kullanılacak, doğaya su saylayan
doğal baraj olma işlevi dışına çıkarılacak, en önemlisi de o yeşil doğa parçası betonlaştırılarak
çölleştirilecek.

 

Hayvancılık politikaları iflas etmiş ülkemizde durum ithalat ile çözülmeye çalışılmakta, bu durum
yerli üreticimizi daha da zora sokmaktadır. Gerek besicilikte gerekse süt hayvancılığında
maliyetin %70’ine yakınını yem masrafları oluşturmaktadır. Meralarımız bu maliyeti azaltmada
en önemli faktördür. Ülkemizdeki hayvanlar tükettikleri besin maddelerinden proteinin %60’a
yakınını, enerjinin de %50’den fazlasını sadece çayır ve meralardan sağlamaktadır.

 

Birçok bitki bir arada bulunduğundan meraların besleme değeri son derece yüksektir. Buralarda
beslenen hayvanlar açık hava ve güneşten yeterince yararlandıklarından daha sağlıklı olurlar.
Otlarken dolaştıklarından daha güçlüdürler. Meralardaki körpe ve taze otlar hayvanların iştahını
yüksek tutar, metabolizma işlevlerini düzenler.

 

dana-1ABD Tarım Bakanlığı ile Clemson Üniversitesi araştırmacılarının 2009 yılında yaptıkları bir
çalışmada yem bitkileri ile beslenen hayvan etinin; total yağ içeriğinin daha düşük, beta-karoten
(vücutta A vitaminine sentezlenir), E vitamini, B vitaminleri thiamin ve riboflavin, kalsiyum,
magnezyum ve potasyum, toplam omega 3 içeriklerinin daha yüksek (omega 6’dan üç kat daha
fazla), konjuge linoleik asit (CLA-potansiyel kanser savaşçısı) açısından ve CLA’ya dönüşebilen
asitlerce daha zengin, kalp hastalıklarıyla doğrudan bağlantılı doymuş yağ içeriğinin daha düşük
olduğu saptanmıştır.

 

Tümör oluşumu ile göğüs, kalın bağırsak, akciğer, cilt ve mide kanserine karşı direncimizi
yükselten, kan dolaşım sistemi hastalıkları, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve trigliserit,
kemik erimesi, insülin direnci, iltihap, bağışıklık sistemi, gıda kaynaklı alerjik reaksiyonlar gibi
olumsuzluklarla savaşımda bünyemizi güçlendiren CLA’yı vücudumuz üretememektedir. Bu asidi
dışarıdan gıdalarla almamız gerekmektedir. CLA’yı en yüksek düzeyde içeren gıda maddeleri
ise meralarda yem bitkileri ile beslenmiş hayvanların et ve süt ürünleridir.

 

Meralarda beslenen hayvanların etlerindeki total yağ içeriğinin daha düşük olması daha az kalori
içermeleri anlamına gelmektedir. Bu durum da obezleşen dünyanın, meralarla arasına engel
konan hayvanların ürünleri arasındaki bağlantıyı gözler önüne sermektedir.

 

Bu ve buna benzer bilimsel veriler meralardan koparılan hayvanların ve ürünlerinin daha
sağlıksız bir içeriğe büründüğünü açık bir şekilde göstermektedir.

 

Torba yasa ile ortaya çıkan meralarımızı betonlaştırma projesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı’nın AB’ye uyum çerçevesinde birbiri ardına çıkardığı hayvan refahı ve sağlığı
mevzuatlarına uymadığı gibi halkımızın sağlığı konusunda hükümetinizin sağlıklı nesil projeleri
ile de örtüşmemektedir.

 

Aynı torba yasa ile köylerde inşa edilecek yapılar ile ilgili yapı ruhsatı aranmaması istisnası
“köyde oturma” şartı olmadan herkesi kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Bu uygulama tarım
arazilerinin hızlı bir şekilde tahribine yol açacaktır. Özellikle kıyı şeridindeki köy yerleşme alanları
ve çevreleri, tarım arazilerinin özellikleri dikkate alınmaksızın tümüyle ranta açılacaktır. Kendi
tarım arazilerimizi yok ederken Sudan’dan kiralamaya çalışılan 5 milyon dekarlık arazi ile
halkımızın gıda ihtiyacını karşılamak mümkün olamayacaktır.

 

Torba yasa ile getirilen bu düzenlemeler sağlığımızı torba torba götürmektedir.

 

Sayın Başbakan’a soruyoruz; Bodrum’da gösterdiğiniz çevre bilinci ve hassasiyetini meralarımız
ve bağlantılı olarak insan sağlığı konusunda da gösterecek ve bu yanlışı düzeltecek bir adım
atacak mısınız?

 


Yazan - 17 Ağustos 2013. Kategori MANŞET, HAYVANCILIK, SAĞLIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x