Türk dünyası Hıdrellez’i kutluyor…


Hıdrellez, bütün Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlardan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır. Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında hıdrellez şeklini almıştır.

Hıdrellez günü, Gregoryen takvimine göre Tüm Türk soylu halkları kapsadığı düşünülen kavram. Bazı araştırmacılar Orta Asya için bu kavramı kullanır. Türkistan kavramı ile eş anlamlı kullanıldığı da olur. Bazı kaynaklarda ise Orta Asya’ya ek olarak kafkasya ve Rusya Federasyonu içinde bazı Türki bölgeler de katılır.

6 Mayıs eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 6 Mayıs Gregorian Takvimine göre yılın 126. günüdür. Sonraki sene için 239 (Artık yıllarda 240) gün var.   Halk arasında kullanılan 23 Nisan Gregorian Takvimine göre yılın 113. günüdür. Sonraki sene için 252 gün var (Artık yıllarda 253) takvime göre eskiden yıl ikiye ayrılmaktadır: 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 6 Mayıs Günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelir ki, bu da kutlanıp bayram yapılacak bir olaydır.

Hızır ve Hıdrellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdrellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır. Oysaki Hıdrellez Bayramı’nı ve Hızır inancını tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Yunanistan ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle ilgili bazı tanrılar adına çeşitli tören ve ayinlerin düzenlendiği görülmektedir.

Zor durumda olanlara yardım eden Hızır..

Hızır, yaygın bir inanca göre, hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölmezliğe ulaşmış; zaman zaman özellikle baharda insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında ermiş bir ulu ya da peygamberdir. Hızır’ın hüviyeti, yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür. Hızır inancının yaygın olduğu ülkemizde Hızır’a atfedilen özellikler şunlardır:

1. Hızır, zor durumda kalanların yardımına koşarak insanların dileklerini yerine getirir.

2. Kalbi temiz, iyiliksever insanlara daima yardım eder.

3. Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar.

4. Dertlilere derman, hastalara şifa verir.

5. Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar.

6. İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.

7. Uğur ve kısmet sembolüdür.

8. Mucize ve keramet sahibidir.

Hızır, bu nitelikleriyle mitoloji dünyasının kendilerine üstün yetenekler atfedilen tanrılarını hatırlatmaktadır.

Ülkemizde Hıdrellez Bayramı 6 Mayıs tarihinde kutlanır. Bugün Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir; bu günü Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler St.Georges Günü olarak kutlamaktadırlar.

Mevsimlik bayramlarımızdan biri olan Hıdrellez, ülkemizde etkin bir biçimde kutlanmaktadır. Büyük şehirlerde daha az olmak üzere, kasaba ve köylerde hıdrellez için önceden hazırlıklar yapılır. Bu hazırlıklar, evin temizliği, üst-baş temizliği, yiyecek-içeceklerle ilgili hazırlıklardır. Hıdrellez gününden önce evler baştan başa temizlenir. Çünkü temiz olmayan evlere Hızır’ın uğramayacağı düşünülür. Hıdrellez günü giyilmek üzere yeni elbiseler, ayakkabılar alınır.

Anadolu’nun bazı yerlerinde Hıdrellez Günü yapılan duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme, oruç tutma ve kurban kesme adeti vardır. Kurban ve adaklar “Hızır hakkı” için olmalıdır. Zira tüm bu hazırlıklar Hızır’a rastlamak amacına yöneliktir.

Hıdrellez kutlamaları daima yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.

Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar.

Hıdrellezde baht açma törenleri de oldukça yaygın olarak uygulanan geleneklerimizdendir. Bu törene İstanbul ve çevresinde “baht açma”, Denizli ve çevresinde “bahtiyar”, Yörük ve Türkmenlerde “mantıfar”, Balıkesir ve çevresinde “dağara yüzük atma”, Edirne ve çevresinde “niyet çıkarma”, Erzurum’da “mani çekme” adı verilir. Törenler baharda doğanın ve tüm canlıların uyanmasıyla eş anlamlı olarak insanların da talihlerinin açılacağı inancıyla, şanslarını denemek için yapılır. Hıdrellezden bir gece önce bahtını denemek ve kısmetlerinin açılmasını sağlamak isteyen genç kızlar yeşillik bir yerde veya bir su kenarında toplanırlar. İçinde su bulunan bir çömleğe kendilerine ait yüzük, küpe, bilezik gibi şeyler koyarak ağzını tülbentle bağladıktan sonra bir gül ağacının dibine bırakırlar. Sabah erkenden çömleğin yanına giderek sütlü kahve içip ağızlarının tadının bozulmaması için dua ederler. Ardından niyet çömleğinin açılmasına geçilir. Çömlekten içindekiler çıkarılırken bir yandan da maniler söylenir. Buna göre eşyanın sahibi hakkında yorumlar yapılır. Hıdrelleze özgü bu uygulama temelde bu şekilde yapılmakla birlikte, yörelere göre bazı farklılıklar da gösterebilmektedir. Son zamanlarda ise bu tören yalnızca evde kalmış kızların kısmetini açmak amacıyla yapılmaktadır.

Sonuç olarak, Anadolu’da hala görkemli törenlerle kutlanan Hıdrellez Bayramı insanlık tarihinde çok eski zamanlardan beri kutlanmaktadır. Farklı zamanlarda, farklı isimler altında kutlansa da Hıdrellez motiflerine pek çok yerde rastlamak mümkün olmaktadır. Baharın gelişi ve doğanın canlanması insanlar tarafından bayramlarla kutlanması gereken bir durum olarak algılanmıştır. Böylece bir bahar bayramı olan Hıdrellez evrensel bir nitelik kazanmıştır.Takvim, zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran yöntem verilen isimdir. Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren çizelge veya defter anlamında da kullanılır. Takvim mecazi anlamda yapılacak bir işin türlü evrelerini zamana bağlı olarak gösteren programa da denir. Zamanı; sene, ay, hafta, gün ve saat gibi sabit bölümlere ayıran; dini-milli gün ve bayramları gösteren cetveller. Kelimenin aslı Arapçadır. “Doğrultmak ve sağlamlaştırmak” demektir .

Hıdrellez duası

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM…  

Bin bir adım bir adım,  ALLAH bir adım adım,  Kerim Kerem ALLAH,  Başım da bir duman var, yardım eyle ALLAH.  La ilahe illallah muhammederresullallah  Yetiş imdadıma Hızır ile,  ALLAH birsin sen kula mişersin  Biz gibi kulların yardımcısı sensin  Hızır derya da erdim murada AMİN.. ..

Hıdrellez gününde bereket için okunacak dua.

“ALLAHÜMME RABBÜHÜ YA HALKALHALAS MUHAMMEDİN RESULULLAH YETİŞ İMDADIMA YA HIZIR YA İLYAS ”

Birde şöyle bir uygulama var;

5 Mayıs ikindi namazından sonra sabah namazına dek olan vakitte Allah rızası için 2 rekat namaz kılınır,ve namazdan sonra şöyle dua edlilir;   “Ya Rabbi! Sen dünyanın, kâinatın sahibisin ve her canlıyı yaratansın. Benim de Rabbimsin ve her canlının da Rabbisin Mevlam. Kullarının ve her canlının hakkını kullara verdiğin o günün, bugün olması sebebiyle bu günahkâr kulunun da hakkını sen ver Mevla’m.   Rabbim! Senden, Senin varlığını, birliğini, mucizelerini yaşamayı ve yaşatmayı bana nasip etmeni istiyorum. Bizleri diğer canlılara karşı mahcup etme güzel ALLAH’ım.

Hızır (a.s.) ve Hıdır (a.s.) bu yolda bizlere arkadaş olsun da, hata ya da günah işlemekten alıkoysunlar. Dünya hayatında, maddi-manevi sıkıntılarımızda da her zaman yanımızda olsunlar Ey Rabbim.

ALLAH’ım! Yoksa bizler kul olarak bu dünyada hemen bozuluruz. Ne olur Rabbim! Bizleri Senin ve Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) merhametinden mahrum etme ALLAH’ım. Sana yalvaran bu kulunun da dünya ve ahiret hayatını kazandır. İşimizle, gücümüzle, duamızla sana sığınıyoruz güzel ALLAHım”.

HIDRELLEZ COŞKUSU

İnsanlık tarihinin en eski bayramlarından olan ve baharın habercesi olarak bilinen Hıdrellez birçok ilde şenliklerle kutlandı

Baharın habercisi olarak kabul edilen Hıdrellez birçok ilde şenliklerle kutlandı.   Edirne’de de Hıdrellez ve Kakava Şenlikleri başladı. Şenliklere katılmak için Türkiye’nin dört bir yanından ve yurtdışından binlerce kişi Edirne’ye akın etti. Yakılan dev Kakava ateşinin üzerinden yüzlerce insan atlarken, şenliğe katılanlar yağmura rağmen Roman vatandaşlarıyla birlikte davul, zurna eşliğinde göbek atıp eğlendi.

DEPREMZEDELERİN HIDRELLEZ COŞKUSU

Sabah namazından itibaren kent merkezinden geçen Akköprü Deresi’nin kıyısını gelen Vanlı deprezede vatandaşlar, dileklerini yazdıkları kağıtları suya bıraktı. Çoğunluğu kadınlardan oluşan ve sabahın ilk ışıklarına kadar çevresindekilerle konuşmadan mum yakıp dua edenler, tutukları dilekleri de taş ve odun parçaları ile dere kenarına çizdi.

Dileklerinin kabul olması için dere üzerindeki köprüden 7 kez geçen vatandaşların, dere kenarını aydınlatan mumlarla taş, odun ve bez parçalarıyla ‘beşik, bebek, gelinlik, ev ve araba’ çizmeleri dikkati çekti.   Antakyalılar ise Hıdırellez nedeniyle şehrin ortasından geçen Asi Nehri’nin kenarında bulunan taşlara, tebeşirle dileklerini yazdılar. Hıdırellez nedeniyle SBS ve KPSS’de başarı en yoğun tutulan dilekler arasında yer aldı.   AHIRKAPI’DA

HIDRELLEZ GELENEĞİ BOZULMADI

Hıdrellez’i kutlamak için İstanbul Ahırkapı’da toplanan kalabalık, kendini müziğin ritmine bıraktı. İlerleyen saatlerde ara sokaklardan sahile inen bir grup salih yolunda trafiğin aksamasına neden oldu.

Geçen yıl Ahırkapı Hıdrellez Şenlikleri’nin iptal edilmesine rağmen hıdrellez kutlamalarının adresi yine değişmedi. Ahırkapı Keresteci Hakkı Sokak’da toplanan İstanbullular, dans ederek, ateş üzerinden atlayarak baharın gelişini kutladı. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kalabalık sahil yoluna taşarak burada trafiğin aksamasınada neden oldu. Ahırkapı’nın sokaklarını dolduran gençler müzisyenlerin ritimleriyle çoştular. Bir kişinin ateş ile yaptığı şov eğlenceye katılanlardan büyük ilgi gördü.  AJANSLAR


Yazan - 4 Mayıs 2012. Kategori GÜNCEL. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x