Türk Gıdacılar Avrupa’ya Korku Salıyor…!


Avrupa’ın en büyük gıda fuarı SIAL’de 40 firma yer bulamadı    
 
Paris’te dünyanın en büyük gıda fuarlarından SIAL’e Türk şirketler damgasını vurdu. İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, “İTO ile 128 firma geldi, 41 firmamız da bireysel olarak başvurup katlıldı. 2008’de 2 bin 6 metrekarelik alandaydık, bu yıl 4 bin 350 metrekareye yükseldik. Aslında bin metrekare daha yer istedik vermediler. 40 firma daha katılabilirdi. Sanırım rekabetimiz korkuttu” dedi.

TÜRKİYE’nin ihracatta lokomotif sektörleri arasına girmeyi başaran Türk Gıda sanayicileri Paris’te düzenlenen dünyanın en büyük gıda fuarlarından SIAL’de gündemi sarstı. İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) düzenlediği toplu katılım organizasyonuyla fuarda stant açan 128 firma toplamda 4 bin 350 metrekarelik alanda ürünlerini sergiledi. Toplu katılım dışında da 41 Türk gıdacı, bireysel stantlarla göz doldurdu. İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, “2008’de milli katılımla 2 bin 6 metrekarelik bir alandaydık. Bu yıl 4 bin 350 metrekareye yükseldik. Ancak talep o kadar yüksekti ki, fuar yönetiminden bin metre kare daha yer istedik, ancak vermediler. 40 firmamız daha fuara katılabilirdi. Sanırım rekabetimiz onları korkuttu. Çünkü Avrupa Birliği Gümrük Birliği sürecinde Türk gıda sanayicileri çok ciddi hijyen, kalite, lezzet ve ambalaj gücü elde etti” dedi.

İTO kendi yerini verdi

Türk gıdacıların SIAL’deki katılımını düzenleyen İTO’nun firmalardan hiç değilse bir kısmının daha talebini karşılamak için fuarda kendi stant alanını da küçülttü. Normalde 150 metrekarelik bir stant açacak olan İTO, 30 metrekarelik bir stantla yetindi ve 120 metrekarelik alanı fuarda yer bulamayan firmalara açtı. İTO’nun fuara milli katılım için 2.5 milyon Euro’luk harcama yaptığını belirten İTO Başkanı Murat Yalçıntaş şöyle konuştu: “65 ülkenin katıldığı bu fuarda Türkiye’den toplu katılım olarak üçüncü sıradayız. 1988’de 10 firmayla başladık, bugün 128 firmaya ulaştık. Eğer bin metrekarelik ek talebimizi karşılasalardı 40 Türk gıda firması daha stant açacaktı. Kriz döneminde Türkiye’de bir bankacılık, bir de gıda içecek sektörü büyüdü. Şu anda toplam istihdamın yüzde 26.5’ini de bu sektör karşılıyor.”

Helal gıda 2011’de başlar

Helal gıda alanındaki gelişmeleri de anlatan Başkan Yalçıntaş,  İslam Konferansı Teşkilatı’na üye ülkelerin 5 yıllık çalışmalarının bitme noktasına geldiğini, Türkiye’de de TSE’nin bir sertifikasyon sistemi hazırladığını, 2011’de yeni sistemin uygulanmasının beklediklerini kaydetti.

İhracat engelini aşmak için Belçika’da fabrika kurdu

AVRUPA Birliği ülkelerine işlenmiş et ürünleri ihracatı yapmanın önündeki engeli aşmak isteyen Aytaç, Belçika’da fabrika kurdu. 10 milyon dolarlık bir yatırımla kurulan fabrikada ayda 250 ton salam, sucuk ve sosis üretiliyor. Aytaç Dış Ticaret Genel Müdürü Mustafa Kurtbay, Belçika fabrikasının önce Avrup pazarına sonra da Afrika ve ABD’ye üretim yapacaklarını açıkladı. Kurtbay, “Beçli ihracat merkezimiz olacak. Çankırı Çerkeş dışındaki ikinci üretim tetisimiz burası” dedi.

Zayıflatan güllacı Avrupa’ya götürdü1881’den beri tatlı üreten Saffet Abdullah firması da Avrupa’ya Güllaç ihracatının hızla arttığını söyledi. Firma sahibi Serhat Arseven, “Avrupalılar zayıf kalmak için ağır tatlılardan kaçınıyor. Biz de onlara güllaç satıyoruz. Güllaç çabuk enerjiye dönüşüyor ve vücuttan çabuk atılıyor. Bu yüzden de Avrupa’daki satışımız gayet iyi gidiyor. Ayrıca peynir tatlısı ve Kemalpaşa da ihraç ediyoruz” diye konuştu.

Kahveli soda üretip ihracatına başladı

SIAL’e katılan Sarıkız markasının sahibi Alasu Gıda’nın genel müdürü Sedat Barık, “Biri maden suyu, 11 çeşit meyve aromalı gazlı içecek üretiyoruz ve 16 ülkeye ihracat yapıyoruz. Avrupa pazarına girmek için buradayız. 25 milyon dolar ciromuz var. Son olarak kahve aromalı doğal mineralle gazlı içecek ürettik. Bu ürünümüzü Ortadoğu, Cezayir ve Irak’a satıyoruz. Avrupa’ya da satacağız” dedi.

30 çeşit baharattan kahvaltı sosu yaptı Fransızlara satacak

İNCİ Baharat markasının ve Emin Gıda’nın sahibi Emin Demirci, ilk kez geçen yıl Anuga’ya katılarak ihracata başladıklarını belirtti ve “5 milyon lira ciromuz var yüzde 20’si ihracattan. Türk tipi tatlılar ve katkısız puding ihraç ediyoruz. Son olarak 30 çeşit baharatın saf zeytinyağı ile sentezini yaptık ve özel bir kahvaltı sosu ürettik. Ekmeğin üzerine sürülüp yeniyor. Fransa’ya ihraç etmeye başladık” dedi. Emin Demirci bir yeni ürünlerinin de içinde eldiveni de bulunan bir ‘katkısız çiğ köfte seti’ olduğunu bu ürünü de Danimarka’ya ihraç etmeye başladıklarını söyledi.

Merkez Bankası haklı hem 25 kuruş hem şoför yanı olmaz

İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, Merkez Bankası’nın kur politikasına destek verdi. Yalçıntaş, şunları söyledi: “Biz Türkiye’de her şeye kolay çözüm bulmayı seviyoruz. Ama hayatta ‘Hem 25 kuruş, hem şoför yanı’ diye birşey yok. Merkez Bankası, elbette rekabetçiliği artıracak adımlar atmalı. Bunu da yapıyor. Türkiye’nin enerji ithalatı meselesi çözülmeli, enflasyon da düşürülmeli ki rekabet gücümüz artsın. Kurlar yükselsin diyorlar ama bizim ihracatımız, ithalata bağımlı. Kurlar yükselirse ihracatın maliyeti de yükselir.”(dha)


Yazan - 18 Ekim 2010. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x