Türkiye Çin İlişkileri Neden Normalleşmiyor?


14484712_10153980239392717_7203793663049163057_n

TÜRKİYE – ÇİN İLİŞKİLERİ NEDEN NORMALLEŞMİYOR?

Şanghay’da yaşayan bir avuç Türk, ekteki fotoğrafın çekildiği gün, “China Today” dergisinin editörü sevgili dostum Kerem Köfteoglu ile bir araya gelmiş ve Türkiye – Çin ilişkilerini nasıl geliştirebileceğimizi konuşmuştuk.

Ben de Türkiye’nin Çin’e ihracatını artırmasına yönelik naçizane görüşlerimi paylaşmıştım, o gün hepimiz geleceğe ne kadar da umutla bakıyorduk…

Ne var ki, Türkiye’nin bir Rus uçağını düşürdüğü günden itibaren hızla kan kaybetmeye başlayan Türkiye – Çin ilişkileri, maalesef hala normalleşemedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G20 zirvesi için Çin’e yaptığı resmi ziyaret ve imzalanan bazı ekonomik anlaşmalar bile, umutla beklediğimiz iyileşmeyi henüz sağlayamadı.

Her ne kadar Çin, Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olmayı başarmış olsa da, özellikle Çin’in son derece önem verdiği bir Devlet projesi olan “One Belt, One Road” yani “Bir Kuşak, Bir Yol” projesinin başarıya ulaşması için, Türkiye ile ilişkilerini geliştirmek zorundadır.

Ayrıca Türkiye’nin merkezinde bulunduğu bölge ülkelerine yönelik ekonomik hedefleri için de, Ülkemizin Çin için vaz geçilmez bir ülke konumunda olduğu gerçeğini göz ardı etmemeliyiz.

Öte yandan, 1,5 milyara yakın nüfusu ve 2 trilyon Doların üzerindeki ithalatı ile tüm ülkeler için Dünyanın en büyük ihracat pazarı olan Çin Halk Cumhuriyeti, 12 yıldır yazıp söylediğim gibi, benim gözümde Türk ihracatçılar için hala “en büyük fırsatlar ülkesi”dir.

Eğer yazılı ve sözlü olarak sık sık paylaştığım naçizane fikirlerime ve önerilerime kulak verilseydi, hazırladığım Türk Ticaret ve Lojistik Merkezi ile Gen-Türk fuarı projeleri hayata geçirilseydi, Türkiye’nin Çin’e yaptığı yıllık ihracat tutarı 10 milyar Doları çoktan aşardı.

Oysa 3 yıl önce 3,6 milyar Doları yakalayan ihracatımızın, bu yıl sonunda 2 milyar Doları bile yakalamasının zor olacağını, bizzat Ticaret Ataşemizden duyduk, bu da beni kahretti.

Türkiye’nin bir an önce, Çin’e hak ettiği önemi ve değeri vermeyen zihniyeti terketmesi ve ihracatımızı artırmak için köklü değişikliklere gitmesi gerekiyor.

15 Temmuz gecesi Fetö’cü hainlerin gerçekleştirdiği darbe girişimi sonrası, Bakan yardımcısını Ankara’ya göndererek Türkiye’nin yanında olduğunu gösteren Çin, iki ülke arasındaki tarihi dostluğa verdiği değeri bir kez daha teyit etti.

Ancak vize sorunları, Çinli turistlerin Ülkemize gitmelerinin yasaklanması, Çin’deki etkileri malum olan Fetö’cülerin faaliyetlerine devam etmeleri, ihracattaki sıkıntılar, 4 yıl önce imzalandığı halde artık bir yılan hikayesine dönen Gıda Güvenlik Anlaşması’nın hala yürürlüğe girmemesi, Türkiye’den çok daha küçük ülkelerin havayolu şirketlerine tahsis edilen daha fazla Çin havalimanları kullanım hakkının ve uçuş sayısı artışının Türk Hava Yolları’na verilmemesi, 4 yıldır kurmaya çalıştığımız Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nın hala kurulamaması, vs. konularda bir an önce iyileşmelerin sağlanması için Ankara’nın daha radikal adımlar atması gerekiyor.

Örneğin 4 milyar Dolarlık füze alımı ihalesini kazanan Çin’i 2 yıl beklettikten sonra, tam da Çin Devlet Başkanı sayın Xi Jinping’in G20 zirvesi için Antalya’ya gelişinden, sadece 3 gün önce bu alımın iptal edilmesini Çinliler unutamıyor.

Keşke o iptal açıklaması G20 sonrası yapılsaydı, o zaman bu sadece ticari bir konu olarak değerlendirilecek ve Türkiye’nin NATO ülkesi olması nedeniyle bu kararı vermek zorunda kaldığı düşünülerek anlayış gösterilecekti.

Yılda 4 küsur trilyon Dolar dış ticaret hacmine ulaşan Çin için 4 milyar Dolarlık bir proje artık küçük bir iştir ancak aramızdaki dostluğa ve Türk misafirperverliğine yakışmayan bir şekilde iptal edilmesini, Xi Jinping’in şahsında Çin’e karşı yapılmış bir hakaret olarak görüyorlar.

Eğer Ankara başka bir proje ile Çinlilerin gönlünü almaz ve bu ayıbı temizlemezse, 3,6 milyar Dolar ihracatı da, 313.000 Çinli turisti de bir daha rüyamızda bile göremez ve vize sorunlarıyla, ihracattaki sıkıntılarımızla boğuşmaya devam ederiz.

Ayrıca, Türkiye’nin yapacağı bir jesti Çin’in de karşılıksız bırakmayacağına inanıyorum çünkü Çin’in, Avrupa ve Ortadoğu’ya yönelik ekonomik büyüme planlarının içinde Türkiye’nin yeri son derece önemlidir.

Yani demem o ki, Türkiye sadece bizim için değil, Çinliler için de “olmazsa olmaz”lar arasındadır, bu gücümüzün farkında olarak ama tevazuyu da elden bırakmadan davranmak, hem Türkiye’ye, hem de iki ülke arasındaki köklü tarihe ve dostluğa daha çok yakışacaktır.

Selam ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
5 Ekim 2016, Şanghay


Yazan - 5 Ekim 2016. Kategori MANŞET, EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x