Türkiye’de Kırsal Kalkınma 5: 1999 – 2007



TÜRKİYE’DE KIRSAL KALKINMA 5
1999 AB İlerleme Raporları Yayınlanması, AB Müzakere Süreci – 2007 Yılına Kadar Tarım ve Kırsal Kalkınma Politikaları

Zir. Yük. Müh. Osman İnan

osmaninan1985@gmail.com

Önceki yazı: Türkiye’de Kırsal Kalkınma 4

Geçen haftaki yazıda 1960 yılı planlı dönem ve 2004 yılı AB müzakere süreci arasındaki dönemde uygulanan kırsal alan politikaları konusuna değinmiştim. Bu yazıda daha çok üzerinde duracağım konu ilk olarak 1999 yılında başlayan ilerleme raporlarında tarım konusu, 2005 yılı AB müzakere süreci ve 2007 yılına kadar başlıca tarım ve kırsal kalkınma politikaları olacaktır. Gelecek haftaki konu 2007 yılı sonrasından günümüze kadar kırsal alan politikalarının bir değerlendirmesi olacaktır.  

Bilindiği gibi Türkiye 17 Aralık 2004 yılında müzakere tarihi alınmasıyla, 3 Ekim 2005 tarihinden itibaren aday ülke olmaktan çıkarak tam üyeliğe geçiş aşamasında katılım müzakerelerine başlayan bir ülke haline gelmiştir. Bu tarihe kadar ilk raporun çıktığı 1998 yılından itibaren AB ve Türkiye arasında yapılan görüşmelerde hangi konulara değinileceği ilerleme raporlarında yer almıştır. İlerleme raporlarında tarım ve kırsal alanların durumuna yıl yıl bakarsak;

1998 yılındaki ilk raporda kırsal alan konuları tarım başlığında yer almış, çok fazla ve küçük çapta işletme olduğundan bahsedilmiş, kırsal alanlarla ilgili durum ortaya konulmuştur. Bu raporda devletin tarıma müdahalesinin çok fazla olduğu ve azaltılması gerektiği savunulmuştur.

Bir sonraki yıl, 1999 yılı ilerleme raporunda, devletin müdahaleci tavrının devam ettiği ve azaltılmadığı belirtilmiştir. Bu yıl bazılarına göre Türkiye tarım politikalarında bir dönüm yılıdır. Bu tarihe kadar genel ekonomi iç ve dış borçları ödemekte zorlanmış, enflasyon istenilen düzeye çekilememiş, işsizlik ve yapısal sorunlar devam etmiştir. Bunun sonucunda, Türkiye IMF ile yeni bir Stand-by anlaşması yapmaya karar vermiştir. Bu anlaşmada IMF tarafından Türkiye’deki tarım politikalarında yeniden yapılanma önkoşul olarak belirtilmiştir. Buna göre 9 Aralık 1999’daki IMF Niyet Mektubu ve Yeniden Yapılandırma Programı, tarım politikaları açısından yeni bir dönem olmuştur1.

Diğer Haberler:
Türkiye'de Kırsal Kalkınma 7: ABD'de Tarımsal Poltikaların Dönüşümü

2000 yılı raporunda kırsal alanlarla ilgili faaliyetler yine tarım başlığı altında kırsal kalkınma alt başlığında değerlendirilmiştir. Raporda, tarımın yapısal sorunları ve kendine yeterliliğini kaybetmek üzere olduğu, Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Tarım Satış Kooperatifleri başta olmak üzere devletin tarıma çok müdahaleci olduğu ve çok fazla sübvansiyon verdiği, tarımın öncelikli olarak AB ortak tarım politikasına uyumlulaştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu sıralarda Gündem 2000 reformuyla AB ortak tarım politikasında da önemli değişiklikler olmuştur. Bu değişimde Tarım Reformu Uygulama Projesi(ARIP) önemli rolü vardır. ARIP, Türkiye’nin gündemine Dünya Bankası ile yapılan anlaşma ile girmiştir. Dorudan Gelir Desteği, Fiyat ve Girdi Teşviklerinin aşamalı olarak kaldırılması ve Devlet işletmelerinin özelleştirilmesi ile devlet müdahalesinin azaltılması amaçlanmıştır1. 2001-2005 yılları arasını planlayan Sekizinci beş yıllık kalkınma planında Türkiye – AB ilişkileri ve bunun ülke tarımına etkileri üzerinde daha çok durulmuştur.  

2001 yılı ilerleme raporu yanında katılım ortaklığı belgesi açıklanmış, buna karşılık ‘Türkiye Ulusal Programı’ hazırlanarak AB’ne sunulmuştur. Program kısa vadede kayıt sistemine geçilmesi, hayvan ve bitki sağlığı konularına önem verilmesi, etkin tarım reformlarının yapılması ve orta vadede AB mevzuatına uygun hareket edilmesi, gıda işleme tesislerinde AB standartlarında hijyen ve halk sağlığı uygulamaları getirilmesi vb. ile Ortak Tarım Politikasına uyumu sağlamakla ilgili yapılacakları içermektedir. 2001 yılı katılım ortaklığı belgesi raporu da yaklaşık olarak aynı konulara değinmektedir. Aynı yıl raporunda ayrıca ‘Kırsal Kalkınma’ başlığı, ‘Kırsal Kalkınma ve Ormancılık’ olarak değiştirilmiş, yine bu raporda 19 Nisan 2001 tarihinde yeni bir şeker kanununun kabul edildiği, bu kanunla piyasanın rekabete açılarak, devlet müdahalesinin azalarak şeker üretiminin istikrarlı ve kendine yeterli olmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Bu yıldan itibaren tek bir politika aracı olarak Doğrudan gelir desteği uygulamasına geçilmesi 03.04.2001 tarihli Resmi Gazetede yürürlüğe girmiştir. Doğrudan Gelir Desteği (DGD), Türkiye tarımında reform politikaları kapsamında başlatılan bir uygulama gibi gösterilebilir, ancak tek bir tarım politikası aracı olarak kullanılması doğru değildir2.

Diğer Haberler:
AB’ye Piliç Eti İhracatına Yeşil Işık

2002 yılı ilerleme raporunda, 2000 yılından beri devam eden reformu uygulamalarının devam etmesi gerektiği, tarımsal fiyat destek sistemlerinin doğrudan gelir desteği sistemiyle değiştirilmesi gerektiği savunulmuştur.  Tütün, çay ve fındık üretimine ikame etmek üzere getirilen alternatif ürünler projesinin devam etmesi gerektiği ve Tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin yeniden yapılandırılması, girdi ve kredi sübvansiyonlarının kaldırılması ve gıda sanayileri gibi kamu teşebbüslerinin özelleştirilmesi gerektiği raporda belirtilen konulardandır.

2003 yılı raporunda bir önceki yıl alınan kararların uygulanmasının devam etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Organik tarım ilk kez bu raporda gündeme gelmiş, bu konuda Türkiye’de uygulanan mevzuat üzerinde durulmuş, aksaklıklarına rağmen atılan adımın sevindirici olduğundan bahsedilmiştir. Bu raporda adımların sürekli olması vurgulanmıştır. Bu rapora göre ‘AB Üyelik Yolunda Türkiye Kırsal Kalkınma Politikası Raporu’ yayınlanarak kırsaldaki durum daha ayrıntılı ele alınmıştır.

2004 yılı ilerleme raporunda, organik tarımda ilerlemelerin olduğu, kırsal kalkınmada ise AB politikalarına çok yaklaşılamadığı vurgulanmıştır. Bunun yanında bu yıl 2006 ve 2010 yılları arasını kapsayan tarımda sürdürülebilirliği, üreticinin rekabet edebilirliğinin yükseltilmesini, tarımsal pazarlama altyapısının iyileştirilerek gıda işleme sanayisinin geliştirilmesini, kırsal kalkınmada proje geliştirilmesinin sağlanmasını, üretici örgütlenmesine daha fazla önem verilmesinin amaçlandığı AB politikalarıyla uyum esas alınarak bazı ilkeler çerçevesinde ‘Tarım Strateji Belgesi’ hazırlanmıştır.

2005 yılında, 2006 yılı ve 2008 yılları arasını kapsayan Bölgesel gelişme ve bölgesel gelişmişlik farklılıklarını azaltmayı amaçlayan orta vadeli program hazırlanmıştır. Program bu amaçları; kırsal kalkınmada tutarlı politikalar oluşturmak, kırsal alanda işbirliği yerel kapasitenin güçlendirilmesi, etrafına göre gelişme potansiyeli yüksek merkezi yerleşmelere öncelik verilmesi, dağınık yerleşimler için alternatif modeller üretilmesi, mücbir sebep halleriyle göçle boşaltılan yer halklarına sürdürülebilir yaşam olanakları sunulması tedbirleri almak biçiminde sıralamıştır. 2005 yılında çıkarılan 5403 sayılı ‘Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ ile toprağın doğal ve yapay yollarla kaybı ve niteliklerini yitirmesi engellenerek korunması, geliştirilmesi ve planlı arazi kullanımıyla, çevre korunarak, planlı sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması hedeflenmiştir. 2005 yılı ilerleme raporunda ise bu kez ‘Tarım ve Kırsal Kalkınma’ ifadesi kullanılmış, 2006-2010 Tarım Strateji Belgesi’ne övgüler yapılmıştır. Bu yıl kırsal toplumda belirli bir kapasite yaratılmasını hedef alan ‘Köy Bazlı Katılımcı Yatırım Programlarının Desteklenmesi’ yönetmeliği yayınlanmıştır. Aynı yıl Orman köylülerinin ilgilendiren çok önemli uygulamalar getiren ‘Orman Köyleri Kalkınma Hizmetlerine İlişkin Düzenleme’ yapılmıştır.

Diğer Haberler:
15-17 Temmuz'da Marmaray ücretsiz olacak

2006 yılı başı Türkiye’nin kırsal alanlardaki güçlü ve zayıf yönlerinin ortaya koyan ‘Kırsal Kalkınma Strateji Belgesi’ hazırlanmıştır. Sonra, ‘Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik’ yayınlanmıştır. Bunun yanında, 5449 sayılı yasa ile bugün kırsal alanlarda projelere destek sağlamak gibi çok önemli görevleri olan ‘Kalkınma Ajanslarının, Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun’ oluşturulmuştur. Yine aynı yıl 25.04.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 5488 sayılı ‘Tarım Kanunu’ yürürlüğe girmiştir. Tarım kanunuyla kanunda bahsedildiği gibi, tarım sektörünün ve kırsal alanın, kalkınma plan ve stratejileri doğrultusunda geliştirilmesi ve desteklenmesi için gerekli politikaların tespit edilmesi ve düzenlemelerin yapılması amaçlanmıştır. Bu yıldan sonrada ilerleme raporları oluşturulmaya devam etmiş 2007 ve 2013 yılları arasını kapsayan dokuzuncu kalkınma planı bu yılda oluşturulmuştur.

1999 yılı ve 2007 yılları arası kırsal kalkınma ile ilgili başlıca olayları özetlemeye çalıştım. 2007 yılı sonrası tarım ve kırsal kalkınma politikalarına haftaya devam edeceğim. Konu ile ilgili daha fazla bilgi isteyenlerin Doç. Dr. Muzaffer Bakırcı hocanın Türkiye’de Kırsal Kalkınma (Kavramlar-Politikalar-Uygulamalar) isimli kitabını ve T.C. Dış İşleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığının internet sitesinden AB ilerleme raporlarını okumalarını öneririm.

1 Gaytancıoğlu O (2009). Türkiye’de ve Dünyada Tarımsal Destekleme Politikası. İstanbul Ticaret Odası Yayınları. Sektörel Yayınlar. Yayın No: 2009-14. S 88-89.

2 İnan İ H (2001). Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği. 5.Baskı.

3 https://www.ab.gov.tr/ilerleme-raporlari_46224.html

4 Bakırcı M (2007). Türkiye’de Kırsal Kalkınma (Kavramlar-Politikalar-Uygulamalar). Nobel Yayın Dağıtım. 1. Basım. Şubat.


Yazan - 17 Mayıs 2019. Kategori MANŞET, Osman İnan, TARIM, YAZARLAR. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir