TÜRKİYEM-BİR 33. Olağan Genel Kurulu Yapıldı

3 Nisan 2013. 19:19

DSC_2913 copyTürkiye Yem Sanayicileri Birliği’nin 33. Olağan Genel Kurulu 03.04.2013 tarihinde Ankara Hilton SA otelinde 175 kişilik katılımla gerçekleştirildi.

 

Genel Kurul sonunda Murat Ülkü Karakuş tekrar Yönetim Kurulu başkanlığına seçildi.

 

Murat Ülkü Karakuş Başkanlığında, Yönetim Kuruluna, Bekir Taşkaldıran, Servet Kayhan, Önder Matlı, Ali Çalış, Zeki Zorbaz, M.Musa Özgüçlü, Aykut Müftüoğlu, Akif Coşkun, Oğuz Tuna, Nihat Öztürk, Ayhan Kındap, Veli Çelebi, Mevlüt Solmaz ve Gökhan Sime, Denetim Kuruluna ise Sinan Çakır, Ahmet Karakol, Celal Küçükçöğen seçildiler.

 

Genel Kurula, Türkiyem-Bir üyelerinin yanında, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. M. Mehdi Eker, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı İbrahim Yiğit, AK Parti Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, AK parti Bursa Milletvekili Önder Matlı, CHP Çanakkale Ali Sarıbaş, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na Bağlı Kuruluşların üst düzey temsilcileri, sivil toplum örgütlerinin başkan ve temsilcileri ile akademisyenler, yem sektörüne hizmet veren firma temsilcileri katıldı

 

Divan heyetinin seçilmesiyle başlayan Genel Kurulda, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Birlik Başkanı M.Ülkü Karakuş açılış konuşmasını yaparak, aşağıdaki konulara değindi;

 

– Dünya hububat ve yağlı tohum üretiminde düzenli artışlara karşın dünya hububat ve yağlı tohum fiyatlarında ciddi dalgalanmaların olduğunu,

– Türkiye karma yem üretiminde 2012 yılında 2011 yılına göre %10’luk bir artışın gerçekleşerek karma yem üretimimizin 14,5 milyon ton olduğunu, kendi yemini yapanların da dahil edilmesiyle Türkiye karma yem üretiminin 20 milyon tona ulaştığını,

– Karma yem üretimindeki artışlara rağmen hububat ve yağlı tohum üretimimizde ise yeterli bir artışın olmadığını,

– Türkiye karma yem sektörünün ithal hammaddelere olan bağımlılığın yıldan yıla artış gösterdiğini,

– Yem hammaddelerinin iç piyasa fiyatlarında ciddi dalgalanmaların olduğunu, buna rağmen karma yem fiyatlarına bu dalgalanmaların mümkün olduğu ölçüde yansıtılmamaya çalışıldığını,

– Yem sektörüne gelen hammaddelerin kalitesinde ciddi farklılıkların olduğunu,

– Yetiştiricilerin haklı olarak artan karma yem fiyatlarından şikayetçi olduklarını, ancak hammadde fiyatlarındaki artışların devam etmesinin yem fiyatlarını artırmaya devam ettiğini,

– Yem hammaddelerinin nakliyesine, gümrük vergilerine ve analizlerine yüksek meblağlar ödendiğini ve bunların azaltılması gerektiğini,

– Özellikle DİR kapsamındaki ithalatlarda sıkıntıların yaşandığını ve bir yanlış anlaşılmadan dolayı korkunç derecedeki cezaların yem üreticileri ile hammadde tedarikçilerine fatura edilmek istenildiğini, ancak bunun Bakanlığımız ve ilgili diğer Bakanlıklarla yapılan görüşmeler sonucunda önlendiğini,

– Karma yem ve yem hammaddelerine uygulanan %8’lik KDV’nin %1’e indirilmesi gerektiğini, bu sayede yemlerde %7’lik bir ucuzlamanın olacağını,

Diğer Haberler:
Sektörden Haberiniz var mı???

– Yem sektörünün yeni mevzuata uyumunun biraz zaman alacağını bu nedenle Bakanlık denetçilerinin denetlemelerini bu uyum süreci zarfında eğitici ve uyarıcı bir tarzda gerçekleştirmelerinin uygun olacağını,

– GDO’lar konusunda belirsizliklerin devam ettiğini, bunun önlenmesi için AB’nde onaylanan GDO ve ürünlerinin ülkemizde de onaylanması gerektiğini,

– Hayvancılığa birçok kalem altında destek verildiğini ancak karma yeme yüzde bazında destek verilmesiyle tüm bu desteklerin bir çatı altında toplanabileceğini,

– Et ve kasaplık hayvan ithalatının bir an önce durdurulması gerektiğini,

– Koyun varlığının artırılması, yağlı tohumlu bitki üretiminin artırılması, tarıma yönelik enerji desteklerinin geliştirilmesi, alternatif yem hammaddelerinin üretiminin teşvik edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Birlik Başkanının ardından konuşma kürsüsüne çıkan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Dr. M. Mehdi Eker konuşmasında;

– Bakanlık olarak 7,5 milyar liralık tarım desteğinin, tarım ve yemin de aralarında bulunduğu hayvancılığa verildiğini, tarıma ayrılan desteğin 2013 yılında 9 milyar TL olduğunu,

– Türkiye’nin 2012 yılı genel ekonomik büyümesi yüzde 2,2 iken, tarımdaki büyümenin yüzde 3,5 olarak gerçekleştiğini,

– Hayvancılık sektörüne verilen desteğin, tarım desteği içindeki payının yüzde 4,4’ten yaklaşık yüzde 30’a yükseltildiğini,

Diğer Haberler:
Marmara Denizi bir Panel İle tartışılacak

– Ülkemizde yağlı tohumlu bitkilerin üretimine ciddi oranda desteklerin verildiğini, yağlı tohumların mutlaka sulama gerektirdiğini ve sulama yatırımlarının uzun vadede gerçekleştirilebileceğini,

– Yağlı tohumlarda ürünün maliyeti 100 TL iken 50 TL’sinin, bazı ürünlerde 100 TL’nin 33 TL’sinin destek olarak verildiğini, ancak Bakanlığın kaynaklarlının da sınırlı olduğunu,

– Göreve gelmeden önceki dönemlerde çiftçiye verilen 1,8 milyar lira desteğin geçen sene 7,5 milyar TL’ye çıkarıldığını,

– 1 milyon 800 bin insanın hububat ekimi yaptığı Türkiye’de, hububat üretimine destek verdiklerini ve bu konudaki kaliteyi yükseltmeye çalıştıklarını,

– Türkiye’nin, dünyanın birçok ülkesinin tersine 250-300 milimetre yağış alan topraklarında nadasla hububat üretmek zorunda kaldığını, verilen desteklerin verimlilikle, kalite ve standartla ilişkisini kurduklarını,

– Sertifikalı tohum kullanımını destekleme kapsamına aldırdıklarını, bu olmasaydı bugün Türkiye‘nin ekmeklik buğdayını da ithal etmek zorunda kalacağını,

– Türkiye koyun ve keçi varlığımızın artırılması için çalışıldığını, koyun ve keçinin ilk defa kendileri tarafından destekleme kapsamına alındığını ve bu çalışmalar sonucunda koyun keçi varlığımızın 35 milyona çıkarıldığını,

– Kendilerinden önceki dönemde Türkiye’nin büyükbaş hayvancılık gibi kendi coğrafyasına ait olmayan bir ürünü ithal edip hayvancılığını onun üzerine bina etmesinin yanlış bir politika olduğunu, geçen zaman içinde her şeyin küçükbaş hayvancılığın aleyhinde geliştiğini, küçükbaş hayvancılığın verimliliğini arttıran, destekleyen politikaları üreterek dünya ile rekabetçi hale gelmemiz gerektiğini,

– Biyogüvenliği sağlayarak gelecek nesillerimiz için Anadolu’daki genleri muhafaza etmek zorunda olduklarını,

– Biyogüvenlik politikalarında Türkiye’nin, ABD, Brezilya, Kanada veya AB ülkelerindeki gibi davranamayacağını, çünkü bu ülkelerde işletme başına ortalama tarım alanlarının Türkiye’dekinden çok daha büyük olduğunu, Türkiye’de ise 24 milyon ha tarım arazisi, 3,1 milyon işletmenin olduğunu ve her bir işletmenin 7 ayrı parçadan oluştuğunu, bu şekilde biyogüvenliğin sağlanmasının bahsedilen ülkelere göre çok daha zor olduğunu,

– Yapılan yoğun çalışmalar sonucunda daha önce AB ülkelerince Türkiye’nin ürünlerine olan güvensizliğin giderilerek bugün 6 firmanın AB’ye süt ihraç eder hale geldiğini, bunun Türkiye’nin başarısı olduğunu,

– Et ve Balık Kurumu’nun Türkiye Süt ve Et Kurumu’na dönüşerek, et ve sütle ilgili piyasaları regüle eder hale geleceğini,

 Birlik Başkanı M. Ülkü Karakuş’un kapanış konuşmasının ardından Genel Kurul toplantısı Divan Heyetince sona erdirildi.

Diğer Haberler:
Giresun'da Genç Çiftçilere Damızlık Mandaları Teslim Edildi

 

Açılış konuşmaları ve başarı telgraflarının okunmasının ardından gündem konularının görüşülmesi amacıyla misafirler Genel Kurul salonundan ayrıldılar ve gündem maddeleri Genel Kurula katılan üyelerle müzakere edildi.

 

Genel Kurul sonrası yapılan Yönetim Kurulu toplantısında, Birlik Başkanlığına M.Ülkü Karakuş, Başkan Yardımcılığına Bekir Taşkaldıran, Muhasip Üyeliğe Servet Kayhan, İcra Kuruluna ise Önder Matlı, Ali Çalış ve Zeki Zorbaz seçildiler.

 

33. Olağan Genel Kurul akşamı düzenlenen prolonge kokteyline üyeler ve konuklar katıldılar.

 

 

 

 

 

 

 


0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x