Tv Seyreden İnekler Fazla Süt Verdiriyor…..


Rusya’nın başkenti Moskova’nın dışında yer alan bir süt üretim çiftliğinde bilim adamları ilginç sonuçlar aldı.

Daha önce müzik dinleterek ürün artırımını deneyen bilim adamları, şimdilerde ineklere televizyon seyrettiriyor. Dağ ve mera manzaralarının yer aldığı belgeselleri izleyen inekler her gün üç litre daha fazla süt veriyor.

Uygulamanın yöneticisi Konstantin Labzin yaptığı değerlendirmede, “İneklerin müzik dinlemesi ile ilgili deneyler daha önce yapılmıştı. Ancak ilk kez burada video görüntü izleterek ürün kapasitesini artırmayı hedefledik…” dedi.

Modern ahır ortamında bakımları yapılan ahıra 10 inek için plazmalar yerleştirildi ve dağ-mera manzaraları izlemeleri sağlandı. 10 inek ise plazmasız bir ortamda teste tabi tutuldu. Bilim adamları çalışmaların sonunda çok ilginç bir sonuç elde etti: Televizyon seyreden inekler seyretmeyenlere göre ortalama 3 litre daha fazla süt veriyor.

Veterinerlere göre yapılan çalışma ineklerin rahatlamasını sağlıyor. Relaks halinde beslenen inekler sağım için çok uygun bir ortam oluşturuyor. Veteriner Roman Dubrovin de yaptığı değerlendirmede, “Bu durumun inekler üzerinde pozitif bir etkisi olduğu ortada.” dedi.

Uygulamanın inekler üzerinde herhangi bir olumsuz etkisinin de olmadığını kaydeden Dubrovin, “Daha fazla süt vermeleri, daha iyi bir ruh halinde olduklarını gösteriyor… Uygulamanın herhangi bir yan etkisinin olacağını da düşünmüyorum.” ifadelerini kullandı.

Üç litre ek süt elde etmek mevcut uygulama için henüz kazançlı bir durum oluşturmuyor. Ancak süt üreticileri uygulamanın ileride daha büyük kazanç sağlayacağı konusunda iyimser. Çiftliğin yöneticisi Mihail Korşunov’a göre, “Uygulamayı son bir aydır sürdürüyoruz. Henüz yatırımlarımızın karşılığını ödeyemedik. Ancak bir yıl ya da daha fazla bir süre uygulama devam ederse, tüm yatırımlarımızın karşılığını alabiliriz.” şeklinde konuştu.(cihan)

TÜRKİYE SÜT ÜRETİCİLERİ
MERKEZ BİRLİĞİ BASIN AÇIKLAMASI
 
Süt tozu ve tereyağı için % 0 gümrüklü ithalat kontenjanı açılması ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı (Karar Sayısı: 2010/888) 6 Ekim 2010 tarih ve 27721 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ekte sunulan Karara göre;

1 Ocak 2010 – 31 Aralık 2010 tarihleri arasında 2.500 ton süt ve krema(konsantre edilmiş veya ilave şeker ya da diğer tatlandırıcı maddeleri içeren) (Süt tozu) ve 2.000 tonda tereyağı sıfır gümrük vergisi ile ithal edilebilecektir.

2009 yılına oranla 2010 yılının ilk 6 ayında kayıtlı çiğ süt üretiminde % 19 oranında ortalama artış olmasına rağmen %0 gümrüklü süttozu ve tereyağının sütün en az olduğu dönemlerde geriye dönük karar alarak ithal edilecek olması süt fiyatlarını doğrudan olumsuz yönde etkileyecek ve süt sektörüne yapılacak en büyük darbe olacaktır.

Alınan bu karar biz üreticilerin kafalarında çok ciddi sorulara ve şüphelere yol açmıştır:
Bu karardan neden biz üretici kuruluşlarının haberi yoktur? Üreticiler böyle bir kararı neden Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra öğrenmektedirler? Biz üreticileri geçtik bu kararı sektörün tüm paydaşlarını içinde barındıran, süt sektöründe piyasa ve fiyat istikrarının sağlanması ve sektörün yapısal sorunlarının çözülmesi çalışmalarını yapmak amacıyla kurulmuş Ulusal süt Konseyi;

Konsey Yönetiminde yer alan Merkez Birliğimizi temsil eden Genel Başkan Yardımcımız Sayın Osman Vasfi YASUN’A konuyla ilgili yazılı veya sözlü her hangi bir çalışmadan bahsetmemişlerdir. Ulusal Süt Konseyinin konuyla ilgili sektör temsilcilerini bilgilendirmeyerek ulaşmaya çalıştığı amaç nedir?

Türkiye de süt sektöründe üretim sıkıntısı mı yaşanmaktadır da böyle bir karar alınma ihtiyacı duyulmuştur? Süt teminin de sıkıntı varsa bir tedarikçi olarak biz üreticilerin niye bundan haberi yoktur? Alınan bu kararla Türkiye’deki binlerce üreticinin göz göre göre mağdur olacağı aşikârken merak ettiğimiz bu karardan kimler menfaat sağlayacaktır? Yoksa tüketici fiyatlarını düşürmek amaçlı mıdır? Öyleyse neden etteki fiyat artışları gibi bu yönde bir şikayet kamuoyuna yansımamıştır?

İthalat izni verilen miktarlarda düşündürücüdür. Neden 2500 ton süttozu ve 2000 ton tereyağı ithal edilecektir? Bu neye göre belirlenmiş bir miktardır? Kimin neden bu kadar süttozu ve tereyağına ihtiyacı vardır? Yapılan bu kadar ithalat neyi çözmeye yetecektir? Bunun etteki gibi arkası da gelecek midir?

Alınan Bakanlar Kurulu kararının ilgili ekinde ithalat tarihleri 1 Ocak2010-31 Aralık 2010 olarak belirlenmiştir. Yapılacak İthalatlar neden geçmişe dönük tarihler arasını kapsamaktadır?

2010/ 11 Çiğ Sütün Değerlendirilmesine Yönelik Destekleme Uygulama Esasları Tebliğ (TEBLIG NO: 2010/11) hükümleri gereğince Süttozunu teşvik amaçlı yıl içinde 18 milyon TL süttozu teşviği verilmiştir. Eğer ülkenin süttozuna ihtiyacı varsa, verilen bu süttozu teşviği nereye gitmiştir.

Alınan ucu açık bu karar gerek süt hayvancılığımızı, gerekse bugüne kadar yapılan yatırımları ciddi oranda baltalayacak bir karardır. Türk çiftçisi zaten zor bir dönem geçirmektedir. Binbir zahmetle ürettiği sütü hakkı ile pazarlayamaz durumdadır.Ette yaşanan sıkıntının, yakın zamanda sütte de yaşanılacak olması bizi endişelendirmektedir.

Mutlaka ve mutlaka ülke içi üretimi artıracak, yeni yatırımları teşvik edecek kararlara ihtiyacımız vardır. Üretimi baltalayacak, üreticileri üretimden vazgeçirecek ve ülkeyi sütte dışa bağımlı hale sokacak bu tür kararlar ne üreticilere, ne tüketicilere ne de ülke hayvancılığına bir fayda sağlayabilir. Bu işten sadece cebini düşünen birkaç sanayici karlı çıkar ki, karar alıcıların bu birkaç sanayici ile diğer kesimler arasında tercih yapması ve bu yanlıştan bir an önce dönme yolunu seçmesi gerekmektedir.

Editörün Notu: Yıllardır ve halen Türkiye’nin en büyük peynir üreticisi bir firma, Fransız peynirinin reklamını yaparak ithalat yapıyor.Büyük sanayicilerin de kolayına gelen süt tozu gibi toz yumurtada tavukçuluk sektörünün başına bela oldu. Bakanlığın buna izin vermesine kimse bir anlam veremiyor.

 SOĞUK SÜT ÜRETİCİLİĞİNE GEÇİLSİN
 
ETB Başkanı Hınıslıoğlu: Sıcak süt üreticiliğinden soğuk süt üreticiliğine geçilmeli

Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İ.Hakkı Hınıslıoğlu,  Türkiye’de artık soğuk süt tesisleri kurulması gerektiğini söyledi.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü ile Alman Kooperatifleri Konfederasyonu Türkiye Temsilciliği tarafından organize edilen ‘Ürün İşleme ve Pazarlama Sektöründe Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri’ adlı panel sona erdi.
 
TARIMDA AİLE İŞLETMECİLİĞİNİN GETİRİSİ YOK 
 
Türkiye’de tarımsal amaçlı kooperatif örgütlerinin desteklenmesini amaçlayan panelde konuşan Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İ.Hakkı Hınıslıoğlu, tarım ve hayvancılık alanında modern ekipmanlarla çalışmanın verimi artıracağını belirtti. Günümüzde modern tarım ve hayvancılık sisteminin getirdiği yeniliklere göre çalışmanın en doğru seçim olduğuna işaret eden Hınıslıoğlu, “İlimizin ve bölgemizin diğer bölgelerle ve ülkelerle tarım ve hayvancılık alanında mücadele etmesinin rekabet edebilir ve sürdürülebilir bir süreçten geçtiği de bilinen bir gerçektir. Türkiye tarım ve hayvancılık alanında bir an önce büyüme yakalamalıdır” dedi.
 
Başkan Hınıslıoğlu, bölge insanının tarım ve hayvancılık başta olmak üzere geçimini idame ettirmeye çalıştığını belirterek, “Aile işletmeciliği bazında yapılan tarım ve hayvancılığın yeteri kadar getirisi olmadığını ve sosyal boyutlu olarak bu işlerle uğraşmalarıyla bir yere varamayacağımızı gördük. Önümüzdeki dönemde yeni çıkarılan Teşvik Yasası sayesinde ilimizde soğuk süt üretimini ve etçil ırk büyük ve küçükbaş hayvancılığını geliştirmemiz lazım.” şeklinde konuştu.
DÜNYA SOĞUK SÜT ÜRETİMİNİ KULLANIYOR 
 
Başkan Hınıslıoğlu, Türkiye’de de artık soğuk süt tesisleri kurulması gerektiğinin altını çizerek, “Şimdiye kadar ülkemizde hep sıcak süt yöntemi ile çalışıldı. Ancak yapılan bu çalışmalar çok verimli ve rantabl değil. Bunun için soğuk süt üretim tesisleri ve üretim yerleri kurulması artık kaçınılmazdır. Çünkü dünya soğuk süt üretimini kullanıyor, bu teknolojileri kullanıp takip ediyor. Yani bizler de bu teknolojiyi bu imkânları kullanmadığımız sürece ne sürdürülebilirliğimizle ne de rekabet edebilirliğimizden söz etmemiz mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
 
Et ırkı hayvandan süt elde etmekten uzak durulması gerektiğini belirten Hınıslıoğlu, “Dünya artık etçil ırklar üretti. Bu ırkları buralara getirip yetiştirmek lazım. Ayrıca Erzurum Ticaret Borsası ile Atatürk Üniversitesi’nin ortaklaşa hazırladığı DANABANK projesi de KUDAKA’dan geçti. Projesi sayesinde Erzurum çiftçisinin hayvancılığa bakış açısı değişecek, hayvanlarını gerçek değeri üzerinden istediği şekilde değerlendirecektir.” dedi.
 
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Konferans Salonu’ndaki panele kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra Erzurum ve ilçelerinde faaliyet gösteren tarımsal amaçlı kooperatif ve tarım ve hayvancılık sektöründe hizmet gösteren firma yetkilileri katıldı.

Yazan - 9 Ekim 2010. Kategori HAYVANCILIK, SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x