Üretimde Dünya Lideri Olduğumuz Ürünleri İthal Etmek Neyin Nesi?


Üretimde Dünya Lideri Olduğumuz Ürünleri İthal Etmek Neyin Nesi?

 

Erkan KONURALP

 

Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin 2012 Tarım Sektörü Değerlendirmesi elimize geçtiğinde adeta çıldırdık.Yıllardır bu sektörün içinde biri olarak bu konuları bilmemenin ezikliğini yaşattı bize bu Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin bilgileri.

 

Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin verdiği bilgilere göre;üretimde dünya lideri olduğumuz ürünleri ithal ediyoruz.Nitekim, bizim ülkemizde de üretim açığı bir yana önemli ölçüde ihraç ettiğimiz bir çok ürün halen dışarıdan ithal edilmektedir.

 

FINDIK,LAHANA,MARUL,SARIMSAK,LİMON,KARPUZ VE KURU ÜZÜM İTHALİ

 

Dünyada üretim lideri olduğumuz fındık,kuru üzüm,elma ve karpuz ithali ile ilgili konuşan uzmanlar “sokağa atacak dövizimizin olduğunu bilmiyoruk”dediler.    2012 yılı ithalat kalemlerine baktığımızda;

 

Çin’den fasulye, İtalya’dan ıspanak, ABD’den fındık, Güney Afrika’dan satsuma mandalini, Şili’den sofralık üzüm, İran’dan karpuz, İtalya ve Şili’den elma, Kosta Rika’dan kavun, İtalya’dan kuru üzüm, Türkmenistan’dan portakal, Arjantin’den limon, Bulgaristan’dan nar, Çin’den kayısı ve kuru sarmısak, İran’dan kuru kayısı, yine İran’dan lahana ve İspanya’dan marul ithal ettiğimizi görüyoruz.

 

Bu ürünlerin hangisi ülkemizde yetişmiyor? Hangisinde üretim açığımız var? Üretim açığını bir kenara bırakın fındık gibi dünyada bir numara olduğumuz bir üründe bile ithalat yapıyoruz.

 

Kaldı ki, üretim açığımız olduğu için ithalat yaptığımız bir çok üründe de küçük bir destekle bu açığı kapatmak mümkündür. Ülkemizdeki iklim ve ürün çeşitliliği bu olanağı bize sağlamaktadır. Bunun gerekli olan tek şey üreticiye destek olmaktır.

 

Türkiye tarımının en büyük sorunu girdileri ucuzlatarak ya da sübvanse ederek ürün maliyetlerini düşürmek, destekleri artırarak tarıma destek olmak ve üreticiyi dış rekabetten korumaktır. Bunlar yapıldığı takdirde Türkiye bugün tarımda sağladığı başarılara çok daha fazlasını ekleyecek güçtedir.

 

BU KEZ YUMURTA İLE GÜNDEME GETİRİLDİ

 

En ucuz ve bol protein kaynağı yumurta ile ilgili haberlerde can sıkmaya başladı.Avrupa’da bile bir çok ülkede uygulanmadığı halde soğuk zinciri bahane ederek yumurtanın buzdolabına girmesi konusu gündeme gelirken üreticiyi bir korku sardı.

 

Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin  2012 Tarım Sektörü Değerlendirmesi konuşulurken bu kez yumurta sektörü  bir haberle allak bullak oldu.Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Avrupa Uyum yasaları kapsamında yumurtanın da soğuk zincire bağlanacağını ve buzdolabı olmayan işyerlerinde bu ürünün satışının yapılamayacağı belirtiliyor.

 

AB’ye uyum kapsamında yumurtayı soğuk hava depolarında saklaması istenen bakkallar ’O zaman satmam’ demeye başlarken, üretici temsilcileri “Yumurta pazarda satılmazsa küçük pazarlamacılar ortadan kalkacak. Üreticinin bunu yapması mümkün değil, tüketici de fiyat yükselmesiyle olumsuz etkilenecek” dedi.   Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Derya Pala,  “Pazarları çok sıkıştırmaya başladılar. Depolar ve dükkanların soğuk depoya sahip olması isteniyor. Yumurta, pazar satış yerlerinde, dükkanlarda dolaba girecek dediniz mi imkansız. Bakkallar da ’O zaman satmam, çeşit olsun diye koyuyorum’ diyor” bilgilerini verdi.

 

 TÜKETİCİ DE OLUMSUZ ETKİLENECEK  

 

Bu uygulamaların AB’ye uyum kriterleriyle gelen değişiklikler olduğunu da anımsatan Pala, şunları söyledi: “Fakat Avrupa’ya baktığımızda değil yumurta, etleri çengele asıp satıyorlar. Avrupa’da pazar yapısını ayırıyor. Yumurta pazarda satılmazsa küçük pazarlamacılar ortadan kalkacak. Üreticinin bunu yapması mümkün değil. Tüketici de fiyat yükselmesiyle olumsuz etkilenecek. Yumurta Kodeksi aslında 2008’de çıktı. Ama denetimleri şimdi sıkılaştırdılar. Ruhsatların yenilenmesi 2011 yılında çıktı, 2012 sonuna kadar süre verildi. Bal bile açıkta satılıyor. Oysa yumurtanın ambalajı kendinde. Küçük üretici için koşullar zorlaşacak.”   Mevzuatın ’pazar, market, bakkal’ diye bir ayrım yapmadığını da kaydeden Pala, “Pazarı kesinlikle ayırması gerekiyor. Çiftlikten, kapıdan satışlar diye bir şey konulmuş. Oysa Avrupa’da üzerine işletme numarası vesaire yazmak bile zorunlu değil” dedi.

 

KÜÇÜK ÜRETİCİLER YUMURTA SATABİLİYOR AMA…

 

Hayvansal gıda üreten işletmelerde modernizasyon yapılmasının zorunlu hale getirildiği bildirildi.   13 Aralık 2010 tarihli ve 27 bin 610 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na dayanılarak 17 Aralık 2011 tarihinde Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik ve Gıda Hijyeni Yönetmeliği ile 27 Aralık 2011 tarihinde Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları yönetmeliği yayımlandı. Bu kapsamda hayvansal gıda üreten işletmelerin (et, süt, yumurta, su ürünleri v.b), işletmelerini onay alacak hale getirmeleri için tanınan süre 31 Aralık 2012 tarihinde sona eriyor. Ancak işletmelerin tesisleri ile ilgili makul ve uygulanabilir bir modernizasyon planı sunmaları halinde bu süre, 31 Aralık 2013 tarihine kadar uzatılabilecek.

 

Yönetmelik 5-12 derece sıcaklıkta  72 saat yumurta satılabileceğini fakat miktarı konusunda bir bilgi vermediği için kafa karıştırıyor.

 

AVRUPA’DA BİLE SATILIYOR

 

AB Uyum Yasaları Çerçevesinde çıkarılan yönetmelikler çıkarılırken avrupa ülkelerinin çoğunluğunda seamt pazarları ile bakkallarda yumurta satışı yapılabiliyor.Uymaya çalıştığımız ülkelerin çoğunluğunda serbest olduğuna göre bizim bu işin üzerine gitmemizin anlamını anlıyabilmiş değiliz.


Yazan - 29 Kasım 2012. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yoruma ve geri izlemeye kapalı
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x