Veterinerler: “Devlet yetkililerini yanlıştan dönmeye davet ediyoruz”


9369_10200496238679957_801208901_n

 

 

KKTC bir AB üye devleti olmadığı halde, bulunduğu coğrafya itibariyle aslında AB’nin çok önemli bir parçasını teşkil etmektedir.

 
Bu kapsamda ülkemizde son dönemlerde düzenlenen mevzuat, AB normları ve minimal gereksinimleri dikkate alınarak AB uzmanlarıyla birlikte hazırlanmaktadır. AB ile bu kadar sıkı bir ilişki söz konusuyken, veteriner hizmetlerinin ve veteriner hekimliğin göz ardı edilmesi söz konusu değildir. Bilinmelidir ki; bugün AB müktesebatının yaklaşık %30’unu veteriner hizmetleri ve veteriner halk sağlığı oluşturmaktadır. AB’de hayvanların, hayvansal ürünlerin ve gıdaların, bırakın ülkeler arasında dolaşımını, ülke içinde dolaşımı dahi resmi veteriner hekim raporu olmaksızın mümkün değildir. Sadece bu iki cümle bile aslında veteriner hizmetlerinin ne denli önemli olduğunun kanıtıdır.

 

 

Son bir kaç yılda ülkemizde de bu konuda birtakım çalışmalar yapılmaktadır. Genel Gıda ve Yem Yasası,
Veteriner Hizmetleri Yasası, Hayvan Kayıt Yasası ve Hayvan Refahı Yasası, Hayvan Sağlığı Yasası gibi yasalar hazırlanmış, bunların bir kısmı yasallaşırken bir kısmı yasallaşma aşamasına gelmiştir. Bu ve benzeri yasaların hazırlanmasında veteriner hekimler etkin bir şekilde her aşamada yer almış, bu çalışmalar, AB uzmanlarıyla minimal gereksinimler dikkate alınarak, ülke ve AB kurallarını karşılamaya yönelik yapılmıştır.

 
Ülkemizdeki mevcut yapı ve mevzuat, artık insan sağlığını korumaktan uzak olup, bu yasaların tamamının bir an önce uygulamaya konulması büyük önem arz etmektedir. Fakat bu yasalar hazırken, nereden geldiği belli olmayan, içerisinde veteriner hizmetleri ve hayvansal gıdayla ilgi acemice hazırlanmış birtakım unsurlar içeren bir yasa taslağı, Veteriner Dairesi’ne “Gıda Güvenliği Kurulu” tarafından gönderilmiştir. Veteriner hekimler, böyle bir çalışması olduğundan bu sayede haberdar olmuş ve de uzun yıllardır AB uzmanlarıyla çalışılarak hazırlanmış bir yasa taslağının rafa kaldırılmaya çalışıldığını görmüştür.

 

 

 

Ülkede mümkün olan en hızlı şekilde AB normlarına uygun bir gıda yasasına ihtiyaç varken, tekrardan meclis tarafından 2008 yılında reddedilmiş, AB uzmanlarının onayını alamayan bir yasa örneğinin gündeme gelmesi, hiçbir mantığa ve bilimselliğe sığmayan popülist yaklaşımlar, kişisel çıkarların bir ürünüdür.12 Temmuz 2013 tarihinde çıkarılan tüzükle hayvansal gıda ürünlerinin tek denetçisi olan veteriner hekimler dikkate alınmamış, beş yıllık bir emeğin unsuru olan ve o dönemin Sağlık ve Tarım Bakanlıkları müsteşarlarının ortak kararı ile AB uzmanlarının görüşü alınarak hazırlanan ve AB normlarına uygunluğu tartışmaya açık olmayan bir yasa devre dışı bırakılmıştır. Bunun yansıması olarak, söz konusu Gıda Yasası’na eş zamanlı olarak mecliste onaylanması beklenen ve çiftlikten sofraya gıda güvenliğini teminat altına almayı hedefleyen diğer yasalar da anlamsızlaşacak ve binlerce sayfalık hazır mevzuat çöpe atılacaktır. Tüm bunlara ilaveten yasanın AB normlarına mı yoksa başka normlara mı uygun olup olmayacağı kurul üyeleri de dahil kimse tarafından bilinmemektedir.

 
Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde sizler gibi biz veteriner hekimler de sorgular ve yetkili makamlardan aşağıdaki sorulara cevap arıyoruz;

 

İçerisinde gıda ismini taşıyan bakanlık hangisidir?

 

Et ve süt gibi hayvansal gıdaların insan sağlığına uygun üretiminden hangi meslek grubu sorumludur?

 

AB üye ülkelerinde hayvansal gıda ürünlerinin “çiftlikten sofraya gıda güvenliği”nin tek sorumlusu olan veteriner hekimler, Gıda Güvenlik Kurulu’nun neresindedir?

 

Gıda Güvenlik Kurulu’nun kurulmasındaki amaç, gıda mevzuatı hazırlamak mıdır, yoksa mevcut mevzuat çalışmalarını sekteye uğratmak mıdır?

 

Kurulda, üzerinde çalışılmak üzere dağıtılan taslak 2008 yılında meclisten geri dönen, AB’ye uygun değildir
şeklinde AB uzman görüşü bulunan taslak değil midir?

 

Kurul üyeleri, bu mevzuatın hazırlanma sürecinden ve Gıda Yasası’nın, birçok parçadan oluşan Gıda Güvenliği Mevzuatı’nın sadece bir parçası olduğundan haberdar mıdır?

 

Yaklaşık üç buçuk yıl önce AB uzmanlarıyla hazırlanmaya başlanan ve şu an bitmiş olan yasa taslağı meclise taşınmaktansa neden böyle bir kurula ihtiyaç duyulmuştur?

 

Gıda Güvenlik Kurulu’nda hazırlanacak yeni yasada AB normlarına uygunluk aranacak mıdır, aranacaksa yasa çalışmasının hangi aşamasında aranacaktır?

 

Kurulun ilk toplantısında taslak olarak 1938 Fasıl 261 Besin, İlaç ve Satış Yasası’nın temel alınıp bu yasa üzerinde çalışma yapılması gerekliliği önerisi yapıldığı doğru mu?

 

Bu ve benzeri öneriler bizi acil olan bir Gıda Yasası için ne kadar ileriye taşır?

 

AB uzmanlarının onay verdikleri mevcut yasa taslağı varken, Amerika’yı yeniden keşfetmeye çalışır gibi, bunların tamamını yok sayıp, 2008 yılında meclisten geri gönderilen, AB uzmanları tarafından uyumsuzluk görüşü verilen bir yasa taslağına geri dönmek, zaman, sağlık ve milli gelirimizin en basit tanımıyla işgüzarca harcanmasıdır.Halk sağlığının önemini çok iyi bilen biz veteriner hekimler, yürütülmeye çalışılan bu çalışmanın hiçbir şekilde halk sağlığına hizmet etmediğini bu açıklamayı gerekli görmekte ve devlet yetkililerini bu yanlıştan dönmeye davet etmekteyiz.

 

Dr.Med.Vet.Tayfun ÇANAKÇI
KTVHB YK Başkanı

 

 

Kaynak:Kıbrıs Postası


Yazan - 6 Kasım 2013. Kategori HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x