YARGI GDO İZİNLERİNİ HUKUKA VE MEVZUATA AYKIRI BULDU!..


Yargı GDO`lara “HAYIR” dedi!

Bilimsel Komitenin gıda ve yem amaçlı kullanılması için uygun bulduğu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nın da “EVET” dediği GDO`lara yargı “DUR” dedi!

26 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe giren Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik çerçevesinde oluşturulan “Bilimsel Komite” mısır, soya, pamuk, kanola, şeker pancarı, patates ürünleri ile bakteri ve maya biyokütlesinden oluşan GDO`lu toplam 32 çeşide izin vermiş, GDO`ya Hayır Platformu bileşenlerinden TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Ekoloji Kolektifi Derneği ve Tüketici Hakları Derneği de, bu izinlere karşı Ankara 3, 4 ve 6. İdare Mahkemelerinde dava açmıştı.

GDO`lu mısır, pamuk, kanola, şeker pancarı ve patates çeşitleri ile bakteri ve maya biyokütlelerini kapsayan 29 ürün için verilen onayları, Ankara 3. ve 4. İdare Mahkemeleri hukuka ve mevzuata aykırı buldu!

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı savunmasında GDO`larla ilgili tesis edilen işlemlerin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı, GDO`lu ürünlerin AB`de kullanılan ürünler olduğu, bilimsel değerlendirme sonucu bu ürünlere izin verildiğinin altını çizdi. Bakanlığın savunmasındaki en önemli söylemlerinden biri de AB`de kullanımda olan GDO`lu ürünlerle ilgili olarak şimdiye kadar herhangi bir zararın ortaya çıktığına dair bir bilgi bulunmadığı iddiası olmuştur.

GDO`ya Hayır Platformu, GDO`lu gıda ve yemlerin yol açtığı sağlık sorunlarını bilimsel verilere dayanarak kamuoyuna defalarca açıklamıştır ve açıklamaya devam edecektir. Bakanlığın savunmasında kullandığı dil, bugüne kadar açıkladığımız bilimsel verileri, dolayısıyla insan ve hayvan sağlığını dikkate almadığını göstermektedir.

Ancak Yargı, konuyu çok daha yakından ve titizlikle irdelemiş ve GDO`lu ürünlere verilen izinleri iptal etmiştir.

Yargı kararında, yeterli risk ve sosyoekonomik değerlendirme yapılmadığı, Komite değerlendirmesinde son derece dar kapsamlı ifadelere yer verildiğinin altını çizmiştir. Ayrıca, gen çeşitlerinin risk oluşturmadığı, insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe herhangi bir zararının bulunmadığı yönünde Bilimsel Komite tarafından alınan kararlarda hukuka ve mevzuata uyarlık tespit edememiştir.

Yargının GDO`lara karşı veriye dayalı olarak gösterdiği hassasiyet son derece önemlidir.

GDO`ya Hayır Platformu bilimsel veriler ışığında insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması noktasında çalışmalarını ve mücadelesini devam ettirmektedir.

GDO`YA HAYIR PLATFORMU

İKİ MAHKEMENİN KARAR METİNLERİ:

T.C. ANKARA

4.İDAREMAHKEMESİ

ESAS NO :2010/1896

KARAR NO :2011/1536

DAVACI :1- Emre Baturay Altınok (Kendi adına asaleten)

2- Tüketici Hakları Derneğ

3- Ekolofi Kolektifi Derneği

4- TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

VEKİLİ                                   : Av.Emre Baturay Altınok

Üsküp Caddesi (Çevre Sokak) No:22/7 Çankaya – Ankara

DAVALI :Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı – Ankara

VEKİLİ  :Hukuk Müşaviri Aylin Polat – Aynı yerde

DAVANIN ÖZETİ :Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca oluşturulan Bilimsel Komite tarafından 13-14 Mayıs 2010 tarihlerinde yapılan toplantılarda genetik olarak değiştirilmiş 17 adet mısır çeşidine ilişkin olarak alınan kararların onaylanmasına ilişkin 26.10.2009 tarih ve 27388 sayılıdavalı idare işleminin hukuka aykırı olduğu, Biyogüvenlik Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği’nin 26.09.2010 tarihinde yürürlüğe girdiği, işlem tarihinde kararı alan Komitenin çalışma usul ve esaslarının belirli olmadığı, alınan kararlarla çevre ve halk sağlığının risk altında tutulduğu ve tarımsal geleceğin yok edildiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ :Tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, Komite kararına konu ürünlerin Avrupa Birliği’nde de kullanılan ürünler olduğu, bu ürünlerin bilimsel açıdan değerlendirmeye tabi tutularak izin verildiği, risk değerlendirmesine konu edilen genleri taşıyan ürünlerin Avrupa Birliği’nde de kullanımda olduğu ve şimdiye kadar herhangi bir zararın ortaya çıktığına dair bir bilginin bulunmadığı,   hiçbir ürün hakkında değerlendirme yapılmaksızın izin verilmesinin söz konusu olmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Ankara 4. İdare Mahkemesi’nce duruşma için önceden taraflara bildirilen 15.11.2011 günü kendi adına asaleten diğer davacılar adına vekaleten Av. Emre Baturay Altınok’un, davalı idareyi temsilen ise Hukuk Müşaviri Aylin Polat’ın geldiği görülerek usulüne uygun duruşma açılıp taraflara söz hakkı verilip açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca oluşturulan Bilimsel Komite tarafından 13-14 Mayıs 2010 tarihlerinde yapılan toplantılarda genetik olarak değiştirilmiş 17 adet mısır çeşidine ilişkin olarak alınan kararların onaylanmasına ilişkin 26.10.2009 tarih ve 27388 sayılıdavalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

26/03/2010 tarih ve 27533 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Biyogüvenlik Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasında: “Bu Kanuna göre yapılan her bir başvuru için bilimsel esaslara göre risk değerlendirmesi ve sosyo-ekonomik değerlendirme ayrı ayrı yapılır. Başvuruda verilen bilgilerin yeterli görülmemesi durumunda başvuru sahibinden yeniden deney, test, analiz ve araştırma yapılması talep edilebilir. Risk değerlendirmesi ve sosyo-ekonomik değerlendirme işlemleri ile ilgili masraflar başvuru sahibi tarafından karşılanır.” hükmüne, 6. maddesinin birinci fıkrasında: “GDO ve ürünlerinden kaynaklanabilecek herhangi bir riski olmayan ve insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe herhangi bir zararının bulunmadığı yönünde mevcut bilgiye ve daha önce yapılmış olan risk değerlendirmesine dayanan başvurular için, sosyo-ekonomik değerlendirme sonuçları da dikkate alınarak basitleştirilmiş işlem uygulanabilir.” hükmüne, 9. maddesinin birinci fıkrasında: “GDO ve ürünleri ile ilgili yapılan başvuruların değerlendirilmesi ve bu maddede belirtilen diğer görevlerin yürütülmesi için Biyogüvenlik Kurulu oluşturulur” hükmüne yer verilmiştir.

İşlem tarihinde yürürlükte bulunan ve 26.10.2009 tarih ve 27388 sayılı Resmi Gazele’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda Ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol Ve Denetimine Dair Yönetmeliğin “İzin Koşulları” başlıklı 6. maddesinde; “Her bir GDO için, bilimsel esaslara göre değiştirilmiş gen ya da genler esas alınarak bir defaya mahsus olmak üzere Komiteler tarafından risk değerlendirmesi yapılır.

Her bir risk değerlendirmesinin sonucuna göre GDO lu gıda veya yemin çevre, insan veya hayvan sağlığı ile diğer inceleme konularında herhangi bir olumsuzluğun tespit edilmediğine dair bir karar belgesi hazırlanır. Karar belgesi en az aşağıdaki hususları İçerir:

a) İznin geçerlilik süresi,

b) GDO ve ürünlerinin ithalatı için uygulanacak kural ve işlemler,

c) Kullanım amacı ve kısıtlamalar.

ç) Risk yönetimi, piyasa denetimi ve gerektiğinde aşamalı üretim planlaması.

d) İzleme ve izlenebilirlik koşulları,

e) Belgeleme ve etiketleme koşulları,

f) Ambalajlama, taşıma, muhafaza ve nakil kuralları,

g) İşleme ile atık ve artık arıtım ve imha koşulları,

ğ) Güvenlik ve acil durum tedbirleri,

h) Kullanım ile ilgili yıllık raporlama koşulları,

ı) Devir ve/veya kullandırmaya ilişkin koşulları,

i) Tedarik ve amaca göre kullanım ve işleme koşulları

Komite, ticarete konu olan ve risk değerlendirmesi yapılması sonucu Avrupa Birliğinde tüketime uygun olduğuna dair onaylanmış genler hakkında değerlendirme yapar. Değerlendirme sonucu bu onaylı genler arasından uygun görülenlerin listesi Bakanlığa bildirilir.

Bakanlık onaydan önce, GDO ile ilgili Komite kararını kamuoyunun görüşlerine açabilir.

Komitenin kararı, Bakanlık onayından sonra yürürlüğe girer.

Bakanlık, izin verilen GDO ve diğer GDO larla ilgili bilgileri Bakanlık internet sitesinde yayımlar.

İzin verilen GDO ve ürünlerinin kayıt altına alınması ve ürünün her aşamada takibinin sağlanması amacıyla, GDO ve ürünlerini ithal edenler, işleyenler ve piyasaya sunanlar Bakanlığa beyanda bulunmak, GDO ve ürünlerini GDO içerdiğine dair belgeler eşliğinde nakletmek, taşımak ve etiketleme kurallarını uygulamakla yükümlüdür.

İzin, karar belgesinde belirtilen koşulların ihlali veya olası zarar ve risklerle ilgili yeni bilimsel bilgilerin edinilmesi, kullanım sonucunda olumsuz sonuçların ortaya çıkması durumunda, Bakanlıkça iptal edilir. İzni iptal edilen GDO ve ürünleri toplatılır ve imha edilir.

Karar belgesinde belirtilen hususlara uyulmaması hâlinde izin iptal edilir. İznin iptal gerekçesine göre idari yaptırımlar uygulanır.

GDO lu ürünler, izin verilen amaçlar dışında kullanılamaz.

Gen sahibi, GDO ve ürünleriyle ilgili olarak yeni bir risk ya da risk şüphesini öğrendiği takdirde durumu derhal Bakanlığa rapor etmek ve tedbir almakla yükümlüdür.

Gen sahibi, aldığı izne konu olan “GDO ve ürünlerinin satışı ve dağıtımı sırasında taşıma, depolama, işleme ve ambalajlama gibi işlemlere ilişkin güvenlik kuralları ve tedbirler hakkında alıcıları bilgilendirmekle yükümlüdür.” hükmü, “Komite” başlıklı 7. maddesinde; “Bakanlık tarafından GDO ile ilgili bilimsel ve teknik verileri araştıracak, yorumlayacak ve görüş oluşturacak, görev süreleri iki yıl olan uzmanlar listesi teşkil ettirilir. Uzmanlar listesi üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma kuruluşlarında görevli konu ile ilgili uzman veya öğretim üyelerinden oluşturulur. Her bir başvuru için, uzmanlar listesinde bulunanlar arasından, Bakanlıkça seçilecek on bir üyeden oluşan yeni bir komite teşkil ettirilir.

Komitenin sekretaryası TAGEM tarafından yürütülür. Komite TAGEM in daveti üzerine toplanır.

Komite en az dokuz üye ile toplanır. Komite her başvuru için bir başkan seçer. Kararlar üye tanı sayısının salt çoğunluğu ile alınır. Lehte ve aleyhteki kararların gerekçeleri sahipleri tarafından yazılıp imzalanarak, karar ekinde yer almak üzere başkana teslim edilir.

Komite, başvurulan toplantının ilk gününden başlamak üzere doksan gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ek bilgi ve belge istendiğinde bu süre durdurulur. Komite tarafından ek bilgi ve belgenin talep edilmesi durumunda ek bilgi ve belgenin en fazla otuz gün içerisinde tamamlanması zorunludur.

Komitenin başvuruyu reddetmesi durumunda aynı ürün için ret tarihinden  itibaren bir yıl dolmadan ve yeni bilimsel veri ve bulgular sunulmadan yeniden başvuru yapılamaz.

Komiteye  sunulan  bilgilerin   üçüncü şahıslarla veya  kamuoyuyla paylaşılması,   başvuru sahibinin talebi dikkate alınarak Komitenin iznine tabidir.

Komite, her türlü iş ve işlemlerinde Bakanlığa karşı sorumludur.” hükmü yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, 26.10.2009 tarih ve 27338 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik hükümleri uyarınca oluşturulan Komite tarafından 13-14 Mayıs 2010 tarihlerinde yapılan toplantıda değerlendirmeye atman ve kulanımına Avrupa Birliği tarafından da izîn verilen 33 adet gen hakkında bir takını sonuçlara varıldığı, buna göre 32 gen kullanımı ile İlgili olarak bilimsel değerlendirmelerin açıklandığı, uyuşmazlığa konu 13-14 Mayıs 2010 tarihli toplantıda, BT11 Mısır ile başlayan ve MON863X, MON810X, NK603 ile sonlanan 17 adet genin herhangi bir risk oluşturmayacağı yönünde karar alınması ve bu kararların davalı idarece onaylanarak internet sitesinde ilan edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, yukarıda yer verilen Yönetmelik uyarınca teşkil edilen Komitenin izin verdiği ve dava konusu edilen 17 gene ilişkin olarak alınan komite kararlarında işlem tarihinde bulunan Yönetmeliğin 6. maddesi hükmü hilafına; hazırlanan karar belgelerinde iznin geçerlilik süresine, GDO ve ürünlerinin ithalatı için uygulanacak kural ve işlemlere, izleme ve izlenebilirlik koşullarına, belgeleme ve etiketleme koşullarına, ambalajlama, taşıma, muhafaza ve nakil kurallarına, güvenlik ve acil durum tedbirlerine, kullanım ile ilgili yıllık raporlama koşullarına, risk yönelimine, piyasa denetimi ve gerektiğinde aşamalı üretim planlamasına, devir ve/veya kullandırmaya ilişkin koşullara, işleme ile atık ve artık arıtım ve imha koşullarına, tedarik ve amaca göre kullanım ve işleme koşullarına ilişkin değerlendirmede buluııulmaksızın, genel olarak insan ve hayvan sağlığı açısından istenmeyen bir etki oluşmayacağının beklendiği şeklinde dar kapsamlı ifadelere yer verilmek suretiyle Yönetmelikte öngörülen şekil şartlarına uyulmadığı gibi aynı Yönetmeliğin 7. maddesindeki “…her bir başvuru için, uzmanlar listesinde bulunanlar arasından, Bakanlıkça seçilecek on bir üyeden oluşan yeni bir komite teşkil ettirileceği…” hükmü hilafına uyuşmazlığa konu 17 adet gen için farklı üretici firmalar tarafından farklı başvuru yapılmasına rağmen, oluşturulan tek Komite kararının yeterli bulunduğu görülmektedir.

Öte yandan; Komite kararının alınmasından sonra yürürlüğe giren 5977 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine göre oluşturulan Biyogüvenlik Kurulu’na Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan başvuru ile 26.10.2009 tarihli Yönetmelik hükümlerine göre oluşturulan Komite kararı ile ithalatına izin verilen genler hakkında Basitleştirilmiş İşlem uygulanarak gıda amaçlı ithal için izin istenilmiş olmasına rağmen 10.01.2011 tarihli Biyogüvenlik Kurulu kararı ile basitleştirilmiş işlem talebinin reddine ve yapılan başvurunun yeni bir başvuru olarak ele alınarak yeterli sayıda Risk Değerlendirme ve Sosyo-Ekonomik Değerlendirme Komitesi oluşturularak başlatılmasına karar verildiği, diğer bir anlatımla eski Yönetmelik hükümleri uyarınca oluşlundan Komite tarafından gen çeşitlerinin risk oluşturmadığı ve insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe herhangi bir zararının bulunmadığı yönünde alman kararların Biyogüvenlik Kurulu tarafından kabul edilmeyerek söz konusu gen çeşitleri hakkında yeterli sayıda Risk Değerlendirme ve Sosyo-Ekonomik Değerlendirme Komitesi oluşturularak yeniden değerlendirme yapılmasına ilişkin karar alındığı görülmektedir.

Bu durumda; 26.10.2009 tarihli Yönetmeliğin 6 ve 7. maddelerinde öngörülen şekil unsurlarına riayet edilmediği ve yeterli risk ve sosyo-ekonomik değerlendirme yapılmadığı 10.01.2011 tarihli Biyogüvenlik Kurulu kararı ile sabit olan dava konusu Kurul kararında hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 233,20 TL yargılama gideri ile AAÜT uyarınca belirlenen 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, artan posta ücretinin isteği halinde davacıya  İadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu  açık olmak üzere 21/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan CİHANGİR CENGİZ 37783

Üye ERSİN KIZILAY 101107

Üye UTKU COŞGUN 101810

************************************************

T.C. ANKARA

3.İDAREMAHKEMESİ

ESAS NO :2010/1649

KARAR NO :2011/2650

DAVACILAR:1-EmreBaturayAltınok (Kendi adına asaleten)

2- Tüketici Hakları Derneği

3- Ekolofi Kolektifi Derneği

4- TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

VEKİLİ:Av.EmreBaturayAltınok ÜsküpCaddesi(ÇevreSokak)No:22/7Çankaya/Ankara

DAVALI : Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı – Ankara

VEKİLİ  : Hukuk Müşaviri Aylin Polat – Aynı yerde

DAVANIN ÖZETİ :Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin ithalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM)’in daveti üzerine toplanan bilimsel komite tarafından kabul edilerek davalı idare tarafından onaylanan ve resmi internet sitesinde duyurulan MON1445-2 Pamuk ile başlayan maya biyokütlesi MT 663/Pmt742 veya Pak729 ile sonlanan 13 ürüne serbesti sağlayan kararın; Biyo Güvenlik Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği’nin 26.09.2010 tarihinde yürürlüğe girdiği, % 0,9 oranının Danıştay 10. Dairesi’nin 2010/11878 Esas sayılı dosyasında dava konusu edildiği, Yönetmelikte ve Kanunda böyle bir oranın bulunmadığı, ülkemizdeki insanların kobay olmadığı, bilimsel ve hukuki dayanağın bulunmadığı, işlem tarihinde komitenin çalışma usul ve esaslarının bulunmadığı, bunun 12.08.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Yönetmelik ile getirildiği, kaldı ki belirtilen Yönetmeliğin yürürlülük tarihinin de 26.09.2010 tarihine ertelendiği, çevre ve halk sağlığının risk altında olduğu, tarımsal geleceğin yok edildiği iddialarıyla iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ :İdarelerince belirlenen % 0,9 eşik değerinin bulaşmayı dikkate alarak bilimsel komite tarafından teklif edilmesi üzerine getirildiği, tohumlarda GDO’ya izin verilmediği, bahse konu ürünlerin ise Avrupa Birliği’nde kullanılan ürünler olduğu, bu ürünlerin de bilimsel komitece değerlendirilerek izin verildiği, benzer komitelerin Avrupa Birliği’nde de bulunduğu, bununla birlikte risk değerlendirmesine konu edilen genleri taşıyan ürünlerin Avrupa Birliği’nde kullanımında olup şimdiye kadar herhangi bir zararın ortaya çıktığına dair bir bilginin bulunmadığı, hiçbir ürüne otomatik olarak izin verilmediği belirtilerek dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Ankara3.İdareMahkemesi’nce duruşma için önceden taraflara bildirilen 21.11.2011 günü saat 10:00’da kendi adına asaleten diğer davacılar adına vekaleten Av. Emre Baturay Altınok’un, davalı idareyi temsilen ise Hukuk Müşaviri Aylin Polat’ın geldiği görülerek usulüne uygun duruşma açılıp taraflara söz hakkı verilip açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin ithalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM)’in daveti üzerine toplanan bilimsel komite tarafından kabul edilerek davalı idare tarafından onaylanan ve resmi internet sitesinde duyurulan MON1445-2 Pamuk ile başlayan maya biyokütlesi MT 663/Pmt742 veya Pak729 ile sonlanan 13 ürüne serbesti sağlayan kararın iptali  istemiyle açılmıştır.

İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 26.10.2009 tarih ve 27388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda Ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar Ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol Ve Denetimine Dair Yönetmeliğin İzin koşulları başlıklı 6. maddesinde; “(1) Her bir GDO için, bilimsel esaslara göre değiştirilmiş gen ya da genler esas alınarak bir defaya mahsus olmak üzere Komiteler tarafından risk değerlendirmesi yapılır.

(2) Her bir risk değerlendirmesinin sonucuna göre GDO lu gıda veya yemin çevre, insan veya hayvan sağlığı ile diğer inceleme konularında herhangi bir olumsuzluğun tespit edilmediğine dair bir karar belgesi hazırlanır. Karar belgesi en az aşağıdaki hususları içerir:

a) İznin geçerlilik süresi,

b) GDO ve ürünlerinin ithalatı için uygulanacak kural ve işlemler,

c) Kullanım amacı ve kısıtlamalar,

ç) Risk yönetimi, piyasa denetimi ve gerektiğinde aşamalı üretim planlaması,

d) İzleme ve izlenebilirlik koşulları,

e) Belgeleme ve etiketleme koşulları,

f) Ambalajlama, taşıma, muhafaza ve nakil kuralları,

g) İşleme ile atık ve artık arıtım ve imha koşulları,

ğ) Güvenlik ve acil durum tedbirleri,

h) Kullanım ile ilgili yıllık raporlama koşulları,

ı) Devir ve/veya kullandırmaya ilişkin koşulları,

i) Tedarik ve amaca göre kullanım ve işleme koşulları

(3) (Ek fıkra: 28/04/2010 – 27565 S.R.G Yön\2.mad) Komite, ticarete konu olan ve risk değerlendirmesi yapılması sonucu Avrupa Birliğinde tüketime uygun olduğuna dair onaylanmış genler hakkında değerlendirme yapar. Değerlendirme sonucu bu onaylı genler arasından uygun görülenlerin listesi Bakanlığa bildirilir.

(4) Bakanlık onaydan önce, GDO ile ilgili Komite kararını kamuoyunun görüşlerine açabilir.

(5) Komitenin kararı, Bakanlık onayından sonra yürürlüğe girer.

(6) Bakanlık, izin verilen GDO ve diğer GDO larla ilgili bilgileri Bakanlık internet sitesinde yayımlar.

(7) İzin verilen GDO ve ürünlerinin kayıt altına alınması ve ürünün her aşamada takibinin sağlanması amacıyla, GDO ve ürünlerini ithal edenler, işleyenler ve piyasaya sunanlar Bakanlığa beyanda bulunmak, GDO ve ürünlerini GDO içerdiğine dair belgeler eşliğinde nakletmek, taşımak ve etiketleme kurallarını uygulamakla yükümlüdür.

(8) İzin, karar belgesinde belirtilen koşulların ihlali veya olası zarar ve risklerle ilgili yeni bilimsel bilgilerin edinilmesi, kullanım sonucunda olumsuz sonuçların ortaya çıkması durumunda, Bakanlıkça iptal edilir. İzni iptal edilen GDO ve ürünleri toplatılır ve imha edilir.

(9) Karar belgesinde belirtilen hususlara uyulmaması hâlinde izin iptal edilir. İznin iptal gerekçesine göre idari yaptırımlar uygulanır.

(10) GDO lu ürünler, izin verilen amaçlar dışında kullanılamaz.

(11) Gen sahibi, GDO ve ürünleriyle ilgili olarak yeni bir risk ya da risk şüphesini öğrendiği takdirde durumu derhal Bakanlığa rapor etmek ve tedbir almakla yükümlüdür.

(12) Gen sahibi, aldığı izne konu olan GDO ve ürünlerinin satışı ve dağıtımı sırasında taşıma, depolama, işleme ve ambalajlama gibi işlemlere ilişkin güvenlik kuralları ve tedbirler hakkında alıcıları bilgilendirmekle yükümlüdür.” anılan Yönetmeliğin Komite başlıklı 7. maddesinde; “(1) (Mülga fıkra: 20/11/2009-27412 S.R.G.Yön./2. mad.) Bakanlık tarafından GDO ile ilgili bilimsel ve teknik verileri araştıracak, yorumlayacak ve görüş oluşturacak, görev süreleri iki yıl olan uzmanlar listesi teşkil ettirilir. Uzmanlar listesi üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma kuruluşlarında görevli konu ile ilgili uzman veya öğretim üyelerinden oluşturulur. Her bir başvuru için, uzmanlar listesinde bulunanlar arasından, Bakanlıkça seçilecek on bir üyeden oluşan yeni bir komite teşkil ettirilir.

(2) Komitenin sekretaryası TAGEM tarafından yürütülür. Komite TAGEM in daveti üzerine toplanır.

(3) Komite en az dokuz üye ile toplanır. Komite her başvuru için bir başkan seçer. Kararlar üye tam sayısının salt çoğunluğu ile alınır. Lehte ve aleyhteki kararların gerekçeleri sahipleri tarafından yazılıp imzalanarak, karar ekinde yer almak üzere başkana teslim edilir.

(4) Komite, başvuruları toplantının ilk gününden başlamak üzere doksan gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ek bilgi ve belge istendiğinde bu süre durdurulur. Komite tarafından ek bilgi ve belgenin talep edilmesi durumunda ek bilgi ve belgenin en fazla otuz gün içerisinde tamamlanması zorunludur.

(5) Komitenin başvuruyu reddetmesi durumunda aynı ürün için ret tarihinden itibaren bir yıl dolmadan ve yeni bilimsel veri ve bulgular sunulmadan yeniden başvuru yapılamaz.

(6) Komiteye sunulan bilgilerin üçüncü şahıslarla veya kamuoyuyla paylaşılması, başvuru sahibinin talebi dikkate alınarak Komitenin iznine tabidir.

(7) Komite, her türlü iş ve işlemlerinde Bakanlığa karşı sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.

Diğer taraftan; 26/03/2010 tarih ve 27533 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Biyogüvenlik Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasında: “Bu Kanuna göre yapılan her bir başvuru için bilimsel esaslara göre risk değerlendirmesi ve sosyo-ekonomik değerlendirme ayrı ayrı yapılır. Başvuruda verilen bilgilerin yeterli görülmemesi durumunda başvuru sahibinden yeniden deney, test, analiz ve araştırma yapılması talep edilebilir. Risk değerlendirmesi ve sosyo-ekonomik değerlendirme işlemleri ile ilgili masraflar başvuru sahibi tarafından karşılanır.” hükmüne, 6. maddesinin birinci fıkrasında: “GDO ve ürünlerinden kaynaklanabilecek herhangi bir riski olmayan ve insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe herhangi bir zararının bulunmadığı yönünde mevcut bilgiye ve daha önce yapılmış olan risk değerlendirmesine dayanan başvurular için, sosyo-ekonomik değerlendirme sonuçları da dikkate alınarak basitleştirilmiş işlem uygulanabilir.” hükmüne, 9. maddesinin birinci fıkrasında: “GDO ve ürünleri ile ilgili yapılan başvuruların değerlendirilmesi ve bu maddede belirtilen diğer görevlerin yürütülmesi için Biyogüvenlik Kurulu oluşturulur” hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, 26.10.2009 tarih ve 27338 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yukarıda anılan Yönetmelik uyarınca davalı idarece uzmanlar listesi arasından 11 kişilik Komite oluşturulduğu, bu bilimsel komitenin 03-04 Mayıs 2010, 13-14 Mayıs 2010, 10-12 Haziran 2010, 06-07 Temmuz 2010 tarihlerinde toplanarak Avrupa Birliği tarafından kulanımına izin verilen 33 adet geni değerlendirmeye aldığı, bu değerlendirmeler sonucu 32 ürüne ilişkin gen kullanımı ile ilgili olarak bilimsel değerlendirmelerin açıklandığı, ancak 1 gen için ek bilginin istenilmesine karar verildiği, bununla birlikte bilimsel komite tarafından uygun görülen onaylı Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların % 0,9 altında içeren ürünlerin etiketleri olmadan ithalatına izin verildiği, uyuşmazlığa konu MON1445-2 Pamuk ile başlayan maya biyokütlesi MT 663/Pmt742 veya Pak729 ile sonlanan 13 adet ürünün ilk grubunun 10-12 Haziran 2010 tarihlerinde 11 üyenin katılımı ile toplanılarak 7 adet kararın alındığı, aynı kişilerden oluşan komitenin 6-7 Temmuz 2010 tarihinde toplanarak 6 adet daha karar aldığı, bu kararlarda başvurulan genler için herhangi bir risk oluşturmayacağının vurgulandığı, bu kararların davalı idarece onaylanarak internet sitesinde ilan edilmesi üzerinede bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, yukarıda yer verilen Yönetmelik uyarınca teşkil edilen Komitenin izin verdiği ve dava konusu edilen 13 ürüne ilişkin olarak alınan komite kararlarının incelenmesinde, Yönetmeliğin 6. maddesinde belirtilmesine rağmen hazırlanan karar belgelerinde iznin geçerlilik süresinin, GDO ve ürünlerinin ithalatı için uygulanacak kural ve işlemlerin, izleme ve izlenebilirlik koşullarının, belgeleme ve etiketleme koşullarının, ambalajlama, taşıma, muhafaza ve nakil kurallarının, güvenlik ve acil durum tedbirlerinin, kullanım ile ilgili yıllık raporlama koşullarının, risk yönetimi, piyasa denetimi ve gerektiğinde aşamalı üretim planlamasının, devir ve/veya kullandırmaya ilişkin koşullarının, işleme ile atık ve artık arıtım ve imha koşullarının, tedarik ve amaca göre kullanım ve işleme koşullarının bulunmadığı, genel olarak insan ve hayvan sağlığı açısından istenmeyen bir etki oluşturmayacağının beklendiği şeklinde ifadelere yer verildiği anlaşıldığından komitece alınan kararların yukarıda yer verilen Yönetmelikteki şekil şartlarından yoksun olduğu ve bununla beraber Yönetmeliğin 7. maddesinde her bir başvuru için, uzmanlar listesinde bulunanlar arasından, Bakanlıkça seçilecek on bir üyeden oluşan yeni bir komite teşkil ettirileceği hükmü bulunmasına rağmen, davalı idarece uyuşmazlığa konu 13 adet gen için farklı üretici firmalar tarafından başvuru yapılmasına rağmen, yani farklı başvurular bulunmasına rağmen aynı komiteden görüş alındığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan; Komite kararının alınmasından sonra yürürlüğe giren 5977 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine göre oluşturulan Biyogüvenlik Kurulu’na Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan başvuru ile 26.10.2009 tarihli Yönetmelik hükümlerine göre oluşturulan Komite kararı ile ithalatına izin verilen genler hakkında Basitleştirilmiş İşlem uygulanarak  gıda amaçlı ithali için izin istenilmiş olmasına rağmen 10.01.2011 tarihli Biyogüvenlik Kurulu kararı ile basitleştirilmiş işlem talebinin reddine ve yapılan başvurunun yeni bir başvuru olarak ele alınarak yeterli sayıda Risk Değerlendirme ve Sosyo-Ekonomik Değerlendirme Komitesi oluşturularak başlatılmasına karar verildiği, diğer bir anlatımla eski Yönetmelik hükümleri uyarınca oluşturulan Komite tarafından gen çeşitlerinin risk oluşturmadığı ve insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliğe herhangi bir zararının bulunmadığı yönünde alınan kararların Biyogüvenlik Kurulu tarafından kabul edilmeyerek söz konusu gen çeşitleri hakkında yeterli sayıda Risk  Değerlendirme ve Sosyo-Ekonomik Değerlendirme Komitesi oluşturularak yeniden değerlendirme yapılmasına ilişkin karar alındığı görüldüğünden yeterli risk ve sosya-ekonomik değerlendirme yapılmadığı 10.01.2011 tarihli Biyogüvenlik Kurulu kararı ile sabit olan dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 194,20TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta giderinin isteği halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğtarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Mahkememiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,28/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan GÜLAY ÖLMEZ 33601

Üye MURAT AYAZ 101794

Üye MURAT DOĞAN 101108

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yazan - 20 Mart 2012. Kategori SAĞLIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x