Yeni Asgari Ücret’e 30 Simitlik Zam Verildi….!


30 SİMİTLİK ZAM

İstanbul’da yeni yıldan itibaren simitin 1 lira olacağı hesaplandığında asgari ücrete 30 simitlik zam yapılmış oldu. 
  
 Asgari ücret 16 yaşını doldurmamış işçilerin için ise yılın ilk yarısında brüt 679.50, net 546.20 lira olarak belirlendi. Yılın ikinci yarısında ise 16 yaşını doldurmamış işçiler için asgari ücret brüt 715.50, net 571.97 lira olarak uygulanacak.

Asgari ücret yılın ilk altı ayı için yüzde 4.7, ikinci altı ayı için yüzde 5.1 artırıldı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, gelecek yıl asgari ücrete yapılacak artışları belirledi. Buna göre, asgari ücret yılın altı ayında yüzde 4.7, ikinci altı ayında ise yüzde 5.1 artırılacak.

Asgari ücrette 2011 yılındaki ortalama artış, yüzde 10.1’i bulacak.

Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri

Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri İsa Gök, “belirlenen asgari ücret düzeyinin yetersiz olduğunu ve ülkenin bugünkü koşullarında ‘insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi’ sağlamaktan yine uzak kaldığını” belirtti.

Gök, yeni asgari ücretin açıklanmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında yaptığı açıklamada, Asgari Ücret Tespit Komisyonunda işçi kesimi temsilcileri olarak asgari ücretin gerek uluslararası gerekse ulusal mevzuat çerçevesinde belirlenmesi için çaba gösterdiklerini söyledi.

Asgari ücretin, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak, insanlık onuru ile bağdaşacak bir ücret olması gerektiğini vurgulayan Gök, bunun için asgari ücretin tespitinde geçim şartlarının dikkate alınması, Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin kullanılmasını, işçinin ailesiyle birlikte değerlendirilmesini, bilimsel verilerle hesaplanan net tutarın işçinin eline geçmesinin sağlanmasını, belirlemelerde en düşük devlet memuru maaşının dikkate alınmasını ve refahtan pay içermesini talep ettiklerini kaydetti.

Savundukları bu görüşlerin büyük bir bölümünün komisyon çalışmalarında dikkate alınmadığını ifade eden Gök, şöyle devam etti:

“Asgari ücret bir kez daha, komisyonda görev yapan hükümet ve işveren kesimi temsilcilerinin oy çokluğu ile belirlenmiştir. Bunun sonucu, belirlenen asgari ücret düzeyi yetersiz ve ülkenin bugünkü koşullarında ‘insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi’ sağlamaktan yine uzak kalmıştır.

Bilimsel, objektif yöntemler ve güvenilir verilerle tespit edilmesi gereken asgari ücret, pazarlık konusu edilmiştir. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun iradesini ve karar alma yetkisini ortadan kaldıran yaklaşımlarla asgari ücretin belirlenmesi tercih edilmiştir.”

Türkiye İstatistik Kurumunun, tek kişinin geçimi için belirlediği tutarın net 900,9 lira olduğuna dikkati çeken Gök, komisyonun öncelikle devletin resmi kurumunun belirlediği bu rakamı dikkate alması gerektiğini ifade etti.

Komisyona sunulan raporlarda, hükümetin açıklamalarında, küresel krizin etkisinin alınan önlemlerle atlatıldığının ifade edildiğine dikkati çeken Gök, şunları kaydetti:

“Ancak çalışanlar aileleriyle birlikte, bir kez daha insana yakışmayan olumsuz yaşam koşullarına terk edilmiştir.

Belirlenen bu asgari ücret, ülkede uygulanmakta olan ekonomik ve sosyal politikaların önemli bir göstergesidir. Siyasal iktidarın ve işverenlerin çalışanlara yaklaşımının yansımasıdır.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun işveren-hükümet kesimi temsilcilerinin oy çokluğuyla belirlediği asgari ücrete katılmıyoruz ve işçi kesimi olarak muhalif kalıyoruz.”

Çalışma Genel Müdürü

Çalışma Genel Müdürü Ali Kemal Sayın, belirlenen yeni asgari ücretteki zam oranıyla ilgili, “Bu oranlarımız maalesef oy çokluğuyla alınabilmiştir. İşçi kesimimizle bütün gayretlerimize rağmen ortak karar çıkmamıştır. Belki onların da katılımı olsaydı bu miktarlarda belli bir yükseliş de olabilirdi” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında gerçekleştirilen, Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısının ardından Sayın ve TİSK Yönetim Kurulu Üyesi Ali Nafiz Konuk, birlikte basın toplantısı düzenledi.

Çalışma Genel Müdürü Ali Kemal Sayın, asgari ücretin, bir yandan işçilerin zorunlu ihtiyaçları öte yandan da işletmelerin ödeme kapasiteleri gibi zaman ve mekana göre sürekli değişim halinde bulunan kavramları barındırdığına dikkati çekti.

Emeği karşılığı başkasına bağımlı olarak çalışan kimsenin sosyal bakımdan uygun asgari bir yaşam seviyesine kavuşmasını esas alan asgari ücretin, klasik anlamda bir ücret çeşidi olmayıp mevcut ücret kademelerinin en alt sınırını oluşturduğunu hatırlatan Sayın, bu açıdan yönetim ve kapsamları farklılaşmakla birlikte gelişmiş ülkelerin tamamında asgari ücret uygulamasının bulunduğunu anlattı.

Anayasanın 55. maddesinin “asgari ücretin belirlenmesinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumunun göz önünde bulundurulmasını”, İş Kanunu’nun 39. maddesinin ise, “İş sözleşmesi ile çalışan ve bu kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin asgari ücretinin Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığıyla tespit edilmesini” öngördüğünü hatırlatan Sayın, belirtilen hükümler uyarınca komisyonun 2011 yılında uygulanacak asgari ücreti tespit ettiğini bildirdi.

Daha sonra zam oranlarını açıklayan Sayın, “Bu oranlarımız maalesef oy çokluğuyla alınabilmiştir. İşçi kesimimizle bütün gayretlerimize rağmen ortak karar çıkmamıştır. Belki onların da katılımı olsaydı bu miktarlarda belli bir yükseliş de olabilirdi” dedi.

Sayın, bir gazetecinin “işçinin katılımı olsaydı sözünü biraz açar mısınız?” sorusuna, şu karşılığı verdi:

“Biz onu arzuladık. İşveren kesimimiz de arzuladı. Başladığımız oranların çok üzerine çıktık. Pazarlığa başladığımız oranlar kendileri açısından tahmin edemeyecekleri orandı. İşveren kesimimizin bu anlayışına teşekkür ediyoruz. Aynı anlayışı işçi kesiminden göremedik. Onlar da büyük katkılar sağladı, bizlere belirle yönlendirmelerde bulundu ama belli bir oranın altına onları indirmemiz mümkün olmadı. O yüzden bu rakamda kalmak zorunda kaldık.”

“Toplantı sırasında aralar verildi. Bu sırada bakanın başbakanla teması oldu mu?” sorusuna da Sayın, “Sayın bakanımızın bu rakamlara çıkmasında belki başbakanımızın da bilemiyorum ben onu 1-2 puan yukarı çıkmasında etkili oldu. Biz bu oranları telaffuz etmedik” yanıtını verdi. 

Umduğumuzun üzerinde bir rakam oldu

 TİSK Yönetim Kurulu Üyesi Ali Nafiz Konuk da, ülkenin kaderi üzerinde rol oynayan bir rakamı belirlemek için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi.

Kararın, üç kesimin de uzlaşmasıyla çıkmasını arzu etmelerine rağmen, bu imkanın sağlanamadığını ifade eden Konuk, işveren kesimi olarak asgari ücretin belirlenebilmesi için fedakarlık yaptıklarını ifade etti.

Belirlenen zam oranlarının işverenin düşündüğü bir rakam olmadığını, ancak asgari ücretli milyonlarca çalışanın olduğunu düşünerek bu sosyal sorumluğu üstlerine aldıklarını dile getiren Konuk, “Rakam umduğumuzun üzerinde bir rakam oldu. Çünkü bizim hedefimiz, öngörülen 2011 yılı enflasyonu oranındaki bir artışın bu dönem için asgari ücret bakımından uygun olacağı yönündeydi” dedi. Konuk, şöyle devam etti:

“Programa 4 artı 4 konmuştu. Bunu bizim zorlamayla gelebileceğimiz bir rakam olarak konuşuyorduk. Sonuçta bunun üzerinde bir rakama biz de imza atmak zorunda kaldık. Bu, milyonlarca insanın beklentilerine cevap verebilmek içindi, aksi takdirde asgari ücretin 2011 yılı başında yürürlüğe girmesi mümkün olamayacaktı. Hükümetin bir düşüncesi olarak önümüze geldi. Biz de yürürlüğe girebilmesi için imza attık. Ciddi endişelerimiz var. 2011 yılının 2010 yılı kadar kolay geçeceğini düşünmüyoruz. Bu ücretlerle Türkiye’nin, sanayinin rekabet gücüne olumlu bir katkı yapacağına inanmıyoruz. İnşallah düşüncelerimizde yanılırız. Zor günler bizi bekliyor.

Hak-İş Genel Başkanı Uslu

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, konfederasyonun hesabına göre 2002’de brüt 250 TL olan asgari ücretin yıllar itibariyle enflasyon ve GSYİH oranları ilave edildiğinde brüt olarak yaklaşık 1000 TL düzeyinde olması gerektiğini belirtti.

Uslu, yaptığı yazılı açıklamada, yeni belirlenen asgari ücret rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Asgari ücretin toplumun beklentilerinin ve gerçeklerinin son derece gerisinde kaldığını ifade eden Uslu, “Devletin resmi kurumu Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) tek bir işçinin eline geçmesi gereken aylık net tutarı 899 lira olarak hesapladığı bir dönemde net asgari ücretin 629.96 olarak belirlenmesinin gerçeklerle bağdaşmadığını” savundu. Uslu, şunları kaydetti:

“HAK-İŞ’in hesabına göre 2002’de brüt 250 TL olan asgari ücretin yıllar itibariyle enflasyon ve GSYİH oranları ilave edildiğinde brüt olarak yaklaşık 1000 TL düzeyinde olması gerekmektedir. Üretimi ve iç talebi artırmada sosyal bir enstrüman olarak kullanılması gereken asgari ücretin sınırlı düzeyde tutulması ekonomik akla uygun olmamıştır. Yapılan artış bir kez daha göstermiştir ki asgari ücretteki oransal artışlar sorunu çözmeye yetmemektedir. Dolayısıyla oransal artışlar yerine öncelikle tabanın yükseltilerek, kabul edilebilir bir asgari yaşam standardının oluşturulması gerekmektedir. Ülkemizde uygulanan asgari ücret, Avrupa Sosyal Şartına uygun olmamakla birlikte bu haliyle Türkiye gerçekleriyle de bağdaşmamakta, emek piyasası için bir standart oluşturmaktan uzak bulunmaktadır.”

Komisyon yeniden yapılandırılsın

Salim Uslu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısı ve işleyişi dikkate alındığında belirlenen asgari ücret tutarının ve Türk-İş’in şerh koymasının kendileri için “sürpriz” olmadığını da dile getirdi. Uslu, şöyle devam etti:

“Ayrıca Komisyon Başkanı ve Çalışma Genel Müdürü Ali Kemal Sayın’ın Türk-İş’e yönelik olarak ‘Bu oranlar maalesef oy çokluğu ile alınabilmiştir. İşçi kesimimiz bütün gayretlerimize rağmen ortak karar çıkartmamız mümkün olmamıştır. Belki onların katılımı olsaydı bu miktarlarda belli bir oranda yükseliş de olabilirdi’ yönündeki ifadeleri de Türk-İş’in komisyondaki rolünü tartışılır hale getirmiştir. Dolayısıyla çalışanların tamamını temsil etmekten uzak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, en kısa zamanda katılımcı, demokratik ve temsilde adalet ilkesi dikkate alınarak oluşturulmalı, ILO ve AB normları ile uyumlu hale getirilmelidir. Komisyon bu şekilde yeniden yapılanarak, asgari ücretin tespitinde bağımsız karar alma yeteneğine sahip olacaktır. Komisyonunun yapısının değiştirilmesinin yanı sıra asgari ücretin belirlenmesinde sadece tek bir çalışanın dikkate alınmasından vazgeçilmeli, çalışan ailesi ile birlikte ele alınmalıdır. Asgari ücret, çalışanların asgari yaşam standardını sağlamanın bir aracı olarak belirlenmelidir.”

“1 kilo et için 10 saat çalışacaklar” 
 
DİSK-AR, asgari ücrete ilk altı ay için yüzde 4,7, ikinci altı ay için de yüzde 5,1 oranındaki artışı değerlendirdi. 

DİSK-AR, asgari ücretlinin asgari ücrete yapılan aylık 25,6 TL’lik zammı biriktirip bir aylık kirasını ödemesi için yaklaşık 2 yıl beklemesi gerektiğini belirtti. DİSK-AR, asgari ücretlinin, 1 kilo pirinç için 2 saat, bebek maması için 21 saat, 1 kilo et için de 10 saat çalışması gerektiğini bildirdi.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü DİSK-AR tarafından, TÜİK Madde Fiyatları, TÜFE Endeksi ve Çalışma Bakanlığı verileri üzerinden yapılan araştırmada asgari ücrete yapılan aylık 25,6 TL’lik, günlük 85 kuruşluk artışla, 185 gram pirinç, 16 gram bebek maması, 406 gram ekmek, 442 gram makarnadan yalnızca birinin alınabildiği belirtildi. Et almak isteyen asgari ücretlinin, aldığı zamla günlük 34 gram dana, 33 gram koyun eti, 162 gram tavuk etinden birini seçmek durumunda kaldığı belirtilen araştırmada, asgari ücretlinin süt ve süt ürünlerinden ya 0,43 litre süt, ya da 62 gram beyaz peynir alabileceği ifade edildi. Zammın günlük karşılığı ile 202 gram kuru fasulye ya da 222 gram nohudun alınabilecek gıda ürünleri arasında olduğu kaydedilen araştırmada, asgari ücretlinin kira fiyatının sabit kalması koşulu ile yapılan zammı biriktirip bir aylık kirasını ödemesi için de yaklaşık 2 yıl beklemesi gerektiği vurgulandı.

-HANGİ MAL İÇİN KAÇ SAAT ÇALIŞILACAK-

Araştırma kapsamında, asgari geçim indirimi hariç Ağustos zammı ile net 570 TL olacak olan asgari ücretle, TÜİK madde fiyatları üzerinden hangi mal için kaç saat çalışılması gerektiği de ortaya konuldu. Buna göre asgari ücretli, 487 TL’lik ortalama kira giderini karşılamak için 192 saat çalışmak durumunda. Asgari ücretli 1 kilo pirinç için 2 saat, bebek maması için de 21 saat, 1 kilo et için de 10 saat çalışacak.

-1 AYLIK ÜCRET KREŞ PARASINI KARŞILAMIYOR-

Araştırmada, asgari ücretlinin çocuğu varsa 593 TL’lik kreş parasını 1 aylık çalışmasıyla karşılayamadığına dikkat çekilirken, bir buzdolabı için çalışılması gereken sürenin, başka harcama yapmaksızın 402 saate denk geldiği, erkek ayakkabısı için 41, kadın ayakkabısı için 29, çocuk ayakkabısı için 17 saat çalışılmasının gerektiğinin altı çizildi.

-1 KİLO BEYAZ PEYNİR İÇİN 5 SAAT-

Asgari ücretlinin 1 kilo beyaz peynir için 5 saat, sıvı yağ için 2 saat çalışması gerektiği, bununla birlikte 16 saatlik çalışma karşılığında 1 gömlek, 2 saatlik çalışma karşılığında da 1 çorap alabildiği belirtilen araştırmada, asgari ücretlinin 1 masa, 1 sandalye almak için başka hiçbir şey almaksızın 27 saat çalışması gerektiği de kaydedildi. Araştırmada ayrıca bir asgari ücretlinin, kanepe için 197, yastık için 5, yorgan için 28, çamaşır makinesi için 385, ütü için 41 ve sinemaya gitmek için de 4 saat çalışması gerektiğine işaret edildi.(ANKA)


Yazan - 28 Aralık 2010. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x