YÖK Tarımla İlgili Fakültelerin Dekanlarını Neden Toplantıya Çağırdı?


36520_484711121567286_208311035_n

 

 

 

 

Prof.Dr. Tülin AKSOY,

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü,

Antalya, tulinaks@akdeniz.edu.tr

 

 

YÖK Tarımla İlgili Fakültelerin Dekanlarını Neden Toplantıya Çağırdı?

 

Çünkü “Tükettiğimiz ve İhraç Ettiğimiz Domatesler/Tavuk Eti/Yumurta ‘Yerli’ Değilmiş!”

 

 

Çiftlik Dergimizde yayımlanan  “Su Ürünleri, Veterinerlik ve Ziraat Fakülteleri İçin Komisyon Kurulacak” başlıklı haberi (https://www.ciftlikdergisi.com.tr/su-urunleri-ziraat-ve-veterinerlik-fakulteleri-icin-komisyon-kurulacak.html) ve gazeteci Sayın İsmet BERKAN’ın bir yazısını (http://ismetberkan.blogspot.com.tr/2015/05/siyasetin-cozmesi-gereken-uc-temel.html) okuyup etkilenince, böyle ironik bir başlık ortaya çıktı.

 

Gazetecimize göre, 8 Haziran günü seçimi kazanıp göreve başlayacakların çözmesi gereken üç temel mesele var. Bunlar sırasıyla, “demokrasi ve hukukun restorasyonu”, “bilgisini kendi üreten ve satan ülke (olmak)”  ve “yurtdışında prestiji yeniden kazanmak”. Yine yazara göre, her üçü de birbiri ile yakından ilişkili. Yazarımız, ülkemizde üretilen/tüketilen/ihraç edilen domateslerin tohumluğunun tamamına yakını ithal edildiğinden, domateslerimizin “tamamen yerli” kabul edilemeyeceği görüşünde. Ona göre, ithal edilen şey, aslında tohum değil bilgidir ve daha yüksek refah düzeyine ulaşmak istiyorsak, ihtiyacımız olan bilgiyi bizzat üretmeli ve hatta diğer ülkelere satar hale gelmeliyiz. Sn BERKAN’a katılmamak, mümkün değil.

 

1978708_822344664445922_1814682021_n

 

Ülkemiz için domates de çok önemlidir, tavuk eti ve yumurta da (tavukçuluk kendi çalışma alanımdır). Ülkemizde tüketilen etin % 60’ını tavuk, yani piliç eti ile karşılıyoruz. En değerli protein olan yumurta tüketimimiz 195 adet/yıl, yani yılda yaklaşık 12 kg ete eşdeğer yumurta tüketiyoruz. Yıllık kişisel kırmızı et tüketimimiz yılda sadece 11-12 kg, tavuk eti tüketimimiz ise 20 kg. Son yıllardaki büyük gelişmeye rağmen, sadece piliç eti tüketimiz AB düzeyinde, diğerleri halen olması gerekenin altında. Dolayısıyla beslenmemizde et ve yumurta tavukçuluğunun önemi ortada, ihracatı da katarsak önemi daha fazla artıyor.

Diğer Haberler:
Bolu’ya 12 Milyonluk Yatırım

 

Sn BERKAN’ın domatesle ilgili yorumundan hareketle, “ürettiğimiz/tükettiğimiz/ihraç ettiğimiz yumurta ve tavuk eti de yerli değildir” dememiz mümkün.  Çünkü en önemli/kritik girdi olan yüksek verimli damızlıklarda % 99,5 oranında dışa bağımlıyız. Ayrıca yüksek verim ve dolayısıyla ucuza üretim için gerekli bir girdi olan soya (yem maddesi) bakımından da büyük ölçüde dışa bağlıyız, çeşitli yem katkı maddesi ile aşı-ilaç bakımından da. İlgili alanlarda yeterince bilgi üretmediğimiz için, aslında bir çeşit fason üretici durumuna düşüyoruz. Karnımız doyuyor, hatta ihracat yapıyoruz ama bilgi üretiminde başarı hikâyesi yazamadığımız için adeta “taşeron” konumundayız.

 

ÖNEMLİ KONU: Tavukçuluk sektörümüz, miktar olarak da kalite olarak da, AB ve ABD standartlarındadır, hatta daha iyidir. Lütfen son derece cefakâr ve başarılı sektörümüze zarar vermeyelim, bu sivri dilliliğimizin altında yatan neden, sektörümüzü de ülkemizi de daha iyi yerde görmek arzusudur.

 

Sn YÖK Başkanı Yekta SARAÇ da üretilen domateslerin/tavukların yerli olmadığının farkında ki, tarımla ilgili Fakültelerimizin dekanlarını toplamış ve bu toplantıların devam edeceğini, ayrıca ilgili komisyonların daha sıkı bir çalışma sergileyeceğini öğreniyoruz. Biraz araştırınca, son 2 ayda diğer fakültelerin dekanlarının da benzer toplantılara davet edildiğini ve ilk toplantının genç akademisyenlerin (araştırma görevlilerinin) temsilcileri ile yapıldığını öğreniyoruz. Aslında YÖK Başkanının atandıktan hemen sonra Gazeteci Sayın Abbas GÜÇLÜ’ye verdiği röportaj (http://www.milliyet.com.tr/sorun-ureten-degil-sorun-cozen/gundem/ydetay/1968429/), pek çok önemli ipucu içeriyor.  Önemli bulduklarım:

Diğer Haberler:
Mudurnu Tavukçuluk bir kere daha kapanıyor...

 

Sorun üreten değil, sorun çözen bir YÖK”.

 

…üniversitelerimizi aykırı fikirlerin barınabildiği emin bir liman haline getirmek arzusundayız”.

 

, … bu yasa ile de üniversitelerimizde bir iyileşme sağlanabilir”.

 

“Her konunun kuralları belli olmalı, uygumlar ona göre yapılmalı ve kurallar gerekiyorsa değiştirilmeli, ama keyfiliğe yönelmemek lazım”…..

 

YÖK’ün üniversitelerimizi daha verimli hale getirmeyi istediği ve bunu telaşsız ve akademisyenlere saygılı bir şekilde yapmayı arzu ettiği anlaşılıyor. Aslında kendisi de bir akademisyen olan Sayın Başbakanın göreve geldikten kısa süre sonra YÖK’teki bir toplantıda yaptığı bir açış konuşması

 

(http://www.trthaber.com/haber/gundem/basbakan-davutoglu-yokte-konustu-148309.html) da önemli ipuçları içeriyor. Dikkatimi çekenler:

 

Bir hocanın profesörlük noktasına geldiğinde kendi ekolünün olması gerekir….”

 

Fikir özgürlüğünü kendi aramızda (üniversitede) kuramazsak, siyasetten bunu bekleyemeyiz”.

 

“ Tüm tecrübeler üzerine, dünyanın örnek göstereceği bir modeli birlikte oluşturalım ”.

 

Hem tarımla ilgili olanların hem de diğer fakültelerin dekanlarının YÖK tarafından toplantıya çağrılması, Sayın Başbakanın ve YÖK Başkanının açıklamaları ve giderek daha çok sayıda gazetecinin daha sıklıkla köşesini üniversitelerimize ve onların verimliliğine ayırması, birbirini destekler ve ilgili gelişmelerdir. Siyasi irade de, YÖK de, kanaat önderlerimiz de ülkemizin hedefleri için daha iyi üniversitelere ihtiyaç duyulduğunun farkındalar ve gayret içindeler. Gönül isterdi ki, akademisyenlerimiz de, kurumlarımız da, ilgili STK’lerimiz de, bu süreçte daha katılımcı olsunlar, en çok kendilerini etkileyecek gelişmelere önemli katkılar yapsınlar! Ve umarız, siyasi dalgalanmalar bu alandaki reformları geciktirmez.

Diğer Haberler:
28 Bin Tavuk Telef Oldu.

 

% 100 yerli domates/tavuk/süt/süs bitkisi/vs üretmek/tüketmek/ihraç etmek dileğimle saygılarımı sunarım.

 


Yazan - 10 Haziran 2015. Kategori MANŞET, TARIM, GIDA, Prof. Dr.Tülin Aksoy. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı