Yumurta Günü Tüm Dünya’da Büyük Etkinliklerle Kutlandı


Yumurta Günü Tüm Dünya’da Büyük Etkinliklerle Kutlanıyor

 

Dünyada yaklaşık 14 yıldır Ekim ayının ikinci Cuma günü kutlanan “Yumurta Günü” Türkiye’de,12 Ekim 2012 Cuma günü (Bugün) tüm dünya ile aynı anda kutlanıyor. Amaç, insanların dikkatlerini yumurtaya çekerek, en ucuz ve sağlıklı protein yedirmek.

 

Yumurta; binlerce yıldır bilinen, ucuz, dünyanın her yerinde rahatlıkla üretilebilen, çok çeşitli şekillerde ve kolayca pişirilip tüketilebilen, lezzetli ve besleyici değeri çok yüksek bir besindir.

 

 

Yumurta, yeryüzünde anne sütünün haricinde insan vücudunun ihtiyacı olan tüm besin öğelerini içinde bulunduran tek besin kaynağıdır.  Yumurta A, D, E ve B Grubu vitaminleri ile diğer vitaminleri önemli ölçüde bünyesinde içerir Yumurtanın sarısında bulunan A vitamini gözün iyi görmesi, kemik gelişimi ve sağlıklı dişler için gereklidir. Vücut hücrelerinin gelişmesine yardım eder. Solunum ve sindirim sisteminin sağlıklı olmasını ve enfeksiyonlara karşı korunmasını sağlar. D Vitamini, insan vücudunda kalsiyum kullanılmasına yardımcı olur.Bu vitamin besinlerde sınırlı miktarda bulunur, deride güneş ışınlarından sentezlenir.Yumurta sarısı, D vitamini sağlayan birkaç besinden biridir.Güneş ışınlarından yeterince yararlanırsa ve yumurta tüketilirse özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı kemik bozuklukları oluşmaz. Yumurta, E vitamininden zengindir. E vitaminin en önemli özelliği olan antioksidan (oksidasyonu önleyici) etkisinden dolayı, vücudumuzu zararlı maddelere karşı korur. B grubu vitaminler bazı besin öğelerinin vücutta enerjiye çevrilmesi için gereklidir. Yumurta özellikle riboflavin (B2 vitamini) açısından zengindir. Bu vitamin deri ve göz sağlığı için de gereklidir. İçinde bulunan KOLİN sayesinde beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynar. Yumurta, proteinden zengindir. İnsan vücudunun yapamadığı, proteinin yapı taşı olan esansiyel aminoasitleri dengeli oranlarda içerdiği için, tamamı vücut proteinlerine dönüşebilir. Bu nedenle yumurta, protein kalitesi yönünden anne sütü kadar değerli bir besindir. Yumurtada proteinin biyolojik yararlığı %100 iken bu değer sütte %85, balıkta %76, sığır etinde %74’de kalmaktadır.

 

 

Çocukların, sabah kahvaltısında proteinden zengin yumurtayı tüketmesi bir sonraki öğüne kadar dikkat ve öğrenme yeteneklerinin sürekliliğini sağlayarak okul başarısını arttıracaktır. Çocuklara düzenli beslenme ve öğün atlamama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için çocuklarda, tüketilen toplam proteinin en az yarısının hayvansal kaynaklı olması gereklidir.

 

 

Çiğ yumurtanın hem sindirimi güçtür; hem de mikroorganizmaların bulaşma riski vardır. Yumurtanın pişirilme suresinin iyi ayarlanması gereklidir. Örneğin. yumurtayı haşlama süresi uzarsa ve yumurta bayatsa sarıdaki demir, beyazdaki sülfür ile birleşerek yumurta sarısının etrafında yeşil bir halka oluşturur (demir-sülfür halkası). Uzun süre pişirilen yumurtaların sindirimi güçleşir ve uygulanan pişirme yöntemine göre B grubu vitaminlerde kayıplar oluşur.

 

 

Yumurtaların tazeliğini koruyan en önemli faktör muhafaza koşullarıdır. Çatlak ve kırık yumurtalar satın alınmamalıdır. Bu yumurtalar tazeliğini daha çabuk kaybedip, bozulur. Mikroorganizmaların üremesi için uygun bir ortam oluştururlar. Yumurtalar buzdolabında satışa sunulan marketten satın alınmalıdır. Satın alındıktan sonra buzdolabında, yıkanmadan saklanmalıdır. Yıkandığı takdirde doğal koruyucu tabakasını kaybeder. Bu nedenle, yumurta kullanılacağı zaman yıkanmalıdır. Etiketinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığının verdiği üretim izni olmayan yumurtaları satın almayın.

 

Dünya yumurta günü “yumurta ve sağlık” paneli ile Ankara’da kutlandı…

 

Her yıl Ekim ayında kutlanan “Dünya Yumurta Günü”,  Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) öncülüğünde 12 Ekim 2012 Cuma günü yumurtanın öneminin vurgulandığı “Yumurta ve Sağlık” paneli ile Ramada Plaza Ankara’da kutlandı.

 

Dünya Yumurta Günü bu yıl ise, Ankara’da Prof. Dr. Ali Atıf Bir moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yumurta ve Sağlık” paneli ile kutlandı.

“Her gün 1 yumurta kıran kazanır” sloganı ile yola çıkılan Dünya Yumurta Günü kutlamaları kapsamında Ramada Plaza Ankara’da gerçekleştirilen Yumurta ve Sağlık Paneli Türkiye Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Derya Pala’nın açılış konuşması ile başladı. Pala’nın sektöre ve yumurta tüketiminin önemine ilişkin değerlendirmelerinin ardından Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi ve Bugün Gazetesi köşe yazarı Prof. Dr. Ali Atıf Bir moderatörlüğünde devam eden paneldeki ilk konuşma Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Mustafa Tayar tarafından “Zeka Gelişimi Ve Yumurta” konusunda yapıldı.

 

Ünlü diyetisyen ve Star Gazetesi köşe yazarı Selahattin Dönmez ise “Sağlıklı Beslenme ve Yumurta” konusunda katılımcıları aydınlattı.

 

Dönmez’in ardından “Fonksiyonel Gıda Olarak Yumurta” konulu sunumu ile Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Ümran Uygun yumurtanın fonksiyonel gıda hakkında kullanımına dair gelişmeleri dinleyiciler ile paylaştı.

 

Panelin son konuşmacısı Aynur Gönce Bilenser ise “Sosyal Medya Sokağında Markalarınızın Maceraları” başlıklı konuşmasında gelişen teknoloji ile hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen sosyal medyanın kullanımının yumurtanın markalaşmasındaki önemini vurguladı.

 

Yumurta üreticileri endişeli

 

Yumurta üreticilerinin artan yem fiyatları karşısında zor bir dönemece girdiği ve bazı büyük işletmelerin kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bildirildi.

 

Kayseri Tavukçuluk Sanayi ve Ticaret A.Ş.(KAYTAŞ) Genel Müdürü Ahmet Behiç Salt vierdiği demeçte, tavuk yemlerinde kullanılan soyanın tonunun 590 dolardan 780 dolara, ayçiçeği küspesinin tonunun 320 dolardan 460 dolara, yerli mısırın tonunun ise 400 liradan 580 liraya yükseldiğini belirterek ‘Yem fiyatları sürekli artıyor. Birçok işletme zor bir dönem geçiriyor’ dedi.

 

Tavuk yeminin tonunun bin liraya çıktığını ve artan maliyetlerin yükünü artık yumurta üreticisinin kaldıramaz hale geldiğini kaydeden Salt, şöyle devam etti:’Yumurta maliyetinin yüzde 70’i yem giderleridir. Yumurta üretiminde en büyük maliyet yemle ilgilidir. Soya ve ayçiçeği küspesini yurtdışından alıyoruz. Mısır da bazen ithal ediliyor. Bu yıl Ülkemizde ve diğer ülkelerde yaşanan kuraklık nedeniyle mısır, buğday ve diğer hububat fiyatları hızla artıyor. Ülkemizde üretilen tavuk yeminin tonu bin liraya ulaştı. Yumurta fiyatlarını üreticilerin belirleme şansı yok. Piyasa, arz- talep dengesine göre kendiliğinden oluşuyor. Yumurta üretimi fazla olduğu için fiyatlar düşük seviyede seyrediyor.’

 

AVRUPA’DA BAŞLAYAN İFLASLAR ÜLKEMİZDE DE YAŞANABİLİR  

 

Avrupa’da bir çok tavuk işletmesinin, yem fiyatlarındaki aşırı artış nedeniyle kapandığını ve bir çoğunun da kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Ahmet Behiç Salt endişelerini şöyle dile getirdi:  ‘Kuraklık nedeniyle yem fiyatları artınca Avrupa’da çok sayıda yumurta üreticisi iflas etti. Aynı tehlike ülkemizde de var. Kredi alarak üretime başlayan büyük işletmelerin bir çoğu çok zor durumda. Kredi borçlarını ödemede zorluk çeken kuruluşların bir bölümü kapanabilir. Bir çok işletme zor bir dönem geçiriyor.’

 

TEK ÇÖZÜM İHRACAT  

 

Üreticilerin tek şansının ihracat olduğunu belirten Salt, ‘Artık öyle bir dönem geldi ki yumurta ihraç eden ayakta kalır, ihraç edemeyen batar. Şu anda Kuzey Irak ve Libya’ya ağırlıklı olarak yumurta ihraç ediliyor’ dedi.

 


Yazan - 12 Ekim 2012. Kategori KÜMES HAYVANCILIĞI. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x