Yumurtacılar Bakan’a Dertlerini Dile Getirdiler


Yumurta Üreticileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Bakanlık görevine yeniden atanan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’i makamında ziyaret etti.

Ziyarete Başkan Derya Pala, Sait Evrenkaya, Cahit Karaaslan, Alper Peştemalcıoğlu, İbrahim Afyon ve Hüseyin Sungur katıldı. Müsteşar Yardımcısı Dr. Nihat Pakdil ve Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Yardımcısı Habib Can’ında hazır bulunduğu görüşmede yumurta sektöründeki gelişmeler, sektörde son dönemde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Ayrıca Sayın Bakan’a Merkez Birliği’nin hazırladığı güncel bir sektör raporu da sunuldu.

Tarımsal Üretici Birlikleri yasasında değişiklik yapılacak

Ziyarette Bakan Eker; Tarımsal Üretici Birlikleri yasasında değişiklik yapmak için bir çalışma  başlattıklarını, bu dönemde mutlaka sonuçlandıracaklarını ve bu yasal değişik ile Birliklerin yaptırım gücünün artacağını ve üreticiler için cazibe merkezi haline geleceğini söyledi. Öte yandan hububat piyasalarının, hasat sonrasında yakından takip edileceğini ve özellikle mısırda yaşanabilecek gereksiz fiyat artışlarına müsaade etmeyeceklerini belirterek, mısır ithalatında izin verilmeyen gen için %0,1’lik bulaşıklık limitinin kabul edildiğini ve yakında yürürlüğe gireceğini ifade etti. GDO’lu ürün ithalat izin başvurularının da, Bakanlıktan bağımsız olarak Biyogüvenlik kurulunca değerlendirilmekte olduğunu söyledi.

BAKAN EKER’E SUNULAN SEKTÖR RAPORU
 
TÜRKİYE YUMURTA TAVUKÇULUĞU
Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Giriş

Ticari yumurta üretimine 1970’li yıllarda başlayan Türkiye, üretim alt yapısını sürekli geliştirerek ve kalitesini yükselterek Dünya yumurta Üretimde onuncu sırada yer almaktadır. Sürdürülebilir bir yapıya sahip Türk Yumurta sektörü hem kendi insanının hayvansan protein ihtiyacını karşılamakta, hem de birçok ülkeye yaptığı ihracat ile insanlığın beslenmesine katkı sunmaktadır. Öte yandan yumurta üreticileri kendilerinin hak ve menfaatlerini koruyan ve Türk kanatlı sektörüne öncülük eden hem yerel hem de ulusal düzeyde giderek güçlenen bir üretici örgütüne sahiptir.

Dünyada hayvancılığın tüm üretim dallarında bir endüstrileşme süreci yaşanırken, Türkiye’de sadece kanatlı sektörü bu gelişime ayak uydurabilmiş, hayvancılık sektörünün diğer dalarına göre daha hızlı bir gelişim göstermiştir.

Bilim adamları özellikle 20.yüzyılın ikinci yarısında tavuk ırklarının ıslahı konusunda önemli araştırmalar yürütmüş, yumurta ve piliç eti üretiminde önemli artışlar sağlamışlardır. Bunun yanında, hastalıklarla mücadele, aşı, ilaç ve besleme alanlarında sağlanan bilimsel gelişmelerin yarattığı verimlilik, tavukçuluk için büyük alanlara ihtiyaç bulunmaması, kırsal kalkınmaya sağladığı fırsatlar tavukçuluğun entansifleşmesini sağlamış ve tüm dünyada kitlesel bir üretim gerçekleşmiştir. Başka bir ifade ile ülkeler artan nüfusun hayvansal protein ihtiyacını karşılayabilmek için, üretim döngüsünün daha kısa olduğu ve modern yetiştirme tekniklerinin göreceli olarak kolay uygulandığı kanatlı yetiştiriciliğine yönelmiştir.

Yumurta ve piliç eti üretimi kapsayan kanatlı sektörünün ülkemizdeki gelişimi 1970’li yıllarda başlamış,1990’lı yıllara gelindiğinde büyük entegrasyonların ve sözleşmeli modelin yaygınlaşması ile bugünkü modern, kaliteli ve sürdürülebilir üretim yapısına ulaşmıştır.

Türkiye’de tavukçuluk her bölgede yapılmakla birlikte yumurta tavukçuluğu Konya, Afyon, Manisa, İzmir, Balıkesir, Çorum, Kayseri ve Karaman illerinde, yoğunlaşmıştır.

Geçimini tavukçuluk ve hindicilik sektöründen temin eden, üretici çiftçi, sektörle ilgili esnaf, yem, ilaç, yan sanayi, nakliye, pazarlama dâhil insan sayısının 2 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Kanatlı sektörün yıllık cirosunun ise 3 milyar doları aştığı tahmin edilmektedir. Öte yandan tüm dünyada üretim koşulları değişmeye başlamış, yeni hayvan sağlığı kuralları, pazarlama eğilimlerindeki değişimler, hayvan hakları gruplarının baskısı, ürün-gıda güvenliği ilişkisi üretimde çok belirleyici olmaya başlamıştır. Tüketici bilincinin artması, hayvan refahı, Avrupa Birliği ülkelerinde yemlerde hayvansal protein kaynaklarının ve bazı antibiyotiklerin kullanımın yasaklanması, nitelikli yumurta üretimi ile markalaşma yumurta üreticilerini yakından ilgilendirir hale gelmiştir.

Ülkemizde yumurta üreticileri 2006 yılına kadar güçlü bir örgüte sahip değillerdi. O tarihlerde yumurta üreticilerin kurduğu bir dernek bulunmakla beraber, üretici örgütü niteliği olmadığı için yeterince güçlü olamamıştır. Ancak 2005 yılında ülkemizde ilk kez görülen kuş gribi salgının üreticilerde yarattığı örgütlenme duygusu ve 2004 yılında yürürlüğe giren 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri yasası hızlı bir örgütlemenin yolunu açmıştır. Bu süreçte değişik il ve ilçelerde başlayan örgütlenme Temmuz 2006 yılında Merkez Birliği’nin kurulmasını sağlamıştır. Yumurta Üreticileri Merkez Birliği il ve ilçelerde faaliyet gösteren 13 birlikten oluşmaktadır. Birliklerin oluşması ile yumurta üreticileri birlikte hareket etme ve sorunlarını çözmede önemli bir avantaj yakalamışlar ve bunun meyvelerini almaya başlamışlardır. İhracatın birliklerin yönlendirilmesi ile yapılması, yumurtanın besleyici değerinin toplumun tüm kesimlerine tanıtımı, ortak pazarlama, Uluslararası Yumurta Komisyonuna Üyelik, ülke çapında yapılan yumurta tüketim alışkanlılarının belirlenmesi araştırması gibi birçok konuda başarılı adımlar atmıştır.
Bu genel değerlendirmelerden sonra 2010 yılında yaşanan gelişmelerden bahsetmek istiyorum. Yumurta sektörü açısından 2010 yılı sıkıntılı bir yıl olmuştur. Sıkıntının asıl sebebi plansız büyüme ve artan maliyetlerdir. Yumurta üretim çiftlikleri bir taraftan üretim kapasitesini artırırken, diğer taraftan alt yapısını modernize etmektedir. İlk bakışta olumlu gibi görünen bu gelişmeler, yumurtanın pazarlanması, markalaşma, yumurtalı ürün geliştirme,  adımlarıyla desteklenemediği için üreticinin kazancını artırmadığı gibi ekonomik krizle yüz yüze getirmiştir. Artan girdi maliyetlerine ve düşük yumurta fiyatına rağmen, 2010 yılında sektör plansız büyümeye devam etmiştir. Özetle, tüketim ve ihracat artışına rağmen, yumurta sektörü 2010 yılında zarar etmiştir. Endişemiz odur ki üretici bu tavrını değiştirmediği ve hükümet bu konuda yönlendirici kararlar almadığı takdirde 2011 yılını da kaybedecektir.

Yumurta Tavukçuluğu Verileri

Türkiye’de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına kayıtlı 1072 ticari yumurta işletmesi ve bu işletmeler bünyesinde 3162 kümes bulunmaktadır. Ülkemizin damızlık ihtiyacının tamamı yurt dışı kaynaklardan sağlanmaktadır.2010 yılında, 655.776 adet yumurtacı damızlık civciv ithalatı yapılmış ve 49 milyon adet ticari yumurtacı civciv üretilmiştir. Türkiye’nin yumurtacı tavuk varlığı 66 milyon, adet etçi tavuk varlığı ise 163,5 milyon civarındadır. 2010 yılı yumurta üretimi 12,8 milyar adet, beyaz et üretimi ise 1.518 milyon tondur. 2009 yılında 100,2 milyon dolar değerinde 71,4 ton yumurta ihraç edilmiş,  2010 yılında ise yaklaşık % 57 artış göstererek yumurta ihracat miktarı 134.143 tona ve 157 milyon dolara yükselmiştir.2006 yılından beri sürekli ihracatını artıran yumurta sektörünün bu yıl 250 milyon dolar civarında ihracat yapması beklenmektedir. 2011 yılının ilk 7 ayında ihracatta % 92’lik artış sağlanarak 148 milyon dolara ulaşmıştır

Kanatlı Sağlığı

Türkiye’deki bütün işletmelerde yetiştirilen üstün performansa sahip hayvanlar, yaşamları boyunca, analizleri yapılmış ve analizler sonucunda uygun görülmüş en kaliteli hammaddelerden elde edilen yemlerle beslenir. Havyan sağlığı; uzman veteriner hekimler denetiminde sürekli olarak yapılmakta ve sağlık kontrolleri, tarama testleri, aşılama işlemleri disiplin içerisinde gerçekleştirilmektedir. Dünyanın en kaliteli ırklarından üstün verim alınması hedefiyle Türkiye’de veteriner hizmetleri, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğüne bağlı olarak yürütülmektedir. Türkiye’nin her bölgesinde mevcut Veteriner Kontrol Enstitüleri ve İl/İlçe Müdürlükleri bünyesinde bulunan pratisyen ve uzman veteriner vasıtasıyla hastalıklarla mücadele ve araştırma hizmeti vermektedir. Bütün kanatlı işletmeleri Ulusal Salmonella Kontrol Programı ve Ulusal Kalıntı İzleme Planı kapsamında hayvan sağlığı ve gıda otoritelerince yakından izlenmektedir.

Gıda Güvenliği

Yumurtalar Türk gıda kodeksi yumurta ve yumurta ürünleri tebliğine göre üretilmek, etiketlenmek ve pazarlanmak zorundadır. Sadece A sınıfı yumurtalar doğrudan insan tüketimine sunulabilir. B sınıfı yumurtalar ise sadece gıda sanayisinde kullanılır. A sınıfı yumurtalar yumurtlama tarihinden itibaren 21 gün içinde tüketiciye ulaştırılır. A sınıfı yumurtaların son tüketim tarihi, yumurtlama tarihinden itibaren 28 günden fazla olamaz.Paketlendiği tarihte hava boşluğu 4 mm veya daha düşük olan A sınıfı yumurtalar yumurtlama tarihinden itibaren dokuzuncu güne kadar “ekstra taze” olarak tanımlanabilir. Bu ifade kullanıldığında ” ……… tarihine kadar ekstra taze” şeklinde belirtilir ve “…………” yerine yumurtlama tarihinden sonraki dokuzuncu günün tarihi yazılır. Ayrıca “ekstra taze” olarak nitelendirilen yumurtaların etiketi üzerinde yumurtlama tarihi yer alır.

Önemli Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Yumurta sektöründe gerek kapasite gerekse üretim alt yapısı anlamında önemli gelişmeler yaşanmakla birlikte; yapısal, ekonomik, kanatlı sağlığının sürdürülebilirliği gibi birçok sorun henüz çözüme kavuşturulamamıştır. Yüksek maliyet, damızlık, yem ham maddeleri, aşı ve ilaçta dışa bağımlılık, hastalıkların oluşturduğu ekonomik kayıplar, Biyogüvenlik zaafı, üretim planlamasının olmayışı, zayıf pazarlama ağı, hedef pazarın gelir düzeyinin düşüklüğü ve tüketim azlığı gibi bir dizi sorun bulunmaktadır. Bu noktada Yumurta Üreticileri Merkez Birliği olarak önemli gördüğümüz sorunları ve buna ilişkin çözüm önerilerimizi kısaca özetlemek istiyoruz.
1.Üretici Birlikleri Yasasının Yeniden Düzenleme İhtiyacı
 Türkiye Yumurta Üreticileri Merkez Birliği 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu hükümlerine göre 2006 yılında Tarım ve Köyişleri Bakanlığının onayı ile kurulmuş olup, 13 İl/İlçe’de şubesi ve 500 civarında üyesi mevcuttur. Ancak değişik illerde arzu etmelerine rağmen,  henüz Birliklerini kuramamış üreticiler bulunmaktadır. Çünkü yasada ön görülen en az 16 üretici sayısına ulaşmamaktadırlar. Öte yandan Üretici Birliklerinin üyeler üzerinde bir yaptırımı olmadığı ve üyelik Bakanlıkça cazip hale getirilmediği için bazı üreticiler üyelikten kaçınmaktadırlar. 

 Çözüm: Üretici Birlikleri’nin güçlendirilmesi

•5200 sayılı yasada yapılacak yeni düzenleme ile;  , Birliklere üyeliğin zorunlu hale getirilmesi, ve kanunda öngörülen görevleri yapacak tarzda yetkilendirilmesi ve Tarım politikalarının belirlenmesi ve uygulanması aşamasında aktif katılımının sağlanması
•Birliklere üye üreticilere, kredilendirme, tarımsal ve ihracat destekleri ile TMO’dan hammadde temini gibi hususlarda bazı avantajlar sağlanması
•Birlik kurmak için yeterli sayıya ulaşılamayan illerdeki üreticilerin en yakın birliğe üye olmasına imkân verilmesi

2.Yem Güvenliğini Sağlanmada Yaşanan Sıkıntılar

 Yumurta üreticilerin hemen hemen tamamı hammaddelerini değişik tedarikçi firmalardan sağlayarak yemini kendisi yapmaktadır. Yaklaşık %75 küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşan üreticiler hammadde alımı sırasında analiz yapma ve kalite kontrolü yapma imkânına sahip değildirler. Başka bir ifadeyle tedarikçilere güvenerek mal almak durumundadır. Öte yandan yem güvenliğini riske sokacak ve ruhsat şartlarındaki özelliklerini taşımayan bazı hammaddelerin pazarda mevut olduğunu da biz üreticiler yaşayarak öğrenmiş durumdayız. Bu hammaddeleri bilmeden kullanan üreticiler hem sürülerinde sağlık sorunları ile karşılaşabilmekte, hem de “güvenli yumurta” üretimi tehlikeye girmektedir.

Çözüm: Etkin ve Sürekli Denetim

Öncelikle Bakanlık yem ham maddesi üreten, ithal eden ve satan tüm firmaların eksiksiz kayıt altına alarak bunların üreticilerle paylaşılması gerekmektedir. Her türlü yem ve hammaddenin ruhsat verilen özelliklerine uygun olarak pazarlaması sağlamak için gerekli denetim mekanizmaların oluşturulması, yasaların etkin uygulanması gerekmektedir.

3.Bazı yem hammaddelerinin ithalatında karşılaşılan sorunlar

Özellikle dışa bağımlı olduğumuz soya ve ürünleri ile mısır başta olmak üzere hammadde fiyatları yükselmekte maliyetlerimiz artmaktadır Buna Son aylarda Gdo’lu yem ham maddenin ithalatında getirilen yeni uygulamaların yarattığı zorluklar eklenmiştir

Çözüm: EFSA ve benzeri kuruluşların kararlarının emsal alınması ve bilimsel gelişmelerin yakından takibi
Biyoteknolojideki gelişmelerin yakından izlenmesi
 
Ulusal Biyogüvenlik Kurulunun Avrupa Birliği ve diğer gelişmiş ülkelerin uygulamalarına paralel karalar üretmesi sağlanması TMO’nun piyasayı yakından izleyerek gerekli müdahaleleri zamanında yapması ve gerekli stokları bulundurması.

4.Üretimin pazara göre planlanamaması, tüketim azlığı, fiyat istikrarsızlığı
Sektördeki plansız büyümesi, pazarlama ağının zayıflığı ve yumurta fiyatlarında yaşanan istikrasızlıklar üretimin sürdürülebilirliğini etkilemektedir.

Çözüm:  Sektördeki kapasite artışlarının, yumurta tüketimi ve ihracat miktarlarına paralel bir seyir izlemesi ve arz fazlası oluşmaması için sektör Bakanlık iş birliğinde üretim planlaması yapılması.
•Üretim planlaması yapılırken yumurta sektörünün geliştiği ülkelerdeki modellerin incelenerek benzer planlamaların uygulanması yurt dışı damızlık girişlerinin bu planlamaya paralel hale getirilmesi, başka bir deyişle yeni üretim tesislerinin kurulmasının kontrollü olması.
•Kanatlı İşletmelerinin Bakanlık tarafından ruhsatlandırılması aşamasında birliklerden görüş alınması
Sorun: Kanatlı sağlığından kaynaklanan ihracatın önündeki engeller
Başta yalancı tavuk vebası, Salmonella ve yumurtada katkı kalıntı izleme programının yetersizliği nedeniyle ya var olan ihracat ya sekteye uğramakta ya da yeni pazarlara girilememektedir.

Çözüm:
•Bölümlendirme yönetmeliğin uygulaması için üreticilerin teşvik edilmesi ve yapılmış müracaatların hızla sonuçlandırılması.
•Salgın hastalıkların tarım sigortası kapsamına alınması
•Yumurta üretim çiftliklerinde başlatılan Salmonella tarama programının tamamlanmasından sonra kümeslerde ve İnsanlarda yumurta kaynaklı Salmonella riskini azaltmak için Ulusal Bir program başlatılması
•Yumurtada katkı kalıntı izleme ulusal programının Avrupa Birliğinin talepleri doğrultusunda etkin uygulanması
Sorun: Tavuk Gübresinin yarattığı çevre kirliliği ve biyogüvenlik riski Bir başka önemli sorun da çok değerli bir kaynak olmasına rağmen değerlendirilemeyen tavuk dışkısıdır. Tavuk dışkısı, doğru yönetilmediği için ciddi bir çevre ve atık sorunu haline gelmiştir.

Çözüm: Tavuk Gübresinin enerji ya da gübre üretiminde kullanılma imkânlarının geliştirilmesi
Bir tarım ülkesi olan Türkiye topraklarının %87’si organik madde bakımından fakirdir. Bu eksikliği gidermede önemli bir kaynak olan tavuk gübresi ise ülkemizde yeterince kullanılmamaktadır. Öte yandan tavuk gübrelerinin rastgele depolanması da büyük bir çevre kirliliğine neden olmakta, kümeslerin biyogüvenliğini tehdit etmektedir. Oysaki tavuk gübresini bitkisel üretimde kullanmak ya da biyogaz üretmek suretiyle önemli bir gelir kaynağına dönüştürmek mümkündür.
Değerli bir organik madde olan ancak işlenmediği takdirde çevre kirliliğine neden olan tavuk Gübresini işlemek üzere kurulacak tesislerin 2010 yılında Kırsal Kalkınma  kapsamına alınması olumlu bir gelişme ise de tavuk gübresinin hangi üründe ve ne oranda kullanılacağını konusunda çiftçi eğitimleri yetersizdir. Organik tarım potansiyelimizde göz önünde bulundurularak bu konuda kapsamlı bir çiftçi eğitim programı hazırlanmalı ve organik gübrenin kullanımı değişik yöntemlerle teşvik edilmeli, KDV oranı düşürülmelidir.Son zamanlarda bu sorunun konusunda bazı ilerlemeler sağlanmış tavuk dışkılarının, biyogaz, elektrik, ısı enerjisi ve organik gübre üretiminde kullanımını amaçlayan yatırım çalışmalarına başlanmıştır.

Sorun: Yumurta Tavukçuluğu Verilerinin Yetersizliği
Tüm ticari yumurta işletmeleri Bakanlık tarafından kayıt altına alınmış ve işletme numarası verilmiş ise de, ulusal bir veri tabanı bulunmamakta, kanatlı hareketleri takip edilememektedir. Bu yüzden çıkma tavuklar yasak olmasına rağmen  gerek doğudan gerekse mezbahalar aracılığı ile köylere satılmaktadır.

Çözüm: Kanatlı kayıt sistemin Etkin Çalıştırılması
Damızlık temin eden ve yumurta üreten çiftliklerin elektronik ortamda kayıt altına alınmasını, hayvan giriş çıkışlarının izlenmesini, yumurta üretim çiftliklerinin sağlık kayıtlarının tutulmasını ve kesime giden çıkma tavukların takibini sağlayacak ulusal kayıt sistemin oluşturulması ve Türkvet kayıt sisteminde yer alan kanatlı kayıt sistemin bir an önce etkin olarak uygulamaya sokulması. Oluşturulacak ulusal kanatlı veri tabanı sisteminin yönetiminde Yum-Bir’e aktif görev verilmesi ve yetkilendirilmesi

Sorun: Denetim yetersizliği ve Farklı  Uygulamalar
Yumurta ve yumurta ürünleri tebliği olmasına rağmen, tebliğ etkin uygulanmamakta, tebliğe aykırı ürünler zaman zaman pazarlanabilmekte, üzerinde işletme numarası olmayan,ambalajsız yumurtalar, uygun olmayan koşularda satışa sunulmakta, tüketiciyi yanıltıcı etiketlemeler yapılabilmektedir.Öte yandan nitelikli yumurtaların hangi standartlarda üretileceği yeterince net değildir.Denetimlerde iller arasında farklı uygulamalar vardır.Bir başka sorun ise satış noktalarında yapılan denetimlerde yumurtalarda tespit edilen bayatlık ve benzeri uygunsuzluklar, işyerinin sorumluluğu tespit edilmeyerek, idari para cezaları hiçbir kusuru olmadığı halde üreticilere kesilmektedir.

Çözüm:
İller arasındaki farklı uygulamalar giderilerek denetimlerin yeteri sıklıkta ve tebliğle uygun olarak yapılması, nitelikli yumurta kritelerinin Uluslararası standartlara uygun getirilmesi ve denetimlerine ayrı bir özen gösterilmesi.

Sorun: Ülkemizde Hayvansal Protein açığına rağmen kişi başına tüketilen yumurtanın az olması

•Anne sütünden sonra insanın ihtiyacı olan tüm besin öğelerini bulunduran tek gıda olan yumurtanın insan sağlığı için öneminin anlatılması ve tüketim bilinci oluşturulması artırılması için Bakanlık öncülüğünde her yıl Ulusal kampanyaların yürütülmesi.
•Yumurtada KDV oranının düşürülmesi

Sorun: Çevre Mevzuatından Kaynaklanan Sorunlar
Kuruldukları dönemde yerleşim birimlerinden uzak mesafelerde yer alan birçok tavuk çiftliğinin, hızlı kentleşme ile birlikte artık yerleşim birimlerinin içerisinde veya yerleşim birimlerine oldukça yakın bir konumda kalmış  olmaları, bazı çiftliklerinin kullandıkları teknolojinin insan ve çevre sağlığı ve güvenliği açısından günümüz standartlarının oldukça gerisinde kalmış olmaları bazı çevre sorunlarına neden olmaktadır. Özellikle tavuk dışkısından kaynaklı  kirlilik ve kötü koku acil sorun olarak önümüzde durmaktadır.

Çözüm: Öncelikle Sektörün sürekli gelişen, büyüyen, ekonomiye ve istihdama katkı sağlayan özellikler önüne alınarak yönetmeliklerin uygulanabilir tarzda revize edilmesi gerekmektedir. Bunun yanında aşağıdaki tedbirler alınabilir. Tavuk dışkısından üretilen elektrik alım fiyatının artırılması.
•Tavuk gübresinin işlenmesi amacıyla kurulacak (sadece enerji amaçlı değil) tesisler ve alınacak makine teçhizat kırsal kalkınma yatırımları hibe kapsamına alınmalıdır. Ruhsatlı tesislerde üretilmiş tavuk gübresi kullanan çiftçilere destek verilmelidir. Tavuk gübresinin bitkilerde kullanım şekli ve miktarı konusunda çiftçi eğitimleri yapılmalıdır.
•Tavuk gübresinin mera ıslahında ve ormancılıkta kullanımı teşvik edilmelidir.
•Evsel atıkların toplanmasında ve değerlendirilmesinde nasıl belediyeler bir sorumluluk yükleniyorsa tavuk gübresinin değerlendirilmesinde de valilikler ve il özel idareleri, belediyeler kamusal bir rol üstlenerek üreticilere yardımcı olmalıdır.

Son olarak şu değerlendirmede bulunulabilir: Son dönemde yaşanan olumlu ve olumsuz gelişmeler göstermektedir ki yumurta sektörü sürdürülebilir bir yapıya kavuşmuştur. Gelecek dönemde Yumurta üreticisin temel hedefi, artan nüfusu beslemek, çevreyi gözeterek kaliteli ve güvenilir yumurta üretmek  olup, birlikteliğini ticari oluşumlarla güçlendirmektir. Birlikler öncülüğünde oluşan şirketler aracılığı ile girdilerini daha ucuza temin edecek, ürününü hak ettiği fiyata satacak ve uluslararası rekabet gücü artacaktır.


Yazan - 15 Ağustos 2011. Kategori KÜMES HAYVANCILIĞI, HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x