Gümrük Birliği’nde Ayağımıza Sıkmışız


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını imzalarken basiretsiz davranarak ”ayağına sıktığını” söyledi.

Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) 8’inci bakanlar konferansına katılan ve bazı ikili görüşmeler yapan Çağlayan, basın toplantısında temaslarını değerlendirdi.

Çağlayan, Türkiye’de işsizlik oranının eylül ayı itibariyle yüzde 8,8’e gerilemesiyle ilgili ”Büyümenin istihdama faydası yok deniyordu. Nasıl yok?” derken görüştüğü muhataplarının hepsinin Türkiye ekonomisinden övgüyle bahsettiğini anlattı.

Türkiye’nin en büyük pazarı olan AB’nin ihracattaki payının son 5 yılda yüzde 57’lerden yüzde 47’lere gerilemesine rağmen alternatif pazarlara yönelerek bunu fazlasıyla telafi ettiklerini ve son dönemde Türkiye’nin ”etrafı ateş çemberine dönmesine” rağmen ihracat artışını sürdürdüklerini anlatan Çağlayan, yeni teşvik paketiyle katma değeri yüksek üretimi daha çok destekleyerek Türkiye’nin parmak ısırtan ekonomik dönüşümünde yeni bir merhaleye kapı açacaklarını dile getirdi.

Zafer Çağlayan, Türkiye ekonomisinin dışa açılmasında ve sanayicilerin rekabet gücü kazanmasında çok büyük fayda sağlayan Gümrük Birliği’nin en büyük eksikliğinin AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının müzakereleri safhasında Türkiye’nin masada temsil edilmemesi olduğunu belirtti.

Çağlayan, AB ile serbest ticaret anlaşması imzalayıp Türkiye aynı talepte bulunduğunda ”bunu konuşmak bile istemediğini söyleyen” Güney Afrika, Meksika ve Cezayir gibi ülkelerin Türk sanayi ürünlerine yüzde 40’tan yüzde 100’lere kadar gümrük uygularken buna mukabil Türkiye’nin sanayi ürünlerinde serbest ticaret anlaşması bulunmayan üçüncü ülkelere yüzde 4,5 düzeyindeki ortalama gümrük vergisiyle haksız rekabete maruz kaldığını anlattı.

Gümrük Birliği’ndeki ortak gümrük tarifesi nedeniyle bu haksızlığa karşılık veremediklerini kaydeden Çağlayan, ”Gümrük Birliği bize rekabeti öğretmiştir. Ama Gümrük Birliği’ne geçiş sürecinde, o yıllarda maalesef bize AB’ye tam üyelik süreci yoğun olarak gösterildi. Böyle olmadığını hepimiz gördük. Gümrük Birliği anlaşmasını yaparken alelacele yaptık. Bazı konuları iyi müzakere etmedik. Bugün (AB’nin imzaladığı) serbest ticaret anlaşmalarında yaşamış olduğumuz haksız rekabetin arkasında o tarihlerde Türkiye adına bu anlaşmayı yapanların öngörüsüzlüğü var” şeklinde konuştu.

Çağlayan, ”Alelacele alınmış olan bir tavır var. Nedir bu? O tarihte AB diyor ki, ‘Türkiye ve ben anlaşma yapıyoruz. Bizlerin taraf olacağı diğer anlaşmalarda her iki taraf da taraf olmalı. Yani ben AB olarak x ülkesiyle bir anlaşma yapıyorsam sen de ben de bu işe taraf olalım.’ Bizim o dönemdeki sayın başbakanımız ve sayın başbakan yardımcımız şiddetle buna karşı çıkıp anlaşmadan bunu çıkarıyorlar. Yani bugün burada olmadıkları için isimlerini söylemeyeyim, ama 1996’da başbakan ve başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı karşı çıkınca biz bunu Gümrük Birliği anlaşmasından çıkarıyoruz ve bugün bu faturayı yaşıyoruz. Ve AB bunu en iyi şekilde kullanıyor. Kendi ayağımıza sıkmışız” dedi.

Çağlayan, bugün AB’ye Gümrük Birliği’yle ilgili ”Bir hata yapmışız, telafi edelim” dediklerinde karşı tarafın ”ahlaki davranmadığını” ve müspet cevap alamadıklarını belirtti.

Zafer Çağlayan ”Her güzel kızın kusuru vardır, bizim tek kusurumuz da cari açık” tespitinde bulunarak açığın düşürülmesinde hazırlıkları son aşamaya gelen yeni teşvik paketinin büyük rol oynayacağını anlattı.


Yazan - 16 Aralık 2011. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x