Zoonozlar: Yalnızca bir aşı uygulamasına indirgenmemeli!


“Dünya Zoonozlar Günü: Yalnızca Bir Aşı Ugulamasına İndirgenmemeli!”

Dr. Öğr. Üyesi Rüştü TAŞTAN
Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu,
Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programı,

rtastan@kocaeli.edu.tr
rustu_tastan@yahoo.com.tr

6 Temmuz 1885: Tam 134 yıl önce bugün büyük bilim insanı Louis Pasteur’ün kuduz aşısını insana uyguladığı gündür(1). Kuduz bir köpek tarafından ısırılmış olan 9 yaşındaki çocuğa(Joseph Meister) Louis Pasteur tarafından geliştirilmiş olan ‘‘kuduz aşısı” ilk defa insana uygulanmıştır.  İnsan ve hayvan sağlığı açısından ve bilim tarihi bakımından son derece yaşamsal önemde olan bu bilimsel gelişme nedeniyledir ki,  “6 Temmuz Dünya Zoonozlar Günü” olarak önem kazanmıştır(2,3,4).

Evet, bugün Dünya Zoonozlar Günü (DZG) veya İngilizce adıyla World Zoonoses Day (WZD). Son yıllarda, kamuoyunda farkındalık yaratmak, “zoonotik riskler ve zoonotik hastalıkların sağlık üzerine etkileri” hakkında toplumda bilinç oluşturmak amacıyla her yıl 6 Temmuzda dünyada(2,3) ve Türkiye’de mesleki, bilimsel çeşitli etkinliklerle DZG kutlanılmaktadır. Aynı zamanda kitle iletişim araçlarından yararlanılarak, başta kuduz hastalığı olmak üzere, Şarbon, Tüberküloz, Bruselloz, Salmonelloz, Toksoplazmoz, Kist hidatik vb. zoonozlardan korunma hakkında bilgilendirme çalışmaları yapılmaktadır(4). Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ) verilerine göre Kuduz Hastalığı –ne yazık ki- hala yılda 59.000’den fazla insanın yaşamını yitirmesine neden olmaktadır. Kuduz hastalığı %99 aşısız, enfekte köpeklerden insanlara bulaşabilmektedir. Oysa ki, gerekli koruyucu önlemler alınması, zamanında hayvanların aşılatılması veya “kuşkulu kuduz olguları” olması durumunda, zamanında hekime/hastaneye veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir. Bu nedenle Kuduz aşılamayla %100 korunma sağlanan, en eski viral zoonotik bir hastalıktır(5).

Bu yazı, yukarıda tanımlanan sağlık sorununa dikkat çekmek, zoonotik hastalıkların “hazırlayıcıları” arasında önemli etkileri olan ve Küresel İklim Değişikliği(KİD) hakkında kısa bilgi vermek ve “6 Temmuz Dünya Zoonozlar Gününe” katkı sunmak amacıyla kaleme alınmıştır.

Eğer bugün gelinen notadan bakarak düşünülürse, DZG’nün ne önemi var? Veya DZG’nün önemi vurgulanırken konunun yalnızca bir “aşı uygulamasına” indirgenmesi doğru olur mu? Ya da genel anlamda zoonotik riskleri azaltmanın yöntemi yalnızca aşılama olarak mı görülmeli? Diğer bir deyimle, zoonotik enfeksiyonların veya genel anlamda “enfeksiyonların” nedenlerini incelerken veya olası risklerini yorumlarken konuyu geleneksel yöntemle mi irdelemeli? Veya zoonotik enfeksiyonlar sorununun çözüm için, gelenekselliğin ötesine geçerek, yeni bir stratejik yaklaşım gerekmiyor mu? Ya da günümüze kadar süregelen ve hatta kronikleşmiş “eski zoonotik” hastalıklardan kurtulmak, son 35-40 yıldır tanımlanmış olan Yeniçıkan Patojenler ve “Yeniçıkan Enfeksiyonlar-YEH” ve/veya  “Yeniçıkan Zoonotik Hastalıklar-YZH” ile etkili mücadele etmek için yeni bir “paradigma” değişikliği gerekmez mi?

Küreselleşmenin etkin olmaya başladığı geçmiş yüzyılın son çeyreğinde etkileri anlaşılmaya(6) ve tanımlanmaya başlanan ve 21.yüzyılın ilk çeyreği bitmek üzereyken; “eski” veya “yeni” zoonotik enfeksiyonlar hala ciddi Halk Sağlığı ve/veya Veteriner Halk Sağlığı sorunu olmaya devam ediyor ve insan ve hayvan sağlığı üzerinde önemli tehditler kümesi oluşturuyorlar(7). Aynı zamanda zoonotik enfeksiyonlar, ülkesel, bölgesel ve hatta küresel ölçekte ekonomilere trilyonlarca liralık zarar verdiği DSÖ’nün raporlarında mevcuttur(8).  Son yıllarda sürekli artış gösteren insan ve hayvan hareketlerinin yanı sıra, yaygınlaşan turizm ve seyahatler enfeksiyon etkenlerinin yayılmasını kolaylaştırmakta ve başta Turizm sektörü olmak üzere bazı ekonomik analarda devasa zararlara yol açmaktadırlar(9,10).

Diğer Haberler:
Türk Veteriner Hekimleri Birliği: Koruma Tedaviden önemli ve önceliklidir

Bilimsel verilere göre, daha önce yeryüzünde hiç görülmemiş veya tanımlanmamış fakat 1975’lerden beri varlığı bilinen enfeksiyon etkenleri, Yeniçıkan Patojenler olarak ifade edilmektedir(7). Bu Yeniçıkan Patojenlerin( Borrelia burgdorferi, Bartonella henselae, Listeria ivanovii, Borrelia mayonii, WNV, SARS-CoV, ZIKV, MERS-CoV, KKKAV, Babesia microti vs) sebep olduğu enfeksiyonlara Yeniçıkan Enfeksiyon Hastalıkları(YEH) denilmektedir. Eğer Yeniçıkan Enfeksiyon Hastalıkları zoonotik özelikler taşıyorsa (hayvanlardan ve/veya hayvansal ürünlerden insanlara bulaşıyorsa) bu hastalıklara da Yeniçıkan Zoonotik Hastalıkları(YZH) denilmektedir (7,10). Hemen 21. yüzyılın başında yapılan ve pek çok yayında kullanılan araştırma (11) verilerine göre, insan patojeni 1415’den fazla patojenin %61’i (yaklaşık 861 patojen) zoonotik özellikte, bu zoonozların %75’i YZH etkenleridir. Şekil-1’de görüldüğü gibi, yaklaşık her 5 patojenden 3’ü zoonoz özelliktedir(12) ve insan sağlığı için çokyönlü (biyotehdit, sosyoekonomik, sosyopsikolojik vb.) zararlı etkilere sahiptirler.

Şekil-1; Patojen mikroorganizmaların zoonotik ve biyotehdit özellikleri(12).

“Karmaşık Sağlık Sorunlarının” baskın olduğu 21. yüzyılda karmaşık ve çok bileşenli nedenlere dayanan enfeksiyonlar veya YZH ile geleneksel yöntemlerle mücadele edilmesi veya risklerinin azaltılması başarılı olunamadığı için “yeni bir sağlık yaklaşımına” gereksinim olduğu vurgulanmaktadır(13). Bu yeni sağlık anlayışının adı ‘Tek Sağlık’tır. Genel kabul gören tanımıyla(14)‘Tek Sağlık’;insanlar, hayvanlar ve çevremiz için en uygun sağlık elde etmek amacıyla yerel, ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte çalışılan çoklu disiplinlerarası anlayış, ortak çaba ve düşünce sistemidir.” Bu bakımdan Tek Sağlık, geleneksel sağlık anlayışı (herkesin kendi bilimsel/mesleksel ilgi alanında, tekil çalışmasının) aksine, “disiplinlerarası” ve/veya “mesleklerarası” işbirliğine açık olmayı “zorunluluk” olarak görmektedir. Aynı zamanda Tek Sağlık, bilimsel bulgu, bilgi ve sorumlulukları paylaşmayı zorunlu kılan, ortak bilimsel aklı kullanmayı kaçınılmaz kılan bütüncül bir sağlık anlayışıdır(13,14).  Konuya “disiplinlerarası anlayış” yönüyle bakılırsa ‘Tek Sağlık’ ünlü bilim insanı Dr. Rudolf Virchow’un tanımladığı “Hayvan ve insan hekimliği arasında ayırıcı hiçbir çizgisi yoktur, olmalıdır da. Nesneler farklıdır, ancak elde edilen deneyim tüm hekimliğin temelini oluşturmaktadır.” özdeğimi kadar eskilere(1856’lar) gitse de “kavramsal” olarak 15 yıl, kurumsal olarak da yaklaşık 12 yıldır(9) var olan bir yeni sağlık anlayışı veya yeni sağlık paradigması olarak öne çıkmaktadır (7, 13, 14).

Şekil-2; Enfeksiyöz olmayan hastalıklarda (kanserler veya obezite) İnsan hayvan (köpek) benzerlikleri ve Tek Sağlık yaklaşımının gerekliliğini gösteren şekil.

Eğer Şekil-2’deki benzerlikler, Dr. McMichael(6)’in ayrıntılarıyla üzerinde durduğu küreselleşme ve KİD dikkate alınırsa; DSÖ ve DHSÖ uzmanlarının(16) verileri dikkatlice analiz edilirse, bütün sağlık mensuplarının (Hekimlerin, Veteriner Hekimlerin, Çevrebilimci ve Hemşirelerin, Eczacı ve Diş Hekimlerinin) ve sağlıkla yakın ilişkili olan diğer mesleklerin/bilim insanlarının (Tarım ve Gıda Mühendislerinin, Gıda Hijyenistleri ve İklimbilimcilerin)  “Karmaşık Sağlık Sorunları şapkasını önlerine koyup”, yeniden düşünmeleri gerekmektedir. Yani bilimsel araştırmalarda ve mesleki hizmetlerde tekil düşünce yaklaşımından, bütüncül paylaşım tutumuna evirilmeleri gerekmektedir.

Diğer Haberler:
Açılışa Davet

Sağlığın çokbileşenli tehditleri veya risk faktörlerine bu bağlamda yaklaşılır ise; “6 Temmuz Dünya Zoonozlar Günü” yalnızca bir aşı ile insanlığın en eski, en korkunç hastalığı ile mücadele etmenin başlangıcı değil, aynı zamanda, enfeksiyonlardan “korumanın, sağaltımdan daha önemlidir” ilkesinin yaşama aktarılması ve işlevselleştirilmesi anlamını da içinde barındırmaktadır. İşte Tek Sağlık yaklaşımı tam bu bağlamda daha geniş, daha kapsamlı bir anlayış ve stratejik düşünce olup, süreç bakımından tarihsel, içerik ve güncellik bakımından dinamik bir sağlık anlayışını vurgulamaktadır. Diğer bir ifadeyle söylemek gerekirse, Tek Sağlık düşüncesi 19. yüzyılda “zoonotik sorunların çözümü” için tanımlanmış olsa da( ), sürekli değişim içinde olan Ekolojik ve Antropojenik gelişmeler, 20. yüzyılın son yarısından itibaren ve özellikle 21. yüzyılın ilk çeyreğinde daha önce hiç görülmemiş “Küresel Sağlık Tehditlerine” dönüşmüştür(6,13). Sağlık Tehditlerinin özellikleri ve etkileme alanları genişlemiştir. Bir bakıma, “Sağlık Tehditleri” de küreselleşmiştir.

Küreselleşen sağlık tehditlerinden biri de kuşkusuz, zararlı etkileri “sinsice ve çığ gibi büyüyen” Küresel İklim Değişikliği ve onun yelpazesinde süregelen çevresel sağlık sorunları(su sıkıntısı, bölgesel kuraklık ve bunlara bağlı yeni salgınlar vb.) örneklendirilebilir. Son günlerde ABD’de pek çok sağlık çalışanı veya önemli sağlık kuruluşları, Sağlık eğitimi ile ilgili sivil toplum kuruluşları Küresel İklim Değişikliği ve etkilerine karşı önlemler alınması için kampanyalar düzenleyerek(16), “İklim değişikliği bir halk sağlığı acil durumudur” vurgusu yapmaktadırlar.

Sonuç olarak söylenebilir ki; “6 Temmuz Dünya Zoonozlar Günü” yalnızca “Küresel Sağlığı tehdit eden” zoonozlar ve zoonotik patojenlere dikkat çekmek için değil, aynı zamanda, sağlığı çok yönlü tehdit eden KİD, Vektörler ve Vektörlerle Bulaşan Hastalıklar, obezite ve “obezojenler”, Kanser ve Kanserojenler, EBK (Endokrin Bozucu kimyasalların) insan ve hayvan sağlığına verdiği zararları da vurgulamak gerekiyor. Bu denli kapsamlı “Karmaşık Sağlık Sorunlarının” risklerini azaltmak, toplumda ve bireylerde “koruyucu” hatta “önleyici sağlık bilincini” oluşturmak ve yaymak için geleneksel “siloların” dışında düşünmeyi öncelemek ve Tek Sağlık yaklaşımında işbirliği yapmak gerekiyor. Bu kapsayıcı “disiplinler ve/veya mesleklerarası” işbirliğini uygulamaya koymanın yolu da, içselleştirilmiş ve İşlevselleştirilmiş Tek Sağlık Eğitimine, eğitim süreçlerinde ve öğretim izlencelerinde yer vermek gerekmektedir. Bu yaklaşımdan uzak kalmak, bireylerin, toplumun geleceğini riske etmek,  içinde yaşadığımız “ekosistemi” gelecek kuşaklara hastalıklı bırakmak yani biyolojik geleceğimizi karartmak anlamına gelmektedir.

Diğer Haberler:
Türkiye, ekonomik ve diplomatik kuşatmalarla karşı karşıya

Kısaca, “Antroposen çağının” bir devamı olan içinde yaşadığımız yüzyılda insanlık bir seçim yapmakla karşı karşıya kalmıştır: gem vurulamayan “EGOizim” mi? Yoksa kendi doğal dinamikleri içinde yaşanabilirliği sürekli olma potansiyeli bulunan “EKOsistem” sağlığı mı?  

KAYNAKLAR:

  1. Rappuoli, R.(2014),  Inner Workings: 1885, the first rabies vaccination in humans, PNAS, 111(34); 12273.  Erişim: 5.7.2019  https://www.pnas.org/content/pnas/111/34/12273.full.pdf                                                                                                                               
  2. One Health Commission (2016), World Zoonosis Day. Erişim. 5.7.2019    https://www.onehealthcommission.org/index.cfm/37526/80143/world_zoonosis_day
  3. Health forAnimals (2019), Get Ready for World Zoonoses Day, Erişim. 5.7.2019  https://healthforanimals.org/resources-and-events/newsletter-repository/1-june-2017.html?q=2
  4. Taştan R. (2015), Dünya Zoonozlar Gününe ‘Tek Sağlık Yaklaşımı’.  Erişim: 5.7.2019                                          https://www.ciftlikdergisi.com.tr/dunya-zoonozlar-gunune-tek-saglik-yaklasimi.html  
  5. WHO (World Health Organization), Rabies: Epidemiology and burden of disease. Erişim: 5.7.2019 https://www.who.int/rabies/epidemiology/en/  
  6. McMichael, A.J. (2013). Globalization, Climate Change, and Human Health. N Engl J Med 368; 1335-43. Erişim: 5.7.2019  https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMra1109341  
  7. Yılmaz, O. Oymak, S. ve Serpen, A. (2018),  Zoonozlarla Mücadelede Veteriner Halk Sağlığı ve Tek Sağlık. Erişim: 5.7.2019  http://fliphtml5.com/itjm/gdcv
  8. World Bank(2012), People, Pathogens and Our Planet, Volume 2 The Economics Of One Health. Erişim: 5.7.2019 http://documents.worldbank.org/curated/en/612341468147856529/pdf/691450ESW0whit0D0ESW120PPPvol120web.pdf
  9. Taştan, R. (2008), Zoonozlar ve Turizm Ekonomisi, Konferans, 30.4.2008. KOÜ Derbent MYO, Derbent Uygulama Oteli, Kartepe, Kocaeli. Erişim: 5.7.2019, http://akademikpersonel.kocaeli.edu.trrtastan/toplanti/rtastan23.07.2018_07.58.57toplanti.pdf  
  10. Taştan, R. (2018), Yeniçıkan Enfeksiyon Hastalıkları ve Turizm Ekonomisine Etkileri. İçinde: Karacan, S. (edt.), Turizm Okumaları-II, 1. Baskı, s:163- 196. Umuttepe Yayınları No.256, Kocaeli.
  11. Taylor, LH, Lathman SM. and Woolhouse, M E(2001), Risk factors for human disease emergence. Philos Trans R Soc Lond B Biol Sci. 2001 Jul 29; 356(1411): 983–989.                                   Erişim: 5.7.2019, https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1088493/  
  12. OIE (World Organisation for Animal Health/Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü)(2019),  Animals, humans and diseases. Erişim: 5.7.2019,  http://www.oie.int/en/for-the-media/onehealth/  
  13. King, L.J. (2013), Combating the triple threat: the need for a One Health approach. Microbiol Spectrum 1(1):OH-0012-2012. doi:10.1128/microbiolspec.OH-0012-2012. Erişim:5.7.2019 http://www.asmscience.org/content/journal/microbiolspec/10.1128/microbiolspec.OH-0012-2012  
  14. AVMA (American Veterinary Medical Association) (2008), One Health- a New Professional Imperative. June 15, 2008,Final Report. Erişim: 5.7.2019, https://www.avma.org/KB/Resources/Reports/Documents/onehealth_final.pdf  
  15. WHO/OIE/FAO (2019), Taking a Multisectoral, One Health Approach: A Tripartite Guide to Addressing Zoonotic Diseases in Countries. Erişim tarihi: 5.7.2019,                                                                                                         http://www.oie.int/fileadmin/Home/eng/Media_Center/docs/EN_TripartiteZoonosesGuide_webversion.pdf  
  16.  ANONIM (2019), U.S. Call to Action on Climate, Health, and Equity: A Policy Action Agenda. Erişim: 5.7.2019, https://climatehealthaction.org/media/cta_docs/US_Call_to_Action.pdf

Yazan - 6 Temmuz 2019. Kategori MANŞET, HAYVANCILIK, SAĞLIK, YAZARLAR. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir