30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun

38b12ca2da21977
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla Anıtkabir’de tören düzenlendi.
Tören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Yalçın Akdoğan, Numan Kurtulmuş, yüksek yargı kurumu başkanları, bakanlar kurulu üyeleri, kuvvet komutanları ve diğer devlet erkanının Aslanlı Yol’dan yürüyüşüyle başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine, üzerinde ay yıldız motifleri bulunan çelenk bırakmasının ve saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu.
 anitkabir-jpg20140830094350
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti. Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı ve deftere yazdığı metni okudu.  Erdoğan, şunları kaydetti:
”Aziz Atatürk, büyük zaferin 92. yıl dönümünde bizlere miras olarak bıraktığın cumhuriyeti yine bizlere hedef olarak gösterdiğin muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak için tüm gücümüzle çalışıyor, gayret gösteriyoruz. Milletimizin istiklaline ve istikbaline sahip çıkma iradesinin en önemli sembollerinden biri olan büyük zaferin kazanılmasında emeği geçen, başta zatı aliniz olmak üzere tüm komutanlarımızı, subaylarımızı, askerlerimizi, halkımızı minnetle anıyorum. Büyük zafer, milletimizin bin yıllık vatanı Anadolu’nun ebedi yurdumuz olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermesi bakımından da ayrı bir öneme sahiptir. Kurtuluş Savaşımız boyunca dünyanın dört bir yanından dualarıyla ve verebildikleri her şeyle milletimize destek olan tüm kardeşlerimize de bu vesileyle bir kez daha şükranlarımı ifade ediyorum. Vatan topraklarının düşman işgalinden kurtarılması ve korunması uğrunda mücadele eden şehitlerimize ve gazilerimize milletim adına Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhun şad olsun.”
 erdogan_davutoglu-jpg20140830110310
 
Erdoğan başkomutan sıfatıyla tebrikleri kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü kutlamalarını başkomutan sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü kutlamalarını başkomutan sıfatıyla Çankaya Köşkü’nde kabul etti.
Erdoğan, Anıtkabir’deki törenin ardından Çankaya Köşkü’ne geçti.
Devlet erkanı ve diğer davetliler, Köşk’ün Küçük Resepsiyon Salonu olarak adlandırılan bölümünde törenin başlamasını bekledi. Bu sırada, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile sohbet etti.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Davutoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç,  Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Bakanlar Kurulu üyeleri, kuvvet komutanları ile diğer bazı üst düzey askeri yetkililer, bazı milletvekilleri ve Başbakanlık Müsteşarı Fahri Kasırga’nın da aralarında bulunduğu üst düzey bürokratlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tebriklerini sundu.
Türkiye’de görev yapan büyükelçiler ve yabancı misyon şefleri de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hem göreve başlamasından dolayı “hayırlı olsun” dileklerini ilettiler hem de Zafer Bayramı’nı kutladılar.
Her rütbeden asker, askeri öğrenci temsilcileri ile Genelkurmay Başkanlığından bazı sivil personel de törene katılarak, Erdoğan’a tebriklerini iletti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, günlük programında yer almasına rağmen törene katılmadı.
Daha önce Genelkurmay Başkanlığında yapılan tebrik kabul töreni, ulusal ve resmi bayramlara ilişkin yönetmeliğin Zafer Bayramı kutlamalarıyla ilgili bölümünde yer alan, “Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanlığında tebrikat kabul edilir” maddesi uyarınca, ilk kez geçen yıl Çankaya Köşkü’nde yapılmıştı.
25743464
ERDOĞAN İLE KILIÇDAROĞLU TOKALAŞMADI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’ndeki kabulün ardından Atatürk Kültür Merkezi’ndeki 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle yapılacak olan törenlere katıldı.  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, burada yapılan törene katıldı.
 Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu tokalaştıktan sonra yerlerine oturdular. Tören alanına gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Özel, üstü açık araba asker ve törene katılan vatandaşları selamladı.
Erdoğan ve Özel, daha sonra geçit törenini izlemek için yerlerine gitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan geldiğinde TBMM Başkanı Çiçek, Başbakan Davutoğlu,  Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın elini sıktı. Erdoğan,  Davutoğlu’nun yanında oturan Kılıçdaroğlu’nun elini sıkmak için bir hamle yaptı ama Kılıçdaroğlu’ndan karşılık gelmeyince ani bir kararla Cumhurbaşkanı da yerine oturdu.
 
373976_516573145022491_1203387600_n
 30 AĞUSTOS ZAFERİ VE ÖNEMİ
“25 Ağustos 1922 akşamı Başkomutan, Afyonkarahisar’ın 20 km kadar güneyinde Şuhut kasabasında, bir köy evinin üst katında kurulmuş sofrada, bir petrol lâmbasının sönük ışığı altında, akşam yemeğini yemektedir; taarruz ertesi sabah başlayacaktır.
Yaver Muzaffer Bey, kendisine topçu cephane miktarı hakkında bilgi veriyor. Buna göre taarruzdan önce yapılacak toplu ve sürekli topçu ateşi, ancak üç dört saat devam ettirilecektir.
Gazi Mustafa Kemal yemeğini bitirdikten sonra, iki tarafın arazi üzerindeki durumlarını gösteren haritayı istiyor; genel durumu bir kere daha inceliyor. Yaverine Döğer mevkii ile Dumlupınar arasındaki mesafeyi ölçtürüyor. Elindeki kalemle bu noktaya birkaç kere vuruyor; ağzından şu cümleler dökülüyor:
-Döğer, döğer; fakat döğemeyeceklerdir. Buradaki kuvvetleri hareketsiz kalmaya mahkûmdur.
Ayağa kalkıyor, Muzaffer Beye:
– Hadi haritaları topla, hareket ediyoruz diyor.
Gece yarısı olmuştur; Başkomutan, şimdi Kocatepe’nin eteklerindeki çadırlı ordugâhta, konik bir çadırdadır; gecenin koyu sessizliği içinde, yalnız ordugâhın önünden akan küçük bir dereden hafif su şırıltıları duyuluyor… Başkomutan, bir ara çadıra giren yaverine:
-Hazır mısınız? diye soruyor.
Olumlu cevap alınca doğruluyor, henüz bozulmamış olan portatif karyolasının üzerinden tabanca kemerini alıp kuşanıyor. Her günkü gibi tıraş olmuştur; eldivenleri elindedir, çadırdan çıkıyor… Ortalık zifirî karanlık… Petrol ve mum fenerlerinin titrek ışıkları altında Kocatepe’ye doğru çıkmaya başlıyor; öne doğru fazla eğilerek yürüyor. Arazi, arızalı olduğu için ağır ağır ilerliyor… Nihayet tepeye çıkmıştır; bütün karanlıkları delen gözleriyle ileriye bakıyor:
-Allah, Türk milletini ve ordusunu koruyacaktır! diye mırıldanıyor.
26 Ağustos 1922… Sabahın ilk ışıkları görünmüştür; Başkomutan tarassut (gözetleme) dürbününün başında, düşman tahkimatını seyrederken topçularımız ateşe başlıyor… Bu ateş, tahkimatı yer yer havaya uçurmaktadır… Fakat bir taraftan da tonlarca cephane su gibi akıp gitmektedir… Endişeye kapılanlar oluyor; bunu Başkomutan’a da söylüyorlar. O, büyük bir soğukkanlılıkla:
 30-Agustos-Zafer-Bayrami-4
-Tek mermi kalıncaya kadar ateşe devam edilecektir, emrini veriyor ve ekliyor: “Cephane ikmalini düşmandan yapacağız.”
Akşam olmak üzeredir… Dâhi komutan etrafına bakarak:
-Yarın öğleden sonra Afyon’da olacağız diyor.
O anda herkes şüphe ve tereddütle birbirinin yüzüne bakıyor; fakat ertesi gün, yani 27 Ağustos günü öğleden sonra hep beraber Afyon’dadırlar.
28 ve 29 Ağustos günleri verilen emirlere göre, düşman kovalanmakta ve sıkıştırılmaktadır. Başkomutan da evvelce tasarladığı yerde, düşmana son darbeyi vurmak için hazırlanmaktadır.
Nihayet 30 Ağustos… Başkomutan otomobiline biniyor. Şimdi Zafertepe diye anılan yere doğru inme emrini veriyor. Birinci Ordu Komutanı Nurettin Paşa:
-Paşam ateş hattına iniyorsunuz diyor.
Cevap veriyor:
-Siz burada kalınız!
Yoluna devam ediyor. Düşmanın top ateşi altında bulunan bir yere geliyor; oradan dürbünle düşmanın asıl kuvvetlerinin bulunduğu yerlere doğru ilerlemekte olan piyade birliklerimizin hareketini takip ediyor.
Birdenbire, “Allah, Allah!..” sesleri yükseliyor. Askerlerimizin süngüleri batmak üzere bulunan güneşin kızıl ışıkları altında alev alev yanmaktadır; ölümü hiçe sayan kahramanlarımız, düşmanın üzerine ateşten bir çığ gibi iniyor.
O anda Büyük Komutan, elindeki sigarayı atıyor; ayağa kalkıyor. Siper içinde dimdik duruyor; bu, çok sevdiği, üzerlerine titrediği askerlerine karşı bir saygı duruşudur; gözleri nemlenmiştir. Eliyle muharebe alanını göstererek bağırıyor:
-Hacı Anesti, mağrur kumandan! Neredesin, gel de ordularını kurtar! (1)
Ertesi gün sabahın erken saatlerinde muharebe alanını dolaşıyor. Manzara çok hazindir; binlerce düşman cesedi… Birbirinin üzerine yıkılmış yüzlerce topçu hayvanı… Terk edilmiş toplar; cephaneler…
Asil ruhlu Büyük İnsan, üzüntü duyuyor:
 30-Agustos-Zafer-Bayrami-11
-Bu manzara insanlığı utandırabilir, fakat meşru müdafaamız için buna mecbur olduk. Türkler, başka milletlerin vatanında böyle bir harekete teşebbüs etmezler diyor.
Biraz ileride topların arasında yerde bir Yunan bayrağı görüyor; eliyle işaret ederek emrediyor:
-Bir milletin istiklâl alâmetidir (sembolüdür). Düşmanın da olsa ona hürmet etmek lâzımdır. Bayrağı yerden kaldırıp topun üzerine koyunuz.(2)
   30 Ağustos’un gerçek anlamını ve önemini BüyükZafer’in ikinci yıl dönümünde (30Ağustos 1924) Dumlupınar’ın Çal tepesinde yapılan törende Atatürk’ün verdiği söylevde görürüz:
“… Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyetin temeli burada tarsin olundu (kuvvetlendirildi), hayatıebediyesi (ebedî hayatı) burada tetviç olundu (taçlandırıldı). Bu sahada akan Türk kanları, bu semada pervaz eden (uçan) şehit ruhları devlet ve cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır.” (3)
(1) Türklerin taarruz etmeyeceklerine inanmış olan Yunan Başkomutanı Hacı Anesti, izinli olarak geldiği İzmir’de gazetecilere: “Karşımda Mustafa Kemal diye birini göremedim.” demiştir.
(2) Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, Cilt:I, Yapı Kredi Bankası Yayınları, İstanbul, 1973, s. 134-136.
(3) Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Tarihî Nuktu, Cumhuriyet Gazetesi Yayını, İstanbul, 1924, ss. 10,12:14; Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Sonbahar Seyahatleri, Matbuat Müdiriyeti Umumiyesi Yayını, İstanbul, 1925, s. 37:39.
Ahmet Bekir PALAZOĞLU

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=65486

Yazan - Ağu 29 2014. Kategori MANŞET. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |