Süt sektörünün rekabet şansı inovasyonun önemli kılınmasına bağlı”


unnamed (2)

 

 

 

 

Süt sektörünün rekabet şansı inovasyonun önemli kılınmasına bağlı”

 

 

Geleneksel hale gelen ve İzmir Tire’de üçüncüsü düzenlenen 3. Tire Süt sempozyumunun sonuç bildirgesi yayınlandı. Sidas Tanıtım ve Ege Üniversitesi işbirliği ile organize edilen Sempozyum sonuç bildirgesine Ege Üniversitesi Tire Kutsan Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof  Dr Harun Uysal, İzmir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Gökhan Özdemir,  İzmir Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi, İzmir Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı  Reha Keskinoğlu ve  Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük imza atarak kamuoyuna sundular.

 

  1. Tire Süt Sempozyumu Sonuç bildirgesi:

 

   

11 Haziran 2015 tarihinde Tire Organize Sanayi Bölgesi İşletmeleri (TOSBİ) konferans salonunda düzenlenen ve “Süt Ürünleri Ve Teknolojilerinde İnovasyon” konusunun işlendiği “3. Tire Süt Sempozyumu” yoğun bir katılım ile gerçekleştirilmiştir.

“3. Tire Süt Sempozyumu” yoğun ilgi çekmiştir. çünkü;

  • Sempozyum Türkiye’nin “sütteki başkenti” olan İzmir’in, Küçük Menderes havzasında yer alan tire ilçesinde yapılmıştır. bizzat üreticinin ve işleyicinin ayağına gidilmiş, işin mutfağına girilmiştir.
  • Sempozyumda sektör ile ilgili gerek Tire’nin gerekse İzmir’in bütün paydaşları bir araya getirilmiştir.
  • İyi bir organizasyonla gerçekleştirilen sempozyum; iki oturum, bir panel şeklinde yapılmış, sempozyumda süt sektöründeki inovasyon ile ilgili her konu, alanlarında uzman kişiler tarafından masaya yatırılmıştır.
  • Sempozyumun üçüncü oturumu olan panelde; küreselleşme stratejileri içerisinde süt sektörü ne yapacak? konusu uzman kişilerce masaya yatırılmıştır.

 

“İnovasyon Önemli”

 

süt sektörünün inovatif yaklaşımlarının ve mevcut durumunun fotoğrafını çeken ve geleceğine ışık tutan “3. Tire Süt Sempozyumu” sonuçlarına göre;

  • Son yıllarda Türkiye süt sektöründe kayda değer gelişmeler yaşanmaktadır.
  • Sektörün rekabet şansı ancak inovasyonun daha önemli kılınmasına bağlıdır.
  • Bu anlamda Türkiye süt sektörü inovasyona açık bir sektördür ve hali hazırda birçok inovatif çalışmalar yapılmaktadır.
  • Süt sektörü inovatif yaklaşımlarla gelişecek ve daha fazla ihracat olanakları yakalayacaktır.
  • Bu durum Türkiye’nin cari açığının azaltılmasında önemli rol oynayacaktır.

Ancak inovatif yaklaşımların yanısıra sektörde temelde bazı çalışmaların yapılması gerekmektedir;

 

„Süt-yem paritesi dikkate alinmalı“

 

  • Çiğ süt de asıl sorun fiyatta değil, yüksek maliyettedir. Örneğin AB’de Nisan 2015 de 31.59 euro cent yani yaklaşık 93 kuruş olan çiğ süt ile yetiştirici 1 kilo 700 gram yem alırken, ülkemizdeki yetiştirici 1 lira 15 kuruş ile ancak 1 kilo yem alabilmektedir. çiğ süt fiyatının belirlenmesinde üretim maliyetinin dikkate alinmasi ve maliyetin altinda bir fiyat belirlenmemesi gerekir. dünyada standart olarak kabul edilen süt-yem paritesi dikkate alinmali. Yani 1 litre sütle 1.5 kilo yem alinabilmelidir. Hayvanciliğin sürdürülebilir olması için üreticinin refah payinin dikkate alinmasi gerekir. hükümet eğer süt sanayicilerini destekleyecekse o zaman maliyetle fiyat arasindaki fark veya süt yem paritesi arasindaki fark kadar üreticiye prim olarak vermelidir
  • Süt sektöründe kayıt dışılığın önlenmesi, gıda güvenliğinin sağlanması, fiyat istikrarı, maliyetlerin düşürülmesi, üreticinin pazarlama sorununun giderilmesi, üretimde planlamanın yapılabilmesi ve köyden kente göçün önlenmesi için; Türkiye’nin koşulları kooperatifleşmeyi önemli kılmaktadır. bu yapılanmanın teşvik edilmesine yönelik olarak, çiğ süt destekleri, sütünü örgütler kanalıyla pazarlayan üreticiye verilmeli, bunun için örgütsüz çiftçilere zaman tanınmalı, yine sütü soğuk zincir altında kontrollü bir şekilde toplayan örgütlere de daha yüksek teşvik primi verilmelidir.
  • Büyükbaş hayvancılığın yanı sıra küçükbaş hayvancılık da hak ettiği yeri almalıdır.
  • Süt işletmeleri; kayıt dışı çalışarak hileli gıdalar üretenler nedeniyle haksız rekabet ile karşı karşıyadır. ucuzcu market politikaları nedeniyle birçok firma ucuz mal elde etmek için katkı maddeleri kullanmakta ve bu durum tüketici sağlığını tehdit etmektedir.
  • Süt işletmeleri yetiştiriciye süt parasını 15-30 gün aralığında ödedikleri halde, ürünlerinin parasını marketlerden en az 3 ayda alabilmektedir.
  • Medyada çoğunlukla süt ve süt ürünleri ile ilgili uzmanlarından doğru bilgiler almak yerine uzman olmayan kişilerden spekülatif bilgiler alınmakta ve bu durum da tüketiciyi yanlış yönlendirmektedir.
  • Tüm paydaşların katılımı ile sektöre sürdürülebilir bir rekabet gücü kazandıracak ve kaliteli üretimi esas alacak «süt eylem planı» hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

 

         ilgililere saygıyla duyurulur.

 

 

 

 


Yazan - 23 Haziran 2015. Kategori MANŞET, HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x