Veteriner Fakültelerinde “Türe dayalı”Eğitim


Yükseköğretim Kurulu (YÖK), veteriner fakültelerinde “Türe Dayalı Eğitim” sistemine geçmeyi hedefliyor.

Bu sistemle YÖK, veteriner fakültelerinin kliniklerinde görev yapan öğretim üyelerinin tek bir tür üzerinden uzlaşmalarını sağlayacak. Böylelikle, kedi, köpek, kuş gibi ev hayvanlarının uzmanı büyükbaş ve küçükbaş hayvanların hekimliğini yapamayacak.

Çalışma, Türkiye’de eğitim veren 21 veteriner fakültesinin kliniklerinde görev yapan öğretim üyelerinin ve yeni yetiştirilecek olan akademisyenlerin Avrupa ve dünya standartlarına ulaştıracak. Mevcut sistemde veterinerlik fakültelerinden mezun öğrenci ve akademisyen kalitelerinin Avrupa standartlarının altında kaldığını belirten YÖK yetkilileri “Tüm dünya türe dayalı eğitim verirken biz bu sisteme geçmekte geç bile kaldık” diye konuştu.

BİR YORUM

Bu gelişme kaçınılmaz ve beklenen bir gelişmedir. Söz konusu türe göre uzmanlaşma konusunu, Veteriner Hekimliği mesleğinin geleceği açısından önemli bulduğumuz için tıpkı bir binanın temelini atar gibi bundan yirmi beş yıl önce İzmir Veteriner Hekimler Odası Yönetim  Kurulunda görev yaparken yönetim kurulu olarak tartıştığımız ve önerilerde bulunduğumuz bir düşünce idi. Düşüncelerimizin geçte olsa hayata geçmesi sevindirici ve önemli.Yine yıllar sonra İzmir Veteriner Hekimler Odası Veteriner Halk Sağlığı Çalışma Grubu Üyelerimizden Sayın Veteriner Hekim Arzu TEMİZYÜREK 2006 – 2008 yıllarında A.B.D’de bulunduğu sırada muayenehane ve kliniklerle ilgili araştırma yapmasını istemiştim.O tarihlerde bana gönderdiği bilgilerin içinde yer alan türe göre uzmanlaşma konusunu yakından ilgilendiren şu bilgiler yer alıyordu:her VeterinerHekim’in türe özgü alanları bulunmakta,her Veteriner Hekim’e mezuniyet sonrası kendi alanıyla bulunduğu bölgede ki enstitü veya üniversiteye bağlı fakülte,kolej ve okullar tarafından eğitim programları düzenlenmektedir.Yine bu eğitim programları çerçevesinde A.B.D’de “Muayenehane ve Poliklinik ” yapan veteriner hekimlere belli krediyi  kendi alan larıyla ilgili bilimsel kongre ve sempozyumlara katılma mecburiyeti getirilmiş bulunmaktadır. Bu eğitim programlarına katılmayan ların çalışma izinleri askıya alınıyor,müsaade edilmiyor. Tahmin ediyorum ki bu gelişmeler sonucunda Türkiye’de de önümüzde ki süreçte benzer uygulamaların ülkemizde de uygulanacağını düşünüyorum.

Fakat böyle bir sistemin hayata geçirilmesi için taşra teşkilatıyla bağımsız resmi otorite Veteriner Teşkilatına ihtiyaç var.Mevcut Bakanlık teşkilatı,dünyada hiç bir ülkede olmayan ucube bir yapı olup multidisipliner anlayıştan ve interdi sipliner çalışma kültüründen uzak,bazı sermaye kesiminin ve meslek çevrelerinin baskılarıyla kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirilerek  “TARIM” mantığı ile oluşturulmuş, her şeye tarım mantığı ile bakan ve gören, kendilerini her şeyin üstünde ve vazgeçilmez gören belli bir mantığa hizmet eden, Epidemiyolojinin, Zoonoz’un v.s’nin  ne olduğundan bir haber, Veteriner Hekimliği mesleğini sadece hayvan tedavi eden,bunun dışında mezbahada et muayenesi yapan bir meslek olarak gören, tıp bilgisinden uzak zihniyetin ürünüdür.Bu zihniyet doğrultusunda atanan İl Müdürü ve İlçe Müdürü yöneticiler tarafından Veteriner Hizmetlerinin yönetilmesi,koordine edilmesi mümkün olmayıp uluslararası Veteriner Hizmetleri teamüllerle bağdaşmadığı gibi uluslararası Veteriner antlaşmalarına aykırıdır.Bu yapının eninde sonunda değişime uğraması kaçınılmaz olup mevcut bu yapı ile Türkiye’de uluslararası standartlarda Veteriner Hizmeti vermek çok zor,böyle bir hizmetin verilememesi demek global sağlık açısından büyük bir tehdittir, saygılarımla.

Adnan SERPEN
Veteriner Hekim İZMİR


Yazan - 12 Kasım 2011. Kategori HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
2 Yorum
Eskiler
En Yeniler
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
soner güner
soner güner
9 yıl önce

adnan bey ‘in de dediği gibi düzenli bir sistemin unsuru olarak vetrinerlik hizmetlerinin sunuldugu bır bakanlık ve bunun kurumları olmadıkça yapılacak ,hatta bir çok fakültede yapılmakta olan bu spesifikleşme olayı önem ve değer taşımamaktadır. tamamiyle burjuva sınıfının daha ıyı hizmet bekleme anlayısından ortaya cıkan bu tavır hıcbır gerceklık barındırmamaktadır . zıraat muhendıslerının mudurluk gorevı ustlendıgı ve veterıner hekımlerın aldıkları egtımlerın gıderek yok oldugu ıl ve ılce tarım merkezlerınin varlıgı ıle ve ozellıkle son donemlerde kırsaldakı çiftçilerin ekonomik birçöküşün içerisinde oldugu bır duzende veterınerlık hızmetı veren kurumlar desteklenmelıdır bu konuda veterıner hekımler odasının sessız ve sukun duruşu bu meslegın gıderek değer… Read more »

gizem levent
gizem levent
9 yıl önce

eger yaptırımı olabılıcekse kesınlıkle gec kalınmıs bır farkındalık . veterıner fakultesı son sınıf ogrencısıyım ve aldıgım egıtımı mesleki anlamda herseyde yetecek duzeyde bulmuyorum . ‘ herseyden bıraz olsun olur ‘ mantıgı artık gunumuz mantıgı olmaktan cıkmıs durumdadır . ‘1 seyı bılsın tam bılsın’ cilerdenim . kesınlıkle veterıner hekımlerının uzmanlık durumlarına göre onlerı acılmalı veya yetkılerı kısıtlanmalıdır . böyle kutsal bı meslegı buralara dusuren basta devletın verdıgı onem sonrasında ısını tam yapamayan meslektaslarımızdır . ben meslegımız ıcın bir uzmanlık sınavının cıkması gerektıgını dusunuyorum . ve belırlı donemlerde mezun veterıner hekımler sektorlerıyle ılgılı egıtımlere alınıp geliştirilmelidir . eger siz egitime bu anlamda… Read more »

2
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x