“ATATÜRK Çocuklara Bira Değil Malt Hülasası Tavsiye Ederdi”


12993559_10153987979166893_1895931734648436662_n

 

 

Önce tarih dersi..;

 

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zannettiği gibi Türkiye’de içki üretimi ve tüketimi Cumhuriyet’le birlikte değil, Osmanlı döneminde başladı. 19. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nde vergi denetimi altında faaliyet gösteren çok sayıda içki üreten işletme açıldı. İlk içki içen Türk de Atatürk değildi!..
* * *

Padişah IV. Murat, içkiyi ve afyonu yasaklamıştı. Ama kendisinin hem içki hem de afyon kullandığı tarihi bir gerçekti! Keza II. Abdülhamit, veliahtlığında bazı içkileri tüketirdi. II. Beyazıt da gençliğinde içen padişahlardandı. Fatih’in bile, az da olsa içtiği biliniyor. Son padişah Vahdettin de içkiciydi. Nitekim Tütüncübaşı Şükrü Bey, Padişah Vahdettin’in kendisine daima “konyak aldırdığını” belirtir. Vahdettin’in, Almanya ziyareti sırasında şerefine verilen ziyafette imparatorla karşılıklı şampanya kadehi kaldırdığını kim inkar edebilir?..
* * *

Osmanlı’nın son zamanlarında Avrupa’dan etkilenen çevrelerde; örneğin saraylarda, zengin konaklarında içilmeye başlanan bira, genellikle Viyana, Münih ve Belgrad gibi merkezlerden ithal ediliyordu. 1800’lerin sonlarında Osmanlı’nın bazı kentlerinde bira imalathaneleri açılmaya başlandı. İlk bira fabrikaları da II. Abdülhamit döneminde İstanbul’da, İsviçreli Bomonti Kardeşler tarafından kuruldu.
* * *

Osmanlı’da bira fabrikaları olur da birahaneler olmaz mı?
Nitekim 1890’lı yıllarda İstanbul’da 33,İzmir’de 5, Selanik’te 4, Ankara’da ise 3 birahane vardı. Erzurum’da bile 1 birahane faaliyet gösteriyordu.
Osmanlı birahanelerini anlatırken bira bahçelerinden söz etmemek olmaz. “Belediye Bahçesi” adı verilen bu mekânların en gözdeleri; İstanbul’da Bebek, Çamlıca ve Tepebaşı Belediye Bahçeleriydi. Bu bahçelerde daha çok Bomonti Birası içilirdi.
* * *

Diğer Haberler:
Geçen haftanın yumurta ihracat raporu

Atatürk Cumhuriyeti, 22 Mart 1926 tarihli bir yasayla alkollü içkileri devlet tekeline aldı. Böylece “İspirto ve Alkollü İçkiler Tekeli”, devletin ciddi gelir kalemlerinden birini oluşturmaya başladı.
Günümüzde gençleri alkol, sigara, uyuşturucu ve kumar gibi zararlı alışkanlıklardan korumak için mücadele eden Yeşilay’ın kamu yararına bir cemiyet olmasını, Tayyip Erdoğan”ın “iki ayyaş” dediği Cumhurbaşkanı Atatürk ile Başbakan İsmet İnönü sağladı.
* * *

VAHİM ÇARPITMA

Cumhurbaşkan Erdoğan, Atatürk Orman Çiftliği’nde çocuklara bira içirildiğini iddia ederek şunları söyledi:
“Aileler sağlığa faydalı diyerek ilkokul çocuklarına birayı sevdirmeye çalışmıştır. Tarih kitaplarında Atatürk Orman Çiftliği’nde ellerine bira şişeleri tutuşturulmuş çocuklar görürsünüz. Bunlar bu ülkede yaşandı! Hatta zorladılar!”
Evet, milyonların gözünün içine baka baka yine gerçeği çarpıtıyorlar.
Zira onun sözünü ettiği tarihlerde Atatürk Orman Çiftliği’nde bir bira, bir de malt fabrikası bulunuyordu. Malt fabrikasında çocuklar için özel bir bira/hülasa/ilaç imal ediliyor ve zayıf bünyeli çocuklar da sağlığa çok yararlı bu alkolsüz malt hülasasını içiyorlardı. “Şark Malt Hülasası’’ adı altında üretilen bu besleyici içecek Osmanlı’da ve Cumhuriyet döneminde eczanelerin başköşelerinde yer alıyordu. Malt, sadece Türkiye’de değil, dünyada da bebek ve çocuklar için yoğun olarak kullanılan bir gıda takviyesiydi.

Diğer Haberler:
Yumurta sektörü krizi

Gliserofosfatlı ve gliserofosfatsız olmak üzere iki çeşit üretilen malt hülasaları “zayıflık” ve “halsizlik” çeken bebek ve çocukların dertlerine derman olduğu için hekimlerce tavsiye ediliyordu. Ayrıca iştah açıcı, kuvvetlendirici, kansızlığa çare olarak satılan Şark Malt Hülasası’nı bebekli annelerin de “süt artırıcı” olarak kullanabilecekleri belirtiliyordu. O günlerde Şark Malt Hülasası’nın reçeteye benzer etiketinde şunlar yazıyordu:
“Nekahette bulunanlar için pek kıymetli ve Anemi, Kloroz, Albüminuri, Fosfatüri, Dispepsi, Siyatik ve Umumi Zafiyette büyük faydaları olan bir devadır. Çocukların dişlerinin kolayca çıkmasına, kemiklerinin kuvvetlenmesine, çocuk emziren annelerin sütünün çoğalmasına yardım eder.
Çocuklara: Yemeklerden evvel bir veya iki çorba kaşığı, büyüklere: yemeklerden evvel bir kahve fincanı…”
* * *

Malt hülasası bugün de tüm dünyada zayıf bünyeli kişilere hekimlerce öneriliyor.
Şimdi sıkı durun!
Tekel’in özelleştirilmesinden sonra imal edilmeyip, yurt dışından getirilen bu ‘harika’ içecek kim tarafından üretiliyor, biliyor musunuz?
Türkiye’nin muhafazakârlığıyla ünlü büyük bir sanayici ailesi tarafından!..
Üstelik daha rahat tüketilsin diye içine meyve aroması da katılıyor.
Cehaletin Büyük Önder Atatürk’ün aziz hatırasını itibarsızlaştırmak için attığı yalan bumerangı ise her zaman olduğu gibi, dönüp onları vuruyor!..

İNSANI “DİNDARIM” DEMEYE UTANIR HALE GETİREN KAFA

Diğer Haberler:
Veteriner Tavukçuluk Derneği 11.nci Olağan Genel Kurulu Yapıldı

“… Cumhuriyet’in ilk yıllarında tekke ve zaviyeler kapatıldı
ama bu insanlar (yobazlar) ortadan kaybolmadılar.
Bir takım yerlere çekilip intikam yemini ettiler.
Atatürk’ü de Deccal olarak gördüler.
Ta ki yakın zamana kadar
Türkiye’ye ait bir Müslümanlık oluşturulmuştu.
Bunlarsa Araplaştırmaya,
Vahabi ve Selefileştirmeye çalıştılar.
Bu durum bugün ülkenin gerçek, temiz
ve iyi niyetli dindarlarında bile büyük infial yaratıyor.
Bunlar, Türkiye’de İslam’a en çok darbe vuran iktidar olarak anılacaklar.
Şu anda “İslam buysa lanet olsun” diyen çok Müslüman var…”

Kaynak:Kemal OKAN

 


Yazan - 13 Nisan 2016. Kategori MANŞET, SİYASET. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı