Avrupa Birliği’nden “SELA” Sesleri Gelmeye Başladı…!


Avrupa darmadağın

Türkiye’ye yıllar sonra bile olumlu söz veremeyen Avrupa Birliği’nde çöküntü sesleri gelmeye başladı bile.Son mali kriz döneminde birbirlerine düşen Avrupa Birliği’nin kısa sürede çökeceği söylentileri herkesi tedirgin ediyor.

Avrupa’da işler kötüye gidiyor.

İrlanda yardım istemek içinde baskı görürken Yunanistan da ise bütçe açığının beklentilerden fazla gelecek olması korkuları arttırıyor.

Bizim kurban bayramı kutladığımız şu günlerde Avrupa’da sular iyice ısınmaya başladı. FED’in tahvil alımı açıklaması sonrasında gözlerin Avrupa’ya dönmesi ile ilk etapta İrlanda sıkıntı yaratmaya başladı. Geçtiğimiz iki hafta İrlanda’nın borçları gündemdeyken G-20 toplantılarında hem IMF hem de İrlanda hükümetinden gelen yardıma gerek yok açıklamaları korkuları dindirmeye yetmedi.

İrlanda ile birlikte Portekiz’den gelen çatlak seslere kulak veren piyasalar Yunanistan’ın da borcunu için de spekülasyonlara neden oluyor.

PORTEKİZ KARIŞTI

Euro Bölgesi görülmemiş bir krizin etkisi altında. Avrupa Birliğinin en son oyuncularından Portekiz İrlanda ardından ciddi ciddi borçlar konusunu masaya yatırma kararı aldı. Merkel’in “tek kur Avrupa’yı birbirine yapıştırır” inancı artık ülkeleri tehdit eder durumda. Portekiz finans bakanı  Fernando Teixeira dos Santos yaşanan sorunların domino etkisi ile diğer uluslara bulaşabileceği yorumu riskleri gözler önüne sererken euro Bölgesi’nin stabilitesi tehdit altında görünüyor.

Fernando Teixera dos Santos, “Portekiz’in yaşadığı krizin ulusal olmadığını, krizden en çok etkilenen Yunanistan ve İrlanda ile birlikte euro bölgesi ülkelerinin yaşadığı bir sorun olduğunu” ifade etti. Finans piyasalarında, Yunanistan ve İrlanda’nın yaşadığı krizin başka ülkelere de bulaşma tehlikesinin giderek büyüdüğünü savunan Portekiz Maliye Bakanı, euro bölgesinde bulunmalarının kendilerine de büyük etkisi olduğunu kaydetti.

Financial Times’ta çıkan demecin büyük yankı bulması üzerine hemen Portekiz haber ajansı Lusa’ya bir açıklama yapan Fernando Teixiera dos Santos, “mevcut durumda Portekiz’in AB’den acil mali yardım talep etme riskinin bulunmadığını” vurguladı. Portekiz Maliye Bakanı, sözü geçen acil mali yardım paketi için “Portekiz hükümeti ile Brüksel arasında direk veya dolaylı yollardan hiçbir görüşme olmadığının” altını çizdi.

Öte yandan Portekiz basını, Yunanistan ve İrlanda’dan sonra Portekiz’in de benzer bir mali kriz yaşaması halinde bunun domino etkisi yaratacağını ve İspanya’ya da sıçrayabileceğini iddia ederek euro bölgesinin tamamının tehlikeye girebileceği yorumunda bulundu.

YUNANİSTAN’IN BÜTÇE AÇIĞI DÜŞÜNÜLENDEN FAZLA

Avrupa tarafında ilk ses Yunanistan’dan çıkmıştı. IMF ve Avrupa Birliğinin ortak çalışmaları ile hazırlanan 110 milyar euroluk teşvik paketi  sonrasında hala sorunlar bitmiş değil. 2009 yılında bütçe açığı GSYH’nın yüzde 13.6 olması beklenirken 15.4’üne yükselmesi yeninden Yunanistan’ın adının sık duyulmasına zemin hazırladı. Eurostat verileri sonrasında beklentinin üzerinde gelecek olan bütçedeki kara delik yeniden borçların yapılandırılması yorumlarını gündeme getiriyor. Buna  karşılık Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, ülkesinin ”yakında borçlarını yeniden yapılandırması durumunun bulunmadığını” konunsan da emin görünüyor.

İRLANDA CDS’LERİ REKORA DOYMUYOR

İrlanda tarihinin en büyük durgunluğunu yaşıyor. Ülkenin 100 milyar dolardan fazla borcu olduğu tahmin ediliyor. İşsizlik ise yüzde 13.2 ile İngiltere’nin iki katına şimdiden çıkmış durumda. Rekor seviye ulaşan bütçe açığı ise GSYH yüzde 32’sine yükselmiş durumda. İrlanda’nın yardım başvurusunda bulunacağına yönelik endişeler, Portekiz’in risk primlerinin (CDS)euronun kurulduğu günden bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı.

EURO’NUN BAŞI BELADA

Ülkelerden çıkan çatlak sesler euronunda erimesine neden oluyor. Yunanistan’dan sonra sıradakinin kim olacağı üzerine tahminler yürütülürken euro da tek kur sarmalında yeni kurbanlarını silindir gibi ezemeye devam ediyor.

İSPANYA’DA SIRADA

Şu sırlar pek adı duyulmasa da İspanya’da yakında gündeme gelecek gibi görünüyor. İspanya yüzde 9.3 ile Euro Bölgesi’nin en yüksek ikinci en büyük bütçe açığına sahip ülke.

AB’NİN GELECEĞİ

AB’nin bir “hayatta kalma mücadelesi vermekte olduğu” şeklindeki sözleri de Brüksel’de bazı çevrelerce pek de yapıcı bulunmayacak.

Avrupa Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, AB’nin mevcut borç krizinin üstesinden gelemediği takdirde ayakta kalamayacağını söyledi.

Avrupa, Avrupa Birliği Van Rompuy bu açıklamayı, Euro bölgesi maliye bakanlarının İrlanda’nın borçlanma sorunlarını tartışmak üzere Brüksel’de toplanmaları öncesi yaptı. Ayrıca bu tür kaygıları dile getiren tek üst düzey Avrupalı yetkili de değil. Ancak Herman Van Rompuy, bu açıklamayı, AB’nin İrlanda’nın borç sorununu nasıl ele aldığına odaklanıldığı bir zamanda yaptı

Euro bölgesinden maliye bakanları, önümüzdeki saatlerde bir araya gelerek İrlanda’nın sorunlarının diğer ülkelere yansımasını nasıl önleyebileceklerini tartışacak.

Clinton: “AB üyesi olsak Türkiye’yi alırdık”

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ülkesinin, Türkiye’nin AB üyeliğine verdiği desteğe işaret ederek, “Oy hakkımız yok ama eğer AB üyesi olsaydık, Türkiye’nin üyeliğinin güçlü biçimde taraftarı olurduk” dedi.
    
Clinton, Washington’da temaslarda bulunan Avusturya Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger ile Dışişleri Bakanlığında yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Türkiye’nin AB üyeliği süreciyle ilgili bir soruyu da yanıtladı.

Bakan Clinton, “ABD, diğer birçok Avrupa ülkesiyle birlikte Türkiye’nin AB üyeliğini destekliyor. Bunun AB’yi bölen bir konu olduğunu biliyorum. Oy hakkımız yok ama AB’nin bir üyesi olsaydık, Türkiye’nin üyeliğinin güçlü biçimde taraftarı olurduk” diye konuştu.

İtalyan senatör Amato KKTC vatandaşı oldu

İtalyan senatör Paolo Amato KKTC vatandaşı oldu. KKTC’nin 27. kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde dün düzenlenen bir törenle KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, adada bulunan senatör Amato’ya pasaport ve kimliğini verdi.

 “İtalyan olmakla övündüğüm gibi Kıbrıs Türk’ü olmakla da övünüyorum.” diyen Amato, Kuzey Kıbrıs’ı ikinci vatan olarak seçmesinin, kendi etik ve kültürel inancından kaynaklandığını söyledi. Amato, “İtalyan ve Kıbrıs Türk’ü olarak KKTC’nin hak ve değerlerini azami kararlılıkla savunmak için çaba göstereceğim ve Kıbrıs sorununa İtalya ve AB’nin dikkatini çekmeye çalışacağım. Bunu AB’den bir ülke ve Brüksel’deki birtakım bürokratlar tarafından Kıbrıs Türk toprakları etrafına serpilen o sessizlik perdesini kaldırmak yoluyla yapacağım.” dedi.


Yazan - 17 Kasım 2010. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x