İhracatçılar Başbakan Erdoğan’a Gidiyor


Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, acil randevu istedikleri Başbakana ‘aşırı değerli TL’ başta olmak üzere tüm sıkıntıları anlatacaklarını bildirdi.

İhracatçılar, kur politikası ve diğer sorunlarını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a götürüyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, acil randevu istedikleri Başbakana bütün sıkıntılarını detaylı bir şekilde anlatacaklarını bildirdi.

Büyükekşi, ihracatçıların artan sorunlarını önce 9 Bakanla görüştüklerini, şimdi de Başbakan Erdoğan’a ileteceklerini belirtti. Başbakanlığa randevu talebinde bulunduklarını kaydeden Büyükekşi, “Sayın Başbakana da söyledim. Mutlaka acil bir randevu istiyoruz dedim. Şimdi bekliyoruz. Sayın Başbakana sorunlarımızı ve taleplerimizi detaylı bir şekilde anlatacağız. Uygulanan politikanın Türkiye’ye, Türk sanayisine özellikle orta vadede büyük zarar vereceğini,  İstihdama zarar vereceğini ifade edeceğiz. Cari açığı finanse etmek için nelerden vazgeçiyoruz? Bunların konuşulması lazım” dedi.

Biz ‘aşırı değerli’ paraya karşıyız

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’la da görüşmek istediklerini söyleyen Büyükekşi, değerli para konusunda kavram kargaşası bulunduğunu kaydetti. Türkiye’nin itibarı için değerli paraya taraf olduklarını, ancak günümüzde değerliden öte “aşırı değerli TL” sorunu bulunduğunu vurgulayan Büyükekşi, “Değerli para iyidir de, biz aşırı değerli paraya karşı çıkıyoruz. Biz, (dolar 1,7 veya 2 lira olsun) demiyoruz. Kırmızı çizgimiz dolar için 1,5 lira, euro için de 2,1 lira düzeyiydi. Ancak bugün gelinen nokta ortada” diye konuştu.

Kurla ilgili sıkıntıyı sadece ihracatçının değil, sanayici ve turizm sektörünün de yaşadığını kaydeden Büyükekşi, sorunun giderek büyüdüğünü ve Türkiye’nin sorununa dönüştüğünü dile getirdi.

Başbakana iletilecekler talepler

TİM Başkanı, ihracatçının önünü görmesini sağlayacağını dile getirdiği ve Başbakan Erdoğan’a da götüreceklerini söylediği çözüm önerilerini de şu şekilde sıraladı:

-Kur İstikrar Fonu hemen kurulmalı. Bununla ilgili Eximbank’ta çalışma yapılıyor. Bu Fon oluşturulursa, ihracatçının önünü görememe sıkıntısı ortadan kalkar. Ancak bizim istediğimiz Kur İstikrar Fonu’nda ihracatçıya ek maliyetler olmamalı, banka komisyonlarının minimum olması veya devlet tarafından karşılanması sağlanmalı.  Bütçe kaynaklarına bakıyoruz, 2011 yılında Bütçe gelirlerinde büyük artış var. O zaman ihracatçının zararının da karşılanması lazım.

-İhracata verilen destek şu anda 600 milyon lira dolayında. Bunun acilen ihracatın yüzde 1’i olması temin edilmeli.

-Sırf ihracata yönelik 500 milyon lira sermayeli Kredi Garanti Fonu kurulmalı.  Şu an Kredi Garanti Fonu, 2 yılı ödemesiz, 5 yıl vadeli, 1 milyon liraya kadar kefalet veriyor. Bundan ihracatçı faydalanamıyor. Çünkü mevcut Fon, daha çok borçlu kalmış firmalar için. Bizim öyle bir talebimiz yok. Biz,  6 aydan 1 yıla kadar vadeli, özellikle KOBİ’lere yönelik, ihracatçının ister Eximbank’tan, ister diğer bankalardan kullanacağı kredilere kefalet verilmesini istiyoruz..

-Eximbank, biran önce alıcı kredilerine, ülke kredilerine yönelmeli ve sigorta sistemi genişletilmeli.

-Merkez Bankası döviz rezervlerini artırsın. Minimum 100 milyar dolar olması lazım. Bu sadece kur için değil, kırılganlık için de son derece önemli. Türkiye’ye gelen paraya bakıldığında bu para cari açığın üstünde bir para. Merkez Bankası, bu paranın ilk 8 ayda 11,4 milyar dolarını almış ama rezerve eklediği sadece 980 milyon dolar.

-Merkez Bankasının son günlerde yaptığı gecelik faiz indirimleri hiçbir işe yaramıyor. Bize hiç faydası yok. Onun yerine mutlaka politika faizlerini düşürmesi lazım. Böylece kurlar üzerinde etkili olunsun.

-Merkez Bankası Para Kurulu, toplanmazdan 1 ya da 2 gün önce ihracatçılardan oluşan bir ekibi dinleyip, ona göre piyasalar hakkında daha gerçek bilgiler alsın.

-Esnek çalışma biran önce başlatılsın.

-Özel İstihdam Büroları düzenlemesi hemen çıkarılsın.

-Kıdem Tazminatı Fonu uygulamasına biran önce geçilsin.

-Bölgesel asgari ücret uygulamaya girsin.

-İstihdam üzerindeki yükler azaltılsın.

-Teşvik sistemi yeniden düzenlensin. Belirli büyüklükte yatırım yapanlardan daha çok belirli sayıda istihdam yaratanlara özel teşvik verilsin.

GİRİŞİMCİLER SİYASİ TANSİYONDAN ÇEKİNİYORLAR

Genç girişimcilerin yüzde 35’i ekonominin önünde en büyük risk olarak siyasi ortamın gerginleşmesini görüyor.

Türkiye ekonomisinin geleceğinden umutlu olan genç ve kadın girişimcilerin yüzde 35’i ekonominin önünde en büyük risk olarak siyasi ortamın gerginleşmesini görüyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden (TOBB) yapılan yazılı açıklamada, dünyanın 102 ülkesinde kutlanan Global Girişimcilik Haftası kapsamında, TOBB’de düzenlenen Girişimcilik Kongresinin, 81 ilden yaklaşık 500 temsilcinin katılımıyla devam ettiği belirtildi.

Açıklamaya göre, TOBB’un Ankara’da düzenlediği Girişimcilik Kongresi’nde yapılan interaktif anket çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Genç girişimcilerin profillerinin ve geleceğe yönelik beklentilerinin belirlenmesi amacıyla örnekleme metoduyla gerçekleştirilen ankete 81 ilden 220 girişimci katıldı. Katılımcıların yüzde 62’isini kadınlar, yüzde 38’ini ise erkekler oluşturdu.

TOBB Genç Girişimciler Kurulu ile TOBB Kadın Girişimciler Kurulu üyelerinin katıldığı Girişimcilik Kongresi’nde gerçekleştirilen ankette, katılımcıların yüzde 35’i siyasi ortamın gerginleşmesini ekonomide riski arttıran en önemli faktör olarak gördüklerini bildirdi.

Ankete katılanların yüzde 24’ü mevzuat ve bürokratik engelleri, yüzde 18’i işsizliği, yüzde 15’i finansmana erişimdeki sıkıntıları, yüzde 8’i ise bütçe açığını ekonomide riski artıran en önemli faktör olarak sıraladı.

İstihdamda artış bekleyenler çoğunlukta

Anket sonuçlarına göre, genç ve kadın girişimcilerin yüzde 57’si 2011 yılında şirketlerindeki istihdamın artmasını beklerken, yüzde 35’i istihdam sayılarının değişmeyeceğini, sadece yüzde 7’si azalacağını düşünüyor.

Bu yılla karşılaştırıldığında 2011’de ekonominin durumunun nasıl görüldüğü sorusuna ankete katılanların yüzde 50’si ekonominin daha iyiye gideceği yönünde görüş bildirdi. Katılımcıların yüzde 33’ü ekonominin aynı seviyede kalacağı, yüzde 17’si ise kötüye gideceğine inanıyor.

Ankette, girişimcilerin yüzde 44’ü dışarıdan destek almadan kendi yarattıkları kaynaklar ile işlerini kurduklarını ifade etti. Girişimcilerin yüzde 36’sı ailenin mevcut işlerini devam ettirdiğini belirtirken, yüzde 8’i ise dış kaynak kullanarak iş hayatına atıldığını kaydetti.

Yüksek vergi ve işçilik maliyeti önemli engel görülüyor

Yine ankete katılanların yüzde 25’i girişimciliğe yönelik en büyük engel olarak yüksek vergi ve/veya istihdam maliyetlerini gösterdi. Katılımcıların yüzde 21’i ise yüksek finansman maliyetlerine dikkati çekerken, yüzde 19’luk grup ise kayıt dışılıktan şikayet etti.

Ankete katılan 220 genç ve kadın girişimcinin yüzde 49’u 30-39 yaş, yüzde 23’ü ise 40-49 yaş aralığında yoğunlaştı. Girişimcilerin yüzde 48 gibi büyük bir bölümü ticaret-hizmetler sektöründe faaliyet gösterirken, yüzde 22’si sanayi, yüzde 10’u inşaat, yüzde 8’i turizm, yüzde 7’si tarım ve yüzde 5’i bilişim sektöründe yer aldı.


Yazan - 7 Kasım 2010. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x