Mehmet Akif Tüm Yurtta Törenlerle Anıldı


Mehmet Akif vefatının 76. yılında mezarı başında anıldı

 

 İstiklal Marşı’nın yazarı milli şair Mehmet Akif Ersoy, ölümünün 76. yıldönümünde mezarı başında anıldı. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatçı, Burdur’dan getirdikleri toprağı Ersoy’un mezarına serpti.

 

Milli şair Mehmet Akif Ersoy, İstanbul Valiliği, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi işbirliğiyle Edirnekapı Şehitliği’ndeki kabri başında anıldı.

 

Anma törenine İstanbul Vali Yardımcısı Harun Kaya, İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız,Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatçı, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, öğrenciler şiirler okudu.

 

Törende konuşan Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, “Akif gibi bir ortak paydası, ortak değeri olan bir millet asla mahzun olmaz, asla sırtı yere gelmez. Biz okullarımızda eğer çocuklarımıza örnek bir şahsiyet olarak Akif’in değerlerini, onun milli, manevi değerlerini çocuklarımıza versek, başka bir şey vermesek bu bile bizim için yeterlidir” dedi.

 

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatçı ise yazmış olduğu eserleri ve yaşadığı ahlak manzumesi hayatı ile örnek bir şahsiyet olarak milletin dokusuna nüfus etmiş Mehmet Akif Ersoy’u ölümünün 76. yıldönümünde anıldığını belirterek, “Akif’i rahmet ve minnetle anmak, aziz hatırasını yad etmek, bizim ona olan borcumuzun ve muhtaçlığımızın bir göstergesidir. Onun yaşadığı dönem milletin en çok çile çektiği, en çok mücadele verdiği ve en çok umuda ihtiyaç duyduğu dönemdir. Akif bir mütefekkir olarak milletin ihtiyaç duyduğu her konuya kafa yormuş ve en nadide eserlerini bu uğurda vermiştir. Böylelikle milletin ağuşunda edindiği müstesna yerde ilelebet hatırasıyla yaşayacaktır. Dahası Akif’in kişiliğine sığdırdığı özellikle insanlık için de birer değerdir. Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, gelenin hatırı için geçmişe kalkıp sövemem mısraları onun kişiliğinin aynasıdır. Akif birliğin, beraberliğin sembolüdür, Akif güzel ahlak ve dürüstlüğün simgesidir, bir davadır, bir duruştur, haykırıştır” diye konuştu.

 

 

“Üniversitemiz için hedef gösterici ve rehber olarak kabul ettiğimiz Mehmet Akif Ersoy’un ismini taşımak onurların en büyüğüdür” diyen Prof. Dr. Mustafa Saatçı, şunları söyledi;

“Bu büyük onur omuzlarımıza önemli bir sorumluluğu da yüklemektedir. Bu sorumluluk ona layık olmak için çalışmaktır, hep en iyiyi hedeflemektir, her yarışa birinci olmak için girmektir, yağılan her işte millet ve insanlık hizmetini ön planda tutmaktır.”

Törende daha sonra Dr. Mustafa Saatçı, Burdur’dan getirdikleri toprağı Mehmet Akif Ersoy’un mezarına serpti. Akif’in mezarına çelenklerin bırakıldığı tören dualar okunması ile sona erdi.

 

 

CENAZESİNDE YALNIZCA MİLLET VARDI  

 

Kurtuluş savaşı sürecinde yazdığı yazılar ve camilerde verdiği hutbeler ile halkın duygularını coşturan Mehmet Akif, milli mücadeleye önemli katkılarda bulunmuş I.Mecliste Milletvekili olarak da görev yapmıştır. Mehmet Akif Ersoy yazdığı İstiklal Marşı ile de milletimizin yazdığı destanı şiirleştirmiş yine onu asıl sahibine yani millete armağan etmiştir.

 

Kurtuluş savaşının ardından yeni kurulan rejim ile fikir ayrılıklarından dolayı 1925 yılında Mısır’a giden Mehmet Akif Ersoy, 1936 yılına kadar Mısır’da bulunmuştur. Mısır’da bulunduğu sürede üniversitede edebiyat dersleri de veren Akif, ülkesinden ayrı kalmanın verdiği üzüntünün de etkisiyle hastalanmış ardından 17 Haziran 1936 tarihinde Türkiye’ye dönmüştür.

 

Mehmet Akif Ersoy rahatsızlığı ilerleyince tedavi görmeye başlamıştır.  İstanbul’da bulunduğu süre içinde eski dostları, sevenleri tarafından sık sık ziyaret edilen Mehmet Akif, 27 Aralık 1936 tarihinde Beyoğlu’ndaki Mısır apartmanında kaldığı dairede hayatını kaybetti. Gazeteler ertesi günü Akif’in vefat haberini verdiler.   Mehmet Akif Ersoy’un vefatı ülkede büyük bir üzüntüye sebep oldu. Beyazıd Camisinde yapılan cenaze törenine onu seven binlerce genç ve dostları katıldı.

 

Yapılan cenaze törenine resmi kişilerden ve kuruluşlardan katılan hiç kimse olmadı.  Mehmet Akif’in Cenaze törenine bir hukuk fakültesi öğrencisi iken katılan Prof.Dr.Sulhi Dönmezer  5 Ocak 1987 de Tercüman gazetesinde  ” Akif’in Cenaze Töreni” başlıklı yazısında o günü şöyle anlatıyor :

 

‘…O zamanların ülkemizde egemen tek partinin otoriter düzeni içinde kimse idare ile çelişkiye düşmek istemediği için basında Mehmet Akif’in yurda dönüşü ve hastalığının seyri hakkında pek fazla haber yayınlanmazdı…. Bizler alana geldiğimizde, namaz saatinin yaklaşmış bulunmasına rağmen bir tabuta rastlamadık, hep birlikte bekliyoruz. Birden lokantanın ön kısmını bir cenaze otomobilinin geldiğini gördük, iki kişi üzerine örtü dahi konmamış bir tabutu indirdiler. Yoksul bir fakirin cenazesinin getirildiğini düşünerek bir kısım arkadaşlar yardıma teşebbüs ettiler. Fakat tabutun Mehmet Akife ait bulunduğu anlaşılınca bir anda yüzlerce genç ağlamaya başladı. …Gençler hemen Emin Efendi Lokantasının bayrağını alarak tabutun üstüne örttüler. Sonra merhumun bir kısım arkadaşları gelmeye başladı ama ne vali, ne belediye reisi ve ne de tek partinin zimamdarlarından hiç kimse ortalarda yoktu.”   Ülkenin bağımsızlık mücadelesinde sembol isimlerden biri ve yazdığı İstiklal Marşı ile milletin gönlünde önemli bir yer etmiş olan bu saygıdeğer insana yapılan bu haksızlık tek partili rejimin de milletten ne ölçüde uzaklaşmış olduğunu göstermiştir.

 


Yazan - 27 Aralık 2012. Kategori ETKİNLİKLER. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x