Sütçüler Neden Hayvan İthaline Karşı Çıkıyorlar?


SÜTTE ARZ TALEP DENGESİ BOZULACAK MI?

Türk hayvancılığını kurtaracak proje olarak görülen “Dişi Gebe İnek”ithaline süt üreticileri sektörün büyük zarar göreceğini öne sürerek karşı çıkıyorlar.

Et fiyatlarındaki aşırı artış karşısında Bakanlık ve sektör çareyi “Dişi Gebe İnek” ithalinde buldu. Özel sektör, Sakarnlık oluruyla hem büyükbaş hayvan sayısını artırmak, hem de sıkışan et ve süt piyasasını rahatlatmak için bilindiği çıkarılan bir kanunla ‘hamile inek’ ithal ediyor.Bu amaçla gerekli girişimleri başlatan özel sektör temsilcileri, “Dişi Gebe İnek”ithaline devam ediyorlar. bilindiği gibi gelecek olan hayvanları süt üretiminde ve damızlık olarak kullanmayı amaçlayan özel sektör, bu nedenle ineklerin ‘hamile’ olmasını istediler. 

 “Dişi Gebe İnek” ithali devam ederken, bu konu ile ilgili olarak Çanakkale Süt Üreticileri Birliği Başkanı Özkurnaz, süt üreticisinin zor duruma düşeceğini öne sürerek  bu karardan vazgeçilmesini istedi.

Çanakkale Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Özkurnaz, Türkiye’ye 300 bin baş dişi hayvanın geleceği yönünde söylentilerin olduğunu belirterek, bunun gerçekleşmesi durumunda sütteki arz talep dengesinin bozulacağını ve süt üreticisinin zor duruma düşeceği uyarısında bulundu.

Özkurnaz, hayvancılıkta yaşanan sıkıntılar konusunda Damızcılık Yetiştiriciler Birliği Genel Merkezi’nin, ”Hayvancılık dibe vuruyor, çiftçi hayvanlarını kestiriyor” şeklinde uyarılarda bulunduğunu, sıkıntının geleceğinin ”bağıra bağıra” hissedildiğini öne sürdü.

Özkurnaz, ”Çünkü dişi hayvanlar kesime gidiyorsa, bilin ki bunun ardından hayvan üremesi kesilecektir. Ortada materyal kalmadığı için et sıkıntısı baş gösterecektir” dedi. Özkurnaz, bütün bunların yanı sıra sektörün girdi maliyetlerinin de çok yüksek olduğu vurguladı.

Hayvancılığın olmazsa olmazı soyanın, Türkiye’de yılda 25 milyon ton tüketilmesine karşın ancak 2,5 milyon tonunun üretilebildiğine dikkat çeken Özkurnaz, hayvan yemlerinin soya ağırlıklı olduğu dile getirdi.

Eskiden süt kalitesine bakıldığında bir kilo sütten 2 kilo yem alınabildiğini, bugün ise bir litre sütle bir kilo yem alınamaz durumuna gelindiğini belirten Özkurnaz, sütle hazır yem fiyatları karşılaştırıldığında hayvancılığın, ”yapılmaz” mantığının ön plana çıktığını öne sürdü.

SÜT SEKTÖRÜ TEHLİKEYE GİRER

Sektöründe yaşanan sıkıntıların giderilmesi için dişi hayvanların getirileceği yönünde söylentilere değinen Özkurnaz, dişi hayvan ithalatının engellenmesini istedi. Özkurnaz, şöyle konuştu:

”Şu anda 300 bin baş dişi materyal hayvanın Türkiye’ye gelmesi konuşuluyor. Böyle olursa sütte bir artış ortaya çıkacak. Bu sefer hayvancılıkta süt bolluğu olacak. Süt bolluğunda da sanayicilerin arz talep dengesi bozulacak. Talep olmazsa süt ürünlerinde arz ne kadar olursa olsun, o sütü kim nerede tüketecek. O da ayrı bir sıkıntı. Bu dengelerin çok güzel oluşturulması lazım. 300 bin baş hayvan ithalat talebi varmış. Bunlar dişi materyal ise bu günde 7 bin 500 ton süt eder, bu da ayda 200 bin ton süt demektir. Çanakkale’nin bir yılda ürettiği süt 286 bin ton. O zaman sütteki arz talep dengesi de bozulacak. Böyle bir şeyin doğru olmadığını düşünmek istiyoruz. 300 bin baş dişi materyalin Türkiye’ye gelmesi, sütteki arz talep dengesini bozar, sütçümüzü de zor duruma düşürür. Süt bolluğu yaşanır. Türkiye’de yeni süt fabrikaları kurulmuyor, mevcutlarla devam ediliyor. Bu sütler kime satılacak. Süt ihracatı olmazsa ne olacak. AB ülkelerine bakteriden dolayı süt gitmiyor, bu nedenle süt ihracatı olmazsa süt sektörü de tehlikeye girecektir.”(aa)

Sütteki bir madde şeker hastalığından koruyor

Amerikalı bilim adamları, sütteki bir maddenin diyabet riskini düşürdüğünü belirledi.

Boston’daki Harvard School of Public Health’de görevli bilim adamı Dariush Mozaffarian ve ekibi, 3736 kişinin katıldığı ve aslında kalp ve dolaşım bozukluklarının risk faktörlerini belirlemek için yapılan uzun dönemli araştırmayı değerlendirdi.

Bilim adamları, bu araştırmanın verilerini kullanarak katılımcıların diyabet riskini belirlemek için kan şekeri ve insülin değerlerini, ayrıca kandaki çeşitli yağ asitlerinin oranlarını analiz ettiler.

Analiz sonucunda, kandaki trans palmitoleik asit oranı yükseldikçe, kolesterol, enfeksiyon ve özellikle diyabet riskinin düştüğü tespit edildi.
Bilim adamları, trans palmitoleik asidin vücut tarafından üretilmediğini ve sadece süt ürünlerinin tüketilmesiyle alındığını vurguladılar. Ekip başkanı Mozaffarian, bu yağ asidinin tip 2 diyabet riskini yüzde 60’a kadar düşürebildiğini kaydetti.

Bundan sonraki araştırmalarda trans palmitoleik asidin ne şekilde etki ettiği ve diyabet tedavisinde nasıl kullanılacağının araştırılacağını söyleyen Mozaffarian, şimdiye kadar süt ve süt ürünlerini bolca tüketen kişilerde diyabet hastalığının çok az görüldüğünü, ancak bunun nedeninin bilinmediğini ifade etti.

CANLI SIĞIR İTHALATINA DEVAM

 31 Aralık 2010’da son bulacak olan “Sıfır gümrükle 100 bin ton damızlık olmayan canlı sığır ithalatı izni” bir yıl uzatıldı.

Et ve Balık Kurumu’na verilen sıfır gümrükle 100 bin ton damızlık olmayan canlı sığır ithalatı izni bir yıl süre ile uzatıldı. Bu karar kapsamında yapılacak ithalat için 31 Aralık 2011’e kadar ithal lisansı düzenlenecek. 2010 yılında 100 bin tonluk tarife kontenjanının 50 bin tonunu kullanan EBK, 2011’de geri kalan 50 bin tonunu kullanacak.

Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğünce Kullanılmak Üzere Damızlık Olmayan Canlı Sığır İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar Resmi gazetede yayımlandı. Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen karara göre, Et Balık Kurumu’na verilen ve 31 Aralık 2010’da süresi dolan sıfır gümrükle damızlık olmayan 100 bin tonluk canlı sığır ithalatında süre 31 Aralık 2011’e kadar uzatıldı.

2010 yılında 100 bin tonluk tarife kontenjanının 50 bin tonunu kullanan EBK, 2011’de geri kalan 50 bin tonunu kullanacak. TMO’ya açılan kontenjan çerçevesinde yapılacak ithalatta gümrük vergisi oranı yüzde sıfır olarak uygulanırken bunun dışında yapılacak ithalatta ise İthalat Rejimi Kararı çerçevesinde tespit edilen gümrük vergisi uygulanacak. İthal lisansı Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca düzenlenip 31 Aralık 2011’e kadar geçerli olacak.

Hayvan ithalatında vergi sıfırlandı

Öte yandan hayvanı ithalatı için 1 Nisan 2011 olarak belirlenen süre kısıtlaması kaldırıldı. Böylece ağırlığı 80 kilogramı geçmeyen hayvanlarda sıfır gümrük vergisi, kuzularda yüzde 20, karkas etlerinde ise yüzde 30 gümrük vergisi uygulanacak.

Bakanlar Kurulu’nun İthalat Rejimi Kararına Ek Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, ağırlığı 80 kilogramı geçmeyen hayvanlarında uygulanan yüzde 135’lik gümrük vergisi oranı sıfırlandı. Kasaplık olanlar ve kuzularda uygulanan yüzde 135’lik gümrük vergisi oranı yüzde 40-30-20 olarak uygulanacak. Karkas çeşitlerinde uygulanan yüzde 225’lik gümrük vergisi ise yüzde 30’a düşürüldü. Yeni bir gümrük vergisi oranı belirlenene kadar AB EFTA ülkelerinde, Bosna Herkes ve Diğer ülkelerde belirlenen bu oranlar uygulanacak.


Yazan - 22 Aralık 2010. Kategori BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK, HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x