Türkiye’de Binlerce Ziraat Mühendisi, Veteriner Hekim ve Mühendisler İşsiz


Türkiye’de Binlerce Ziraat Mühendisi, Veteriner ve Mühendis İşsiz.

Sadık Kırbaş: Prof. Dr.

Okan Üniversitesi Kurucu Rektörü 

Dünyanın ihtiyacını karşılayacak sayıda maden mühendisi yetiştiriyoruz.

Türkiye’de işsizlik sorunu yıllardır devam etmekte ve giderek yoğunlaşmaktadır. OECD ülkeleri arasında en ön sıralarda yer almaktadır. Bu gidişle düzeleceğine ilişkin bir belirti de görülmemektedir.

Son verilere göre, genelde % 11.4 olan işsizlik oranı, genç işsizlerde % 20’leri bulmaktadır. Üniversite mezunu çalışabilir nüfusun % 29’u ekonominin dışındadır. AB ülkelerinde bu oran % 16 düzeyindedir. İşsiz kadın üniversite mezunu sıralamasında da Türkiye 1. sıradadır. AB ülkelerinde eğitim düzeyi yükseldikçe işsizlik azalırken, bu süreç Türkiye’de aynı biçimde gelişmemektedir.

Ankara Sanayi Odası’nın raporuna göre, Türkiye’de binlerce ziraat mühendisi, veteriner, mimar ve mühendis işsizdir ya da kendi işini yapmamaktadır. Yaklaşık 18 bin veteriner hekimin 3 bini işsiz, 6 bini de mesleklerinin dışında başka işlerle uğraşıyor. 20’yi bulan veteriner fakültelerinden her yıl 200 veteriner mezun oluyor.

Madencilik örneği

Ülkemizde madenciliğin GSYİH içindeki payı 2005 itibariyle sadece % 0.7’yken 2006 yılında maden mühendisliği bölümlerinin kontenjanı 1129’dur. Ülkemiz neredeyse tüm dünyanın ihtiyacını karşılayacak sayıda maden mühendisi yetiştirmektedir. Mühendisler arasında işsizlik oranı % 36’ya ulaşıyor. Uzun süredir iş bulamayan ve umutlarını yitiren işsiz mühendisler dernekler kuruyorlar. İşsiz Mühendisler Derneği gibi. Çıkış yolu arayan üniversite mezunu işsiz gençlerin bir kısmının semt pazarlarında ya da sosyete pazarlarında açtıkları tezgâhlarda işportacılık yaparak geçimlerini sağlamaya çalıştıkları görülmektedir.

Alan dışı iş

Böylesine yoğun bir işsizlik sorunu yaşanırken, çalışmakta olan gençlerin önemli bir bölümünün işinden memnun olmadığı ya da uzmanlık alanı dışında bir işte çalıştığı görülmektedir.

İşsizlik çok önemli sosyo-ekonomik, siyasal, kültürel boyutları olan, karmaşık bir sorundur. Nüfus artışı, göç, ekonominin iş gücünü emme kapasitesinin sınırlı olması ve çalışma çağındaki nüfusun istihdam edilebilir nitelikte olmaması önemli nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dış alıma dayalı, sıcak para kaynaklı, katma değer yaratma gücü sınırlı bir ekonomi, işsizliği daha da yoğunlaştırmaktadır.

Üniversiteli işsizlerin durumu bu denli dramatikken bir de uyumsuzluk sorunu yaşanmaktadır. Bir taraftan üniversiteli işsizler iş ararken, iş dünyası da nitelikli eleman bulamamaktan yakınmaktadır. Bazı sektörlerde yabancı ülkelerden eleman getirildiği gözlemlenmektedir. Bu durum, üniversitelerde verilen eğitimin iş dünyasının aradığı nitelikli eleman ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını göstermektedir.

Sağlıklı bir istihdam planlaması yoktur. Üniversitelerde evrensel gelişimler ve ülke gerçekleri dikkate alınmaksızın talebi olmayan programlar açılmakta ya da bunlara aşırı kontenjan verilmektedir. Daha da ileri gidilerek bu programlarda ikinci öğretim yapılmaktadır. Üniversite-sanayi işbirliği sağlıklı bir şekilde çalışmamaktadır.

Ne yapılabilir?

İşsizlik gibi çok zor ve çok boyutlu bir sorunun çözümü de çok boyutludur. Ekonomik açıdan istihdamı arttırıcı ekonomi ve vergi politikaları, etkin ve kararlı bir şekilde uygulanmalıdır.

Göç sorununu hafifletmek ve yerel istihdama katkıda bulunmak için bölgesel kalkınma ve terörle ilgili ekonomik ve sosyal politikalara ağırlık verilmelidir. Uzun vadeli bir istihdam planlaması uygulanmalıdır. Uluslararası meslek standartları titizlikle incelenmelidir. Üniversiteyle iş dünyası arasında sağlıklı bir işbirliği sağlanmalıdır.

Bütün bu önlemlerin alınması ve etkin bir biçimde uygulanması halinde işsizlik sorununun çözümünde önemli adımlar atılmış olacaktır.

Genç nüfus

 Ancak Türkiye gibi çalışma çağındaki genç nüfusun yüksek olduğu ve göç, yüksek nüfus artışı, terör gibi önemli sosyo-ekonomik ve siyasal sorunları olan bir ülkede, bu sorunların kısa sürede çözümlenmesini beklemek gerçekçi olmayacaktır. Başka çözüm yollarını da değerlendirmekte yarar vardır.

Dış istihdam

Dış istihdam ilk akla gelen önemli bir çözüm yoludur. Burada şöyle bir tablo karşımıza çıkmaktadır: Dünyada belirli alanlarda iş gücü açığının olduğunu ve bu açığın maliyet avantajı nedeniyle daha çok gelişmekte olan ülkelerin iş gücüyle karşılandığı görülmektedir. Küreselleşmenin de etkisiyle bazı ülkeler yazılımcı, muhasebe uzmanı gibi eleman ihtiyaçlarını Hindistan, Pakistan, Filipinler gibi ülkelerden karşılamaktadırlar. Sigorta işlemlerini, stok kontrollerini ve şirket analizlerini Asya’da yaptırmanın maliyetleri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) veya Avrupa’ya göre dörtte biridir. Bu şekilde uluslararası şirketler ucuz iş gücü sağladıkları gibi gelişmekte olan ülkeler de hem nitelikli insan kaynaklarını çoğaltmakta hem işsizliği azaltarak yol kat etmiş olmaktadırlar.

 Gelecek 20-25 yıl

Diğer önemli bir konu da Avrupa Birliği ülkelerinin durumudur. Bu noktada Türkiye önümüzdeki 20-25 yıl içinde önemli bir fırsat penceresiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Avrupa’da nüfus yaşlanmaktadır. Büyük bir istihdam açığı yaşanacaktır. Türkiye’de genç nüfusun nitelikli eğitimi sağlanabilirse büyük bir avantaj sağlanacaktır.

Her iki yönden de aranan insan gücü yabancı dili iyi olan ve uluslararası standartlara sahip insan gücüdür. Türkiye bir an önce eğitim sisteminde akılcı düzenlemelere giderek bu fırsatları değerlendirmelidir.


Yazan - 21 Kasım 2010. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x