Almanya’da “Yeşil Hafta” Fuarı’na Dioksin Damgasını Vurdu


Almanya’daki dioksin skandalı, gıda güvenliğini Yeşil Hafta’nın bir numaralı gündem maddesi yaptı.
 
Dünyanın en büyük tarım fuarı olan Berlin’in ünlü Yeşil Haftası kapılarını ziyaretçilere açıyor. 30 Ocak’a kadar devam edecek olan Yeşil Hafta’ya 1600’ün üzerinde şirket, bölge ve kuruluş katılıyor. 

Deutsche Welle Türkçe’nin bu konuda yaptığı haber şöyle:
Uluslararası tarım fuarı aynı zamanda siyasi buluşmaların da merkezi oluyor. Fuar boyunca 50’den fazla ülkenin tarım bakanları 300 dolayındaki konferans ve açık oturuma katılacak.

Bu fuarda yok, yok. Üreticiler ve gıdacılık şirketleri sorunsuz bir dünya imajı yaratabilmek için adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Dioksinli yumurtalar, zehir bulaşmış olabileceği şüphesiyle itlaf edilen tavuk ve domuzlar bu tabloya uymuyor. Alman Üreticiler Birliği Başkanı Gerd Sonnleitner de fuarda kimsenin keyfinin kaçmaması temennissiyle, ‘Umarım kimse yeme, içme ve tada bakma zevkinden kendini mahrum etmez’, diyor.

Alman Gıda Endüstrisi Birliği Başkanı Jürgen Abraham da endişeleri dağıtma telaşında. Abraham dioksin paniğinin gereksiz olduğunu şöyle anlatıyor: ‘Geçenlerde girdiğim dükkandaki genç müşteri artık yumurta almayacağını söyledikten sonra iki paket sigara aldı. Demek istediğim, hiçbir şeyi abartmaya ve dramatize etmeye gerek yok. Mum ışığında vereceğiniz bir davet bile sağlığınıza günde yiyeceğiniz iki yumurtadan daha fazla zarar verebilir.’

İki meslek kuruluşu başkanı açısından 2011 yılı kötü başladı. Dioksin skandalı tüketicinin iştahını, gıda endüstrisinin de keyfini kaçırttı. Çin, Rusya ve Güney Kore gibi ülkeler Almanya’dan gıda maddesi ithal edilmesini yasakladılar. Uzmanlar, çiftliklerin karantinaya alınması ve diğer önlemler yüzünden üreticinin 100 milyon euro zarar ettiğini belirtiyor. Üreticiler Birliği Başkanı Sonnleitner et ve yumurta fiyatlarının düşmesine yol açan skandal yüzünden son derece öfkeli. Birlik başkanı birkaç kişinin suç işlemesi yüzünden bütün tarımcılığın töhmet altına girdiğini, güven ve itibar kaybına uğrradıklarını ve perakende fiyatların hızla düştüğünü söylüyor.

Geleneksel metotlarla üretilen yumurta ve domuz eti alıcı bulamaz oldu. Organik ürün tezgahları ise adeta talan edilmiş gibi. Ama Organik Üreticiler Birliği Başkanı Thomas Dosch dioksin skandalının kendilerine yaradığı iddiasını kabul etmiyor. Dosch, ‘Ne zaman gıda skandalı patlak verse organik ürün talebi artar. Ama artan talebi anında karşılayabilecek durumda değiliz. Bir tavuk günde ortalama bir yumurta verir. Ayrıca tavuk kısa zamanda çoğalmaz ki raflara yumurta dolduralım’, diyor.

Avrupa’nın en büyük organik ürünler pazarı olan Almanya’da talep sürekli artıyor. Yerli tesisler ihtiyacı karşılayamadığı için organik ürünlerin büyük bölümü ithal ediliyor. Organik beslenme modasının hızla yaygınlaşmasına rağmen geleneksel üretici devlet teşvik etmediği için organik tarımcılığa geçmeye yanaşmıyor. Öte yandan konvansiyonel ürünlerin büyük bir müşteri kitlesi de var. Almanların yüzde 51’i açısından en önemli tercih nedeni ürün fiyatı. Jürgen Abraham bu yıl gıda maddesi fiyatlarının önemli oranda artacağını söylüyor. Abraham’a göre,gıda hammaddesindeki yüzde 40’lık artış sonunda fiyatlara da yansıyacak. Nitekim 2010’da buğdayın tonu yüzde 90’lık artışla 130 eurodan 250 euroya çıktı. Mısır yüzde 85, şeker yüzde 100, kahve yüzde 70, kakao da yüzde 80 oranında pahalandı.

Amansız rekabet yüzünden zaten asgari fiyat isteyen perakendeci şirketler fahiş zamları eninde sonunda tüketiciye yansıtacak. Fiyat baskısıyla dioksin skandalı arasında bağlantı kurulamayacağını belirten üretici temsilcileri bunun sistemin hatalı olmasından değil, münferit şahısların para hırsıyla suçu göze almasından kaynaklandığını söylüyorlar.

Sırada “biber” var

Zehirli yem skandalı ile sarsılan Almanya’da şimdi de biberlerde yüksek oranda ethephon maddesi bulunduğu ortaya çıktı.

Greenpeace tarafından yapılan analizlerde, başta indirimli supermarket zinciri Lidl olmak üzere pek çok alışveriş mağazasında satılan biberlerde, erken olgunlaştırma maddesi ethephon oranlarının yasal sınırların üzerinde olduğu tespit edildi.

Sağlığa zararlı olan yüksek miktarda ethephon maddesi zarlar ve deri üzerinde tahrişlere sebep oluyor.

Madde yüksek dozda nörotoksin etkisi yaratıyor, yani sinirsel zehirlenme. Analizlerin ardından Lidl mağazalarında yüksek miktarda  ethephon ihtiva eden İspanyol biberlerinin toplanmasına karar verilirken, diğer mağazalardaki biberlerde de yüksek oranda ethephon bulundu. Greenpeace, Münih’teki Tengelmann  ve Bonn’daki Netto mağazalarında satılan sarı ve kırmızı biberlerde de ethephonun yasal sınırlardan fazla olduğunu duyurdu.


Yazan - 22 Ocak 2011. Kategori SAĞLIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x