Zeytinlikler Rant Odaklı Faaliyetlere Açılmak İsteniyor!


734993_558569594174771_1412143285_n
Ahmet ATALIK
Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
Başkan
(Yönetim Kurulu adına) 
Türkiye, 1 milyon 820 bin tonluk zeytin üretimi ile İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın ardından dördüncü sırada yer almaktadır. Ülkemiz sofralık zeytin üretiminde yaklaşık 450 bin tonluk üretim ile İspanya’nın ardından ikinci, yaklaşık 350 bin tonluk tüketimle dünya lideri konumundadır. Türkiye 805 bin hektar zeytinlik alanı ile İspanya, Tunus, İtalya, Fas ve Yunanistan’ın ardından altıncı, dekara 226 kg verim ile önemli zeytin üretici ülkeler arasında İtalya’dan sonra ikinci sırada gelmektedir. İzlenen destekleme politikaları ile son 10 yıllık süreçte zeytin ağacı sayımız %60’ın üzerinde artarak 167 milyon adete ulaşmıştır.
Ülkemiz zeytinyağı üretiminde de dünyanın önemli ülkeleri arasında yer almakta olup
yaklaşık 190 bin tonluk üretim ile İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın ardından dördüncü;
yaklaşık 150 bin tonluk tüketimle İtalya, İspanya, ABD ve Yunanistan’ın ardından beşinci;
 yaklaşık 30 bin tonluk ihracat ile de İtalya, İspanya ve Tunus’un ardından dördüncü sırada
 . 2013 yılı itibarıyla 295 milyon dolar ihracat geliri elde edilmiştir.
Zeytin ve zeytinyağı üretimine bu denli önem verilen ve dünyada söz sahibi olan ülkemizde
 zeytinlikleri son derece koruyan mevzuatımız bulunmaktadır; “Zeytinciliğin Islahı ve
 Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun”. Kanuna göre zeytincilik sahaları daraltılamaz.
Zeytin sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması ile bu alanlara
 her çeşit hayvan sokulması yasaktır. Ayrıca, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3
 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin bitkisel gelişimine ve üremesine engel olacak kimyevi atık, toz ve duman bırakan tesis yapılamaz ve işletilemez.
Buna karşın 16 Haziran 2014 tarihinde Başbakanlıktan TBMM’ye gönderilen “Elektrik
Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda
 Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, zeytinliklerin rant odaklı faaliyetlere
 açılabileceği yönünde hükümler içermektedir.
Tasarıda yer alan “zeytinlik saha” tanımlaması ile 25 dekardan küçük sahalar artık zeytinlik
 saha sayılmayacak. Oysa AB’nin konuyla ilgili 2366/98 EC mevzuatında 1 dekarın üzerindeki alanlar “zeytin yetiştirilen parsel” olarak tanımlanırken, “zeytin ağaçları ile kaplı alanlar” ise asgari olarak 100 metrekare olarak boyutlandırılmaktadır. Ülkemizdeki zeytin bahçelerinin ortalama büyüklüğünün 12 dekar olduğu dikkate alındığında, sadece bu tanımlama dahi ülkemizin zeytin ve zeytinyağı üretimine indirilmiş büyük bir darbe olacaktır. Bu şekilde zeytinlik sahaların yarıdan fazlası kanunun koruyuculuğunun dışına çıkarılmış olacaktır.
Kanunda zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 km mesafede zeytinyağı fabrikası
 kurulmasına izin verilir, zeytinliklere zarar verecek kimyevi atık bırakan, toz ve duman
çıkaran tesis yapılamasına ve işletilmesine izin verilmezken, tasarıda zeytinyağı fabrikası
 kurulması ile ilgili imtiyaz kaldırılmış, buna karşın yeni oluşturulacak Zeytinlik Sahaları
 Koruma Kurulu’nun uygun görmesi şartıyla jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, ilgili bakanlıkça kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, elektrik üretimine yönelik yatırımlar, petrol ve doğalgaz arama ve işletme faaliyetleri, savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunulacak yatırımlar için zeytinlik sahalarda yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilecek.
Tasarıda belirtildiği üzere Zeytinlik Sahaları Koruma Kurulu valinin başkanlığında, İl Gıda
 Tarım ve Hayvancılık Müdürünün başkan yardımcılığı ve sekreteryasında, Orman ve Su
 İşleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Maliye
 Bakanlığının ildeki üst düzey temsilcilerinden ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının
 merkez teşkilatındaki ilgili birimlerinden birer üye ile üniversite, ziraat odası, zeytincilik
 konularında ulusal ölçekte faaliyette bulunan kamu kurumu niteliği haiz meslek kuruluşları
 veya sivil toplum kuruluşlarının yerel temsilcilerinden iki üye olmak üzere toplam 9 üyeden oluşacak. Kurulun 7 üyesinin kamu görevlilerinden oluşması ve 5 üyenin aynı yöndeki oyu ile kararların alınacak olması zeytinlik alanların sağlıklı bir şekilde korunacağı yönünde kaygı oluşturmaktadır. Zira, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çerçevesinde oluşturulan İl Toprak Koruma Kurullarının kritik konularda genellikle Ziraat Mühendisleri Odası ve TEMA temsilcilerinin itirazlarına karşın oy çokluğu ile karar alması bu kaygımızı kuvvetlendirmektedir.
Kanunda yer alan zeytinlik sahaların daraltılamayacağı kesin hükmü de tasarıyla getirilen birçok imtiyazın dışında daraltılamayacağı şeklinde yumuşatılmıştır.
Kaygımız sadece zeytin ve zeytinyağı üretiminde azalma, çevre tahribatı, toprak ve su
 kaynaklarının kirlenmesi, zeytinlik sahaların ve tarım arazilerinin yok olması ya da istihdam konusu değildir. Asıl kaygımız halkımızın sağlığıdır.
Zeytin meyvesi önemli miktarda bitkisel kökenli antioksidanlar, mineraller ve vitaminleri içerir. Oleik asit ve palmitoleik asit gibi kandaki kötü kolesterolü düşüren ve iyi kolesterolü
yükseltmeye yardımcı tekli doymamış yağ asitlerini ihtiva eder. İçerdiği antioksidanlarla
kanser, kalp hastalığı, kimi sinir hastalıkları ve şeker hastalığına karşı koruyucu özelliği
vardır. İyi bir E vitamini kaynağıdır. Ayrıca A ve K vitaminleri ile demir, kalsiyum, magnezyum ve potasyum mineralleri ve amino asitleri içerir. Bünyesinde az miktarda B vitamini komplekslerini de barındırır. Yüksek miktarda lif içeriğine sahiptir.
Zeytinyağı kalp ve damar dostudur. Kolesterolü azaltarak damar tıkanıklıklarını önler. Kötü kolesterolü azaltırken iyi kolesterole dokunmaz. Mide asitliğini azaltarak gastrit ve ülsere karşı koruyucu rol oynar. Bağırsaklar tarafından en iyi emilen yağdır, bağırsaklardan geçişi düzenler. Safra taşı oluşumunu azaltır ve taşların erimesine yardımcı olur. Kemik ve dişlerin gelişmesini, hücre ve dokuların yenilenmesini sağlar. Yaşlanmayı geciktirir. Hamile ve emziren annelerin beslenmesinde en uygun yağdır. Zengin antioksidan içeriğinden dolayı yaşlılarda ve bebeklerde beyin ve sinir sisteminin gelişim ve yenilenmesinde önemli rol oynar. A, D ve E vitaminlerince zengindir. Hazmolma derecesi en yüksek yağlardandır. Diğer yağlara göre yüksek sıcaklıklara daha dayanıklıdır, kızartmalarda kullanılabilecek en sağlıklı yağdır.
Söz konusu tasarının mevcut haliyle yasalaşması durumunda zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyanın yükselen yıldızı konumundaki ülkemiz bu konumunu hızla kaybedecektir. Zeytinlik alanlarımız hızla daralacak ve tahrip olacaktır. Halkımızın sağlık kaynağı olan zeytin ve zeytinyağı tüketimimiz hızla düşecek, halkımızın sağlık sorunları artacaktır.
Meclis çatısı altındaki siyasi partilere sesleniyoruz. Yasalarımız üretimimizi ve sağlığımızı
olumsuz yönde hedef almamalı, halkımızın takdirini alacak güzellikleri sağlamalıdır.
Zeytinimize ve zeytinyağımıza dokunmayın! Bugüne kadar sarf edilen çabaları boşa
çıkartmayın.

DİĞER HABERLER
Veteriner Tavukçuluk Derneği: Salmonella Kontrol Programı ve Antimikrobiyal Direnç Sempozyumu
27 Haziran 2014. 10:18
0 0 Oylar
Okuyucu puanı:
Abone ol
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x