Gıda ürünlerini karalayanlara tepkiler

Yıllardır yaptıkları işlerle ilgili gündem yaratamayan bir grup, son günlerde gıda ürünlerinin tümünü karalayarak “Reyting Yıldızı” olmaya devam ediyorlar.

Daha önceleri Cumhurbaşkanlığı köşkünün önünde çırılçıplak soyunarak televizyon kanallarının reytinglerini yükseltenlerin yerine, bu kez uzman olmadıkları dalda eleştirileri sıralayarak gıda ürünlerini tüketiciye adeta yasaklayan zihniyet baş tacı olmayı sürdürüyor.

Bunların içinde günde tavuklara 3 kez yumurta yaptıran tıp adamı bile mevcut.

Tüm dünya ülkelerinin uyguladığı teknolojilere karşı çıkarak gıdalar üzerinden karalama yapıp ahkam kesenlere ne bakanlık,ne sivil toplum örgütleri ,ne sektör bilim adamlarının açıklamaları ile cevap verme gereğini duymuyor.

Bu böyle olunca da, ortalığı boş bulan konunun uzmanı olmayan kişiler televizyonlarda reyting yıldızı olmaya devam ediyorlar.

Bu gerçek olmayan suçlamalar tüketiciyi ne kadar tedirgin ediyorsa.üreticiyi de o kadar sıkıntıya sokuyor.

Günün en önemli konusu bu kez yumurta.Birçok yayın organı Sağlık eski Müsteşarı ve Gazi Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Sefer Aycan’ın bir açıklaması ile adeta çığlık atmaya başladılar.

Yumurtada ölüm virüsü

Üreticinin ve bilim adamlarının isyan ettiği haberde “Türkiye’nin en çok tükettiği yumurta’nın da ölümcül bakteri barındırdığı anlaşıldı.” başlığı ve Prof. Sefer Aycan’ın imzası ile duyuruldu.

72 derecede mikrop kalmaz

Salmonella bakterisinin her ortamda bulunduğu bilinen bir gerçek.İnsan tuvaletten sonra elini yikamazsa bile bu virüs bulaşabilir.Suçlanan gıda maddelerinin tümü pişirilerek yendiği için ve bu virüs 72 derecede yok olduğuna göre korkulacak bir durumun olmadığı ortada.

Avrupa Birliği ülkelerinde Salmonella oranlarında %20 kabul edilirken,Türkiye de bu oran son araştırmalara göre %2.Hiç son zamanlarda Salmonella virüsünden ölen birini duydunuz mu?

Daha çok kaynatılmadan yapılan süt ürünlerinde ortaya çıkan bakteri ile ilgili uzmanlar gerekli ikazları yapıyorlar.Yumurtaların kullanılmadan önce yıkanması gibi.Ama pişirilerek kullanılırsa buna da gerek yok.

Bu konu ile ilgili olarak bir demeç veren Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Petek Ataman şu açıklamayı yaptı:

Tüketiciyi yanıltmak suç olarak değerlendirilmeli

Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Rahime Petek Ataman, gıda maddelerinin insan yaşamının vazgeçilmezleri olduğunu ifade ederek, bu konuda yanlış bilgi vermenin, tüketiciyi yanıltmanın suç olarak değerlendirilmeli ve gereğinin yapılması gerektiğini belirtti.

Ataman, yaptığı açıklamada, son günlerde gıdalarla ilgili olarak her gün bir başka iddianın ortaya atıldığına dikkati çekerek, birçoğunun gerçek dışı olduğunu ancak tüketicinin, maruz kaldığı risklerle ilgili yanlış yönlendirilmesine ve en temel gıda maddelerinden uzaklaşmasına yol açıldığını savundu.

Yaratılan yersiz panik ortamı nedeniyle halkın, merdiven altında üretilen ürünlere yönlendirildiğini dile getiren Ataman, zaten hayvansal ürün tüketimi yetersiz olan Türkiye’de her gün bir başka hayvansal gıdanın, yersiz gerekçelerle karalandığını bildirdi.

Ataman, koorditörlüğünü de yürüteceği 3-4 Mayıs’ta, İstanbul Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi’nde üçüncüsü düzenlenecek Gıda Güvenliği Kongresi’nin bu açıdan çok önemli olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bazı gıdaların tüketiciler tarafından ne kadar güvenilir olduğu bilinmeli. Mesela, pastörize ve UHT sütler sağlıklıdır. UHT sütler, koruyucu veya başka bir kimyasal içermezler. Bu ürünleri dayanıklı kılan sütü Bozan mikroorganizmaların tamamının yok edilmiş olmasıdır. Uygulanan bu işlem sütün protein yapısında insan sağlığına zarar verecek bir değişime yol açmaz. Aksine daha yararlı hale getirir. Tüketicilerimiz pastörize sütleri de UHT sütleri de raf ömürleri içerisinde rahatlıkla tüketebilirler.”

-Kanatlı Eti ve yumurta sağlıklı-

Kanatlı Eti ve yumurtalarla ilgili de yoğun bilgi kirliliği yaşandığını belirten Ataman, son dönemde yer alan yanlış bilgilere onlarca bilim adamının isyan ederek bilgilendirmede bulunduğunu ancak basında yer bulmadığını dile getirdi. Ülkede kanatlı Eti ve yumurtada izleme programları uygulandığını vurgulayan Ataman, şöyle devam etti: “Bu programlar sonucunda tespit edilen bir sorun alanı yok. Bu ürünlerde ihracatta önemli yollar kat ediliyor. AB, bu konuda son derece katı iken kanatlı Eti ve yumurtada gelinen sağlıklı nokta nedeniyle kimi ürünlerde ülkemiz ürünlerini onaylıyor. Bakanlığın bunları açıklaması ve risk iletişiminde daha aktif olması beklentimiz var. Ayrıca yeni bir gelişme olarak sahtekarlık yaptığı saptanan gıda işletmecileri, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından teşhir ediliyor. Bu sistemin sağlıklı ve amacına uygun olarak işletilmesini hepimiz çok önemsiyoruz. Hile sorununun yoğun olduğu sektörler var. Bunları biliyoruz. Nitekim son günlerde teşhirlerle de gündeme geldi. Bal, zeytinyağı son derece değerli ürünler. Bu ürünlerde sahtecilik arayışları da son derece yoğun. Tüketicinin ürünün görüntüsünden sahte olup olmadığını anlaması mümkün değil.”

-Tüketicinin doğru bilgiye ulaşmasını sağlayacak sistem…-

Ataman, Gıda Güvenliği Kongresi’nde birçok sorunun masaya yatırılacağını belirterek, gıda ve sağlık ilişkisi ile bu konudaki risk iletişiminin, her yönüyle ayrıntılı biçimde ele alınacağını, bu konularda tıp doktorları ve gıda uzmanlarının bilgilerini paylaşacağını bildirdi.

Tüketicinin doğru bilgiye ulaşmasını sağlayacak sistemin nasıl kurulması gerektiğinin de enine boyuna tartışılacağını vurgulayan Ataman, şunları kaydetti:“Bu konuda hangi kurumların görev alması gerektiği, risk iletişiminde nasıl bir strateji izleneceği son derece önemli. Yanlış bilgi veren, uzmanlığı dışında konuşan ve tüketiciyi yanıltan kişilere yaptırım uygulamasını sağlayacak sistem geliştirilmesi vazgeçilmez bir öncelik. Gıda üreticisi etiket veya reklam yoluyla tüketiciyi yanılttığında uygulanacak yaptırımlar belli. Bu yaptırımlar arasında son dönemlerde görülen teşhir de var. Ama bilim adamı gibi yapılan ve tüketiciyi ciddi biçimde yanıltan konuşmaların sahipleri özgürce bunu yapmaya ve yanıltmaya devam ediyor. Gıda maddeleri insan yaşamının vazgeçilmezleridir. Bu konuda yanlış bilgi vermek, tüketiciyi yanıltmak suç olarak değerlendirilmeli ve gereği yapılmalıdır.”

 

 

 

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=26906

Yazan - Nis 16 2012. Kategori YUMURTA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

6 yorum - “Gıda ürünlerini karalayanlara tepkiler”

  1. Arz

    Cumhurbaşkanlığı köşkünün önünde çırılçıplak soyunanla bunun ne alakası var Allah aşkına biraz insaflı yazın yahu.Salmonella virüsü her ortamda bulunabilir fakat her tavuğun yaşadığı yerde vardır derseniz bu yanlıştır. Bu bakteri sizlerin ürettiği tavuklarda vardır ve bunu da siz zaten itiraf ediyorsunuz ve etmeye de devam edeceksiniz. Yakın zamanda Banvit Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Görener, dünyada üretilen tüm tavuklarda salmonella bakterisi bulunduğunu savunmamış mıydı? Siz de aynı sözleri tekrarlıyorsunuz.
    Biz de diyoruz ki serbest gezen tavuklarda bu bakteriye “rastlanabilir” ve birçok köylünün bahçesindeki hayvanında da “yoktur”. Hele ki o çok uluslu yem üreticilerinin Sun’i yem dedikleri yemden yememişlerse “yoktur”.

    “Tavuksu” ları bir kenara bırakalım bu bakteri Domateste var mıdır? Evet vardır.)

    Yok artık..

    Gerçekten de var mıdır?

    Evet vardır.

    ABD’nin California Üniversitesi öğretim görevlisi TrevorSuslow diyor ki; domateslerin ancak 65 derece sıcaklıkta en az üç dakika pişirildikten sonra salmonellanın öldürülebileceğini ve ancak o zaman yenilebilir.

    Ama her domateste YOKTUR:

    Peki bu amcalar neden dünyadaki bütün tavuklarda “vardır” diyor?

    Çünkü dünyada üretimi yapan 5 şirketin mamullerini kullanırlar.
    Aynı şirketler aynı zamanda İLAÇ firmalarıdır.

    Tavukçu amcalara bu şirketler ilaç da satarlar.

    Yem de aynı kaynaktan gelir.

    Garip değil mi?

    Hem üret -hem hasta et- hem de tedavi et.

    “Veni Vidi Vici” gibi olacak mıdır sizce yakında bu söz?

    “yanlış bilgi vermek, tüketiciyi yanıltmak suç olarak değerlendirilmeli ve gereği yapılmalıdır” diye bir madde ekleyin de “FARE ZEHİRİ” nin adını değiştirin içirin yok etmek istediğiniz halka.
    Kendinize koca koca taraftar Prof:lar bulamıyor musunuz Allah aşkına?
    Bu adamlar TV lerde boy gösterirken neden bağlanmıyor birileri “BİLİMSELé olarak çürütemiyor bu adamların tezlerini?
    Hımm. O zaman bu liberal kanunlarla çözülmeli.
    SORU-;1
    Yem katkı maddeleri bu hastalığın taşınımına etken mi?
    Cevap- 1 : Soru soruş itibariyle “katkı” kısmını sormasanız çok güzel cevap var da soruda kalleşlik yaptınız, inşallah yakında bir kanun çıkar böyle soru soramazsınız sorarsanız da ceza ödersiniz. Geçin bu soruyu.

    ” ESAS CEVAP: Salmonella gıdalarda kullanılan koruyucu maddeler ile gıda endüstrisinde kullanılan dezenfektanlara karşı genellikle duyarlıdır.” Üzgünüz.))

    Soru-2:
    Hayvanlardaki yayılışta, m’ de 24 tavuğun oluşu, yemlerin, yem katkı maddelerinin mikroplu olması, mikroplu sular, atık sular, mezbaha atıkları, etken midir?

    Cevap-2; kem küm. Biz antibiyotik verip haynanın ölmemesini sağlıyoruz ama size garanti veremeyiz. Size sattığımız “tavuksu”nun üzerinde yazar zaten “PİŞİRMEDEN YEMEYİN”..)
    Vallaha mı?
    Çiğ tavuk var mı yiyen hatır için de olsa?

    Yahu bu domateste de oluyor ya hani domatesi de PİŞİRSEK mi?

    Pazardan domates aldığımızda tezgahın üstünde

    Hem üzülmeyin sayın “tavuksu”lar için bakın “Ürünlerinizde salmonella ve listeria virüsüne rastlanmıştır” ibaresi çok uluslu bir burgerciyi de vurdu.
    Şaştık kaldık bakakaldık.
    Hemi de Tarım Bakanımız açıkladı vallahi çok şaşırdık.
    Burger King…
    Flash flash..
    ‘salmonella ve listeria’ virüslü 164 bin adet hamburger eti için Gebze Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu…”
    Arkadaşlar kimsenin derdi ekmek parası kazanmaya çalışana tekme vurmak değil.
    Üreticinin temiz gıdayı üretmesini sağlamak. Temiz gıda “hijyen” gıda değildir.

    “hijyen” ayrı bir şeydir “temiz” ayrı bir şeydir.
    “Temiz” “HELAL” olandır.
    “HELAL” üretirseniz helal kazananlar helalinden kazandırır ve siz de burada “kanun çıksın” diye bağırmazsınız..
    Civcivi yemi üretim şekli insani ve doğal olursa hayvanlar hastalanmazlar.
    Bunu bile bile burada yazılarınıza devam etmeniz beyhudedir.
    Tavuk yemeyene kırbaç cezası bile koysanız bu halk bu tavukları yer önce sonra gider kusar.
    Bu böyle biline..

    “Tarım Bakanlığı’nın Burger King soruşturmasında, Koç Holding kuruluşu olan Maret’in hamburger ve dilimli dana jambonlarında da ‘listeria’ bakterisi bulunmadı mı?”
    (market withdrawal) uygulanmadı siz ona dua edin.
    ABD de konserve ton balığındaki yüksek civa oranları konusunda tüketicinin “hamile kadınlar yemesin” türü uyarılarla düzenli olarak yayınlanmıyor mu?
    Buna da konserve ton balıkçılar bizim işlerimiz bozuluyor bu yayınlar yasaklansın mı demeli?
    FDA’in internet sitesine girin bakın kaç firmanın malı bozuk ABD de toplatma kararı alınmış. Orada kimse bu şekilde “kanun çıksın yazana ceza verilsin” demiyor.
    Neden?
    Demokrasi var.
    Yapan cezasını çeker.
    Adam gibi üretmeyene Türkiye’de şimdilik İFLAS gözüküyor.
    Yakın gelecekte neler olacak bilinmez.

  2. Arz

    AB kriterlerine göre 100 örnekten 14’ünde salmonella bulunmasının ‘kabul edilebilir’ “Pişirerek yiyin”..Salmonella virüsüne neden olan etkeni FDA yetkilileri henüz bulabilmiş değil… Domates sektörünün çöktüğü uyarısında bulunan bölgedeki siyasi yetkililer, bu kurumun daha sorumlu davranması gerektiğini belirtti. Meksika domateslerinin ülkeye girişini engelleyen FDA, bu ülkenin tepkisine neden oldu. Meksika Tarım bakanı, Perşembe günü yaptığı basın toplantısı ile Amerika’nın domateslere koyduğu ambargodan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.ambargo ile sektörde çalışan insanların mağdur edildiğini dile getirdi. Bakan ayrıca, Meksika domateslerinde salmonella virüsünün de bulunmadığını ileri sürdü. Şimdi bizim Meksikalılar bağırıp çağıracaklarına “temiz” üretip halkı ikna edip cepheyi “çokuluslu Firmalara “terketmeden milli üretime geçmeden sular durulmayacak…

  3. İslam

    Şu büyüyen tepkiler de neymiş biz sadece büyüyen banka hesaplarını görüyoruz azgın tekelci firmaların. Tüm dünya ülkelerinin uyguladığı teknolojiler kapitalist sisteme uygun insan odaklı olmayan karın marjinal olmasını hedefleyen teknolojiler. Boş kalan alanlarda küresel ölçekte bir karlılık olmadığından mesela “bal” gibi pek esmez kokmaz bunlar. Deşifre edilen gariban bal firmalarıdır, onlar da enayiliklerine doymasınlar. Fakat ne yapsınlar ki o “tüm ülkelerin uyguladığı teknolojileri” uygulamayamamalarıdır bu hale gelmeleri.
    Burada bahse konu durum “SAĞLIKTIR”. Bunun teknolojisi gericisi ilericisi olmaz. Sağlıklı bir ürün üret mesela “yıkanmadan tüketelecek yumurta” gibi biz de kullanalım. Yada Bazı siyasetçilerib “DAHİ” çocukları gibi yumurtayı pastörize edip pakette satın, o alana giremediniz mi henüz? Oteller dışında pek satış olmadı değil mi? Neydi bu milletin günahı? Tarih bir gün sizleri o keskin kılıcıyla yargılayacaktır.

    Yumurta ve gerçek tavukta gerçek üretime kadar tüketime hayır::!! Sizin ürettiğiniz Piliçi istemiyoruz Tavuk istiyoruz.
    Onu tüketeceğiz ve gerçek anlamda bir çaba görmeden de bu devam edecek.
    Ekonomik zarar edeceğiz diye sağlığımızı riske edecek kiralık bilimsel açıklamalara karnımız tok.

  4. aho

    Bir defa Salmonella VİRUS değil,haberin kalanını okumaya gerek var mı?

  5. ergin erden

    Artık konvansiyonel üretim yapan hiç bir firma güven veremez.Ne yaparlarsa yapsınlar.Artık doğal ekolojik yada organik ürün arıyor tüketici.Kapalı kümes tavukçuluğu demode artık.Özgür dolaşan ve doğal yem yiyen tavukların eti ve yumurtası makbul.

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |