Köy Enstitüleri 75.Yaşında


11149608_1429963307314875_3256265810945207005_o

 

 

 

 

 

17 Nisan 1940’ta kurulmuş, 27 Ocak 1954’te “komünist yetiştirildiği” iddiasıyla kapatılmışlardı.
Köy Enstitüleri, 75. yılını kutluyor. Birçok aydın, sanatçı ve yazarın yetiştiği Köy Enstitüsü mezunları, o günleri ve yaşanan dönüşümü anlattı.

 

 

fe24bd0b2259cdaf

 

Köy Enstitüleri, ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940’ta kuruldu. İsmail Hakkı Tonguç’un çabalarıyla, köylerden ilkokul mezunu zeki çocukların bu okullarda yetiştirildikten sonra yeniden köylere giderek öğretmen olarak çalışmaları düşüncesiyle kurulan ve tamamen Türkiye’ye özgü olan bu eğitim projesini dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel yönetti. Tarım işlerine elverişli geniş arazisi bulunan köylerde veya onların hemen yakınlarında Köy Ensititüleri açıldı. Öğretmenler köylülere hem örgün eğitim verdi, temel bilgileri kazandırdı hem de modern ve ilmi tarım tekniklerini öğretti. Köy Enstitüsü uygulaması Hasan Âli Yücel’in 1946’da Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ayrılmasına kadar devam etti. Yücel’den sonra Milli Eğitim Bakanı olan Reşat Şemsettin Sirer zamanında Köy Öğretmen Okullarına dönüştürüldü.
Okullar, Demokrat Parti döneminde “komünist yetiştirildiği” iddiasıyla 27 Ocak 1954’te kapatıldı. Fakir Baykurt, Ümit Kaftancıoğlu, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Pakize Türkoğlu, Birsen Başaran, Ali Dündar ve Dursun Akçam gibi önde gelen yazarlar ve düşünürler bu okullarda yetişmişti.

 

 

koy_enstituleri_75_yasinda_h10676

 

 

Samsun Ladik Akpınar Köy Enstitüsü mezunu Ahmet Usta, “Köy Enstitüleri çağdaş düşünen, üreten, özgürlükten ve bilimden yana, toplumu geliştirecek bir insan yetiştiriyordu. Aslında Köy Enstitüleri bir devrimdi. Enstitülerle ile kalkınma, aydınlanma köyden başlatılmıştı. Enstitüler yeni kurulmuş cumhuriyetin niteliklerini özümseyen insanlar yetiştiriyordu. Bu devrim başarıya ulaşmış olsaydı bugünkü dinci, bağnaz zihniyet olmazdı” dedi.
“Enstitüleri kapattılar ama o ruhu yok edemediler” diyen Usta, “Bir bakıyorsunuz Gezi’de, bir bakıyorsunuz derelerine, doğasına sahip çıkan bir köyde ortaya çıkıyor. Köy Enstitüleri kapandı ama Köy Enstitüsü ruhu ölmedi, yok olmadı. Bu ruh bilimin ışığında devrim ruhudur, özgürleşme ruhudur. Köy Enstitülerinin devrim ruhu yaşamaya devam edecek ve asla yok olmayacaktır’’ diye konuştu.

 

 

ccyejd2w8aan-s4

 

Dine karşı dediler ama
Samsun Ladik Akpınar Köy Enstitüsü mezunu Hüsamettin Çıtır, “Köy Enstitülerinde üreten, düşünen, sorgulayan, eleştiren insan yetiştirmeyi hedeflemişti. Bu durum ağaları ve iktidarları korkuttu. Köy Enstitülerine dine karşı, komünist yuvaları olarak iftira attılar. Ben enstitü mezunu olarak üç defa Kuranıkerim’i hatmettim, on iki yaşımda camide müezzinlik yaptım. Köy Enstitüsünde okuyan hiç kimse dine karşı değildi” dedi.

 

 

14

 

 

Kapatan zihniyet iktidarda
Kepirtepe Köy Enstitüsü’nden 1944 yılında mezun olan Nedim Menekşe, “Köy Enstitülerini kapatan, Cumhuriyete karşı zihniyettir. O zihniyet bugün iktidardadır” diye başladı söze. AKP’nin “Yeni Türkiye” söylemine karşı çıkan Menekşe, “Yeni Türkiye diye bir şey yok, Atatürk’ün Türkiyesi duruyor. Yeni Türkiye dedikleri Atatürk’ün, cumhuriyet kazanımlarının, laikliğin, hukuk devletinin olmadığı bir Türkiye’dir” dedi.

Mehmet Menekşe / Cumhuriyet

 

 

 

 

KÖY ENSTİTÜLERİ

 

Onlar,

Köy çocuklarıydı.

Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda.

Kavrulmuş ekinler gibiydiler.

Geldiler,

Yalın ayakları

Ve

Yırtık mintanlarıyla geldiler,

Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye.

Ezilmiş, sömürülmüş, horlanmış

Ve

Unutulmuştular bin yıldır.

Ferhat oldular,

Yardılar İdris Dağını.

Gürül gürül akıttılar suyunu,

Hasanoğlan’a.

Köroğlu oldular,

Kafa tuttular Bolu Beylerine.

Yıktılar saltanatını ağaların.

Tolstoy’u Balzac’ı okudular koyun güderken.

Mozart’ı, Bethoven’i çaldılar dağ başlarında.

Moliere’i, Sophokles’i oynadılar.

Horon teptiler Beşikdüzü’nde kol kola.

Halay çektiler Yıldızeli’nde türkülerle.

Diz vurdular Ortaklar’da efece…

Siz,

Her gece,

Mehtaba çıkarken Heybeli’de,

Onlar,

Duvar ördüler,

Çatı çattılar.

Yıldızlara bakarak yaz geceleri,

Harman yerlerinde yattılar.

Kazma salladılar yorulmadan.

Kerpiç döktüler

Kerpiç.

Sızlanmadılar hiç.

Yakıştı nasırlı ellerine,

Kitap ve çekiç.

Başladı yurt harmanında imece…

Bir gece,

Karanlık inlerinden sinsice,

Brütüsler çıktı ansızın.

Çektiler zehirli hançerlerini,

Vurdular sırtlarından haince…

Çıktı mağaralarından yarasalar,

Çıktı halk düşmanları,

Üşüştü sülükler gibi üstümüze.

Emdiler kanımızı,

Doymadılar.

Yıktılar umudunu Türkiyemin.

Aydınlık bir Türkiye gelir aklıma,

Kalkınmış bir Türkiye gelir,

Köy Enstitüleri denince.
Özbek İNCEBAYRAKTAR


Yazan - 18 Nisan 2015. Kategori MANŞET, TARIM, ETKİNLİKLER. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x