Saçmalamada bir sınır yok mu ? Buna bir dur diyecek yok mu ?

imgp1708-1024x680
Murat Emre Yardibi, 
DVM,PhD,M.Anim.Sc.,MBA
emre@gmail.com
Damacana sudan bibere, pastörize sütden tavuk etine kadar hemen her konuda yiyecek içecek uzmanı kesilen Sn.Yavuz Dizdar kendi mesleğinde sağlayamadığı popülariteyi her türlü gıda maddesi  konusunda ipe sapa gelmez, bilimsel gerçeklerle tamamen ters ancak söylendiğinde toplumda infial ve korku oluşturabilecek söylemlerle sağlamış görülüyor.
Bununla beraber medya tarafından yüksek reyting sağlayabileceği inancıyla talep gören Sn. Dizdar uçuk söylemlerinin katkısıyla yemek programlarından kadın programlarına, haber programlarından magazin programlarına koşturarak popülaritesini korumaya ve arttırmaya çalışıyor. Hatta bu popularitesinden faydalanarak bir de kitap yazarak gelir düzeyini arttırma yoluna girmiş durumda.
Kendisini bilgisi olmadığı halde fikri olduğunu düşündüğü konularda şovmenlik yapmak yerine, uzmanı olduğu onkoloji alanında ülke ve dünya çapında göstermiş olduğu başarılarla görmek isterdik. Halbuki kendisinin bir yazısında (Dünya Gazetesi, 10 Nisan 2013) süt, yoğurt ve piliç konusunda Ulusal Kanser Kongresi’ne (UKK) gönderdiği bildirilerin “reddedilmiş” olmasına hayret etmektedir. Bilimsel camiada talep görmeyen iddialarının medyada bu kadar fırtına koparması şaşırtıcıdır.

Emre-ardibi-262x300

EMRE YARDİBİ

Mesleklerinde gerçek anlamda çok başarılı olmasalar da zaman zaman medyada böylesi karakterlerin ortaya çıktığını görebiliyoruz. Örneğin AJDAR; Müzikalitesi ortada iken bu kadar “popüler” olabilmesi başlangıçta kendini bile şaşırtmış olabilir. Ancak çok çabuk adapte olmuştur. Gıda, tarım ve hayvancılık alanındaki örneğimiz ise ne yazık ki Dr. Yavuz Dizdar olmuştur ve medyadan gördüğü ilgi sebebiyle ne yazık ki O da kısa sürede adapte olmuştur ve Ajdar’a göre daha dirayetli görünmektedir.

 
 Gıda Endüstrisi AJDAR’ını buldu ?
Bu haliyle Sn Dizdar’ın gıda, tarım ve hayvancılık alanındaki konumu ile müzik dünyasında bir ara “Nane” ve “Çikita Muz” gibi şarkılarıyla da hatırlanan Sn. Ajdar Anık’tan bir farkı yoktur bana göre.
 Bu sebeple medya yöneticilerine özellikle sesleniyorum; Eğer gıda uzmanı olarak Yavuz Dizdar’ı programlarınıza çıkartıyorsanız lütfen “müzik” alanında da uzman olarak Ajdar’ı çıkarın. Yoksa büyük haksızlık yapmış olursunuz. Sn. Dizdar’ın popülaritesinden ve gerçek söylemlerinden sağlanacak etkiyi arttırmak için kendisini Profesör ilan eden medya kanalları (internet, tv, radio) bile oldu. Böylece üniversitede elde edemediği başarıyı medya kanalları sayesinde de “yakaladı”!
Ne yazık ki Ajdar tüm çabasına rağmen bu çalışmalarını Sn.Dizdar kadar paraya dönüştüremedi. 
Eurovizyon’a katılmak istediğini bildirdi ancak pek kabul görmedi. Medya kendisinden magazinsel anlamda belirli ölçüde faydalandı ancak Ajdar’da üniversite mezunu eğitimli bir vatandaş olmasına rağmen Yavuz Dizdar’ın yakaladığı sürekliliği yakalayamadı. Belki kendisine akıl danışabilir.
hqdefault
Başta da belirtildiği gibi damacana sudan tavuk etine kadar onlarca bilmediği konuda görüş belirten Dr. Yavuz Dizdar’ın hiç mi doğru söylediği bir şey yok. Buna tavuk eti,yumurta ve süt ile ilgili yaptığı saçmalamalardan bazılarına cevap vererek aydınlatalım;
 
 Gıda Endüstrisi AJDAR’ının Saçmalamalarına Cevap Veriyorum?
Vatan Gazetesi’nde Mine Şenocaklı imzasıyla yayınlanan “Sağlıklı diye yediğiniz tavuklar sağlıklı değil” haberine cevap olarak hepsini yakinen tanıdığım ve saygı duyduğum bazı Sayın Hocalarım, Gıda endüstrisinin Ajdar’ı olarak nitelendirilebilecek  Sn. Yavuz Dizdar’a samimi cevaplar ve açıklamalar içeren mektuplar yazmışlardır. Bununla beraber Sn. Dizdar’ın bilimsel gerçeklere ulaşmaktan çok toplumda gıda konusunda korku ve infial yaratarak popülaritesini arttırmak ve bundan maddi bir menfaat sağlamak olduğuna inandığımdan Sn. Hocalarımın bu çabalarına farklı bir açısıyla ben de destek olmak istedim. Bu yüzden bazı kritik saçmalamalarına ben de kısa cevaplar vererek tüketiciyi aydınlatmak istiyorum.
SAÇMALAMA 1. Daha yumurtadan çıkar çıkmaz civcive antibiyotik veriliyor. Kemiklerigelişmesin sadece et yapsın diye…
Gerçek tam tersi; Özellikle etlik piliçlerin kemik iskelet yapısının güçlü olması için Ca,P ve Vitamin D dengesine dikkat edilmekte, daha sağlıklı beslenmesi için çaba sarfedilmektedir. Zira kas (et) bu iskelet yapı üzerinde şekillenir. Ayrıca iskelet yapısı sorunlu hayvanlarda yürüme bozukluğu olur, yeme suya gidemez. Böylece kilo almaz.  Ek olarak iskelet sistemi zayıf hayvan toplanırken veya kesimhanede kemikleri kırılacağı için ya değeri düşer yada ıskarta olur. KÜLLİYEN YALAN…
Yani kemiklerinin yumuşak olması için uygulama yapılması gerçeğin tam tersi olup külliyen saçmalamadır.
335036436
Tavuklara’da insanlara ve tüm diğer hayvanlara olduğu gibi bakteriyel bir enfeksiyon teşhisi konduğunda Veteriner Hekim reçetesiyle antibiyotik uygulaması yapılmaktadır.  Bunun yumuşak kemikle falan hiç alakası yotur. KÜLLİYEN YALAN…
SAÇMALAMA 2. Günde iki-üç defa yumurtlatabilmek için tavuğa mutlaka bir şey yapmak zorundasınız.…
 yavuz_dizdar
Evet, bir şey yapmak zorundasınız ama ne yaparasınız bunu başarabilirsiniz belli değil. Hayvana bırakın hormon vermeyi hormon havuzuna yatırsanız günde 3 tane yumurtlamaz, yumurtlayamaz. Yumurtlayan biri varsa o da Sn. Dizdar’dır. Bu kadar basit bir bilgiyi araştırıp öğrenemediği için şaşırmamak lazım zira kendi tebliğlerinin onkoloji kongresinde kabul görmemesinden şikayet etmektedir. E şişirme tebliği herkese yutturmak her zaman mümkün olmaz. Tavuk doğası gereği bir yumurtayı ortalama 25 saatte üretir. Sn. Dizdar bana bir tavuğu günde 3 tane yumurtlatsın ben de Taksim meydanında yumurtlayacağım.
KÜLLİYEN YALAN…
 SAÇMALAMA 3. Tavuklar tarladaki patatesler gibi hiç kıpırdamadan yetiştiriliyor. Bıraksanız bile kıpırdayamıyorlar.
Hiç kümese girmemiş bir adamın sözleri. Hayvanlar AB hayvan refahı kanunlarına göre m3 başına 35 kg canlı ağırlık olacak şekilde bir alana sahiptir ve tüm kümeste serbestçe dolaşabilirler. Hayvanlar kıpırdayamasaydı yemliğe suluğa gidemezlerdi. Ayrıca kesim zamanı toplama işlemi de çok kolay olurdu.
İnsan bunu uydurmadan önce en azından bir kümese gider de bakar.  KÜLLİYEN YALAN…
 
YD_GULBEN 
SAÇMALAMA 4. Elinize aldığınızda kemikleri kırılıyor.Bu inanılmaz bir vicdansızlık.
YOK ARTIK!  Bu hayvanların hepsi kümeslerden toplanıyor, kesimhanelere taşınıyor. Ele alınınca kemiği kırılsa markette kemikli hayvan olmaz bu kadar işlemden sonra. Kırık kemikli hayvanı kimse almayacağı için satış olmaz. Bu kadar saçmalayabilmek için fikir dahi yürütmemek gerekir ki iki seçenek var; ya fikir yürütülmemiş ya da fikir başka türlü yürütülmüş. KÜLLİYEN YALAN…
SAÇMALAMA 5. Tavuk etinde hormon var!
Hangi hormon varmış ? Östojen mi? Tavuk etinin maliyeti veya satış fiyatı hakkında bir fikri var mı acaba sayın hayvan beslenme uzmanımızın? Hormon kullanımı en başında tavukçuluk sektöründe  kullanımı ekonomik değildir ve kullanılmaktadır. Bunu uydurabilmek için oturduğu yerden varsayımda bulunmaktan fazla beceri gerekir. Hormon kullanıldığının ispatı nedir ? Dişi hayvanın vücunda bulunan östrojen hormonu mu?  Bir deli taş atmış, kırk akıllı uğraşıyor. Emeğe ve zamana yazık. KÜLLİYEN YALAN…
SAÇMALAMA 6  1.7 kilo yemle 1 kilo tavuk elde ediyorlar. Böyle bir dönüşüm, böyle bir veri var mı dünyada?
Yüksek verimli ırklara ait bireylerin seçilerek onlardan elde edilen yüksek verimli ırklarla devam eden uzun bir sürecin sonunda genetik seçimle sağlanan yüksek verimli ırklar, yüksek kaliteli yem hammaddeleri kullanılarak en gelişmiş bilgisayar formülleri ile optimize edilmiş yemlerle beslenmekte ve yaşamaları için en uygun ısı, ışık ve çevre koşullarında yetiştirilmektedirler.  Hastalıklara karşı aşılanan ve ihtimamla yetiştirilen bu seçilmiş tavuklar yemden en yüksek oranda faydalanmakta ve gelişimlerini köydeki çöplük yada gübre yığınında eşelenerek hayatını sürdürmeye çalışan düşük verimli ırkdaşlarına göre daha hızlı ve sağlıklı tamamlamaktadırlar. Televizyon karşısında ayçekirdeği yiyerek bunlar bu kadar hızlı büyüyemez diye ahkam keserek halkı ihtiyacı olan ucuz protein kaynağından mahrum etmek, kişisel popülaritenizi ve geliriniz arttırsa da ciddi bir –en hafif ifadeyle- haksızlıktır.   KÜLLİYEN YALAN…
 SAÇMALAMA 7  Sokak sütü sağlıklı, pastörize zararlı?  
1452091388363
Bilgisizce, cahilce, bilinçsizce bir iddia. Zoonoz hastalık nedir bilmeden, köyde sütün nasıl sağıldığını ve tülbentten süzüldüğünü görmeden (neleri süzüyorlar acaba?), güğümlerin hijyenini düşünmeden, köylünün antiparaziter veya antibakteriyel ilaçlardaki geri çekme sürelerine dikkat edip etmediğini bilmeden, pastörizasyon işlemini yarım yamalak bilerek ortaya atılmış bir iddia. 2000 yılında Gıda dergisinde yayınlanan bir yazım var, onu okumanızı tavsiye ederim. KÜLLİYEN YALAN…

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=50297

Yazan - Ara 2 2013. Kategori KÜMES HAYVANCILIĞI, MANŞET. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

8 yorum - “Saçmalamada bir sınır yok mu ? Buna bir dur diyecek yok mu ?”

  1. “Tavuklara’da insanlara ve tüm diğer hayvanlara olduğu gibi bakteriyel bir enfeksiyon teşhisi konduğunda Veteriner Hekim reçetesiyle antibiyotik uygulaması yapılmaktadır”
    Bu doğru değil. Bir tavuk hasta olduğunda artık onun için çok geçtir, amaç kümesin tamamen hastalıktan korunması olduğundan koruyucu hekimlik adı altında uygulanan antibiyotikler henüz vücuttan atılmadan hayvan kesilebiliyor.

    http://www.hastaneinfeksiyonlaridergisi.org/managete/fu_folder/2004-04/html/2004-8-4-286-291.htm
    http://www.bizimanadolu.com/koseyazarlari/meziyet12.htm

  2. Katılımcı

    Evren Bey gibi benim de şüphelerim var yukarıdaki eleştirel yazıyla ilgili. Ayrıca yukarıdaki sözüne de katılıyorum.
    Tavukların kasları tam gelişmemiş olmasına rağmen çabucak pişmesine ne demeli?
    Kas dokusu iyi gelişmiş olsa zaten zor pişerdi, demek ki iyi gelişmemiş olmasına rağmen ağırlığı gelişmiş tavuk kadar. Tadı da yok ki bir bitkiden de biliriz ki hızlı gelişmişse tad vericileri bitki üretemez (sentezleyemez) ve o bitki tatszı olur. Tıpkı tavuğun tatsız olması gibi. Tavuk bitki değildir tabii, o ayrı. Onun farkındayız Emre Hocam. Ama normal hızında gelişmiş ve doğal yemlerle beslenmiş tavukları da bilecek kadar yaşadık.
    Saygılar,

  3. katılımcı

    Tavukların kümeslerde hiç kıpırdamadan yaşadığı serbest bırakıldığında bile yürüyemediği doğrudur. Tavuğun günde iki kez yumurtlaması için gece ışıkların açılıp uyandırıldığını biliyorum. Hormon kullanılıyor mu bilmem ama yumurtlama hormonal bir olay olduğuna göre hayvanın yumurtlamasına müdahale etmek zaten hormonal dengesini bozar. Yemlerin bilgisayarda formülize edilmesi sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Rendering tesislerinde hayvanların yenmeyen dokuları kan kıkırdak vs yeme dönüştürülüyor. Neden protein oranı yüksek olsun diye. Ayrıca diyelimki Yavuz Dizdar yanılıyor, seviyeli bir eleştri yayınlamak yerine ajdara benzeterek ve de yazınızın yarısını ajdara ayırarak neyi amaçladınız bilmiyorum. Sizin yazınızda bilimsel bir kaynak gösterme ifadesi göremedim. Siz ‘külliyen yalan’ dediniz diye size inanmamız mı gerekiyor.

  4. ibrahim

    Eleştirenin eleştirilenden çok farkı yok. Tavuk çiftliğinde çalıştım. Tıp doktoruyum, çocuklarıma 11 yıldır sokak sütü alıyorum. Kaynatma bir sterilizasyon işlemidir. Problem yok. Sizin kız çocuklarının 8 yaşında mens görmeye başladığından, erkeklerde en çok yapılan estetik ameliyatın meme küçültme olduğundan haberiniz vardır sanırım. Neyse magazini bırakalım. Sizden şu sorumu cevaplamanızı istirham ediyorum. Peynir ve yoğurt yapımında kullanılan mayalar gen teknolojisi kullanılarak üretiliyor. Mayaların içerisinde kalan RNA kalıntılarının insanlardaki teratojenik ve mutajenik etkileri nelerdir? Hadi bakalım magazin değil bilim konuşalım.

  5. ramazan

    biz veteriner hekimler ziraat muhendislerinin ahkem kesmelerinden bikmistik simdide tip diktorlari cikti.kumeste calismismis.kumese gelen civcivlerden alin evinizin salonunu tavuklar icin optimum sartlari hazirlayin 40 bilemedin 50 gunde kesime gelir.Sayin tipcilar dunyada recetelere encok antibiotik yazan doktorlar kim acaba.hasta insana nasil antibiotik uygulanirsa hasta hayvanada uygulanir.arinma suresine dikkat etmemeleri farkli birsey.
    gunde iki yumurtlayan tavuk bulun ben de yumurtlama garantisi veriyorum.
    sute gelince kaynatmakla sutteki antibiotik gecmez.UHT ilede gecmez tabi.ama buyuk firmalar antibiyotik kullanilan sutu ayri olarak alarak yetistiricinin param gitmesin kaygisini ortadan kaldirmaktadirlar.gonul isterki hastaliklardan ari temiz hijyenik evin salonunda besledigimiz inekler olsa ve birakin kaynatmayi direk inegin memesinden sutu agziniza sagip icebilirsiniz.ama dunyanin hic bi yerinde mumkun degil bu.daha iyisi bulunana kadar en iyisi uht.milletin bos bos konusmasina bakmayin.hormon tavukculukda kesinlikle ekenomik degildir.antibiyotik bir hormon degildir.

  6. samet

    Emre kardeşim Allah Yavuz Dizdar gibi adamları başımızdan eksik etmesin senin hangi okul menzunu olduğunu bilmiyorum ama adam tıp fakültesi menzunu aynı zamanda onkoloji konusunda uzman bir doktor ne yani ? halkımıza aman kardeşim balık eti yemeyin dana eti yemeyin, keçi eti yemeyin devamlı olarak bol bol tavuk yiyin demesinimi bekliyorsunuz
    Sevgili kardeşim sen hayatında hiç kesim gününe gelmiş bir tavukhaneden içeriye girdin mi ? O hayvanların kesilmden önceki durumlarını gördün mü ?
    LütfenYavuz Hocamız gibi geçekleri halkımıza söyleyen insanlara çamur atmayalım
    Hazanfer Ahmet Çelebiyi herkez bilir ama onun hakkında fetva veren şeyhülislamın ismıni kmse bilmez

  7. çiçek

    UHT süt mü yararlı ramazan bey pastörize süt demek istediniz herhalde ? UHT sütte yapılan streilizasyon işlemidir ve 100santigrat derecenin üzerinde ısıtma yapılır yani zararlı mikroorganizmaların yanında yararlı m.o. larda ölür.Ancak pastörize sütte sadece zararlı m.o lar ölür.UHT yerine pastörize süt öneririm.Ayrıca sokak sütü yararlı diyenlere de bi sorum olacak sokak sütü alırken çok mu güvende olduğunuzu sanıyorsunuz .Eğer ineğin memesinde mastitis denilen hastalık (tehlikeli araştırın isterseniz)varsa ve sütçü bunu gözardı edip size getiriyorsa ya da içine soda katıyorsa daha iyi yoğurt olsun diye buna nasıl güveniyorsunuz peki en azından dışarıdan alınan sütler belli standartlara uygun yapılıyor ve alınırken süt işletme tarafından her türlü analizi yapılıyor.

  8. çiçek

    ayrıca evde kaynatma işlemi sırasında da yararlı bakterilerin ölümüne sebep olunuyor. Ancak işletmeler kontrollü ısıtma uyguladıkları için bunun önüne geçmiş oluyorlar. Yavuz Dizdar konusuna gelince söylediklerinin bazıları doğru olabilir ama genelde araştırılmadan ve danışılmadan söylenmiş sözler . Bunu anlamak için de yazdıklarını geniş çapta araştırmak yeterli olacaktır.

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |