Tavukçuluk Sektörünün Gelişimi

Tavukçuluk Sektörünün Gelişimi

 

 

Erkan Konuralp

 

 

Pak tavuk kurucu ortağı Şaban Daştan Tavukçuluk dünyamızın temel taşlarından Nurettin Gürsoy(soldo) ile sohbette (Çiftlik Dergisi arşivi)

Pak tavuk kurucu ortağı Şaban Daştan Tavukçuluk dünyamızın temel taşlarından Nurettin Gürsoy(solda) ile sohbette (Çiftlik Dergisi arşivi)

MODERN TAVUKÇULUĞUN GELİŞMESİ

Sektörün gelişimi ile birlikte damızlık işletmeleri için de çalışmalar başlatıldı: Bu hareketli günlerin başlangıcı İstanbul Söğütlüçeşme’de bulunan Pak Tavuk Kesimhanesinin ikinci katındaki küçük bir odada yapılan toplantılardır.Bu toplantılara Pak Tavuk’tan Şaban Daştan-Yedvard Bozacıyan,Şen Tavuk’tan Haşim Gürdamar,Altın Tavuk’tan Mehmet Ülker, Hürriyet Gazete’sinin sahibi olduğu Hür Holding’ten Tahir Perek,Tok Tavuk’tan Bülban Gürsoy, ve ünlü İSA Damızlık temsilcisi Henri Guerder katılarak bir çok önemli karara imza attılar.Topluluğa daha sonraları Güney Tavukçuluk’tan Yusuf Bayık ve Ankara Kaytaz Tavukçuluk’tan Nizamettin Kaytaz katıldılar.Bunların en önemlisi de “ÖZANAÇ” ismi altında bir Grand Parend damızlık firmasının kuruluşu karar altına alındı.1985 yılında kurulan ve 480 milyon sermayeli  şirket ile ilgili olarak Çiftlik Dergisi’ne bir açıklama yapan Pak Tavuk yöneticisi ve Özanaç sözcüsü Şaban Daştan şunları söyledi”Kuruluş çalışmalarımız iki üç yıl öncesine dayanıyor.Grand Parend ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor.Ülkemiz damızlık firmaları olarak bir araya geldik ve adı geçen şirket ile illgili olarak 800 dönüm arazi aldık.Sermayemiz 480 milyon lira.Devletten teşvikte aldık ve bu yılın sonu ve 1986 yılının başında ilk üretimimize geçeceğiz “dedi.

 

Bu çalışmalar sürerken bir çok tavukçuluk kuruluşu da çeşitli genişlemelerini tamamlıyorlardı.Buna örnek olarak bu bölümümüzde Keskinoğlu Şirketinin herkese örnek olacak kuruluş hikayesini sunuyorum.

 

 

KESKİNOĞLU DENİLEN BİR GERÇEK

 

 

Bugün Türkiyemiz Tavukçuluk Sektörünün gözde entegre kuruluşlarından birisi olarak başarıdan başarıya koşan Keskinoğlu Şirketler Grubu’nun kuruluşu bir roman olabilecek hikayeye sahiptir.Tabii ki bu hikayenin baş rol oyuncusu da bugün kendisini sektör ve ülkemiz adına  rahmetle andığımız İsmail Keskinoğlu’dur.Şimdi bu ilginç ve ilginç olduğu kadar da herkese örnek olabilecek hikayeye bir göz atalım…

 

Keskinoğlu Şirketler Grubu’nun Kurucusu ve Ebedi Başkanı İsmail Keskinoğlu, 1900 yılında Yunanistan’ın Drama kasabasına bağlı Ravika köyünde yaşayan köklü Türk ailelerinden Fevzi Bey ve Hatice Hanım’ın ilk çocukları olarak dünyaya gelir.

 

Küçük yaşta anne ve babasını yitiren Keskinoğlu, daha çocukluk döneminde Ravika köyünün otlaklarında çobanlık yaparak aile bütçesine katkıda bulunmaya başlamış, 21 yaşında da, kız kardeşi Fatma’nın ardından Türkiye’ye göç eder.

 

1963 yılına kadar, tütüncülük, taşımacılık, kerestecilik ve marangozluk işlerinde, Türkiye’nin değişik yerlerinde çalışan İsmail Keskinoğlu, çalıştığı her işte ve bulunduğu her yörede kısa sürede büyük ilerlemeler sağlayarak bulunduğu yerlerde aranan bir isim haline gelir.

 

Uzun yıllar Adana ve İskenderun’da kalıp, hem para hem de hayat tecrübesi kazanan Keskinoğlu, Akhisar’a dönmeye karar verir. Zaman durmadan akıp geçmektedir. Durmadan ve yılmadan çalışan İsmail Keskinoğlu, neye el atsa kendisine çok bağlı oğulları Fevzi ve Mehmet ‘in de desteği  her girişimde bulunduğu işin üstesinden başarıyla gelir.

İsmail Keskinoğlu, 1963 yılında bir gün eve getirilen bir Denizli horozu ve iki tavukla,  yıllar sonrasının imparatorluğunun ilk temellerini atar. İki tavuk bir süre sonra 30 tavuk olur. Yumurtaların fazlasını bakkala satan Keskinoğlu, kısa süre sonra yumurta ticaretini genişletir. Keskinoğlu, büyük oğlu Fevzi’nin ısrarı ile  minyatür bir tavuk çiftliği kurma girişimde bulunur.

 

Keskinoğlu' nun kurucusu İsmail Keskinoğlu

Keskinoğlu’ nun kurucusu İsmail Keskinoğlu

 

 

Bu kuluçka makinesine ilk yumurta yatırdıklarında 700 sadece 3 civciv çıkar. Ancak İsmail Keskinoğlu yılmadan devam eder. Bunun sonucu yapılan araştırmanın ardından, kuluçkaya yatırılan yumurtaların hiçbirinin döllenmemiş olduğu ortaya çıkar. Bunun ardından, köylerden toplanan döllenmiş yumurtalar kuluçkaya yatırılarak, bir çok civciv elde edilir ve ahşap kuluçka makinesi ile yumurta yönlü civciv üretimi başlar.

 

1970’de yer tavukçuluğundan kafes tavukçuluğuna geçme kararı alınır ve kurulan atölyede kafes imalatına başlanır. Seri ve bilinçli çalışma sayesinde Keskinoğlu adı Türkiye’de aranılan firma noktasına gelmiştir.

 

1975’e gelindiğinde kafes imalatı hızla büyümeye devam ederken, genişleme kararı alınır ve Akhisar’ın hemen yanındaki Kayalıoğlu Kasabası’nda 60 dönüm arazi satın alınarak 10 bin kapasiteli kümeslerle kafeste yumurta tavukçuluğuna geçilir.

 

Zamanla entegre inşaatlar birbirini kovalamaya başlar ve temelleri 70’li yıllarda atılan toplam entegrasyon stratejisinin bir unsuru olarak, 1981 yılında saatte 8 ton kanatlı yemi üreten Keskinoğlu Yem Fabrikası devreye girer. Bu süreç 1986’da, her biri 35 bin yarka kapasiteli 13 kümesteki yarka üretimi ile sürer.1990’lara gelindiğinde saatte 30 ton kapasitesi olan yeni yem fabrikası hizmete girmiştir.

 

İsmail Keskinoğlu,Turgut Özal ve Prof.Dr.Rüveyde Akbay

İsmail Keskinoğlu,Turgut Özal ve Prof.Dr.Rüveyde Akbay

 

Yumurtayı üreten Keskinoğlu, 1994 yılında geri dönüşümlü her kağıdın kullanılarak, yaklaşık olarak yılda 100 milyon adet yumurta kabının üretildiği viol fabrikasını da hizmete sokmuştur. İsmail Keskinoğlu’nun Milli Eğitim Bakanlığı’na bağışladığı İsmail Keskinoğlu İlköğretim Okulu ise 1994 -1995 eğitim yılında, Kayalıoğlu’nda faaliyete geçmiştir.

1996’da etlik piliç yetiştirme kararı alınarak kapalı sistem damızlık yetiş

tirme kümeslerinin üretime geçmesini, 1997’deki yılda 30 bin ton üretim kapasiteli Keskinoğlu Piliç İşleme ve Değerlendirme Entegre Tesisleri’nin açılışı izler. 2000 yılında ise, yumurta sektöründe artan talebe bağlı olarak el değmeden yumurta üretiminin alındığı, 10 katlı tam otomatik kümesler devreye girmiştir.

 

Çocukları Fevzi ve Mehmet Keskinoğlu ile birlikte sıfırdan başlayarak tavukçuluk sektörünün Türkiye’deki ilk ve tek tam entegre kuruluşu haline getirdikleri Keskinoğlu Şirketler Grubu’nun Kurucusu İsmail Keskinoğlu,  17 Nisan 2001 yılında, 101 yaşında yaşama veda eder.

 

2002 yılında Türkiye’de ilk ve tek olarak gerçekleştirilen Keskinoğlu Doğal Besi Yumurta üretimi başlar. Bunu, yine 2002’de yapımına başlanan ve 2003 yılında hizmete girdiğinde günde 200 ton organik tavuk gübresi işleme, 60 ton da üretim yapma kapasitesine sahip bulunacak olan Keskinoğlu Gübre Fabrikası izler.  Türkiye’de ilklere imza atan Keskinoğlu Şirketler Grubu organik  selenyum içiren “Keskinoğlu Selenyum” yumurta üretimine başlar.
İsmail Keskinoğlu’nun şu ilkeleri Keskinoğlu Şirketler Grubu’nun bugünlere gelmesinde önemli rol oynamıştır.

 

*Yaptığın işte tüketiciye her zaman en iyisini ve en güzelini ver. Ticaretin sırrı budur.

*Her zaman iyisini yapın pahalıya satın. Herkes pahalı desin ama kimse Keskinoğlu’nun malı kötü demesin

*İşi önce kafanla sonra ellerinle yap.

*Özverili çalış hep daha iyinin peşinden koş.

*Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkalarına uygulama

*Hayatın müddetince doğruluktan ayrılma.

*Geride kalan geçmiştir. Hep ileriye yeniliğe bak. Fakat arkanda kalanları unutma.

*İnsanları sev ve kenetlen.

*Çok çalış ümitsizliğe kapılma.

*Dürüst ol. Yaptığın işin daha iyisi vardır. Yılmadan araştır bulursun.

* Hiçbir zaman güneş üzerine doğmasın.

* Prensip ve işlerinde ben değil biz kelimesi hakim olsun.

* Yaşamak dünya ve Türkiye çok güzeldir. Kıymetini bil ve her demin tadını çıkar.

 

Bugün  Keskinoğlu 3’üncü kuşak devrede

 

ddoodd

 

2002 yılında, Keskin, Esin, İsmail Keskinoğlu olmak üzere Keskinoğlu’nun 3’üncü kuşağının da aktif olarak yönetime dahil olduğu Keskinoğlu Şirketler Grubu,  İsmail Keskinoğlu’nun 1963 yılında söylediği ”Tüketiciye her zaman en iyisini, en güzelini ver. Ticaretin sırrı budur” dizelerinden gelen sorumlulukla, şimdilerde yerini 21’inci yüzyılda dünya markası olma hedefine bırakmıştır.

 

Hedef dünya markası olmak

 

Türk Tavukçuluk sektörünün en eski ve köklü kuruluşlarından biri olan Keskinoğlu Şirketler Grubu, neredeyse sektörde 41. Yılını doldurmak üzere olan bir kuruluş. 40 yıllık bu uzun yolculuğun sonunda dünyanın tam entegre 10 kuruluşu arasına girmeyi başaran Keskinoğlu, sürekli gelişimi benimseyen ve değişimi yöneten yönetim biçimi ile  kapılarını her zaman dünyaya açan bir firma olma özelliğini ön plana çıkarmakta ve bu yönde çalışmalarına devam etmektedir.

 

Dünya markası olmak olan hedefleri doğrultusunda yeni atılım hamlelerine girişen Keskinoğlu Şirketler Grubu, yurtdışı pazarına yönelik hedeflerini hayata geçirmek için çalışmalarına hız verirken, bir yandan da yurt içi piyasasındaki hedeflerini gün geçtikçe daha da  büyütmektedir

 

Şu anda Keskinoğlu Şirketler Grubu bünyesindeki ünitelerde, yılda 30 bin ton piliç,günde 1 milyon adet yumurta, yılda 140 milyon adet viol (yumurta kabı), 6 milyon adet yumurta yönlü dişi civciv, 2 milyon  adet yarka, 31 milyon adet broiler (etlik) civciv üretimi yapılmaktadır.

 

Keskinoğlu Piliç İşleme ve Değerlendirme Entegre Tesisleri’nde  TÜV ISO 9001/ HACCP ve Avrupa Gıda Güvenliği Denetleme Servisi (EFSIS) standartlarında göre üretim yapılmaktadır.

 

Kendi üretiminin yanı sıra 450 fason yetiştirici ile piliç üretimi yapan Keskinoğlu, entegrelerde kullandığı yemi de kendi üretmektedir. Yem Fabrikası’nın şimdiki yem üretimi 150 ton/ saat iken, fulfet üretimi  50 ton / saat olarak belirtiliyor.

 

İsmail Keskinoğlu torunları ile birlikte

İsmail Keskinoğlu torunları ile birlikte

 

2003 yılında devreye  giren  Keskinoğlu Organik Gübre Fabrikası ise, organik tavuk gübresi üretiminde , Türkiye’deki en büyük yatırım olma özelliği taşıyor. 3 milyon dolarlık bir yatırımla gerçekleştirilen tesisler, 40 bin metrekarelik arazi üzerinde kurulu bulunuyor. Günde 200 ton gübre işleme kapasitesine sahip olan tesislerin, 60 ton da günlük üretim yapma kapasitesi bulunuyor.

 

Keskinoğlu Şirketler Grubu 1500 personeli ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde 10 adet bölge müdürlüğü ile, Edirne’den Van’a, Fethiye’den Mardin’e uzanan bir bayii zincirine sahip bulunuyor. Keskinoğlu, kendi araç filosunun yanı sıra, 250 adet fason nakliye aracı ile çalışmalarına hız vermeye devam ediyor.

 

Kurucu İsmail Keskinoğlu’nun dünyaya geldiği yer Ravika Köyü’nün yeniden doğuşu…

 

Drama’nın Ravika köyünde doğan “Güzel Ismayıl” o günlerin savaş ortamında Türkiye’ye geliyor ve Akhisar’da mücadelesine başlıyor. Önce kesif başarısızlıklar ve Sakarya’da Adana’da verilen mücadeleler ve sonra başladığı nokta olan Akhisar’da bugünkü büyük tavuk, yumurta ve zeytinyağı imparatorluğunun kuruluşu…

 

Bir büyüme sürecinin ve bir ailenin isim yapma mücadelesinin hikayesindeki azim bir süre sonra çıktığı toprakları anımsamaya, doğduğu yeri anımsamaya, nostaljiyi hayata geçirmeye dönüşüyor.

 

İsmail Keskinoğlu 2001 de hayatını 101 yaşındayken kaybediyor. Aile onun anısına bugünkü Ravika Köyü’nü yaptırırken buna şu anda iki de müze ekliyor.

 

Picture 050

 

Süreci Keskinoğlu ailesi şöyle özetliyor: “Ailenin üçüncü kuşağı dedelerinin köyünü Akhisar da kurmaya karar verdiler. Temeller 2002 de atıldı. Keskinoğlu ailesinin adına Sıdıka Keskinoğlu ve Mimar Ercan Abaka Yunanistan’a giderek, Ravika Köyü’nü incelediler. Gezileri sırasında oluşturdukları fotoğraf arşivlerinden ve hala sapasağlam duran binaların mimari özelliklerinden yararlanarak kaynak oluşturdular. 1 sene süren detaylı araştırmalar sonucunda projeler hazırlandı. Akhisar’ın Kayışlar Kasabası’nda, yaklaşık 100 dönüm arazi üzerine projesi yapılan Ravika Köyü, Yunanistan’ın Drama Kasabası’na bağlı Ravika Köyü’nün aslına sadık kalınarak tam 2 yılda inşa edildi. Ravika köyü özenli ve uzun bir çalışmayla gündeme gelmiş oldu. Özellikle tavan ve duvar resimlerinde Balkan Mimarisi öne çıkıyor. Anadolu mimarisindeki motifleri de içinde yaşatan Ravika köyü bu iki ayrı kültürün birbirine ne kadar yakın olduğunun en hoş kanıtlarından.”

 

Ravika Köyü projesi kapsamında şu anda Drama Yağhanesi, köy muhtarlığı, berber, bakkal, manav, marangoz, demirci, nalbant, cami, ilkokul ve İsmail Keskinoğlu’nun eski Ravika’da yaşadığı evin benzeri konak ve bunları toparlayan köy meydanı şu anda inşa edilmiş ve ziyaretçilere hazır bekliyor. Yine bu alanın hemen yanında 2007 yılında eklenmiş olan İsmail Keskinoğlu müzesi ve onun yanında şimdilik tek katlı bir müze daha yer alıyor. Kompleks içinde bundan başka bir adet Mardin evi ve bir adet Bursa evi de yer alıyor. Köyün ve müzelerin çevrelediği alanın yakınında doğal yolla ekolojik tarım yapılan seralar ayrı bir özellik olarak bulunmaktalar

 

 

6-7-13yaghane

 

 

 

KAYNAK.Modern Tavukçuluğumuzun Gelişimi ve Emeği Geçenler adı ile Çiftlik Dergisi yazı dizisi

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=54242

Yazan - Oca 20 2017. Kategori Erkan KONURALP, HAYVANCILIK, KANATLI DÜNYAMIZDAN KESİTLER, MANŞET, Yazı Dizileri. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |