Beyaz ette yükseliş sürüyor


erpiliç

 

 

 

Spekülasyonlar ve yanlış bilgilendirmeler sebebiyle sektörde büyüme oranlarının değişkenlik gösterdiğini ifade eden Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Üyesi Erpiliç Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Ericek, endüstriyel anlamda yapılan yatırımların artması ve insanların bilinçlenmesiyle büyüme oranının daha da artmasını beklediklerini söyledi.

 

 

Sektör, 2013’te 1 milyon 900 bin olan beyaz et üretimini 2014 yılı için 2 milyona ulaştırmayı ve 2025 yılında da bu rakamı 3,3 milyon tona çıkarmayı hedefliyor.

 

 

Ericek, sektördeki son duruma ilişkin sorularımızı yanıtladı.

 

Özlem AS

 

-Kanatlı sektöründen son dönemde özellikle ihracat adına önemli haberler geliyor. Sektörün şu andaki genel tablosu hakkında bilgi verir misiniz?

 

2013 yılında üretimde, tüketimde ve özellikle ihracatta artış yaşandı. Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) verilerine göre sektörün 2013 cirosu 4,5 milyar dolar, kanatlı eti ihracatı ise 656 milyon dolar büyüklüğünde. Bu da yaklaşık olarak 395,7 bin ton beyaz ete tekâbül ediyor. Ayrıca sektörde 2013 yılında 1 milyon 900 bin ton kanatlı eti üretimine ulaşıldı.

 

-Sektörün büyüme hızı nedir?

 

Oluşan spekülasyonlar ve yanlış bilgilendirmeler sebebiyle sektörde büyüme oranı değişkenlik gösteriyor. Fakat endüstriyel anlamda yapılan yatırımların artması ve insanların bilinçlenmesiyle büyüme oranının daha da artmasını bekliyoruz. Kayıtlı üretimin yaygınlaşması ve bu alanda gerekli kontrollerin yapılması bizim önümüzü daha rahat görmemizi sağlıyor. Sektör olarak 2013 yılında 1 milyon 900 bin olan beyaz et üretimimizi 2014 yılı için 2 milyona ulaştırmayı ve 2025 yılında da bu rakamı 3,3 milyon tona çıkarmayı hedefliyoruz.

DİĞER HABERLER
Hakkı Haluk Uysaler'den selam var

 

-Üretimin ne kadarı yurt içinde tüketiliyor; ne kadarı ihraç ediliyor?

 

Toplam üretim miktarının yüzde10’luk bir miktarı ihraç edilmekte. Pazar paylarının artması ile bu oran her geçen dönem artmaktadır. Arap ülkeleri ve Ortadoğu pazarı büyüyor. Buradaki tüketim rakamlarının artması bizi ve tüm beyaz et sektörünü heyecanlandırıyor. Ortadoğu ülkeleri beyaz et ithalatının neredeyse tamamını Kuzey ve Güney Amerika ülkelerinden özellikle de Brezilya’dan gerçekleştiriyor. Ancak sanıyorum bu ithal ürünler konusu Ortadoğu ülkeleri tarafından son zamanlarda ciddi manada sorgulanmaya başlandı. Fiyatlarımız her ne kadar bu ülkelerin fiyatlarından yüksek kalsa da helal gıda üretim proseslerine uygun üretim yapmamız sebebiyle bize olan teveccühün arttığı aşikar. Bu saydığım Amerika kıtası ülkelerinin sahip oldukları fiyat avantajının devletleri tarafından kendilerine tanınan teşvik ve desteklerle sağlandığını burada özellikle belirtmek isterim.

 

Evet, özellikle Müslüman ülkelerin bize yönelik ilgilerinin artmasının en önemli nedeni bir İslam ülkesi oluşumuz kadar sahip olduğumuz dünyaca kabul gören helal gıda belgeleridir diye düşünüyorum. Önümüzdeki 5 yıl içinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarı başta olmak üzere İslam ülkelerine olan ihracatımızın katlanarak artacağını tahmin ediyorum.

 

-Sektörle ilgili ortaya atılan iddilara karşı neler yapıyorsunuz? Tüketici üzerinde bu iddiaların bir etkisi oldu mu?  Tüketimde bir düşüşten bahsedebilir miyiz?

DİĞER HABERLER
Çocuk Sağlığı ve İmmünoloji uzmanı Korona sorularını yanıtladı

 

Yüksek ya da düşük gelirli olması fark etmeksizin tüm topluma hitap eden tavuk  her zaman annelerimizin baş tacı olmuştur. Fakat son zamanlarda endüstriyel tavuğun üretim şekli, süreci ile ilgili hiçbir fikri olmayan insanlar tarafından yapılan asılsız ithamlar tavuğa karşı bile acaba sorusunu oluşturmakta. Tüketicinin tavukla bir sorunu yok ama tavuk hakkındaki dedikodular sorun algısı yaratıyor. Bu iletişim sorununu çözmek biz üreticilere düşüyor. Endüstriyel tavukla kıyaslamak amacıyla ortaya atılan köy tavuğu ile ilgili şu bilinmelidir ki; köy tavuğu imajının son zamanlarda daha yaygın kullanılması, ticari bir pazarlama taktiğidir. Organik olarak adlandırılan üretimde de yanlış bilinen şudur ki; organik üretim yapmak sadece kullanılan yem, beslenme ve barınma ile ilgili değildir, çevre ile de yakından ilgilidir. Endüstriyel besi çiftliklerinde ise üretim tamamen kontrollü şartlar altında yapılıyor. Üretimin her aşamasında hekimler ve zooteknistler tarafından kontrol ediliyor. Dolayısıyla hormon ya da besin değerinin düşürülmesi tamamen yanlış bilgidir. Hormon kullanımı sanıldığının aksine oldukça maliyetlidir, bu yüzden beyaz et üretiminde hormon kullanılmış olsaydı beyaz etin fiyatı kırmızı etin üzerinde olur. Bu gerçekleri insanlara her fırsatta açıklamaya çalışıyoruz. Geçmişten bu zamana piliç üretiminde değişen tek şey teknolojinin gelişmesidir, bunun dışında helallik ya da insan sağlığına gösterilen özende herhangi bir değişiklik, süistimal yoktur. Bizim gibi çalışan bütün endüstriyel tavuk üreticileri adına diyebilirim ki Türkiye’de piliç üretimi en özenli, gelişmiş ve en yoğun kontrollerden geçirilerek yapılan üretim şeklidir. Tüketimde bir düşüşten bahsedilemez fakat oluşturulmaya çalışılan bu algıların etkisiyle ülkemiz piliç tüketiminde Ortadoğu ya da Amerika’nın çok çok gerisindedir.

DİĞER HABERLER
Yüksek Askeri Şûra toplantısı sona erdi

 

dünyagıda


13 Temmuz 2014. 10:07
0 0 Oylar
Okuyucu puanı:
Abone ol
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x