‘Helal Gıda Bir Güvence’


Sadece dini sebeplerle değil, gıdalardaki sahteciliğin sağlığımızı tehdit etmesiyle Helal Gıda Sertifikalı ürünlere ilgi artıyor

 

Stratejik Pazarlama Uzmanı Yelda İpekli, gıdaya yönelik güvensizliği ortadan kaldırmak açısından helal ürünlerin öneminin artacağını söylüyor.

 

Eskiden ürünlerde TSE damgası aranırdı şimdilerde “Helal Gıda Sertifikası”na da bakılır oldu. İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) ve İslam Fıkıh Akademisi’nin çalışmaları sonucu oluşturulan, Türkiye’de geçen yıl 4 Temmuz’da Türk Standartları Enstitüsü tarafından yürürlüğü sokulan Helal Gıda Standardı, gıda sektörünü hareketlendirdi. Dünya çapında gıda üretiminin yüzde 17’sini kapsayan, 900 milyar dolarlık kocaman bir helal gıda talebinden bahsediyoruz. Helal kapsamına gıda dışı alanların katılması ve markalaşma süreçlerinin daha profesyonelce yönetilmesi halinde bu pazardaki potansiyel kısa sürede 2 trilyon dolara çıkabilir.

 

Yurtiçinde gönülleri rahat tutmak, yurtdışındaysa özellikle Arap ülkeleri ve Ortadoğu’ya gıda ihracatını artırmak açısından önemli bir belge bu. Helal Gıda Sertifikası’na sahip CP Türkiye Başkan Yardımcısı Nezih Gençer, geçen yıl Arap ülkelerine 200 bin ton tavuk sattıklarını söylüyor. Zira tavuk ihracatının yüzde 85’i bu ülkelere yapılıyor. Helal Gıda Sertifikası sayesinde Müslüman ülkelere ihracatın hızla gelişeceği de ortada. Malezya, Singapur, Ortadoğu ülkeleri, Afrika, Kuzey Amerika, Fransa ve Almanya ‘Helal Gıda’ya yaygın talep olan ülkeler. Tayland, son yıllarda pazarın lider oyuncusu olmak için ciddi bir atak yapmış durumda. Türkiye’yse hem coğrafi hem kültürel açıdan Ortadoğu ülkelerine yakın olmasının getirdiği avantajı kullanmaya çalışıyor.

 

SADECE GIDA DEĞİL

 

Tüketici araştırmalarındaki son eğilimlerden söz eden Stratejik Pazarlama Uzmanı Yelda İpekli helal gıdayı, Musevilerin yenmesi ve kullanılmasında dinen sakınca bulmadığı “koşer” gibi sadece gıdayla sınırlandırmamak gerektiğini söylüyor. Helal ürün kavramının içine kozmetikten gıdaya, temizlikten sağlığa kadar pek çok ürünün girebileceğini belirtiyor İpekli. Ancak dünyada Müslüman nüfusun sadece yüzde 10’unun helal ürün tüketimi konusunda bilinçli olduğuna da dikkat çekiyor ki bu 1.5 milyarı aşan Müslüman nüfusun bilinçlenmesi durumunda bambaşka bir pazar resmine işaret ediyor.

 

Peki tüketici helal gıdadan ne anlıyor? Yelda İpekli yeni bir araştırmanın neticelerini şöyle aktarıyor: “Helal gıdayı ‘alın teriyle kazanç’ olarak yorumlayanların sayısı, ‘dine uygunluk’ cevabı verenlerden daha fazlaydı. Helal gıdaya, ‘helallik’ kavramına dair bir tanım olarak bakılıyor.”

 

EN ÇOK ETTE ARANIYOR

 

Gıda güvenliğinin sıkça sorgulandığı bugünlerde İpekli “Helal ürün beklentisi sadece muhafazakâr kesimin değil, bilinç düzeyi yüksek muhafazakâr olmayan tüketiciler tarafından da bir güvence olarak görülüyor” diyor. Özellikle çocuklu aileler gıda alışverişlerinde bu belgeyi sorgulamaya başladı. Hatta kadın tüketicilerin sadece gıda değil kozmetikte de helal ürün beklentisi göze çarpıyor.

 

Helal gıda damgası, en çok ithal etlerde aranıyor. İpekli’nin araştırmalarına göre her 10 tüketiciden 8’i ithal etlerin “dinimizce uygun olmadığı” görüşünde. Bu sebeple ithal et tartışmaları gündeme geldiğinden beri helal sertifikasyon sorgulamalarında artış gözleniyor. Ayrıca bal, süt, salam ve sucuk gibi gıda ürünlerinde yaşanan olumsuz gelişmelerle birlikte bu hassasiyet daha da artıyor. İpekli, özellikle salam ve sucuk gibi ürünlerin satın alma eğrisinde son 3 ayda ciddi bir düşüş yaşandığını, sertifikaya sahip olan ürünlerin tercih edileceği yönündeki beyanların da artış gösterdiğini söylüyor.

 

Yelda İpekli önümüzdeki yıllarda helal ürüne ilginin artacağını ön görüyor: “Doğal tehditler, psikolojik tükenmişlikler, ilişkilerdeki ve iş hayatında ki tatminsizlikler sebebiyle din etkisi gittikçe önem kazanıyor.” Anlaşılan gıdaya yönelik güvensizliği ortadan kaldırmak için koşer ve helal ürün gibi din merkezli akreditasyonlar önem kazanmaya devam edecek.

 

HELAL GIDADA MARKALAŞMA ŞART

 

TSE’nin helal gıda standardını uygulamaya koymasının üzerinden 10 ay geçti ama sektör talebe cevap vermekte zorlanıyor. Yelda İpekli “Helal ürün artık ayrı bir pazar tanımı olarak ele alınmalı, sadece bir sertifikasyon programı olarak asla görülmemeli” diyor. Sadece Diyanet İşleri Başkanlığı, TSE gibi resmi kurumların değil, özel girişimler ve tüketici dernekleri ile üreticilerin de bu konuda daha sistemli çalışmalar yapmasına ihtiyacı vurguluyor. Türk üreticilerin Ortadoğu’daki helal gıda pazarında etkili oyuncular olabilmesi için profesyonel bir markalaşma çalışması içine girmesi ve üretimdeki teknik elemanların iyi yetiştirilmesi zorunluluğunun da unutulmaması gerektiğini ekliyor.

 

PEKİ TÜKETİCİ HELAL GIDADAN NE ANLIYOR?

 

Yelda İpekli gıda sektöründeki tüketici araştırmalarının sonuçlarını şöyle aktarıyor: “Helal gıdayı ‘alın teriyle kazanç’ olarak yorumlayanların sayısı, ‘dine uygunluk’ cevabı verenlerden daha fazlaydı. Helal gıdaya, ‘helallik’ kavramına dair bir tanım olarak bakılıyor.” AYSUN ÖZ KAŞİ/ HT CUMARTESİ  


Yazan - 2 Haziran 2012. Kategori SAĞLIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x