“Kimse halkın gıdası üzerinden prim yapmasın”


Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu’nun (TGDF), geleneksel gıda ve içecek sanayi envanterinin altıncısı kamuoyuna açıkladı. TGDF Başkan Vekili Rint Akyüz, sektörün 2011 yılında 8,9 milyar dolarlık ihracat ile Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını belirterek, “Türk Gıda Sektörü, dünya standartlarında üretim yapmasa bu gücü nasıl yakalar? Gıda üretimi ve teknolojisi hakkında fikir sahibi olmayan, kulaktan dolma bilgilerle halkın kafasında soru işaretleri yaratan kişilere yasal yaptırım uygulanmalıdır. Kimsenin insan sağlığına yönelik varsayımlarla, ortada gereksiz endişe yaratmasına,sektörü zan altında bırakmaya hakkı yoktur.” dedi.

 

Sektörel politikaların oluşturulmasında doğru ve güncel bir kaynak niteliği taşıyan TGDF Gıda ve İçecek Sanayi Envanteri 2011 verilerine göre; gıda ve içecek sektörü 2011 yılında 4,9 milyar dolarlık ithalatına karşın, 8,9 milyar dolarlık ihracatla %181 gibi yüksek bir oranda dış ticaret fazlası verdi. Gıda ve içecek sanayi ihracatında artış oranı %32,5 olarak gerçekleşti. Katma değeri yüksek, işlenmiş gıda ürünleri ihracatının önceki yıllara göre arttığına dikkat çeken TGDF Başkan Vekili Akyüz, “Türkiye artık sadece tarımsal ürün ihraç eden bir ülke değildir.” dedi.

 

Konuşmasında, sektörün hemen her yıl ortalama %200 gibi yüksek oranda dış ticaret fazlası verdiğine işaret eden Akyüz, 2011 yılı dünyasındaki siyasi ve ekonomik gelişmelere rağmen sektörün % 8,5 büyüdüğünü belirtti. Akyüz; bu büyümenin iç tüketimden ziyade ihracat kaynaklı olmasının gurur verici olduğunu dile getirdi.

 

Dünyada gıda fiyatlarındaki artışa da değinen Akyüz, bu yılın ilk çeyreğinde %8 gibi bir artış yaşanan gıda fiyatlarında, önümüzdeki 10 yıl içerisinde ortalama %40-50 gibi artış oranları kaydedileceğini öngördüklerini söyledi. Artık ülkelerdeki gelişmelerden global olarak bir etkilenmenin yaşandığını vurgulayan Akyüz, “Biz bir bakıma şanslı sayılırız, tarımsal çeşitliliğimiz birçok ülkeyi kıskandıracak düzeyde. 62 milyar dolarlık tarımsal hasılamızla Avrupa’da 1. , dünyada 7. sıradayız.” dedi. Ancak Akyüz, dünyada artan hammadde ve enerji fiyatları açısından gıda fiyatlarındaki istikrarlı artışın devam edeceğini de sözlerine ekledi.

 

Bugün 350 bin kişiye istihdam sağlayan Türk Gıda ve İçecek Sektörü, bulunduğu coğrafi konum nedeniyle de her geçen gün önemli bir yatırım merkezi haline geliyor. 2010 yılında 123 milyon dolara kadar gerileyen Gıda ve İçecek Sanayi uluslararası yatırım girişi, 2011 yılında 5,3 kat artarak 648 milyon dolar seviyesine yükseldi. TGDF Başkan Vekili Rint Akyüz, hem Türkiye’nin uluslararası oyuncular için avantajlı konumda olması hem de AB ile uyumlu gıda mevzuatı sayesinde önümüzdeki yıllarda yatırımların artacağını öngördüklerini kaydetti.

 

Tüm bu olumlu gelişmelerin yanı sıra sektördeki sıkıntılara da değinen Akyüz, bazı gıda ürünlerinde %1’e çekilen KDV oranının, tüm gıda ve içecek ürünlerinde %1’e indirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Akyüz, KDV’den kaybedilen gelirin kayıtlı işletme artışı, dolayısıyla vergi gelirlerinde artış olarak geri döneceğini ve sistemin işleyişindeki kayıt dışı kaynaklı aksaklıkların bu sayede ortadan kalkacağını düşündüklerini ifade etti.

 

Birkaç yıl önceki temel sorunlarının başında kayıt dışını söylediklerini, ancak son zamanlarda gıda maddeleri üzerine yapılan spekülasyonların, yayılan bilgi kirliliğinin daha önemli bir sorun haline geldiğini belirten Akyüz, şunları söyledi: “Ben buradan sektörümüz adına tüm medya kuruluşlarımızdan istirham ediyorum; kimsenin halkın gıdası üzerinden prim yapmasına, gıda sektörü üzerinden reklam yapmalarına, kişisel PR’larını yükseltmelerine alet olmayın. Dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyoruz. Böyle bir ivmeye sahip Türk Gıda Sektörü, dünya standartlarında üretim yapmasa bu gücü nasıl yakalar? Bu başarıyı gölgelemek isteyen kişi ve kurumların mesnetsiz iddiaları ciddiye alınmamalıdır.Gıda üretimi ve teknolojisi hakkında fikir sahibi olmayan, kulaktan dolma bilgilerle halkın kafasında soru işaretleri yaratan kişilere yasal yaptırım uygulanmalıdır. Kimsenin insan sağlığına yönelik varsayımlarla, ortada gereksiz endişe yaratmasına, sektörü zan altında bırakmaya hakkı yoktur.”


Yazan - 18 Mayıs 2012. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
ARZ
ARZ
8 yıl önce

“halkın kafasında soru işaretleri yaratan kişilere yasal yaptırım uygulanmalıdır.” “mısır şekeri ne kadar zararlıysa pancar şekeri de o kadar zararlı, farkı yok. Bunun hesabının yapılmamasını hayretle karşılıyorum. Çünkü bizim ürettiğimiz malla diğer şekerler arasında fark yok. Bir şeyin kansorejen olduğunu söylemek çok ciddi bir iddiadır, bu iddianın arkasında da çok sağlam durmak lazım. Yani ciddi bilimsel araştırmaları ortaya koymak lazım.” Ahanda ikinci Fransız vakası. Şimdi bu konuda araştırma yapıp da “mısır şekeri zararlı” derse bir doktor, bilim insanı falan Pierre Dukan gibi lisansını kaybedebilir mi? Vallahi korkun bu Rint AKYÜZ’den. Edilir mi edilir. Sormak lazım Bay Rink’e; “Obezitenin birincil sebepleri… Read more »

1
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x