‘Merkez Bankası’nı rahat bırakın’


erdal-bahcivan

 

Üç ay önce İstanbul Sanayi Odası Başkanlığı’na seçilen Erdal Bahçıvan, Merkez Bankası’na tam destek verdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı’nın ‘doların belini kıracağız’ açıklamasının ardından eleştirilere maruz kalan Merkez Bankası’na, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’dan destek geldi. Merkez Bankası’nın para politikalarında yaptığı değişiklik ile ilgili yorum yapmayı doğru bulmadığını belirten Bahçıvan, “Bunu o kurum adına da kendi adıma da saygı anlamında bir eksiklik olarak kabul ederim. ” dedi. Merkez Bankası’nın bugüne kadar dünyaya örnek olacak çalışmalara imza attığını kaydeden Bahçıvan, “Finansal istikrar bir ekonominin en vazgeçilmez denge unsurlarından biridir. Bu dengenin kaybolduğu dönemlerde kaybeden, hep üretim, sanayi ve istihdam olmuştur.” dedi.
“Finansal istikrar bizim sigortamız.” ifadesini kullanan İSO Başkanı Bahçıvan, “Finansal istikrarın sigortası Merkez Bankası’dır.” benzetmesinde bulundu. Merkez Bankacılığı’nın çok daha başarılı yapıldığını söyleyen Bahçıvan, “Merkez Bankası’nın kritik, kritik olduğu kadar risklerle dolu bu süreci yönetirken attığı adımlar, sergilediği öngörüler, bizlere güven verdi. Bu güveni açıkça vurgularken, Merkez Bankası’nın bağımsızlığının bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da korunması gereğinden yana olduğumuzun bilinmesini isterim.” dedi. Merkez Bankası’nın rahat bırakılması gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, bağımsız ve istikrara kavuşmuş bir Merkez Bankası istediklerini söyledi. Bahçıvan, bugünkü finansal istikrar ortamının kolay gelmediğine dikkat çekerek, “Bu duruma şükretmemiz lazım. Bunun arkasını getirmezsek, bir süre sonra orta gelir tuzağına düşebiliriz. Finansal istikrar sürecine sahipken, bundan kalıcı bir büyüme modeli çıkarmalıyız. Bu model de üretime dayalı bir büyüme modelidir. Eğer üretime ve ihracata dayalı kaliteli bir büyümeyi sağlayamazsak, toplumun sadece ekonomik değil eğitimden sağlığa kadar daha birçok soruna merhem bulamayız.” dedi. Kurların kontrolsüz bir şekilde yükselmesinin Türkiye’nin bir zamanlar kâbusu olan ‘finansal istikrarsızlık’ korkusunu yeniden gündeme getirebileceğini öngören Bahçıvan, Merkez Bankası’nın, 2,25-2,30 olan yıl sonu sepet hedefini tutturacağını kaydetti. Hükümetin büyüme freninden ayağını çekmemiş olmasına rağmen cari açığın yeniden artışa geçerek ilk yedi ayda 43,2 milyar dolar olduğunu belirten Bahçıvan, “Görüldüğü gibi cari açık endişesinden dolayı ülkemizde çoğunlukla büyümeden fedakârlık yapılıyor. Bu bir ekonomik paradigma ve bu yıl için de bunun uyarılarını alıyoruz.” diye konuştu.

 

Tüketerek büyümek kalıcı olmaz

 

Zaman’a verdiği demeç ile Türkiye’nin ilk yarı büyüme oranının yüzde 3,7 olduğunu hatırlatan Bahçıvan, yıllık yüzde 4 büyüme hedefinin yakalanabileceğini söyledi. Büyümenin ana kaynağının ise yurtiçi tüketim olduğunu ve ikinci çeyrekte ağırlıklı olarak tüketimin desteklediği bir büyümeye tanıklık ettiklerini belirten Bahçıvan, bu büyümeye ihracatın katkısı olmadığını, kamu kesiminin büyümede ağırlıklı bir rol oynadığını dile getirdi. Bunların, büyüme yolundaki en önemli faktör olan finansal istikrarı bozabileceğine dair endişelere yol açtığını bildiren Bahçıvan, bu endişelerden uzak kalınabilmesi için üretimden gelen büyümeye önem verilmesi gerektiğini kaydetti. Bahçıvan, “Üretime dayalı büyümenin sürdürülebilir olduğu açıktır. Üretim, finansal istikrarın da, toplumsal istikrarın da, cari açıktan kaynaklanacak olan sıkıntıların da en güçlü sigortasıdır. 2010 ve 2011 yıllarında görüldüğü gibi dış kaynak finansmanına ve tüketime dayalı büyümenin sürdürülebilir bir yanı yok. 2012 yılı büyümesi bunu gösterdi.” dedi.

 

Hükümet, eğitimde koalisyonları aratmıyor

 

Sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve 2023 hedeflerine ulaşabilmek için eğitim alanında ciddi reformların yapılması gerektiğini kaydeden Bahçıvan tek tip insan yetiştirmeye odaklı bir eğitim anlayışının, Türkiye’yi bu hedeflerden uzaklaştıracağını söyledi. Son yıllarda eğitim sisteminde yapılan değişikliklerden dolayı Türkiye’nin uzun vadeli ve ülkenin ihtiyaçlarını karşılayan eğitim politikalarına sahip olmadığımızı söyleyen Bahçıvan, “Tek parti hükümeti olmasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı 10 yılda 5 bakan değiştirdi. Her 2 yılda bir bakan değişmiş. Neredeyse koalisyon hükümetlerindeki yüzdeye yakın bir durum var. Bu durum Türkiye’nin eğitim politikalarında kendini ciddi manada eleştirmesi gerektiğinin bir göstergesidir. Her sene sınav sistemi değişiyor. Türkiye’nin eğitim sistemiyle bu kadar çok oynamanın kimseye bir getirisi yok.” dedi.


Yazan - 14 Eylül 2013. Kategori MANŞET, EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x