Sürdürülebilir Tarım Nedir?


Sürdürülebilir Tarım Nedir?

Prof. Dr. Nazımi AÇIKGÖZ

İnsanoğlu gıdasını kendi yetiştirmeye başladığından beri toprakla haşır neşirdir ve tarım yapabileceği araziyi sahiplenmiş veya kiralamıştır. Nüfus artışıyla 20. Yüzyıl ortalarından itibaren bir hektarın doyurmak durumunda kaldığı insan sayısı artmaya başlamış ve 1960’larda 3’den 2020’lerde 7,5’a çıkmıştır. Bir kişi için gerekli olan tarım alanının 4,3 hektardan (1960) 60 yılda 1,8 hektara düşmesi çarpıcıdır. Bu bir yerde gıda güvencesi açısından tehlike çanlarının çalmaya başlamasıdır. Söz konusu bu 60 yıllık dönem yeşil devrimle aşıldı. Birim alandan kaldırılan ürünlerde sağlanan verim artışıyla[1] günümüze kadar gıda yeterlilik sorunu yaşanmasa da geleceğin pek parlak olmayacağı bir gerçek.

İşte bu aşamada gerek bilim dünyası ve gerekse STK’ları elimizde var olan arazinin-toprağın değerini anlamak üzere farkındalık yaratma çabasına girdiler ve var olan toprağımızın değer kaybetmemesine yönelik eylemler ortaya koydular. SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM’a biz bu gözle bakmak durumundayız. Yani topraklarımızın değerini olduğu gibi koruyacak bir sisteme sahip çıkmalıyız.

Belki akla gelebilir, atalarımız binlerce yıl ektiler-biçtiler bir şey olmadı da topraklarımızın değer kaybı ile bu günlerde mi söz konusu oldu? Hatta Çin’de bir arazide yüzyıllarca yılda 4 ürün kaldırılan topraklar konusunda ne söyleyebiliriz? Burada Anadolu çiftçisinin yaptıklarına göz atmakta yarar var: Münavebe (nadas), taban taşı, dipkazanla derin sürüm, azaltılmış, anıza doğrudan ekim yöntemleri gibi bir seri teknikle topraklarını ekip biçerek bizleri doyurdular. Tabii ki kimyasal gübre ve ilaçları da ihmal etmeden. Ne var ki iklim değişimi işin tuzu biberi oldu. Artık çölleşme-tuzlanma ensemizde.

DİĞER HABERLER
Tarım kredisi kullanan çiftçi sayısı 1 milyon 300 bini geçti

O zaman biz sürdürülebilir tarımdan, toprağın ömrü boyu kirlenmeden, kaybolmadan verimliliğini sürdürmesinin sağlanmasını anlıyoruz. Bu fikrin üreticiden tüketiciye, bilim adamlarından yasa koyuculara ulaşması gerek. Tarım, dünya kara parçalarının ancak %10’unda yapılabilmektedir. Genişleme şansı olmadığına göre, elimizdeki toprakların kıymetini bilmemiz, onları sürdürülebilir bir biçimde işlememiz gerekir.

 AB’nin Yeşil Mutabakatında da toprak sağlığını, doğal yapısını ve işlevlerini korumanın yanında, toprak verimliliğini artırmak ve erozyonu önlemek için gerekli tedbirlerin alınma konuları yer almaktadır.

Peki topraklar nasıl kirlenir ve elden çıkar: Aşırı tarım uygulamaları, aşırı otlama, ormansızlaşma, yanlış sulama uygulamaları gibi faaliyetler toprakları verimsiz kılar. Gerekli tedbiri almayan çiftçi de adeta toprağının bozulmasına destek verir. Örneğin sürekli aynı ürünün yetiştirilmesi, organik gübre desteği verilmemesi, rüzgâr-su erozyonundan korumaması gibi uygulamalar topraklarımızın elden çıkmasına neden olabilmektedirler. Üst üste çeltik ekilen tarlaların tuzlandığını çoğunuz duymuştur.

Olayın ciddiyeti birçok STK tarafından da gözlenmiş ve organize edilen toplantı raporlarında dikkate değer çözüm önerileri dile getirilmiştir. Bunlardan birinde: 

• Tarım topraklarının amaç dışı kullanımının engellenmesi,

• Tarım arazilerinin tahribatına sebep olan tarım uygulamalarının durdurulması,

• Tarım toprağını korumayı amaçlayan uygulama ve politikaların teşvik edilmesi,

DİĞER HABERLER
İthal balığa günde 100 bin euro gidiyor

•Tahrip edilmiş tarım toprağını iyileştirecek ve toprak canlılığını artıracak yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılması konuları öne çıkarılmak istenmiştir.

Tarım sistemlerinde “endüstriyel tarıma” alternatif olarak öne çıkan “sürdürülebilir tarımın” yanında “organik tarım”[2][3], “onarıcı tarım” ve “dijital tarım”[4] sistemleri yer almaktadır. Bunlardan her biri belirli koşullarda uygulanabilmektedir. Kendi koşulları gereği endüstriyel tarıma alternatif olmalarını bekleyemeyiz. Örneğin ilaç-gübre gibi kimyasalların kullanımını reddederek %30 civarında daha düşük verimin benimsenmesi sınırlı olacaktır. Organik tarım daha çok kimyasallardan arındırılmış bir üretim mantığına odaklanırken, sürdürülebilir tarım var olan kaynakları verimli kullanmak ve kaynakların korunmasına dayalı bir mantıkta biyolojik çeşitliliğin ve üretkenliğin arttırılmasını hedefler. Sürdürülebilir tarımda ürünün çevre anlayışı göz önünde bulundurularak sonsuza dek üretimi amaçlanır ve böylece gelecek nesile de örnek olacak davranışlar sergilenir.

Dijital tarım bir sistem değil bir uygulamadır ve her tür tarımda devrede olabilir. Onarıcı tarım ise bilimsel olarak çok mantıklı bir sistem olmasına karşın, hayvancılık faaliyetlerinin entegrasyonu (Onarıcı otlama), kimyasal kullanımının kısıtlanması, toprağın işlenmemesi ve hayvancılığı içinde bulundurması koşulu gereği küçük aile işletmeleri dışında kullanımı beklenmemelidir.

Not: Onarıcı tarım bir sonraki makale konumuz olacaktır.

DİĞER HABERLER
Gürer: “Gübre kullanımı da fiyatı da artıyor”

[1] Yeşil Devrim Dünyayı Açlıktan Kurtardı – Çiftlik Dergisi | Çiftlik Dergisi (ciftlikdergisi.com.tr)

[2]https://youtu.be/R 9cFyXkLyC8

[3] Organik Sürdürülebilir mi? – Çiftlik Dergisi | Çiftlik Dergisi (ciftlikdergisi.com.tr)

[4] Dijital Tarım Nedir? – Çiftlik Dergisi | Çiftlik Dergisi (ciftlikdergisi.com.tr)


17 Haziran 2023. 08:02
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x