Süt İneklerinin Kesimi Et Fiyatını Yükseltti….


İzmir Ticaret Borsası (İZTB) Canlı Hayvan Toptan Ticareti ile Et ve Et Ürünleri Toptan Ticareti Meslek Komitesi üyesi İsmail Emin Kentli, son yıllarda yaşanan et fiyatlarındaki anormal artışın altında iki sene önce düşen süt fiyatlarının yattığını söyledi.

İzmir Ticaret Borsası (İZTB) Canlı Hayvan Toptan Ticareti ile Et ve Et Ürünleri Toptan Ticareti Meslek Komitesi üyesi İsmail Emin Kentli, son yıllarda yaşanan et fiyatlarındaki anormal artışın altında iki sene önce düşen süt fiyatlarının yattığını söyledi.

İzmir Ticaret Borsası yılın son meclis toplantısında 2011 yılı bütçesi, 6 milyon 275 bin lira olarak kabul edildi.

2011 yılı çalışma raporu ve bütçesinin görüşüldüğü toplantıda konuşan İsmail Emin Kentli, borsada canlı havyan toptan ticareti ile et ve et ürünleri toptan ticareti meslek gruplarının sorunlarıyla ilgili bilgi sundu.

Sektör adına konuşan meslek komitesi üyesi İsmail Emin Kentli, et fiyatlarındaki artışın arkasında 2 yıl önce süt fiyatlarının gerilemesinin yattığını, bu dönemde sütte kilogram fiyatının 35 kuruşa
kadar düşmesi nedeniyle çok sayıda hayvanın kesildiğini, bunun arz- talep dengesini bozduğunu söyledi.

Hayvan sayısındaki bu azalmayla Kasım 2009’da ithalatın gündeme geldiğini hatırlatan Kentli, “İthalatın yaraya ne ölçüde merhem olabileceği endişe ile izlenmektedir. Hükümetin ithalatı 2011 sonuna kadar uzatacağını açıklaması, Türkiye’nin kısa ve orta vadede hayvan ithalatına bağımlı bir ülke olduğunu göstermektedir. Bu da bizleri üzmektedir. Tarım ürünlerinde yaşanan kötü örnekler ortada. İthalata güvenilmemesi gerekmektedir. Öte yandan hayvancılığın girdi maliyetleri de hızla artıyor. Saman fiyatları hızla yükseliyor.Hükümet et gibi saman da mı ithal edecek merak ediyoruz.” dedi.

Ete teşvik verileceği yönünde bilgiler geldiğini, bu teşvikin yem üzerinden verilmesi gerektiğini ifade eden Kentli, ithal ve yerli et arasındaki fiyat makasının da azalması gerektiğini kaydetti.

Halkın tepkisinden endişe duyan satıcıların ithal eti etiketi olmadan satışa sunduğunu belirten Kentli, ”İthal et yerli fiyatla satılıyor, afakî kar oluşuyor. Devlet bu konuda denetçi olmalıdır.” tespitinde bulundu.

İTB Başkanı Işınsu Kestelli ise, Türkiye’de 2009 yılında yüzde 3,7 oranında büyüyen tarım sektörünün 2010 yılının ilk 9 aylık dönemde yüzde 0,3 oranında küçülme ile tamamladığını belirtti.
Son çeyrekte sektörün büyümesini temenni ettiklerini dile getiren Kestelli, “Kriz sonrasında gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede sektörel faaliyetler açısından tarıma yönelim trendi artarken, ülkemizde 2009 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla içindeki payı yüzde 9,8 olan tarımın payının 2010 yılının ilk dokuz ayında yüzde 9,3 ‘e gerilemesi üzücüdür.” açıklamasında bulundu.

“Et ithalatının 31 Aralık 2011’e kadar
uzatılması hayvancılığı bitirir”

Hatay Veteriner Hekimler Odası, kasaplık ve besilik canlı hayvan ile et ithalatının süresinin 31 Aralık 2011 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararını, “Hayvancılığa öldürücü darbe” sözleriyle değerlendirildi.Hatay Veteriner Hekimler Odası Başkanı Yahya Hamurcu, Türkiye’deki mevcut et açığının 1980’li yıllardan beri uygulanan dışa bağımlı yeni liberal politikalardan kaynaklandığını, ancak piyasadaki krizin 2007 yılında yağsız süt tozlarının doğrudan ya da dolaylı buzağı maması olarak ithal edilmeye başlanmasıyla ortaya çıktığını belirtti.

Sanayicinin yaşanan gelişmenin ardından bu yönde ithalata başlamasıyla çiğ süt fiyatlarının 70-80 kuruştan 35-40 kuruşa düştüğünü ve bir milyona yakın ineğin kesilmek üzere olduğunu hatırlattı. Hamurcu anaç hayvanların kasaba götürülmesiyle yaklaşık iki milyon ton sütün ve 900 bin buzağının da ortadan kalkacağına dikkat çekti. Hamurcu, “Bir başka deyişle kasaplık olacak yaklaşık 400-450 bin civarında erkek besi danası piyasaya girememiştir. Sığır ve piyasaya girmesi beklenen kasaplık dana sayısındaki ani düşüş, günümüzdeki et açığını tetiklemiştir. Kesildiği ifade edilen inek miktarı Türkiye inek varlığının yaklaşık yüzde 20’sidir. Bu kadar hızlı kesimin tek olumsuz etkisi sadece o yılın süt üretimi ve karkas fiyatlarını düşürmek olmaz. Sonraki yıllarda doğacak buzağılar da buna uygun şekilde azalır. Hal böyle olunca ülke et üretimi düşer.” dedi.

Kırmızı et fiyatındaki artışın temel nedenini Türkiye’de koyun, keçi ve sığır sayısının hızla azalmasına bağlı üretim düşüklüğü olarak gösteren Hamurcu, “Hayvan varlığındaki erozyon durdurulmadıkça, sorun büyüyerek devam edecektir. Gerçekten de kırmızı et piyasasının
daraldığı bir dönemde fiyat artışı olması ülkenin üretim gücünün iyice düştüğünü göstermektedir. Sonuçta kırmızı et üretimi alarm vermeye başlamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.(cihan)


Yazan - 2 Ocak 2011. Kategori BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK, HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x