Türk Tavukçuluğunun Gözdelerinden ŞEN TAVUK


TÜRK TAVUKÇULUK SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİNDE BÜYÜK EMEĞİ GEÇEN ŞEN TAVUK

VE HAŞİM GÜRDAMAR

EN%20P~1

İlk Kuluçkahane ve “Şenpiliç”in Doğuşu

 

Şen Tavuk,İstanbul Gebze’de broyler yetiştirerek işe başlamıştır. Ardından tavukçuluğun birinci adımı olan damızlık yetiştirmeye geçilmiştir. Gebze Şekerpınar’da kurulan ilk damızlık çiftliğinden sonra işler hızla büyümüş ve ilk kuluçkahane kurulmuştur. Haşim Gürdamar işin sistemli bir şekilde büyümesi içinentegrasyona gitmek gerektiğini görerek,kesimhane yatırımınıplanlanmaya başlamıştır. Bu süreçte ortaklar arasında haksızlık yaşanmaması için yeni bir oluşum ihtiyacı duyulmuş ve böylece 1988 yılında “Şenpiliç” kurulmuştur.

 

Bir süre sonra Şen Tavuk,Şenpiliç bünyesine dahil olmuştur. İki şirket birleşmiş ve ortakların payları yeniden düzenlenmiştir.

 

Haşim Gürdamar, tüm zamanını ve enerjisini Şenpiliç’i büyütmeye harcamıştır. 1992 yılında Şenpiliç’in ilk kesimhanesi Adapazarı, Geyve Ali Fuat Paşa’da faaliyete geçmiş, kuluçkahane de Adapazarı’na taşınmıştır.

 

Haşim Gürdamar: “Her başarı uğraşarak olur. Başarabilmek için önce fırsat çıkacak önünüze, ama siz de bunu değerlendirecek performansta olacaksınız.”

1980'Lİ YILLARIN BAŞINDA TOPLANAN DAMIZLIKÇI KURULUŞLARIN TAMBİLCİLERİ sÖĞÜTLÜÇEŞME'DE PAK TAVUK İŞLETMESİNDE TOPLANTIDA (Soldan:Şen Tavuktan Haşim Gürpınar,Tok Tavuk Bülban bey,Hür Holding Tahir Perek, Hollandalı damızlık  uzmanı,Pak Tavuk Yedvard  Bozacıyan    ,Ar Tavuk Mehmet Ülker ve Ayakta Pak Tavuktan Şaban Daştan (Fto;Çiftlik Dergisi Arşivi)

1980’Lİ YILLARIN BAŞINDA TOPLANAN DAMIZLIKÇI KURULUŞLARIN TEMSİLCİLERİ SÖĞÜTLÜÇEŞME’DE PAK TAVUK İŞLETMESİNDE TOPLANTIDA
(Soldan:Şen Tavuktan Haşim Gürpınar,Tok Tavuk Bülban bey,Hür Holding Tahir Perek, Hollandalı damızlık uzmanı,Pak Tavuk Yedvard Bozacıyan ,Ar Tavuk Mehmet Ülker ve Ayakta Pak Tavuktan Şaban Daştan (Foto;Çiftlik Dergisi Arşivi)

Tüm kazancı yatırıma dönüştüren Haşim Gürdamar, dünyada ve Türkiye’de görülen hızlı değişimin farkında olarak, sanayide küçüklerin yaşama şansının çok olmadığını gördüğü için stratejik olarak sürekli büyümeyi ve entegrasyonu geliştirmeyi hedeflemiştir. Özellikle maliyet avantajı elde edeceği alanlara odaklanarak yatırımlarını buna göre planlamıştır. Böylece, entegrasyonun önemli bir adımı olan yem fabrikaları coğrafi olarak yetiştirme çiftliklerinin yoğunlaştığı bölgelerde faaliyete geçmiştir.

 

Daha sonra Avrupa Birliği standartlarındaki Türkiye’nin en modern kesimhanelerinden biri olan Söğütlü Fabrikası devreye girmiştir. Türkiye’de aynı dönemde faaliyete geçen birçok tavuk markasının zamanla yok olduğu sektörde Şenpiliç, Haşim Gürdamar ve ekibinin planlı yönetimi ile istikrarlı ve sağlam bir şekilde büyümüştür. Böylelikle, markaya ait depoların da ağırlıkta olmasıyla kendi dağıtım sistemini kuran Şenpiliç, büyümeyi garantilemiştir.

 

Haşim Gürdamar: “Bir işi yaparken başkasının yaptığından iyi yapacaksın, daha ucuza mal edeceksin, çünkü tüketici senden daha iyisini daha ucuza bekliyor. Bunu nasıl yapabilirsin? Kılı kırk yararak yapabilirsin.Hem aklını hem yüreğini koyarak yapabilirsin.”

 

Şenpiliç’i 34 yılda Türkiye’nin en büyük 100 sanayi kuruluşundan biri haline getiren şirketin kurucusu ve Onursal Başkanı Haşim Gürdamar, artık yönetimi çocuklarına devretmiştir. Kışın Caddebostan’daki evinde, yaz aylarında ise Tuzla’daki yazlığında mütevazi bir yaşam süren Gürdamar, haftanın birkaç günü Şenpiliç Merkez Ofisi’ne gelerek gelişmeleri takip etmekte ve yöneticilere destek olmaktadır.

 

ipek üsütündağ

 

1978 – Haşim Gürdamar ve 5 arkadaşı tarafından Şen Tavuk’un kuruluşu

 

1980 – Gebze Şekerpınar’da ilk damızlık çiftliğinin kuruluşu

 

1982 – Gebze Şekerpınar’da ilk kuluçkahanenin faaliyete geçmesi

 

1983 – 14 Ocak’ta kuluçkahaneden ilk civcivlerin çıkması

 

1985 – Gebze Şekerpınar broyler çiftliğinin damızlık çiftliğine dönüşmesi

 

1988 – İkinci damızlık çiftliğinin Orhanlı’da kuruluşu

 

1988 – Şenpiliç’in kuruluşu ve Şen Tavuk ile Şenpiliç’in birleşmesi

 

1992 – Ali Fuat Paşa Kesimhanesi’nin Sakarya’da kuruluşu

 

1994 – Üçüncü damızlık çiftliğinin Sakarya İkizce’de kuruluşu

 

1996 – Dördüncü damızlık çiftliğinin Sakarya Alandüzü’nde kuruluşu

 

1997 – Adliye Yem Fabrikası’nın faaliyete geçmesi

 

2004 – Söğütlü Kesimhanesi’nin 1.hattının faaliyete geçmesi

 

2007 – Hububat Depolama Tesisi’nin faaliyete geçmesi

 

2008 – Söğütlü Sıcak Hat İleri İşlem Tesisi’nin faaliyete geçmesi

 

2009 – Şenpiliç Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin açılışı

 

2010 – Hendek Yem Fabrikası’nın faaliyete geçmesi

 

2011 – İkinci kuluçkahanenin Sakarya Sarıköy’de faaliyete geçmesi

 

2011 – Söğütlü Kesimhanesi’nin 2.hattının faaliyete geçmesi

 

Türkiye’nin “En büyük ilk 100 sanayi kuruluşu” içinde yer alan Şenpiliç; güçlü sermaye yapısı, 37 yıla yakın deneyimi ve her biri alanında ihtisas sahibi yaklaşık 2.000 kişilik uzman kadrosuyla Türkiye beyaz et sektörünün en güçlü ve saygın kurumlarından biridir.

34668

1978 yılında mütevazı bir broiler çiftliği ile faaliyetlerine başlayan Şenpiliç bugün;

 

24 damızlık çiftlik,

2 kuluçkahane,

2 yem fabrikası,

en ileri teknoloji ile donatılmış Söğütlü Kesimhanesi ile “Türkiye’nin en büyük ilk üç entegre tavuk eti üreticisi” arasında yer almaktadır.

Yılda 109.8 milyon adet piliç üretim kapasitesine sahip Şenpiliç, şu anda tevsii yatırımında olan ve 2014 yılının başında faaliyetlerine başlayacak Ali Fuat Paşa Kesimhanesi ile üretim kapasitesini yılda 170 milyon adet pilice yükseltmeyi hedeflemektedir. Kaliteden ödün vermeden tüketici memnuniyetini sürekli kılmayı temel ilke edinen Şenpiliç’in Sakarya’da bulunan üretim tesisleri ise yıllık 205 bin ton piliç eti üretim kapasitesine sahiptir.

 

Önce “Gıda Güvenliği

 

Şenpiliç için “gıda güvenliği” her şeyden önce gelir. Bu sebeple, kurulduğu ilk günden itibaren her geçen gün gelişen yeni üretim teknolojilerine yatırım yaparak, üretimden dağıtıma tüm süreçlerde tüketicilerine “sağlıklı ve güvenilir beyaz et” sunmaya özen göstermektedir. Üretimin, damızlık çiftliklerinden başlayıp, son tüketiciye ulaşana kadar geçen bütün aşamalarında her zaman aynı titizlik ve disiplin gösterilmektedir.

 

ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi şartlarında üretim yapan Şenpiliç Söğütlü Kesimhanesi; Avrupa Birliği’ne İhracat Yapabilecek Tesis Ön İzin Sertifikası’yla birlikte, TSE ‘den HACCP 13001 Belgesi alan “Türkiye’deki ilk piliç kesimhanesi”dir.

 

Şenpiliç tesislerinde Avrupa Birliği standartlarında teknolojik ve hijyenik koşullarda üretilen piliç eti ürünlerinin tamamının satışı da tüm Türkiye’de Şenpiliç’in kendi dağıtım kanallarıyla gerçekleştirilmektedir.

 

Tüm operasyonunu profesyonel kadrosuyla İstanbul’da bulunan genel müdürlüğünden yürüten Şenpiliç’in, genel merkez dahil 3’ü İstanbul’da, 2’si İzmir’de olmak üzere Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Karabük, Konya, İzmit, Lüleburgaz, Muğla ve Samsun’da Bölge Müdürlükleri bulunmaktadır.

 

Türkiye ve yakın coğrafyada “lider piliç markası” olma vizyonu ile çalışmalarına son hızla devam eden Şenpiliç’in misyonu ise; lezzetli olduğu kadar “kaliteli ve sağlıklı” ürünlerle tüketicilerin doğru beslenmesine katkıda bulunmak, sürdürülebilirlik anlayışıyla faaliyetlerini çevreye duyarlı olarak sürdürmek ve tüm paydaşları için “iyi bir iş ortağı” olmaktır.

 

 

1978 yılında mütevazi bir broyler çiftliği ile faaliyete başlayan Şenpiliç bugün;

 

24 damızlık çiftliği,

2 kuluçkahanesi,

2 yem fabrikası,

En ileri teknolojiyle donatılmış Söğütlü Kesimhanesi ile Türkiye’nin en büyük ilk üç entegre piliiç eti üreticisi arasında yer almaktadır.

 

kurumsal_yeni_1

 

Haşim Gürdamar, bugün Türkiye’nin en büyük ilk 100 sanayi kuruluşu içinde yer alan Şenpiliç’in kurucusudur.

 

 

“Oğlum korkma… Balık bile büyük denizde büyür.”

 

1932 yılında, Erzincan Kemaliye’ye bağlı bir dağ köyü olan Apcağa Köyü’nde dünyaya gelen Haşim Gürdamar, beş kardeşin en küçüğüdür. Henüz iki yaşındayken ne yazık ki babasını kaybeden Gürdamar, bu acı olayın üzerine İstanbul’a yerleşip, küçük bir bakkal dükkânının sahibi olan abilerinin yanına gelerek İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirmiş, daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur.

 

Haşim Gürdamar, hayat şartları yüzünden gerçekleştiremedikleri okuma hayallerini küçük kardeşlerini okutarak yerine getirmeye çalışan ağabeylerinin fedakarlıkları için Şenpiliç’in bugün geldiği noktayı: “Bu sadece benim başarım değil, aile dayanışmasının en güzel örneğidir” şeklinde tanımlamaktadır.

 

Orta, lise ve üniversite döneminde çalıştığı bakkal dükkânında, insan ilişkilerini, ticaretin ne hayatın ne olduğunu, güven ve güvensizlik kavramlarını öğrenmiş, edindiği onca tecrübe O’nu hayata hazırlamıştır.

 

Başarılı bir lise hayatından sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ni kazanan ve yoğun bir eğitimden sonra 1958 yılında İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Gürdamar, diplomasının, üniversite eğitimi boyunca edindiği bilgilerin ve ailesinden öğrendiği ahlaki değerlerin yanında çevresindekilerin kendisine duyduğu güven ve bir büyüğünün kendisine söylediği “Oğlum korkma… Balık bile büyük denizde büyür”cümlesiyle iş hayatına atılmıştır.

 

 

 

İlk olarak Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü’nde mühendis olarak çalışan Haşim Gürdamar, iki sene devlet memuru olarak çalıştığı Karayolları’nda mühendis arkadaşlarının kurduğu kooperatife girmiştir. Yedek subaylığını İstihkam Okulu’nun eğitim taburunda tamamlamış ve askerden dönünce serbest çalışmaya karar vermiştir.

 

Haşim Gürdamar: “Çocukken şöyle düşünürdüm; bana bir büro yapsalar, kasada otursam, paraları toplasam… Ancak şimdi diyorum ki; Hayır… Hayat o değilmiş. Hayat,‘değer yaratmakla’ anlamlı hale geliyormuş.”

 

“Hayat değer yaratmakla anlamlı…”

 

1970li yılların ortalarında taahhüt ve inşaat işlerinin dışında başka bir yatırıma girmek gerektiğini düşünen Gürdamar, o sıralarda hemşerilerinin, devletin de teşvik kredisi vererek desteklediği tavukçuluk kooperatifi kuruyor olmaları ve kendisine ortaklık teklif etmeleriyle tavukçuluk sektörüne adım atmıştır.

 

Tavukçuluk konusunu araştırmaya, fizibilite yapmaya başlayan ve bir süre sonra bu işi kendi başına yapmaya karar veren Gürdamar, yakın birkaç arkadaşıyla birlikte büyük ortak kendisi olacak şekilde 1978 yılında “Şen Tavuk”u kurmuştur. Köy kökenli olmasının getirdiği toprak ve hayvancılığa olan ilgisi bu seçimi yapmasında temel belirleyicilerdir. Daha önce sermaye koyarak girdiği işbirliği devam etmese de, sermayenin yanı sıra enerjisini, bilgisini ve yüreğini koyduğu Şen Tavuk büyümeye başlamıştır.

 

Haşim Gürdamar: “Bir işte başarılı olabilmek için birinin elini taşın altına sokabilmesi, büyük hissedar olması ve kendini tamamen o işe adaması lazım. Kişinin işini kendisinden de önde tutması, fedakârlık etmesi gerekiyor.”

 

 

Haşim Gürdamar’dan Çalışanlarına ve Gençlere Öğütler

 

“Türkiye’de iş hayatı açısından imkânlar bitmez. Gençler çıkıp‘Her şey yapılmış, biz ne yapacağız ki’ demesin. Yeter ki sen bunları yapmak için hazır ol ve kendinden fedakârlık et.”

“Çalışırken önce kendiniz, sonra aileniz, sonra ülkeniz için doğru olan işleri yapın. Zaten kendiniz için doğru olanı yaptığınız zaman ülkeniz için de doğru olanı yapmışsınız demektir.”

“Tasarruf etmeyi bilmek gerekir. Yani;hem herkesten iyisini, ucuza yapacaksın, hem tasarruf edeceksin. Kazancın tamamını harcamamak gerekiyor. Bir defa terazinin kefesini kendi lehine çevirirsen, öyle devam eder.”

“İnsan, o işe uygun olduğu zaman başarı gelir. Sadece işi sevmek yetmez. Yaptığınız işin karakterinize ve kafa yapınıza da uyması lazım.Doğru insanı doğru yerde çalıştırmak lazım.”

“Başarının hızlı gelmesini beklememek lazım. Hızlı olursa iyi olur tabii ki… Ama…Başarı çizgisi dimdik değil, istikrarlı bir şekildeyükseliyorsa daha iyi, daha sağlam demektir.”

“Sadece birkaç beyinle bir şirket yönetilemez. Üst yönetimden işçilere kadar herkesin aklıyla hareket etmesi gerekiyor. Kimse kontağı kapatmamalı. ‘Bu işi böyle yapıyorum, ama daha doğrusu var mı’ diye sürekli sorgulamak gerekiyor.”

“Yönetici her konuda bilgi sahibi olmalı. Örneğin; eğer bir fabrika yönetiyorsa, biraz hukuk bilmeli, biraz elektrik bilmeli. Şirket yönetiyorsa da‘insanı’ bilmeli.”

“Bir ürünü, bir hizmeti üretirken sadece üreten yönünden değil, kullanan ve tüketen yönünden de düşünmek en doğrusu olur.”


Yazan - 25 Haziran 2013. Kategori Yazı Dizileri. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı