Değişen Çevre Koşullarında Damızlık


(*) Madeline Musselman, “Breeding for a changing environment“,
https://www.poultryworld.net/Genetics/Articles/2017/1/Breeding-for-a-changing-environment-78416E/

Özetlenerek Çeviri


Çeviren:

Dr. Kaya DEMİRÖZÜ

Kanatlı Sağ‎ً‎lığı ve Hastalı‎kları‎ Uzman‎ı

Drk.demirozu@yahoo.com.tr


ABD ve AB, kümes kafes sistemlerinden uzaklaştıkça, endüstri ve üreticiler yeni sisteme olabildiğince sorunsuz şekilde geçebilmek için en iyisine ulaşmakta ciddi arayış içine girmişlerdir. Alternatif bir sistemdeki özellikler için damızlık, üreticilere mümkün olan en iyi sonuçların alınmasında bir başlangıç noktası verdiğinden, genetik materyal distribütörleri bunun için bir gayret göstermezler.

En iyi genetik potansiyele ulaşmada seçmenin benzersiz yönü, istenilen karakterlerin yavrularda intikalinin geçiş süresinden ötürü tüketici ihtiyaçlarının önceden tahmin edilmesi gerekliliğidir.

Yumurtacı damızlıklarda genetik araştırma ve geliştirme direktörü Frans van Sambeek, ekibindeki genetikçilerin saha testlerine dayanan en son teknolojiyi ve grup seçimini kullanarak kafessiz sistemleri iyi tasarlanmış kanatlılar için bu talebi nasıl planladıklarını şöyle açıklamaktadır.

Daha uzun üretim döngüsü

“Üretim döngüsünün uzatılması sadece daha verimli olmakla kalmıyor, hayvanların daha yaşayabilir olmasını sağlamak bugünün hayvan refahı standartları için de önemlidir. 2008 yılından bu yana 100 haftaya kadar yumurtacı saf hat performansı değerlendirilmektedir. Geçmişteki gözlemlerden tespitlerimiz; 60 haftaya kadar en iyi yumurtayı üreten tavuklar her zaman da yaşlandıklarında en iyi yumurtayı üretenler değillerdir.”

Bir sürüyü verim döneminin en üst noktasındaki performans rakamlarına göre değerlendirme çoğu yetiştiricinin doğal bir içgüdüsüdür. Oysa üretilen total yumurta sayısı genelde kaale alınmamaktadır. Doğru bir resim elde etmek için, bir sürünün ömrünün sonuna kadar performansını ölçmek hayati önem taşımaktadır. Bu amaç doğrultusunda yetiştirme programının yönlendirilmesi, yumurta pazarının yönünü daha verimli hale getirmektedir.

Yumurta verimine ilaveten yumurta kalitesi, yaşama ve adapte olma yeteneği ve alternatif bir kümes sistemine uygun damızlık seçimi önemli kriterlerdir. Geleceğin tavuğunun nasıl olması gerektiğini belirlemek için her koşul ve ortamda davranışları ölçme amacıyla “Geleceğin Tavuğu Projesi” yürürlüğe konulmuştur.


Dünyanın değişik  bölgelerinde damızlıkların test edilmesi, iyi bir  sonuca ulaşmada en doğru bilgiyi elde etmek için çok önemlidir.

Geleceğin Tavuğu projesi

Geleceğin Tavuğu projesi, alternatif kümes sistemlerinde toplanan verilerin kullanılmasına yönelik bir ıslah sistemini araştırmak ve geliştirmek için başlatılmıştır. Bu, dünyanın değişik bölgelerinde gerçek ortamlarda ırkları test etmek, davranış hakkında en doğru bilgiyi elde etmek için çok önemlidir. Hendrix, bu program çerçevesinde dünyada yedi araştırma çiftliğinde Fransa Milli Tarımsal Araştırma Enstitüsü (INRA) ve Hollanda’da Wageningen Üniversitesi olmak üzere iki akademik enstitü ile işbirliğinde yürütülmektedir.

Geleceğin Tavuğu projesinde, yumurta verimine, yumurta kalitesine ve davranış özelliklerine odaklanılmıştır. Bu araştırma önemli bir adımı saha koşullarında, altlık zemin sistemli büyük bir tesiste farklı hibritlerin uysallık ve agresif davranışlarını karşılaştırmak için veriler toplanmaktadır. Dayanıklılık ve değişen koşullara uyum özellikleri verim, tüylenme ve ölüm oranları açısından odak noktasıdır. Test koşullarına bağlı, çalışma ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmış, yem ve ısı stresi gibi çeşitli test koşullarına reaksiyonları gözlenmiştir. Elde edilen sonuçlar daha sonra alternatif bir ortamda ideal özelliklere sahip fertleri seçmek için kullanılır.

Teknolojiye yatırım

Altlıklı kümes sistemde, yere yumurtalama miktarını azaltmak için folluk tercihi gibi bazı davranışlar daha da önem kazanmaktadır. Son inovasyonlar arasında gözlemlenecek otomatik folluk tasarımı, grupların verim rekoltesi, zeminine yumurtalama ve her tavuğun follukta kalma süresini tespit etmek bulunmaktadır.

Genomic seleksiyon

Belki de civcivlik dönemindeki en önemli araç genetik seleksiyondur. Bu teknolojide kabullenme ve yatırım, artan genetik ilerlemeyi daha hızlı bir oranda dönüştürecektir. Genotiplendirme, çok daha erken yaşlarda daha doğru üreme değerlerine olanak tanımaktadır. Örneğin, aynı ebeveynlerin öz kardeşlerinin doğal olarak aynı yetiştirme değerlerine sahip olmaları beklenir. Genotipleme, fenotipik veriler elde edilmeden önce bu kardeşlerin yaşamında daha erken farklar yaratabilir. Bu, en iyi ferdi seçmek için kullanılabilir. Öz kardeşler ayırt edilebiliniyor. Hangi erkeğin yumurta kalitesi ve yaşama kabiliyeti de dahil olmak üzere tüm önemli ekonomik özelliklere göre en iyi genlere sahip olduğunu belirlenir.


Genotipleme ile fenotipik veriler elde edilmeden önce hayvanlar seçilebilir. Bu da üreme piramidinde daha hızlı ilerlemeye neden olur.

Altlıklı sistemle ilgili olarak genomik seleksiyon, yeni çevreye iyi uyum sağlayacak, iyi yem dönüştürme verimliliğine ve güçlü bir iskelet yapısına sahip fertleri üretmek için seçim kararların daha hızlı ve etkili bir şekilde alınabilir.

Teknolojiye yapılan yatırım, genetisyenlerin seçim özelliklerinde önemli buluşlar yapmasına zaten izin vermekte ve bu kısa sürede elde edilebilecek etkileri gerçekten anlamanın başlangıcıdır. Teknolojinin kullanımı dikkat ve itiyatlı davranmayı gerektirir. Çünkü tüm çabalar hatlarda mümkün olduğunca çok değişkenlik göstermek için yapılmalıdır. Bu nedenle en ehil uzmanlarla işbirliği, doğru kararların alınmasını sağlamak için önemlidir.


(*) : Madeline Musselman, https://www.poultryworld.net/Genetics/Articles/2017/1/Breeding-for-a-changing-environment-78416E/


Yazan - 22 Ocak 2019. Kategori MANŞET, Dr. Kaya DEMİRÖZÜ, YAZARLAR. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x